ZİHİNSEL TEMİZLİK
Çevre temizliği, vücut temizliği, köylerin, kentlerin temizliği, çevre problemleri derken, kendimizi, insanımızı hepten ihmal ettik uzun zamandır. Hâlbuki zihinsel iç dünyamızı karartan, çöplüğe çeviren, bizi biz olmaktan çıkarıp adeta vahşi hayvanlara çeviren o kadar çok etken, kirletici var ki çevremizde, akşama kadar saymakla bitiremeyiz. Bunlara boş verip, sadece ekonomik durum, kalkınma, çevre şartlarının düzeltilmesiyle maalesef daha güzel bir yaşama kavuşmamız da mümkün değildir. Televizyonlardaki dizilerden sosyal medyaya, sokaktan aile ortamına kadar tüm olgular maalesef direkt benliğimizi, zihnimizi hedef almış durumda, adeta çoklu füzeler gibi sürekli ateşlerle granit gibi aile yapımızı, benliğimizi, toplumsal yapımızı bozmaktadır.
Sonra kalkıp neden insanımız bu kadar agresif davranışlar sergilemeye başladı, kadına, çocuğa, hayvanlara karşı bu acımasızlık neden diye dövünüp duruyoruz. Eğer siz insanların temiz, ferah ortamlarda stres atma fırsatını vermezseniz, onun isteklerini sürekli baskılar, ne olduğunu unutturursanız zincirin halkaları gibi şiddet, zorbalık, kötülük yukarıdan aşağıya doğru adeta ışığın aynalarda yansıması gibi dağılır durur. Onun için Yüce Meclisten başlamak suretiyle şiddeti kaynağında söndürmek gerekmektedir. Birkaç okul açamayan devlet, okutamayıp, terör örgütlerine, uyuşturucu çetelerine kaptırdığı evlatlarına hapishaneler yapmak zorunda kalacaktır.
İnsanlığın gelecekte daha iyi bir yaşama kavuşması ancak ve ancak kendini sıkı bir muhasebeden geçirmek suretiyle her şeyden önce benliğinde bir temizlenmeye aşırı ihtiyacı vardır. İnsan sürekli olarak kendini tartmalı, davranışlarını gözden geçirmelidir. Çevresindeki insanlara, hayvanlara, bitkilere, hatta maddi varlıklara insafla, hoşgörüyle yaklaşmalıdır. Sosyal medya bizleri birbirine yaklaşmaktan ziyade uzaklaştırırken, insanlar arasına nifak, kin, haset sokmaktan başka işe yaramamaktadır. Bu modern meşgaleler dikkatimizi dağıtmakta, aile içi soğukluğa neden olmakta, bizleri insanlar arasında bazen komik, bazen aptal konumuna düşürmektedir. Bu tür alışkanlıklardan kurtulmamız, kendimizi diğer insanlar aynasında görerek kusurlarımızdan arınmaktan başka çaremiz yoktur. Yoksa bizleri geren yoksulluk, açlık ve maddi zorluklar değil, manevi aşırı kirlenmemizdir. Bu manevi kirlerden duaya sarılarak arınmak için gelecek üç aylar bizlere güzel fırsatlar sunmaktadır. Dua bilen için her şeyin üzerinde bir güç, maddi rahatlama, arınma ve dayanışmadır.