<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Hatay İnternet Tv, Hatay Haber, Hatay Son Dakika Haberleri  Hatay&#039;ın haber sitesinde</title>
        <link>https://www.hatayinternettv.com/</link>
        <description>Hatay haber, en son Hatay haberleri, son dakika Hatay haberleri hatayinternettv.com ile ilk siz haberdar olun.</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Bayram sofralarında yaşanan aşırı ısrar sağlığı etkileyebiliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bayram-sofralarinda-yasanan-asiri-israr-sagligi-etkileyebiliyor-924042</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bayram-sofralarinda-yasanan-asiri-israr-sagligi-etkileyebiliyor-924042</guid>
                <description><![CDATA[KLİNİK DİYETİSYEN DUYGU ÖZBAY, BAYRAM ZİYARETLERİNDE TÜKETİLENLERE KARŞI UYARARAK, "ÖZELLİKLE ‘AZICIK TADINA BAKMAK’ DÜŞÜNCESİYLE TÜKETİLEN YİYECEKLER BİRİKTİĞİNDE GÜNLÜK ENERJİ İHTİYACININ ÇOK ÜZERİNE ÇIKILABİLİYOR. BU DURUM BAYRAM SONRASINDA KİLO ARTIŞI, ÖDEM VE SİNDİRİM PROBLEMLERİ OLARAK GERİ DÖNEBİLİYOR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, bayram ziyaretlerinde tüketilenlere karşı uyararak, "Özellikle ‘azıcık tadına bakmak’ düşüncesiyle tüketilen yiyecekler biriktiğinde günlük enerji ihtiyacının çok üzerine çıkılabiliyor. Bu durum bayram sonrasında kilo artışı, ödem ve sindirim problemleri olarak geri dönebiliyor" dedi.</p><br/><p>Bayram sofralarında yaşanan "ısrar kültürü", kimi sağlık zaman sorunlara yol açabiliyor. Bu gibi durumlarda sağlıklı beslenmenin yolu yalnızca ne yendiğinden değil, sosyal baskıyı yönetebilmekten de geçiyor.</p><br/><p>Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, "Az ama dengeli tüketim" yaklaşımının bayramda sağlığı korumada büyük önem taşıdığını söyleyerek uyarı ve önerilerde bulundu.</p><br/><p>"Hayır" demeyi bilmek gerekiyor</p><br/><p>Klinik Diyetisyen Özbay, misafire ikramda bulunmanın önemli bir gelenek olduğunu ancak "bir tabak daha ye", "tatlıdan da almalısın" gibi iyi niyetli ısrarların kimi zaman sağlık açısından risk oluşturduğunu belirterek, "Kişi tok olsa bile sosyal baskı nedeniyle yemeye devam edebiliyor. Bu durum ise sindirim problemlerinden kan şekeri dalgalanmalarına, ödemden tansiyon yükselmesine kadar birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Bayram ziyaretlerinde gün boyunca sık aralıklarla yemek tüketmek kan şekeri üzerinde ani dalgalanmalara neden olabiliyor. Özellikle diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları ve yaşlı bireyler bu durumdan daha fazla etkileniyor. Aşırı tuzlu, yağlı ve şekerli besinlerin kontrolsüz tüketimi tansiyon yükselmelerine ve halsizlik şikayetlerine yol açabiliyor" diye konuştu.</p><br/><p>Sürekli atıştırmak günlük enerji alımını artırıyor</p><br/><p>Kısa süre içinde farklı evlerde ikramların tüketildiği bayram ziyaretlerinde yenilen şerbetli tatlılar, şekerli içecekler, çikolatalar veya hamur işlerinin gün sonunda fark edilenden çok daha fazla kalori alımına neden olabildiğini belirten Özbay, "Bayram boyunca çay, kahve ve gazlı içecek tüketimi belirgin bir şekilde fazlalaşıyor. Ancak bu içeceklerin suyun yerini tutmadığını unutmamak gerekiyor. Yeterli miktarda su tüketilmemesi ise halsizlik, baş ağrısı, ciltte kuruluk ve yorgunluk hissini arttırıyor. Gün içerisinde düzenli su içmek hem sindirimin desteklenmesine hem de tokluk hissinin korunmasına katkı sunuyor. İkramlıkların yanında şekerli içecekler yerine suyun tercih edilmesi ise en doğru tercih oluyor. Bayram döneminde çocukların beslenme düzeni de sık sık değişebiliyor. Şeker, çikolata, gazlı içecek ve işlenmiş gıda tüketiminin artması çocuklarda mide problemleri, iştahsızlık ve enerji düşüşlerine yol açabiliyor. Bunun önüne geçebilmek için çocukların tamamen kısıtlanması yerine porsiyon kontrolü sağlanması daha doğru bir yaklaşım oluyor. Ayrıca, bayram boyunca çocukların ana öğün düzeninin korunması ve fiziksel aktivitelerinin desteklenmesi de önem taşıyor" şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:00:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/bayram-sofralarinda-yasanan-asiri-israr-sagligi-etkileyebiliyor-1779706808.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından bayram sofralarında dengeli bslenme uyarısı: Etin yanında salata tüketin</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmanindan-bayram-sofralarinda-dengeli-bslenme-uyarisi-etin-yaninda-salata-tuketin-923879</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmanindan-bayram-sofralarinda-dengeli-bslenme-uyarisi-etin-yaninda-salata-tuketin-923879</guid>
                <description><![CDATA[DİYETİSYEN MERVE DEMİRCİLER, KURBAN BAYRAMI’NDA AŞIRI ET TÜKETİMİ VE YANLIŞ PİŞİRME YÖNTEMLERİNİN SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLECEĞİNİ BELİRTTİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sular Akademi Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Merve Demirciler, Kurban Bayramı’nda aşırı et tüketimi ve yanlış pişirme yöntemlerinin sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, bayram boyunca dengeli beslenme çağrısında bulundu.</p><br/><p>Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Bayramda et tüketimiyle alakalı Özel Sular Akademi Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Merve Demirciler, İHA muhabirine açıklamalarda bulundu.</p><br/><br/><p>"Kurban eti hemen tüketilmemeli"</p><br/><p>Diyetisyen Demirciler, bayram gününe mutlaka yeterli ve dengeli bir kahvaltıyla başlanması gerektiğini söyledi. Kahvaltılarda kızartma ve ağır yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini ifade eden Demirciler, protein ihtiyacının yumurta ve peynir gibi besinlerle karşılanmasının daha sağlıklı olacağını belirterek, "Kurban etlerini kesimin hemen ardından tüketmek yerine 12 ila 24 saat arasında dinlendirdikten sonra tüketmek sindirim açısından daha sağlıklı olacaktır. Et tüketirken yanında mutlaka mevsim yeşillikleri ve salatalara yer verelim. Etin yararlılığını korumak adına et öğünlerinde yoğurt ve ayran tüketimini sınırlandırabiliriz. Bunun yerine limonlu, yeşillik ağırlıklı salatalar tercih edilebilir" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Bayram ziyaretleri arasında kısa yürüyüşler yapın"</p><br/><p>Bayramda şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih edilmesi gerektiğini de söyleyen Diyetisyen Demirciler, daha sonra şu ifadeleri kullandı:</p><br/><p>"Dondurma ya da hafif sütlü tatlılar daha uygun seçenekler olacaktır. Gün içerisinde hareket etmeyi ihmal etmeyelim. Bayram ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşler hem sindirime hem de genel sağlığa katkı sağlayacaktır. Mangal yapılacaksa et ile ateş arasında yaklaşık 30 santimetre mesafe bırakılmasına dikkat edilmelidir. Bu yöntem daha sağlıklı bir pişirme sağlar. Kavurma, ızgara ve haşlama gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan uzak durulmalıdır. Ayrıca günün her öğününde et tüketmek yerine beslenme düzenini dengelemek önemlidir. Öğlen et tüketildiyse akşam sebze yemeği tercih edilebilir. Ya da öğlen hafif sebze ve yoğurt ağırlıklı beslenilip akşam et tüketilebilir. Dengeli ve kontrollü beslenme, bayramı daha sağlıklı geçirmemize yardımcı olacaktır."</p><br/><p>Hatice Üzüm isimli vatandaş ise Kurban Bayramı öncesi diyetisyenden beslenme önerisi aldığını belirterek, "Kilo kontrolümü korumak için diyetisyenden öneriler aldım ve nasıl beslenmem gerektiğini söyledi. Bunlar dikkate alıp, ailemi de bilgilendirme yaparak kilo kontrolümü sağlayacağım" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/uzmanindan-bayram-sofralarinda-dengeli-bslenme-uyarisi-etin-yaninda-salata-tuketin-0-1779521107.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/uzmanindan-bayram-sofralarinda-dengeli-bslenme-uyarisi-etin-yaninda-salata-tuketin-1-1779521108.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/uzmanindan-bayram-sofralarinda-dengeli-bslenme-uyarisi-etin-yaninda-salata-tuketin-2-1779521108.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/uzmanindan-bayram-sofralarinda-dengeli-bslenme-uyarisi-etin-yaninda-salata-tuketin-3-1779521109.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 10:25:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/uzmanindan-bayram-sofralarinda-dengeli-bslenme-uyarisi-etin-yaninda-salata-tuketin-1779521107.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurban Bayramı öncesi yoğun şalgam mesaisi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kurban-bayrami-oncesi-yogun-salgam-mesaisi-923874</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kurban-bayrami-oncesi-yogun-salgam-mesaisi-923874</guid>
                <description><![CDATA[ÇAĞATAY TANIR, TÜKETİCİLERİN SON DÖNEMDE DAHA SAĞLIKLI VE GELENEKSEL ÜRÜNLERİ TERCİH ETTİĞİNİ BELİRTTİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte Adana’nın vazgeçilmez lezzetlerinden şalgama olan talep arttı.</p><br/><p>Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Özellikle kırmızı et tüketiminin yoğunlaştığı bayram döneminde vatandaşlar, doğal ve geleneksel içeceklere yönelmeye başladı. Hal böyle olunca da Adana’nın tescilli lezzeti şalgam suyu sofralarda yerini aldı. Şalgam üretiminde ise yoğun mesai sürüyor.</p><br/><p>Konuyla ilgili Büyük Usta & Serfressh Şalgam Firması Yetkilisi Çağatay Tanır, üretim tesislerinde yoğun mesai yapıldığını anlatarak İHA muhabirine konuştu.</p><br/><p>"Vatandaşlar doğal içeceklere yöneliyor"</p><br/><p>Kurban Bayramı öncesinde şalgam satışlarında ciddi artış yaşandığını ifade eden Çağatay Tanır, tüketicilerin son dönemde daha sağlıklı ve geleneksel ürünleri tercih ettiğini belirtti. Şalgamın özellikle kırmızı etin yanında yoğun ilgi gördüğünü kaydeden Tanır, "Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte tüketicilerimizin doğal ve geleneksel içeceklere yönelmesi, şalgam talebini inanılmaz derecede artırıyor. Tüketicilerimiz hem daha sağlıklı içecek alternatifleri arıyor hem de geleneksel ürünleri özellikle kırmızı etin yanında tercih ediyor" dedi.</p><br/><p>"Hazımsızlık ve şişkinliği azaltıyor"</p><br/><p>Şalgamın kırmızı et tüketimi sonrası yaşanan rahatsızlıkların önüne geçebildiğini dile getiren Tanır, "Kırmızı etle birlikte tüketildiği zaman insanların şişkinlik ve hazımsızlık hissini azalttığını görüyoruz. Bu sebeple özellikle Kurban Bayramı gibi kırmızı etin yoğun tüketildiği dönemlerde şalgama olan talep daha da artıyor" diye konuştu.</p><br/><p>"Hatlarımız hiç durmadan çalışıyor"</p><br/><p>Artan talepleri karşılayabilmek için yoğun mesai yaptıklarını ifade eden Tanır, bölgedeki şalgam üreticilerinin bayram öncesi yoğun tempoda çalıştığını söyledi. Tanır, "Kurban Bayramı’nda artan talep sebebiyle bölgemizdeki tüm şalgam üreticileri canla başla mücadele ediyor. Üretim taleplerini karşılamak için fazla mesailer yapılıyor. Hatlarımız son gazla, hiç durmadan tam kapasite çalışıyor" ifadelerini kullandı.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/kurban-bayrami-oncesi-yogun-salgam-mesaisi-0-1779517807.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/kurban-bayrami-oncesi-yogun-salgam-mesaisi-1-1779517808.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/kurban-bayrami-oncesi-yogun-salgam-mesaisi-2-1779517809.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:30:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/kurban-bayrami-oncesi-yogun-salgam-mesaisi-1779517807.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meme estetiğinde farklı yöntemler bir arada uygulanabiliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/meme-estetiginde-farkli-yontemler-bir-arada-uygulanabiliyor-923793</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/meme-estetiginde-farkli-yontemler-bir-arada-uygulanabiliyor-923793</guid>
                <description><![CDATA[VM MEDİCAL PARK MERSİN HASTANESİ PLASTİK, REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ UZMANI OP. DR. NECMETTİN TÜTÜNCÜ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Meme estetiği kapsamında en sık meme büyütme, küçültme ve dikleştirme ameliyatlarının uygulandığını belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Necmettin Tütüncü, "Meme asimetrisinin düzeltilmesi, doğum ve emzirme sonrası meme formunun yeniden düzenlenmesi de sık yapılan işlemler arasındadır. Bazı hastalarda işlemler tek başına yapılırken bazı durumlarda meme dikleştirme ile implant uygulaması birlikte planlanabilmektedir" dedi.</p><br/><p>Meme estetiği ameliyatları, yalnızca estetik görünüm amacıyla değil bazı fiziksel rahatsızlıkların azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla da tercih edilebiliyor. VM Medical Park Mersin Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Necmettin Tütüncü, meme estetiğinin memelerin şekil, hacim, simetri ve diklik açısından daha dengeli hale getirilmesini amaçlayan cerrahi işlemlerin genel adı olduğunu belirterek, "Bu işlemler yalnızca estetik kaygılarla değil, bazı durumlarda fiziksel rahatsızlıkların azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla da yapılabilmektedir" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"En sık meme büyütme ve küçültme işlemleri uygulanıyor"</p><br/><p>Meme estetiği kapsamında en sık meme büyütme, küçültme ve dikleştirme ameliyatlarının uygulandığını dile getiren Op. Dr. Tütüncü, "Meme asimetrisinin düzeltilmesi, doğum ve emzirme sonrası meme formunun yeniden düzenlenmesi de sık yapılan işlemler arasındadır. Bazı hastalarda işlemler tek başına yapılırken bazı durumlarda meme dikleştirme ile implant uygulaması birlikte planlanabilmektedir" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Büyük memeler fiziksel şikayetlere yol açabiliyor"</p><br/><p>Meme estetiğinin yalnızca kozmetik nedenlerle tercih edilmediğini ifade eden Tütüncü, "Büyük memeler sırt, boyun ve omuz ağrılarına, sütyen askılarının omuzda iz yapmasına, meme altında pişik ve cilt tahrişine neden olabilir. Meme küçültme ameliyatı bu şikayetlerin hafiflemesine katkı sağlayabilmektedir. Memelerde sarkma, şekil bozukluğu, iki meme arasında belirgin hacim farkı ya da doğum sonrası hacim kaybı da ameliyat nedenleri arasında yer almaktadır" dedi.</p><br/><br/><p>"Amaç vücut oranlarıyla uyumlu görünüm sağlamak"</p><br/><p>Meme büyütme ameliyatlarında genellikle silikon implantların kullanıldığını belirten Op. Dr. Tütüncü, "Amaç daha dolgun, vücut oranlarıyla uyumlu ve estetik bir görünüm sağlamaktır" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Tütüncü, meme küçültme ameliyatına ilişkin ise "Bu işlemde fazla meme dokusu, yağ dokusu ve deri çıkarılır. İşlem yalnızca estetik açıdan değil, fiziksel yükün azalması açısından da hastalara katkı sağlayabilmektedir" diye konuştu.</p><br/><p>Meme dikleştirme ameliyatına da değinen Op. Dr. Tütüncü, "Bu işlem memenin hacmini belirgin şekilde artırmak ya da azaltmaktan çok, sarkmış meme dokusunu toparlamayı ve meme başını daha ideal konuma taşımayı amaçlar" dedi.</p><br/><br/><p>"İmplant seçimi kişiye göre değişiyor"</p><br/><p>Meme büyütme ameliyatlarında silikon jel içerikli ve serum fizyolojik içerikli implantların kullanılabildiğini söyleyen Op. Dr. Tütüncü, "Silikon implantlar doğal his ve görünüm sağlaması nedeniyle daha sık tercih edilmektedir. İmplant seçiminde kişinin göğüs yapısı, mevcut meme dokusu, cilt kalitesi ve beklentileri dikkate alınmaktadır. İmplantların şekli, hacmi ve yerleştirileceği plan kişiye özel belirlenmektedir" açıklamasında bulundu.</p><br/><br/><p>"Doğum ve emzirme sonrası değişiklikler görülebiliyor"</p><br/><p>Doğum ve emzirme sonrasında memelerde hacim kaybı, sarkma ve asimetri oluşabileceğini belirten Op. Dr. Tütüncü, şu bilgileri paylaştı:</p><br/><p>"Bu değişiklikler kişinin cilt yapısına, kilo değişimine ve emzirme sürecine göre farklılık gösterebilir. Hacim kaybının ön planda olduğu durumlarda meme büyütme, sarkmanın belirgin olduğu durumlarda ise meme dikleştirme ameliyatı tercih edilebilmektedir."</p><br/><br/><p>"İyileşme süreci kişiye göre değişiyor"</p><br/><p>Meme estetiği ameliyatlarından sonra ilk günlerde şişlik, morluk ve hafif ağrı görülebileceğini belirten Op. Dr. Tütüncü, "Doktorun önerdiği özel sütyenlerin düzenli kullanılması ve ilk haftalarda ağır kaldırmaktan kaçınılması önemlidir" dedi.</p><br/><p>Günlük yaşama dönüş süresinin yapılan işleme göre değişebildiğini söyleyen Op. Dr. Tütüncü, "Masa başı çalışan birçok hasta yaklaşık bir hafta içinde günlük rutinine dönebilmektedir. Daha yoğun fiziksel aktiviteler için ise birkaç hafta beklemek gerekebilir. Ameliyat sonrası memelerin son şeklini alması birkaç ay sürebilir. İzler zamanla azalabilir ancak tamamen kaybolmayabilir. İzlerin görünürlüğü kişinin yara iyileşme süreciyle yakından ilişkilidir" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 10:20:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/meme-estetiginde-farkli-yontemler-bir-arada-uygulanabiliyor-1779434403.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından Genetik Check-Up uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmanindan-genetik-check-up-uyarisi-923792</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmanindan-genetik-check-up-uyarisi-923792</guid>
                <description><![CDATA[ACIBADEM ADANA HASTANESİ HEMATOLOJİ UZMANI PROF. DR. SONER SOLMAZ, KANSER, DİYABET VE KALP HASTALIKLARI GİBİ BİRÇOK CİDDİ HASTALIĞIN GENETİK YATKINLIKLA İLİŞKİLİ OLDUĞUNU BELİRTTİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (İHA) – Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, kanser, diyabet ve kalp hastalıkları gibi birçok ciddi hastalığın genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu belirtti.</p><br/><p>Son yıllarda sağlık alanında sıkça konuşulan "Genetik Check-Up" uygulamaları, klasik check-up’tan farklı olarak kişinin DNA yapısını analiz ederek gelecekte oluşabilecek hastalık risklerini değerlendirebiliyor.</p><br/><p>Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Solmaz, "Standart check-up’ta kan tahlilleri, görüntüleme yöntemleri ve fizik muayene ile kişinin o anki sağlık durumu analiz edilir. Genetik Check-Up ise kişinin DNA yapısını inceleyerek ileride karşılaşabileceği hastalık risklerini değerlendirmeyi amaçlar" dedi.</p><br/><br/><p>"DNA analiziyle genetik yatkınlık araştırılıyor"</p><br/><p>Genetik Check-Up uygulamalarında kişinin genetik haritasının analiz edildiğini belirten Solmaz, "Bu testlerde özellikle kanser yatkınlığı, kalp-damar hastalıkları, diyabet riski ve bazı kalıtsal hastalıklarla ilişkili gen varyasyonları inceleniyor. Çünkü bazı genetik değişiklikler hastalık riskini artırabiliyor. Örneğin meme ve yumurtalık kanseriyle ilişkili BRCA1 ve BRCA2 genleri ya da kolon kanseriyle ilişkili bazı genetik mutasyonlar bu analizlerle değerlendirilebiliyor" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Sadece kanser değil, ilaç yanıtları da değerlendiriliyor"</p><br/><p>Genetik analizlerin yalnızca hastalık riskleriyle sınırlı olmadığını söyleyen Prof. Dr. Soner Solmaz, "Bazı kişiler aynı ilaçlara farklı yanıt verebilir. Genetik analizlerle ilaç metabolizması ve ilaç duyarlılıkları hakkında da bilgi edinilebiliyor. Bunun yanı sıra metabolizma yapısı, spor performansı, vitamin-mineral ihtiyaçları ve bazı beslenme eğilimleriyle ilgili veriler de elde edilebiliyor. Bu analizler kişiye özel sağlık planlaması açısından önemli bilgiler sunabiliyor" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Genetik risk hastalık anlamına gelmiyor"</p><br/><p>Genetik yatkınlığın kesin hastalık anlamına gelmediğini vurgulayan Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Solmaz, "Bir kişide genetik risk bulunması o hastalığın mutlaka gelişeceği anlamına gelmez. Ancak riskin bilinmesi, erken takip ve koruyucu önlemler açısından önemli avantaj sağlar. Özellikle ailesinde kanser, erken yaşta kalp hastalığı veya kalıtsal hastalık öyküsü bulunan kişilerde genetik değerlendirmeler oldukça önem taşır. Riskli bireylerde erken tarama programları ve yaşam tarzı değişiklikleriyle birçok hastalığın önüne geçmek mümkün olabiliyor" dedi.</p><br/><br/><p>"Genetik veriler uzman değerlendirmesiyle anlam kazanıyor"</p><br/><p>Genetik test sonuçlarının mutlaka uzman hekimler tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Solmaz, "Genetik veriler tek başına yorumlandığında yanıltıcı olabilir. Bu nedenle sonuçların kişinin aile öyküsü, yaşam tarzı ve klinik bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir" şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 10:15:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/uzmanindan-genetik-check-up-uyarisi-1779434103.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Duymerden Antalyada Omega AI lansmanı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/duymerden-antalyada-omega-ai-lansmani-923786</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/duymerden-antalyada-omega-ai-lansmani-923786</guid>
                <description><![CDATA[PERAKENDE SEKTÖRÜNDE MAĞAZACILIK KALİTESİ VE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ ALANINDAKİ BAŞARISIYLA "2025 PERAKENDE MÜKEMMELLİK ÖDÜLÜ"NE LAYIK GÖRÜLEN DUYMER, LANSMANDA YENİ NESİL İŞİTME TEKNOLOJİLERİNİ TANITTI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelindeki yaygın hizmet ağı ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarıyla dikkat çeken Duymer İşitme Cihazları, Antalya’da düzenlenen "Omega AI Lansmanı" ile sektör temsilcilerini bir araya getirdi.</p><br/><p>Antalya Sensitive Hotel’de gerçekleştirilen organizasyona Türkiye’nin dört bir yanından şube çalışanları ile Starkey Hearing Technologies’nin üst düzey yöneticileri, ülke genelinden odyoloji öğretim görevlileri ve kulak burun boğaz doktorları katıldı. Perakende sektöründe mağazacılık kalitesi ve müşteri memnuniyeti alanındaki başarısıyla "2025 Perakende Mükemmellik Ödülü"ne layık görülen Duymer, lansmanda yeni nesil işitme teknolojilerini tanıttı.</p><br/><br/><p>Yapay zeka destekli modeli ile artık Türkiye’de</p><br/><p>Uluslararası başarılarıyla adından söz ettiren marka, Türkiye’yi global platformda temsil etmeye devam ediyor. İşitme cihazı sektörünün öncülerinden Starkey Hearing’nin yapay zeka destekli yeni modeli OMEGA, yenilikçi teknolojileriyle dikkat çekiyor. Kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyan özellikleriyle sektör profesyonellerinden de ilgi görüyor.</p><br/><br/><p>Türkiye’de 140’dan fazla şubeyle hizmet</p><br/><p>Toplantıda konuşan Duymer İşitme Cihazları CEO’su Salih Baz, şirketin büyüme hedefleri ve sektördeki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de 140’dan fazla şubeyle hizmet verdiklerini belirten Baz, "Vatandaşlarımıza ülkemizin dört bir yanında kaliteli ve erişilebilir hizmet sunuyoruz. Uzman kadromuz, güçlü teknolojik altyapımız ve müşteri odaklı hizmet anlayışımızla hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda büyümeyi sürdürüyoruz" dedi.</p><br/><br/><p>"Sürekli gelişiyoruz"</p><br/><p>Sektörde rekabetin her geçen gün arttığına dikkat çeken Baz, Duymer’in yenilikçi yaklaşımıyla hizmet kalitesini sürekli geliştirdiğini ifade ederek, "Dünya markalarını ileri teknolojilerini kullanıcılarımızla buluşturuyor, müşteri memnuniyetini üst seviyeye taşımak için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz" diye konuştu.</p><br/><p>Uluslararası iş birliklerine de değinen Baz, dünyanın önde gelen dört markasıyla birlikte çalıştıklarını belirterek uluslararası alanda her yeni teknolojiyi hastalarına ulaştırmaya çalıştıklarını söyledi. Yalnızca hastalarımıza sunulan ürünle değil mağazalarımızda ve Türkiye genelinde yaygın servis ağımızda çalışan deneyimli ekip arkadaşlarımızla hasta deneyimini her anlamda mükemmel hale getirmeye çalıştıklarını ifade etti.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/duymerden-antalyada-omega-ai-lansmani-0-1779431707.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/duymerden-antalyada-omega-ai-lansmani-1-1779431708.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/duymerden-antalyada-omega-ai-lansmani-2-1779431709.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:35:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/duymerden-antalyada-omega-ai-lansmani-1779431707.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Değişken hava şartları kronik hastalığı olanları tehdit ediyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/degisken-hava-sartlari-kronik-hastaligi-olanlari-tehdit-ediyor-923728</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/degisken-hava-sartlari-kronik-hastaligi-olanlari-tehdit-ediyor-923728</guid>
                <description><![CDATA[İÇ HASTALIKLARI UZMANI DR. MERİÇ ZEYDAN, MEVSİM GEÇİŞLERİNDE YAŞANAN HAVA DEĞİŞİMLERİNİN ASTIM VE KOAH GİBİ KRONİK SOLUNUM YOLU HASTALIĞI BULUNAN BİREYLERDE ATAK RİSKİNİ YÜKSELTEBİLDİĞİNİ SÖYLEYEREK, "KRONİK HASTALIĞI OLAN KİŞİLERİN BU DÖNEMLERDE İLAÇLARINI DÜZENLİ KULLANMALARI VE ANİ SICAKLIK DEĞİŞİMLERİNE KARŞI DAHA DİKKATLİ OLMALARI GEREKİYOR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, mevsim geçişlerinde yaşanan hava değişimlerinin astım ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı bulunan bireylerde atak riskini yükseltebildiğini söyleyerek, "Kronik hastalığı olan kişilerin bu dönemlerde ilaçlarını düzenli kullanmaları ve ani sıcaklık değişimlerine karşı daha dikkatli olmaları gerekiyor" dedi.</p><br/><p>Bağışıklık sistemi, mevsim geçişlerinde yaşanan ani hava değişimlerinden genellikle olumsuz etkileniyor. Bunun sonucunda ise üst solunum yolu enfeksiyonlarından alerjiye, bağırsak sorunlarından migrene kadar birçok probleme kapı aralanıyor. Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, özellikle kronik hastalığı olanların bahar aylarında daha yüksek risk altında olduklarını söyleyerek uyarı ve önerilerde bulundu.</p><br/><p>Mevsim geçişlerinde risk artıyor</p><br/><p>Uzm. Dr. Zeydan, mevsim geçişlerinde en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, nezle, sinüzit ve boğaz enfeksiyonlarının yer aldığını belirterek, "Ani sıcaklık değişimleri nedeniyle özellikle sabah ve akşam saatlerinde ince giyinmek, vücudun savunma sistemini zayıflatabiliyor. Bunun yanı sıra alerjik bünyeye sahip kişilerde polen artışı ve hava değişiklikleri nedeniyle alerjik rinit, göz sulanması, hapşırık ve nefes darlığı gibi şikayetlerde artış görülüyor. Astım ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı bulunan bireylerde ise atak riski yükseliyor. Kronik hastalığı olan kişilerin bu dönemlerde ilaçlarını düzenli kullanmaları ve ani sıcaklık değişimlerine karşı daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bahar aylarındaki dengesiz hava şartları yalnızca bağışıklık sistemini değil, dolaşım sistemini de etkileyebiliyor. Hava basıncındaki değişiklikler ve sıcaklık dalgalanmaları, tansiyon hastalarının kan basınçlarında ani yükselme veya düşmelere yol açabiliyor. Özellikle ileri yaş grubunda bulunan kişilerde kalp ve damar hastalıkları açısından risk artabiliyor. Bunun yanında migren hastalarında baş ağrısı ataklarının sıklaştığı, romatizmal rahatsızlığı olan kişilerde ise eklem ağrılarının arttığı gözlemleniyor" diye konuştu.</p><br/><p>Depresyona yol açabiliyor</p><br/><p>Hava değişimlerinin ruh sağlığı üzerinde de etkisini gösterdiğini belirten Zeydan, "Düzensiz iklim şartları bazı kişilerde mutsuzluk, isteksizlik ve enerji düşüklüğüne neden olabiliyor. Özellikle uyku düzeninin bozulmasıyla birlikte dikkat dağınıklığı, konsantrasyon kaybı ve tahammülsüzlük gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. Bazı bireylerde ise kaygı düzeyinde belirgin bir artış görülürken, depresif ruh hali bile gelişebiliyor" dedi.</p><br/><p>Uzm. Dr. Meriç Zeydan, şu uyarılarda bulundu:</p><br/><p>"Hava durumunu günlük takip edin ve ani sıcaklık değişimlerine karşı hazırlıklı olun. Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklık farkı arttığı için katmanlı giyinmeyi tercih edin. Bağışıklık sistemini desteklemek için sebze, meyve ve protein açısından dengeli beslenin. Gün içerisinde yeterli miktarda su tüketerek vücudun sıvı dengesini koruyun. Uyku düzenine dikkat edin, her gün yeterli ve kaliteli uyumaya özen gösterin. Düzenli yürüyüş ve hafif egzersizlerle hem metabolizmayı hem de ruh sağlığınızı destekleyin. Kapalı ve kalabalık ortamlarda hijyen kurallarına dikkat edin, ellerinizi sık sık yıkayın. Astım, alerji, tansiyon veya kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlığınız varsa ilaçlarınızı düzenli kullanın, kontrollerinizi aksatmayın. Güneş ışığından mümkün olduğunca faydalanarak açık havada vakit geçirmeye çalışın. Uzun süren halsizlik, yüksek ateş, nefes darlığı veya şiddetli baş ağrısı gibi belirtilerde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:40:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/degisken-hava-sartlari-kronik-hastaligi-olanlari-tehdit-ediyor-1779352804.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akdeniz Üniversitesinde gençlerden dijital detoks hareketi: Telefonunu bırak, hayata bağlan</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi-telefonunu-birak-hayata-baglan-923647</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi-telefonunu-birak-hayata-baglan-923647</guid>
                <description><![CDATA[ETKİNLİK ALANINDA ÖĞRENCİLER İÇİN ÇEŞİTLİ OYUNLAR, TAKIM AKTİVİTELERİ, SOHBET ALANLARI VE EĞLENCELİ ETKİNLİKLER HAZIRLANDI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Gülsün-Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler Bölümü öğrencileri, dijital bağımlılığa dikkat çekmek amacıyla kampüste dikkat çeken bir sosyal sorumluluk projesine imza attı.</p><br/><p>Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilen "Dijital Detoks" etkinliğinde öğrenciler, kampüs alanında oluşturulan özel oyun ve sosyal etkinlik alanına giriş yapabilmek için cep telefonlarını belirli süreliğine teslim etti. Yaklaşık 5 saat boyunca telefonlarından uzak kalan öğrenciler, dijital ekranların yerine gerçek sosyal etkileşimi deneyimledi. Etkinlik alanında öğrenciler için çeşitli oyunlar, takım aktiviteleri, sohbet alanları ve eğlenceli etkinlikler hazırlandı. Gün boyunca telefonlarına erişemeyen öğrenciler başlangıçta zorlandıklarını ifade ederken, ilerleyen saatlerde yüz yüze iletişimin ve birlikte vakit geçirmenin kendilerini daha iyi hissettirdiğini söylediler. Sosyal medya bildirimlerinden uzak kalan gençler, dijital dünyanın günlük yaşam üzerindeki etkisini daha net fark ettiklerini dile getirdiler.</p><br/><p>Projeye katılan öğrencilerden bazıları, sürekli telefona yönelme isteğinin aslında farkında olmadıkları bir bağımlılığı ortaya çıkardığını belirtirken, bazı öğrenciler ise uzun zaman sonra ilk kez bu kadar rahat sohbet ettiklerini ve çevreleriyle daha güçlü iletişim kurduklarını ifade ettiler. Etkinlik boyunca kampüste samimi ve hareketli görüntüler oluşurken, öğrenciler telefon olmadan da eğlenebildiklerini gördüklerini belirttiler.</p><br/><br/><p>"Öğrencilerimizin telefonsuz da mutlu olabildiğini görmek bizim için çok değerli"</p><br/><p>Projenin akademik danışmanı Öğr. Gör. Dr. Ayşen Yalman, dijital bağımlılığın özellikle gençler arasında giderek büyüyen bir sorun olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:</p><br/><p>"Bugün gençlerin büyük bir kısmı gününün önemli bölümünü ekran karşısında geçiriyor. Bu durum zamanla sosyal ilişkileri zayıflatabiliyor ve bireyleri yalnızlaştırabiliyor. Biz bu projeyle öğrencilerimizin kısa süreliğine de olsa dijital dünyadan uzaklaşıp, gerçek iletişimin gücünü yeniden hissetmelerini amaçladık. Burada oluşan samimiyet, iletişim ve paylaşım ortamı aslında teknolojinin değil, kontrolsüz kullanımın problem olduğunu gösteriyor. Öğrencilerimizin telefonsuz da mutlu olabildiğini görmek bizim için çok değerli."</p><br/><br/><p>"Bu çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz"</p><br/><p>Gülsün-Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Müdürü Ramazan Erdem ise, gençlerin teknolojiyle dengeli bir ilişki kurmasının önemine vurgu yaparak, "Bu tür projeler öğrencilerin hem sosyal farkındalığını artırıyor hem de gerçek iletişimin değerini yeniden hatırlatıyor. Gençlerimizin dijital dünyayı bilinçli kullanabilmesi adına bu çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz" dedi.</p><br/><p>Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, kampüste hem eğlenceli hem de düşündürücü anlara sahne oldu. Gün sonunda telefonlarını teslim alan birçok öğrenci, birkaç saatlik dijital uzaklaşmanın bile kendilerini psikolojik olarak daha rahat hissettirdiğini ifade etti. "Telefonunu bırak, hayata bağlan" sloganıyla gerçekleştirilen proje, dijital bağımlılık konusunda farkındalık oluştururken, gençlerin teknolojiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmasına yönelik önemli bir örnek olarak değerlendirildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi-telefonunu-birak-hayata-baglan-0-1779264605.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi-telefonunu-birak-hayata-baglan-1-1779264607.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi-telefonunu-birak-hayata-baglan-2-1779264608.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi-telefonunu-birak-hayata-baglan-3-1779264609.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi-telefonunu-birak-hayata-baglan-4-1779264610.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi-telefonunu-birak-hayata-baglan-5-1779264611.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 20 May 2026 11:10:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi-telefonunu-birak-hayata-baglan-1779264604.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Elmalıya 2 yeni sağlık tesisi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/elmaliya-2-yeni-saglik-tesisi-923484</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/elmaliya-2-yeni-saglik-tesisi-923484</guid>
                <description><![CDATA[ANTALYA VALİLİĞİ, ANTALYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ, ELMALI BELEDİYESİ VE ATSO (ANTALYA TİCARET VE SANAYİ ODASI) ARASINDA, ELMALI İLÇESİNDE İNŞA EDİLECEK OLAN AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ VE KETEM (KANSER ERKEN TEŞHİS, TARAMA VE EĞİTİM MERKEZİ) İÇİN İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Valiliği, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Elmalı Belediyesi ve ATSO (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası) arasında, Elmalı ilçesinde inşa edilecek olan Aile Sağlığı Merkezi ve KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) için iş birliği protokolü imzalandı.</p><br/><p>Elmalı ilçesi Yeni Mahalle’de inşa edilecek olan 3 hekimli Aile Sağlığı Merkezi ve KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) için Antalya Valiliği, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Elmalı Belediyesi ve ATSO (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası) arasında iş birliği protokolü imzalandı. Antalya Valiliği Hükümet Konağı’nda düzenlenen protokol törenine Vali Hulusi Şahin, Elmalı Kaymakamı Faruk Erdem, Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan ve ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman katıldı.</p><br/><p>ATSO Elmalı Eğitim ve Sağlık Merkezi’nin zemin ve ikinci katında hizmet verecek olan Aile Sağlığı Merkezi ile KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi)’in inşası tamamlandıktan sonra Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim edileceği belirtildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/elmaliya-2-yeni-saglik-tesisi-0-1779086719.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/elmaliya-2-yeni-saglik-tesisi-1-1779086720.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:45:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/elmaliya-2-yeni-saglik-tesisi-1779086718.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından uyarı: Tanı yanlışlığı hastaların hayatını riske atıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmanindan-uyari-tani-yanlisligi-hastalarin-hayatini-riske-atiyor-923475</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmanindan-uyari-tani-yanlisligi-hastalarin-hayatini-riske-atiyor-923475</guid>
                <description><![CDATA[BEYİN, SİNİR VE OMURİLİK CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. ORHAN ŞEN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, kola vuran her ağrının boyun fıtığı kaynaklı olmadığını belirterek, yanlış tanı nedeniyle bazı hastaların kalp krizi riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Şen, aylarca boyun fıtığı tedavisi gören bir hastasının yapılan tetkikler sonucu kalp ana damarında yüzde 90 darlık tespit edildiğini anlattı.</p><br/><p>Uzmanlar, özellikle kola yayılan ağrılarda sadece boyun fıtığı ihtimaline odaklanılmasının ciddi sağlık sorunlarını gözden kaçırabileceğine dikkat çekiyor. Benzer şikayetlerle uzun süre fizik tedavi gören veya farklı yöntemlerle ağrısını gidermeye çalışan bazı hastalarda, asıl sorunun kalp damar hastalıkları olduğu sonradan ortaya çıkabiliyor. Özellikle eforla artan kol ağrılarında detaylı değerlendirme yapılması gerektiği belirtilirken, yanlış tanının ölümcül sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.</p><br/><br/><p>"Her kola vuran ağrı boyun fıtığı değildir"</p><br/><p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, toplumda kola yayılan ağrıların çoğu zaman boyun fıtığıyla ilişkilendirildiğini ancak bunun ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Prof. Dr. Şen, "Bu ağrılar sağ kolda da olabilir. Özellikle efor sırasında artıyorsa dikkat edilmesi gerekir. Merdiven çıkarken, yürüyüş yaparken ya da ağır spor sırasında kol ağrısı artıyorsa bu durum kalp kaynaklı olabilir. Boyun fıtığında ise ağrı genellikle sürekli olur, eforla belirgin şekilde artmaz" dedi.</p><br/><br/><p>"Nörolojik tespit yoksa dikkatli olunmalı"</p><br/><p>Boyun fıtığına bağlı ağrılarda nörolojik muayenede kuvvet ve duyu kaybı görülebileceğini ifade eden Şen, kalp kaynaklı ağrılarda ise bu tespitlerin ortaya çıkmadığını söyleyerek, "Kola vuran ağrıda ilk akla gelen boyun fıtığı olmamalı. Bunun kalp krizinin habercisi olabileceği unutulmamalı. Bu tespitler, beraberinde kalp krizinin bir habercisi olabilir" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Her kol ağrısını boyun fıtığı olarak değerlendirmek ciddi risk"</p><br/><p>Prof. Dr. Şen, yaklaşık 6-7 ay boyunca boyun fıtığı tanısıyla takip edilen bir hastanın yaşadıklarını da anlatarak, şunları söyledi:</p><br/><p>"Hastamız bize gelmeden bir gece önce şiddetli kol ağrısı yaşamış. Ailesi ameliyat için bize başvurdu. Filmlerine baktığımızda boyun fıtığı vardı ancak ameliyat gerektirecek düzeyde değildi. Muayenesinde kuvvet kaybı ve duyu kaybı da yoktu. Bunun üzerine kardiyoloji değerlendirmesi istedik. Yapılan koroner anjiyoda hastanın kalp ana damarında yüzde 90 darlık tespit edildi ve aynı gün stent takıldı. Kardiyoloji uzmanı meslektaşım, ’Bir iki gün daha gecikseydi hastayı kalp krizinden kaybedebilirdik’ dedi. Kalp krizine bağlı ölümlerin nedenlerinden biri de tanı yanlışlığıdır. Hastayı yeterince sorgulamamak ve her kol ağrısını boyun fıtığı olarak değerlendirmek ciddi risk oluşturuyor."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:25:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/uzmanindan-uyari-tani-yanlisligi-hastalarin-hayatini-riske-atiyor-1779085502.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Büyükşehir Belediyesi çölyak hastalarını glütensiz sofrada buluşturdu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu-923430</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu-923430</guid>
                <description><![CDATA[ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN ATATÜRK PARKI İÇERİSİNDE BULUNAN EKDAĞ SOSYAL TESİSİ’NDE ÇÖLYAK HASTALARINA YÖNELİK SUNULAN GLÜTENSİZ MENÜ HİZMETİ KAPSAMINDA, BATI AKDENİZ ÇÖLYAK DERNEĞİ ÜYELERİ VE AİLELERİ GLÜTENSİZ AKŞAM YEMEĞİNDE BİR ARAYA GELDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Atatürk Parkı içerisinde bulunan EKDAĞ Sosyal Tesisi’nde çölyak hastalarına yönelik sunulan glütensiz menü hizmeti kapsamında, Batı Akdeniz Çölyak Derneği üyeleri ve aileleri glütensiz akşam yemeğinde bir araya geldi.</p><br/><p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, çölyak hastalarının sosyal yaşamda güvenle yer alabilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden EKDAĞ’a bağlı Atatürk Parkı Sosyal Tesisi’nde çölyak hastalarının güvenle tüketebileceği glütensiz menü seçenekleri sunulurken, çölyak farkındalık ayı kapsamında özel bir program düzenlendi.</p><br/><p>Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Batı Akdeniz Çölyak Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen programda, çölyak hastaları ve aileleri kendileri için hazırlanan glütensiz menülerle aynı sofrada buluştu.</p><br/><br/><p>"Çölyak hastalarımızın yanındayız"</p><br/><p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Funda Alpaslan Talay, çölyak hastalarının dışarıda güvenle yemek yiyebilmesinin sosyal yaşam açısından önemli olduğunu belirterek, "Çölyak hastaları için dışarıda güvenle yemek yiyebilmek günlük yaşamın en zorlayıcı başlıklarından biri olabiliyor. Glütensiz menülerin yaygınlaşması, çölyak hastalarının sosyal hayata daha güçlü katılımı açısından önem taşıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman çölyak hastalarımızın yanındayız. Onlara glütensiz gıda paketi yardımı ulaştırıyoruz. Glütensiz ürünlerin maliyetlerinin yüksek olduğu düşünüldüğünde, bu desteklerin aile bütçeleri açısından da önemli bir katkı sunuyor" dedi.</p><br/><br/><p>"Glütensiz menü bizim için çok kıymetli"</p><br/><p>Batı Akdeniz Çölyak Derneği Başkanı Sülbiye Şahinler ise 2013 yılından bu yana çölyak hastaları ve glütensiz diyet konusunda faaliyet yürüttüklerini belirterek, "Belediyemizin glütensiz gıda desteğinin yanı sıra EKDAĞ tesislerinde glütensiz menü bulundurması bizim için çok özel ve kıymetli. Mayıs ayı hem Türkiye’de hem de dünyada çölyak hastalığına dikkat çekilen bir farkındalık ayı. Biz de dernek üyelerimiz, çocuklarımız ve ailelerimizle birlikte burada glütensiz bir akşam yemeğinde buluştuk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.</p><br/><p>Program sonunda çölyak hastalarına özel hazırlanan glütensiz pasta kesildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu-0-1779006304.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu-1-1779006304.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu-2-1779006305.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu-3-1779006306.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu-4-1779006307.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu-5-1779006308.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:25:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu-1779006303.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzm. Dr. Ahmet Yıldırım: Çocukluk çağı obezitesi alarm veriyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzm-dr-ahmet-yildirim-cocukluk-cagi-obezitesi-alarm-veriyor-923414</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzm-dr-ahmet-yildirim-cocukluk-cagi-obezitesi-alarm-veriyor-923414</guid>
                <description><![CDATA[ANTALYA MEMORİAL HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI AHMET YILDIRIM]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Yıldırım, "17 Mayıs Avrupa Obezite Günü" dolayısıyla çocukluk çağı obezitesi ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Ahmet Yıldırım, "Çocukluk çağı obezitesi alarm veriyor" dedi.</p><br/><p>Çocukluk çağı obezitesi, hem Türkiye’de hem de dünyada giderek artan önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Uzmanlar, erken yaşta edinilen yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşamın çocuklarda obezite riskini artırdığına dikkat çekerken, ailelerin bu konuda bilinçli hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor. Antalya Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Ahmet Yıldırım, "17 Mayıs Avrupa Obezite Günü" kapsamında çocukluk çağı obezitesi ve korunma yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><br/><br/><p>"Şişman çocuk sağlıklıdır düşüncesinden vazgeçilmelidir"</p><br/><p>Çocukluk çağı obezitesinin Türkiye ve dünya genelinde hızla artan ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirten Yıldırım, "Erken dönemde önlenmezse yetişkinlikte diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve psikososyal sorunlara zemin hazırlamaktadır. Çocukluk çağı obezitesi büyük ölçüde önlenebilir bir sorundur. Aileler, okullar ve toplumlar ile erken yaşta sağlıklı alışkanlıklar kazandırılması, gelecek nesilleri olası hastalık risklerinden koruyacaktır. ‘Şişman çocuk sağlıklıdır’ yanılgısından vazgeçip, düzenli kontroller ve dengeli yaşam tarzıyla hareket edilmelidir" dedi.</p><br/><br/><p>"Obezitenin en sık nedenleri yanlış beslenme ve hareketsizlik"</p><br/><p>Çocuklarda obeziteye neden olan etkenlere değinen Yıldırım, "Aşırı kalorili ve işlenmiş gıda tüketimi, şekerli içecekler, fast food ve paketli atıştırmalıklar obezitenin en sık görülen nedenleri arasında yer almaktadır. Bunun yanında yetersiz fiziksel aktivite, uzun ekran süresi, aile beslenme alışkanlıkları, genetik yatkınlık, uyku düzeninin bozulması ve psikososyal faktörler de obeziteyi tetiklemektedir" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Tedavi edilmeyen obezite ciddi hastalıklara yol açabilir"</p><br/><p>Obezitenin çocuklarda erken dönemde fark edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Yıldırım, "Obez çocuklarda erken müdahale ile büyüme ve gelişme olumsuz etkilenmeden sağlıklı kiloya dönmek mümkündür. Tedavi edilmeyen obezite ise ilerleyen yaşlarda Tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, eklem sorunları ve özgüven kaybı gibi komplikasyonlara yol açabilir" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Sağlıklı yaşam alışkanlıkları erken yaşta kazandırılmalı"</p><br/><p>Çocuklarda obeziteden korunmak için ailelere önemli görevler düştüğünü ifade eden Yıldırım, "Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir. Şekerli ve gazlı içecekler yerine su, ayran veya süt tercih edilmelidir. Çocukların ekran süresi sınırlandırılmalı, günlük en az 60 dakika fiziksel aktivite yapmaları sağlanmalıdır. Ayrıca ailelerin sağlıklı yaşam konusunda çocuklarına örnek olması büyük önem taşımaktadır" dedi.</p><br/><p>Uyku düzeninin de obezite riskini etkilediğini belirten Yıldırım, "Yaşa uygun yeterli ve kaliteli uyku obezite riskini azaltmaktadır. Çocukta kilo artışı fark edildiğinde vakit kaybetmeden çocuk doktoru ve diyetisyene başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 May 2026 09:35:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/uzm-dr-ahmet-yildirim-cocukluk-cagi-obezitesi-alarm-veriyor-1778999702.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadınlarda idrar kaçırmanın tedavi yöntemleri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri-923369</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri-923369</guid>
                <description><![CDATA[UZM. DR. İBRAHİM UĞRAŞ TOKTAŞ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorununun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p><br/><p>Toplumda çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu ya da doğum sonrası normal bir durum olarak görülen idrar kaçırma, kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Utanma duygusu nedeniyle çoğu zaman gizlenen bu durumun, özgüven kaybından sosyal izolasyona kadar birçok soruna yol açabildiği belirtiliyor. Antalya Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda idrar kaçırmanın nedenleri, türleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><br/><br/><p>"Sosyal hayatı esir alabiliyor"</p><br/><p>İdrar kaçırmanın yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olmadığını belirten Toktaş, kadınların uzun yolculuklardan kaçınmasına, sosyal ortamlara girememesine, hatta gülmekten ve hapşırmaktan çekinmesine neden olabildiğini ifade etti. Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bu durumun kontrol altına alınabildiğini ve uygun tedaviyle tamamen iyileşmenin mümkün olabileceğini söyledi.</p><br/><br/><p>"Üç temel tipte görülüyor"</p><br/><p>İdrar kaçırmanın üç temel tipte görüldüğünü belirten Toktaş, "Stres tipi idrar kaçırma; öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Sıkışma tipi ise aniden gelen ve durdurulamayan tuvalet ihtiyacı ile gelişmektedir. Karışık yani mikst tipte ise her iki durum aynı anda görülmektedir" dedi. Pelvik taban kaslarının zayıflaması, zorlu doğum öyküsü, menopozla birlikte gelişen hormonal değişimler, obezite, kronik kabızlık ve diyabet gibi durumların idrar kaçırmayı tetikleyen başlıca nedenler arasında yer aldığını aktardı.</p><br/><br/><p>"Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği"</p><br/><p>Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını ifade eden Toktaş, ilk aşamada cerrahi dışı yöntemlerin tercih edildiğini belirtti. Toktaş, "Doğru uygulanan pelvik taban egzersizleri idrar sızıntısını belirgin şekilde azaltabilmektedir. Bunun yanında kilo verme, sigaranın bırakılması ve mesane eğitimi gibi yaşam tarzı düzenlemeleriyle yüksek başarı oranları elde edilmektedir. Menopoza bağlı sorunlarda ise lokal tedaviler semptomların hafiflemesine katkı sağlamaktadır" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Cerrahi karar kişiye özel verilmelidir"</p><br/><p>Cerrahi tedavinin, diğer yöntemlerden yeterli sonuç alınamadığında gündeme geldiğini belirten Toktaş, "Cerrahi karar standart bir uygulama değildir. Hastanın yaşı, fiziksel özellikleri, şikayetlerinin düzeyi ve gelecekteki gebelik planları değerlendirilerek kişiye özel planlama yapılmalıdır. Özellikle stres tipi kaçırmalarda uygulanan askı operasyonları ve organ sarkmasının eşlik ettiği durumlarda tercih edilen onarıcı cerrahiler, detaylı klinik değerlendirme sonrasında belirlenmektedir" ifadelerini kullandı. Gelişen tıp teknolojileri sayesinde operasyonların çoğunlukla kapalı veya minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini kaydeden Toktaş, hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ve sosyal yaşamlarını yeniden kazanabildiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 May 2026 10:50:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri-1778917805.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mersinde cerrahi ve onkoloji alanındaki gelişmeler sempozyumda ele alındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersinde-cerrahi-ve-onkoloji-alanindaki-gelismeler-sempozyumda-ele-alindi-923331</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersinde-cerrahi-ve-onkoloji-alanindaki-gelismeler-sempozyumda-ele-alindi-923331</guid>
                <description><![CDATA[MERSİN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. EROL YAŞAR, "TIP DÜNYASINDA CERRAHİ VE ONKOLOJİ, BİLİMİN VE TEKNOLOJİNİN EN HIZLI DÖNÜŞTÜĞÜ, HER GEÇEN GÜN YENİ BİR UMUDUN YEŞERDİĞİ İKİ KRİTİK ALANDIR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin’de bu yıl ikincisi düzenlenen Cerrahi ve Onkoloji Günleri Sempozyumunda, cerrahi ve onkoloji alanındaki güncel tanı ve tedavi yaklaşımları ele alındı. Bilim insanları, doktorlar ve akademisyenlerin katıldığı programda çeşitli sunumlar gerçekleştirildi.</p><br/><p>Kentteki bir otelde düzenlenen II. Cerrahi ve Onkoloji Günleri Sempozyumu’na Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Tahsin Çolak, Akdeniz Onkoloji Derneği Başkanı Dr. Alper Ata ile cerrahi ve onkoloji alanında çalışan çok sayıda bilim insanı, akademisyen ve doktor katıldı.</p><br/><p>Sempozyumda cerrahi ve onkoloji alanında hızla gelişen güncel tanı ve tedavi yaklaşımları ele alınırken, minimal invaziv cerrahi yöntemleri, ileri endoskopik girişimler, laparoskopik cerrahi uygulamaları, multidisipliner onkoloji yaklaşımları ve güncel kılavuzların klinik pratiğe yansımaları değerlendirildi. Program kapsamında interaktif oturumlar, olgu tartışmaları, panel oturumları ve bilimsel sunumlar gerçekleştirildi.</p><br/><p>Programda konuşan Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, "Tıp dünyasında cerrahi ve onkoloji, bilimin ve teknolojinin en hızlı dönüştüğü, her geçen gün yeni bir umudun yeşerdiği iki kritik alandır. Multidisipliner tedavi protokollerinden geniş bir yelpazede gerçekleşecek olan bu sempozyum, bilginin paylaşılması ve klinik pratiğe aktarılması noktasında son derece stratejik bir öneme de sahiptir" diye konuştu.</p><br/><p>Prof. Dr. Yaşar, üniversite olarak sağlık alanındaki altyapıyı güçlendirmeye yönelik önemli yatırımlar yaptıklarını belirterek, "Mersin Üniversitesi olarak temel gayemiz sadece eğitim veren bir kurum olmanın ötesine geçerek, bölgesine ve ülkesine şifa dağıtan, teknoloji üreten güçlü bir araştırma üniversitesi kimliğini daha da pekiştirmek istiyoruz. Bu vizyon doğrultusunda özellikle sağlık altyapımızı modern tıbbın en ileri olanaklarıyla donatmaya büyük bir gayret göstermekteyiz. Üniversitemiz Tıp Fakültesi Hastanesi bölgemizin stratejik bir sağlık üssü konumuna getirmek için son dönemlerde yaptığımız adımlarla, gerçekleştirdiğimiz 1 milyar TL yatırımlarla, üç tesla MR, en son teknoloji tomografi, üç boyutlu mamografi gibi ileri tanı teknoloji cihazları başta olmak üzere birçok önemli cihazı envanterimize kazandırmış bulunmaktayız" dedi.</p><br/><p>Yaşar, üniversite bünyesine kazandırılan ileri teknoloji cihazlarla kanser tanı ve tedavisinde güçlü bir altyapı oluşturduklarını belirterek, "Ayrıca kendi bünyemizde kattığımız PET görüntüleme cihazıyla birlikte kanser tanı ve tedavisinde dünya standartlarında bir altyapıyı vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş bulunuyoruz. Güçlü sağlık altyapımız ve yetkin akademik kadromuzla karmaşık cerrahi operasyonların ve kapsamlı onkoloji tedavilerinin güvenle yapıldığı bir merkez olmanın haklı gururunu yaşamaktayız. Bu bağlamda alanında saygın konuşmacıların katkılarıyla gerçekleşecek interaktif ameliyatlar, olgu tartışmaları ve panellerin yer aldığı bu sempozyumun hem teorik bilgilerimizi güncelleyeceğine hem de günlük pratiklerimize çok değerli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum" ifadelerine yer verdi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/mersinde-cerrahi-ve-onkoloji-alanindaki-gelismeler-sempozyumda-ele-alindi-0-1778840404.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/mersinde-cerrahi-ve-onkoloji-alanindaki-gelismeler-sempozyumda-ele-alindi-1-1778840405.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/mersinde-cerrahi-ve-onkoloji-alanindaki-gelismeler-sempozyumda-ele-alindi-2-1778840405.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 13:20:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/mersinde-cerrahi-ve-onkoloji-alanindaki-gelismeler-sempozyumda-ele-alindi-1778840403.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yeni inşaatı yüzde 30 tamamlandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-923327</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-923327</guid>
                <description><![CDATA[AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. ÖZLENEN ÖZKAN YAPIMI DEVAM EDEN AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ İNŞAAT ALANINI ZİYARET EDEREK İNŞAAT KOORDİNATÖRÜ OZAN ÖZ’DEN BİLGİ ALDI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yeni binasında inşaat çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. C bloğun yükseldiği inşaatın yüzde 30’u tamamlandı. İnşaat alanını ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastanenin tamamlandığında Türkiye’nin en büyük üniversite hastanesi olacağını vurguladı.</p><br/><p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan yapımı devam eden Akdeniz Üniversitesi Hastanesi inşaat alanını ziyaret ederek İnşaat Koordinatörü Ozan Öz’den bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Özkan’a, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, başhekim yardımcıları eşlik etti. Rektör Özkan ve beraberindeki heyet inşaatı detaylıca inceleyip çalışanlarla sohbet etti.</p><br/><br/><p>Burası bir referans hastanesi</p><br/><p>Ziyarete ilişkin konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "900 yataklı yeni hastanemizi umuyorum 2026 sonu, 2027 başı gibi yüklenici firmamızdan devralmayı planlıyoruz. Burası bir referans hastanesi. Onkolojiden, organ nakline birçok hastalık için Türkiye’nin dört bir yanından hatta dünyadan hasta kabul eden bir merkeziz. Bununla gurur duyuyoruz" dedi.</p><br/><br/><p>Yaklaşık yüzde 30’una yakını tamamlandı</p><br/><p>Yoğun talep karşısında kapasitenin yetmediğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Özkan, "Yatak kapasitemiz ihtiyaçlarımızı karşılamıyordu. Ve bu anlamda da 900 yataklı hastane bize can suyu gibi gelecek. Özellikle de 400 yataklı yeni yoğun bakım ek servisiyle de hakikaten bizi çok rahatlatacak" diye konuştu. İnşaat çalışmalarının hızla devam ettiğini anlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yüklenici firmamızdan inşaatın yaklaşık yüzde 30’una yakınının bittiği bilgisini aldık. Umuyorum bundan sonra çok daha hızlı geçecek çünkü ifade ettikleri gibi herhalde en zor kısmı bu kısımdı; bundan sonra daha hızlı ilerleyeceğini umut ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan aldığımız destekle de daha güçlü, daha hızlı bir şekilde hastanemizi yıl sonunda devralmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>En büyük üniversite hastanesi olacağız</p><br/><p>Yeni hastane ile birlikte hastanenin yatak kapasitesinin 2 bin 200 olacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Türkiye’nin en büyük üniversite hastanesi olacağız bitiminde. Antalya ikinci derece deprem bölgesi. Depremle ilgili de birçok tecrübemiz var. Bu bina da depreme dayanıklı, birçok izolatörümüz var. Ve onun yanında da hem bir aşağıda otoparkı hem de yine bir sığınma alanı olarak planladık. İnşallah böyle bir şeye ihtiyaç olmaz ama burası şehrin kalbi. Bu anlamda trafik açısından da büyük bir otopark ve trafik sıkıntısı yaşıyorduk. Hastanenin altındaki otopark ile birlikte bu açıdan da bir rahatlama olacağını umuyoruz" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>Betonarmesinin yüzde 50’si tamamlandı</p><br/><p>İnşaat Koordinatörü Ozan Öz ise, "Şu anda inşaatın toplam metrekaresinin yüzde 30’u tamamlandı. Betonarmesinin de yüzde 50’si tamamlandı. Bizim hedefimiz ileriki bir ay, iki ay içinde daha hızlı bir şekilde bu rakamları yükseltmek. 2026 sonu, 2027 ilk çeyreğine teslim etmeyi planlıyoruz" dedi.</p><br/><br/><p>8 şiddetinde depreme dayanıklı olacak</p><br/><p>İnşaat Koordinatörü Medeni Peker ise, "Binamızda yaklaşık 480 araçlık kapalı otoparkımız var. 380’e yakın sismik izolatörümüz var. Yani inşaatla ilgili bizim ilerleme programımızda herhangi bir gecikme olmadığı müddetçe inşallah yıl sonu itibarıyla da hizmete açmayı hedefliyoruz. Antalya’da 7.5, 8, 8.5’a şiddetinde olacak bir depremde herhangi bir aksilik yaşamayacak hastanemiz" şeklinde konuştu.</p><br/><p>Rektör Özkan ve beraberindekiler, yeni hastane binasını inşaatını gezdikten sonra yangından etkilenerek tadilata alınan B Blok inşaat alanını da gezdi. Bina hakkında bilgiler alan heyet çalışanlara kolaylıklar diledi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-0-1778839503.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-1-1778839504.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-2-1778839505.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-3-1778839506.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-4-1778839506.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-5-1778839507.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-6-1778839508.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 13:05:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi-1778839502.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Antalyada sağlık turizmi zirvesine 100den fazla ülkeden katılım</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim-923273</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim-923273</guid>
                <description><![CDATA[ANTALYA'DA DÜZENLENEN SAĞLIK TURİZMİ ZİRVESİ'NDE 100'ÜN ÜZERİNDE ÜLKEDEN GELEN BÜYÜKELÇİ, DİPLOMATİK TEMSİLCİ, YATIRIMCI, AKADEMİSYEN VE SEKTÖR TEMSİLCİLERİ SAĞLIK TURİZMİ ALANINDAKİ İŞ BİRLİĞİ FIRSATLARINI DEĞERLENDİRDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da düzenlenen Sağlık Turizmi Zirvesi’nde 100’ün üzerinde ülkeden gelen büyükelçi, diplomatik temsilci, yatırımcı, akademisyen ve sektör temsilcileri sağlık turizmi alanındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.</p><br/><p>Antalya’da 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Antalya Sağlık Turizmi Zirvesi, sağlık turizmi alanında uluslararası katılımla düzenlendi. Zirvede, Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel hedefleri, yatırım imkanları ve uluslararası iş birlikleri ele alındı.</p><br/><p>Sağlık Turizmi Konfederasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvenin açılışında konuşan Bay, Türkiye’nin sağlık turizmindeki stratejik gücüne dikkat çekerek Antalya’nın uluslararası sağlık destinasyonu olma yolunda önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık turizmi, yatırım ve uluslararası tanıtım vizyonunun yansımalarının öne çıktığı zirvede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi temsilcileri de yer aldı. Zirveye Kamboçya, Lübnan, Bangladeş, Somali, Afganistan, Maldivler ve Pakistan başta olmak üzere 100’ün üzerinde ülkeden temsilciler katıldı. Kazakistan Antalya Başkonsolosluğu, Moldova temsilcileri ile Bakü’den sağlık yatırım çevreleri de organizasyonda yer aldı.</p><br/><p>27. Dönem Antalya Milletvekili İbrahim Aydın yaptığı konuşmada tarım, orman ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına değinerek üretim ve kalkınma alanlarında verilen destekleri anlattı.</p><br/><p>Uluslararası konuşmacılar Travis Fox ve Mitchell Fox ise küresel sağlık turizmi, sağlık diplomasisi ve yatırım fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Proje Danışmanı Mehmet Tekeli de Türkiye’nin sağlık turizmindeki büyüme potansiyeli ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı.</p><br/><p>Zirvede düzenlenen oturumlarda ülkeler arası sağlık iş birlikleri, uluslararası hasta hareketliliği, sağlık yatırımları, akademik ortaklıklar ve sürdürülebilir sağlık turizmi modelleri ele alındı.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim-0-1778784904.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim-1-1778784905.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim-2-1778784906.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 21:55:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim-1778784903.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlıkta sahte imza iddiasını Genç Sağlık Sendikası yargıya taşıdı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi-923247</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi-923247</guid>
                <description><![CDATA[GENÇ SAĞLIK SENDİKASI ÜYELERİ ADANA ŞEHİR HASTANESİ ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPIP KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAKLARINI DUYURDU.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Adana’da sağlık çalışanlarının imzaları taklit edilerek başka bir sendikaya üye yapıldığı iddiaları üzerine Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Dinçer İlboğa, "Sahtecilik bir yöntem değil, tükenmişliğin ve çaresizliğin itirafıdır. Hukuksuzluğun sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi.</p><br/><p>İddiaya göre, Adana’daki çeşitli sağlık kuruluşlarında görev yapan kamu çalışanlarının, bilgileri ve onayları dışında, imzaları taklit edilerek usulsüz bir şekilde sendika üyesi yapıldıkları öne sürüldü. İddialar hakkında Genç Sağlık Sendikası, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.</p><br/><p>Sendika üyeleri Adana Şehir Hastanesi önünde basın açıklaması yapıp konunun takipçisi olacaklarını duyurdu.</p><br/><br/><p>"Bu durum düştükleri çaresizliği ortaya koymaktadır"</p><br/><p>Genç Sağlık Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Dinçer İlboğa, 120 üyelerinin sahte belgelerle başka sendikaya üye yapıldığını öne sürerek, "Bu durum ne sendikal etikle ne de hukuk devleti ilkeleriyle uyuşmamaktadır. Sendikal rekabet emekle, projeyle, alın teriyle ve üyeye sunulan hizmetle yapılır. Sahte belge düzenlemek, iradeleri manipüle etmek ve hukuka aykırı yöntemlere başvurmak açıkça suç teşkil etmektedir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, bazı çevrelerin kaybetme korkusunu ve içine düştükleri çaresizliği ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Hedeflediğimiz tarihten bir hafta önce yetkiyi sizden alacağız"</p><br/><p>e-Devlet sistemiyle sendika üyeliğinin yapılması gerektiğini savunan İlboğa, daha sonra şunları söyledi:</p><br/><p>"Bu tür sahteciliklerin ve irade gaspının önüne geçmenin en etkili yolu, sendika üyelik ve çekilme işlemlerinin tamamen e-Devlet sistemi üzerinden gerçekleştirilmesidir. Islak imza ile yürütülen süreçler maalesef suistimale açık bir zemin oluşturmaktadır. Çalışanların gerçek iradesinin korunması, sahte belgelerin önlenmesi ve sendikal güvenliğin sağlanması için üyelik işlemlerinin yalnızca e-Devlet üzerinden yapılması artık zorunluluktur. Sahtecilik bir yöntem değil, tükenmişliğin ve çaresizliğin itirafıdır. Bizler bugüne kadar kimsenin hakkına göz dikmedik. Hiç kimsenin emeğine el uzatmadık. Ancak kendi hakkımızın yenmesine de asla sessiz kalmayacağız. Hukuksuzluğun sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ne yaparsanız yapın, sonuç değişmeyecek. Çünkü üyelerimizin iradesi satın alınamaz, baskıyla yönlendirilemez, sahte belgelerle gasp edilemez. Hedeflediğimiz tarihten bir hafta önce yetkiyi sizden alacağız."</p><br/><br/><p>"Sahte evraklarla oluşturulan hiçbir üyelik meşru kabul edilemez"</p><br/><p>Genç Sağlık Sendikası Adana Şube Başkanı Kadir Demirci ise, "Bizler sağlık çalışanlarıyız. Gece gündüz demeden, insan hayatı için emek veren, fedakarlıkla görev yapan bir meslek grubuyuz. Ancak ne yazık ki bazı yapılar çalışanların haberi olmadan, açık rızasını almadan, hatta sahte imza ve usulsüz belgelerle sendikal üyelik süreçlerini manipüle etmeye çalıştığına yönelik son derece ciddi iddialar tarafımıza ulaşmaktadır. Sendikal özgürlük, anayasal bir haktır. Bir çalışanın hangi sendikaya üye olacağına yalnızca kendisi karar verir. Baskıyla, usulsüzlükle, habersiz üyeliklerle veya sahte evraklarla oluşturulan hiçbir üyelik meşru kabul edilemez" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi-0-1778760606.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi-1-1778760607.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi-2-1778760608.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:10:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/saglikta-sahte-imza-iddiasini-genc-saglik-sendikasi-yargiya-tasidi-1778760606.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burdurda okul kantinlerine ve yemekhanelere denetim</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim-923240</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim-923240</guid>
                <description><![CDATA[BURDUR İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ EKİPLERİ TARAFINDAN GIDA GÜVENİLİRLİĞİ KAPSAMINDA OKUL KANTİNİ VE YEMEKHANELERİNE YÖNELİK DENETİM GERÇEKLEŞTİRİLDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince gıda güvenilirliği kapsamında okul kantini ve yemekhanelerine yönelik denetim gerçekleştirildi.</p><br/><p>Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan kontrol ekipleri tarafından, il genelinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul kantinleri ve yemekhanelerde 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde denetimler gerçekleştirildi. Yapılan açıklamada, vatandaşların güvenilir gıdaya gönül rahatlığıyla ulaşabilmesi amacıyla denetimlerin 7 gün 24 saat esasına göre devam ettiği belirtildi. Gıda güvenilirliğiyle ilgili ihbar ve şikayetlerin "Güvenilir Gıda" mobil uygulaması üzerinden yapılabileceği, ayrıca Alo 174 Gıda Hattı ile 0501 174 01 74 numaralı telefon üzerinden yetkililere ulaşılabileceği bildirildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim-0-1778755206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim-1-1778755206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim-2-1778755207.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:40:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/burdurda-okul-kantinlerine-ve-yemekhanelere-denetim-1778755205.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık çalışanları, sağlık için filede buluşuyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-923236</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-923236</guid>
                <description><![CDATA[ANTALYA’DA KAMU KURUMLARINI BİR ARAYA GETİREN “SAĞLIK İÇİN FİLEDE BULUŞALIM” VOLEYBOL TURNUVASI BAŞLADI. 30 TAKIMIN MÜCADELE EDECEĞİ ORGANİZASYON, SAĞLIKLI YAŞAM BİLİNCİNİ ARTIRMAYI VE KURUMLAR ARASI DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRMEYİ HEDEFLİYOR.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da kamu kurumlarını bir araya getiren "Sağlık İçin Filede Buluşalım" voleybol turnuvası başladı. 30 takımın mücadele edeceği organizasyon, sağlıklı yaşam bilincini artırmayı ve kurumlar arası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.</p><br/><p>Antalya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Sağlık İçin Filede Buluşalım" 9. Geleneksel Voleybol Turnuvası başladı. Kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda 30 takım mücadele edecek. Turnuvanın açılışı, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Spor Salonu’nda yapıldı. Organizasyonun başlama vuruşunu Antalya İl Sağlık Müdürü Behzat Özkan gerçekleştirdi. Antalya genelindeki kamu kurumlarında görev yapan çalışanları spor aracılığıyla bir araya getirmeyi amaçlayan turnuvanın, kurumlar arası iletişimi güçlendirmesi, dayanışmayı artırması ve sağlıklı yaşam bilincine katkı sağlaması hedefleniyor.</p><br/><br/><p>"Kamu çalışanlarına sporla sağlıklı yaşam çağrısı"</p><br/><p>Açılışta konuşan İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, yoğun çalışma temposu içerisinde görev yapan kamu çalışanlarının sporla buluşmasının önemine dikkat çekerek, "Bu etkinlik, sağlıklı yaşam bilincinin artırılması, düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi, kurumlar arası sosyal etkileşimin güçlendirilmesi ve spor kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenmektedir. Ayrıca turnuva süresince Sağlık Bakanlığımızın sağlıklı yaşam, hareketli yaşam, bağımlılıkla mücadele, obeziteyle mücadele ve koruyucu sağlık hizmetleri temalarına yönelik farkındalık çalışmaları da gerçekleştirilecektir" dedi.</p><br/><p>Turnuvanın moral ve motivasyon açısından da önemli bir organizasyon olduğunu belirten Özkan, tüm takımlara başarı diledi. Büyük heyecana sahne olan turnuvanın ilk gününde Antalya Barosu ile İnfazsızlar, Delil Avcıları ile ABB Torosların Gücü, Epic ile SGK Denetmenler, Şirinler ile Kepez Dream Team ve Şehir Efsanesi ile Mernis takımları karşı karşıya geldi. Turnuvada dostluk, fair-play ve rekabetin bir arada yaşanacağı belirtildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-0-1778752203.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-1-1778752204.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-2-1778752205.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-3-1778752206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-4-1778752206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-5-1778752207.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-6-1778752208.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 12:50:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/saglik-calisanlari-saglik-icin-filede-bulusuyor-1778752203.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GELİŞİM VE PALMİYE’DEN HEMŞİRELERE VEFA</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/gelisim-ve-palmiyeden-hemsirelere-vefa-923200</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/gelisim-ve-palmiyeden-hemsirelere-vefa-923200</guid>
                <description><![CDATA[Hatay’ın alanında marka sağlık kuruluşları İskenderun Gelişim Hastanesi ile İskenderun Palmiye Hastanesi yönetimi, Hemşireler Haftası kapsamında sağlık çalışanlarını ziyaret ederek özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">GELİŞİM VE PALMİYE’DEN HEMŞİRELERE VEFA&nbsp;</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay’ın alanında marka sağlık kuruluşları İskenderun Gelişim Hastanesi ile İskenderun Palmiye Hastanesi yönetimi, Hemşireler Haftası kapsamında sağlık çalışanlarını ziyaret ederek özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.&nbsp;</span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="GELİŞİM VE PALMİYE’DEN HEMŞİRELERE VEFA " src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-14%20at%2008_35_29.jpeg" style="height:800px; width:478px" /><br />
Hastane birimlerinde gerçekleştirilen ziyaretlerde hemşirelere çiçek takdim edilirken, duygusal ve samimi anlar yaşandı. Hastane yöneticileri, gece gündüz demeden büyük bir fedakârlıkla görev yapan hemşirelerin sağlık sisteminin en önemli yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Servisleri tek tek gezen yöneticiler, hemşirelerle sohbet ederek Hemşireler Haftası’nı kutladı ve sağlık hizmetlerinin görünmeyen kahramanları olarak nitelendirdikleri hemşirelerin emeklerinin her zaman değerli olduğunu ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="GELİŞİM VE PALMİYE’DEN HEMŞİRELERE VEFA " src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-14%20at%2008_35_30.jpeg" style="height:800px; width:543px" /><br />
Gerçekleştirilen ziyaretlerde hemşireler de kendileri için hazırlanan sürpriz dolayısıyla memnuniyetlerini dile getirirken, çalışma arkadaşlarıyla birlikte anlamlı bir gün yaşadıklarını belirtti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>KULU: HEMŞİRELER SAĞLIK SİSTEMİNİN VİCDANIDIR</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tülay Kulu yaptığı açıklamada, hemşirelerin yalnızca sağlık hizmeti sunmadığını, aynı zamanda hastalara moral ve güven verdiğini belirterek, “İnsan hayatına doğrudan dokunan hemşirelerimiz, sabırları, sevgileri ve özverileriyle sağlık hizmetlerinin en önemli gücünü oluşturuyor. Her şartta hastalarının yanında olan hemşirelerimiz, sağlık sisteminin vicdanını temsil ediyor. Büyük bir emekle çalışan tüm hemşirelerimize teşekkür ediyor, Hemşireler Haftası’nı kutluyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="GELİŞİM VE PALMİYE’DEN HEMŞİRELERE VEFA " src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-14%20at%2008_35_31%20(1).jpeg" style="height:800px; width:669px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>AHRAZ: EN ZOR GÜNLERDE UMUDUN ADI OLDULAR</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ahmet Ahraz ise hemşirelerin özellikle afet ve kriz dönemlerinde gösterdiği fedakârlığa dikkat çekerek, “Pandemi sürecinde cesaretleriyle, deprem döneminde dayanışmalarıyla toplumun yanında oldular. Hastalarımızın en zor anlarında umut, güven ve şefkat oldular. Verdikleri emek yalnızca sağlık hizmeti açısından değil, insani değerler açısından da son derece kıymetlidir. Tüm hemşirelerimize emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.<br />
Hemşireler Haftası kapsamında düzenlenen ziyaret programı, sağlık çalışanlarıyla çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="GELİŞİM VE PALMİYE’DEN HEMŞİRELERE VEFA " src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-14%20at%2008_35_31.jpeg" style="height:800px; width:668px" /></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/gelisim-ve-palmiyeden-hemsirelere-vefa-1778737153.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osmaniyede ilk kez ileri evre larenks kanseri ameliyatı gerçekleştirildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/osmaniyede-ilk-kez-ileri-evre-larenks-kanseri-ameliyati-gerceklestirildi-923166</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/osmaniyede-ilk-kez-ileri-evre-larenks-kanseri-ameliyati-gerceklestirildi-923166</guid>
                <description><![CDATA[OSMANİYE’DE İLK KEZ İLERİ EVRE LARENKS KANSERİ AMELİYATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Osmaniye’de ilk kez gerçekleştirilen operasyonda ileri evre larenks kanseri teşhisi konulan 72 yaşındaki erkek hasta, gerçekleştirilen kapsamlı cerrahi operasyonla sağlığına kavuşma yolunda önemli bir adım attı.</p><br/><p>Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanları Op. Dr. Ayshan Pekdemir ve Op. Dr. Furkan Fatih Şenoğul tarafından gerçekleştirilen operasyonda, hastaya "Total Larenjektomi, Bilateral Boyun Diseksiyonu ve Total Tiroidektomi" işlemleri uygulandı. Söz konusu ameliyatın Osmaniye’de ilk kez gerçekleştirildiği öğrenildi. Baş-boyun bölgesinde sık görülen kanser türlerinden biri olan larenks kanserinin, çoğunlukla uzun süreli sigara ve tütün kullanımına bağlı ortaya çıktığı belirtilirken, ses kısıklığı, nefes darlığı, yutma güçlüğü ve kilo kaybı gibi şikayetlerle kendini gösterebildiği ifade edildi. Hastaneye başvuran 72 yaşındaki hastanın yapılan tetkik, görüntüleme ve biyopsi işlemleri sonucunda Evre IVA larenks kanseri tanısı aldığı bildirildi. Uzman ekip tarafından planlanan operasyonun başarılı geçtiği kaydedildi.</p><br/><p>Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, modern tıbbi altyapı, deneyimli sağlık personeli ve multidisipliner çalışma anlayışıyla vatandaşlara kaliteli sağlık hizmeti sunulmaya devam edildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca operasyon sürecinde görev alan sağlık çalışanları ile idari ekibin koordineli çalışmasının başarıda önemli rol oynadığı vurgulandı.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/osmaniyede-ilk-kez-ileri-evre-larenks-kanseri-ameliyati-gerceklestirildi-0-1778671807.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/osmaniyede-ilk-kez-ileri-evre-larenks-kanseri-ameliyati-gerceklestirildi-1-1778671808.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 14:30:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/osmaniyede-ilk-kez-ileri-evre-larenks-kanseri-ameliyati-gerceklestirildi-1778671807.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tuzu azaltarak sağlığı korumanın etkili yolları</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/tuzu-azaltarak-sagligi-korumanin-etkili-yollari-923162</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/tuzu-azaltarak-sagligi-korumanin-etkili-yollari-923162</guid>
                <description><![CDATA[BESLENME VE DİYET UZMANI SELVA OTURAKÇIİBOGİL, TUZ KULLANIMINI AZALTMANIN EN ETKİLİ YOLLARINDAN BİRİNİN BAHARATLARDAN DESTEK ALMAK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "KİMYON, KEKİK, BİBERİYE, KARABİBER, ZENCEFİL VE KIRMIZI BİBER GİBİ AROMATİK BAHARATLAR YEMEKLERE İSTEDİĞİNİZ LEZZETİ KAZANDIRABİLİR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından birinin baharatlardan destek almak olduğunu belirterek, "Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir" dedi.</p><br/><p>Dünya Sağlık Örgütü, bireylerin günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5-6 gramı geçmemesini öneriyor. Oysa pek çok kişi yalnızca yemeklere eklediği tuzla değil; peynirden zeytine, soslardan atıştırmalıklara kadar birçok besin aracılığıyla fark etmeden gereğinden fazla miktarda tuz yani sodyum tüketiyor.</p><br/><p>Günlük hayatta uygulanabilecek küçük ama etkili değişikliklerle hem daha dengeli beslenmenin hem de sağlığı korumanın mümkün olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz tüketimini azaltmak için uygulanabilecek pratik önerilerde bulundu.</p><br/><p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Oturakçıibogil, yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemenin çoğu zaman farkında olmadan fazla sodyum tüketimine neden olduğunu söyleyerek, "Bu alışkanlığı azaltmanın en etkili yollarından biri, sofradan tuzluğu tamamen kaldırmak olabilir. Beyaz peynir ve salamura peynirler genellikle yüksek miktarda tuz içerirler. Lor peyniri veya dil peyniri gibi daha düşük sodyum içeren seçenekleri tercih edin. Tuz oranı yüksek peynirleri ise tüketmeden önce bir süre suda dinlendirerek tuz miktarını azaltabilirsiniz. Kahvaltıların vazgeçilmezi olan zeytin, yüksek tuz içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmelidir. Zeytinleri bir gece önceden suda bekletmek, içerisindeki fazla tuzun azalmasına yardımcı olacaktır. Hazır salçalar yüksek oranda tuz içerirler. Yemeklerde salça yerine taze domates rendesi kullanmak daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Salça kullanılması gereken tariflerde ise yemeklere fazladan tuz eklemekten kaçının" dedi.</p><br/><p>Konserve sebze, hazır gıda ve çorbaların genellikle yüksek miktarda sodyum içerdiğini belirten Oturakçıibogil, "Bu nedenle mümkün olduğunca taze ve doğal besinleri tercih etmeye özen gösterin. Sucuk, salam, sosis ve paketlenmiş et ürünleri, raf ömrünü uzatmak amacıyla yoğun miktarda tuz içerirler. Et, tavuk ve balığın doğal yapısında zaten belirli miktarda sodyum bulunduğu için ekstra tuz içeren işlenmiş ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından biri de baharatlardan destek almaktır. Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir. Ketçap, mayonez ve hazır salata sosları yüksek miktarda gizli tuz içerebilir. Bunun yerine taze limon, zeytinyağı ve çeşitli baharatlarla hazırlanan doğal sosları kullanabilirsiniz. Turşu, yüksek tuz içeriği nedeniyle dikkatli tüketilmesi gereken besinler arasında yer alır. Tüketmeden önce bol suyla yıkamak tuz oranının bir miktar azalmasına yardımcı olur. Ayrıca porsiyon kontrolüne de çok dikkat edilmelidir. Hazır cips ve paketli atıştırmalıklar yoğun miktarda tuz içeren ürünlerdir. Ara öğünlerde çiğ badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumları tercih edebilir; evde baharatlarla hazırlayıp fırınladığınız sebze veya patates cipslerini daha sağlıklı bir alternatif olarak tüketebilirsiniz" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:35:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/tuzu-azaltarak-sagligi-korumanin-etkili-yollari-1778664902.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmandan uyarı: Demans ve alzaymır sadece unutkanlık, altına kaçırma değil cinsel dürtü bozukluğu da yapabilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmandan-uyari-demans-ve-alzaymir-sadece-unutkanlik-altina-kacirma-degil-cinsel-durtu-bozuklugu-da-yapabilir-923134</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmandan-uyari-demans-ve-alzaymir-sadece-unutkanlik-altina-kacirma-degil-cinsel-durtu-bozuklugu-da-yapabilir-923134</guid>
                <description><![CDATA[BEYİN, SİNİR VE OMURİLİK CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. ORHAN ŞEN, SON DÖNEMDE  GÜNDEM OLAN YAŞLI BİREYLERİN UYGUNSUZ DAVRANIŞLARININ ALTINDA DEMANS, ALZHEİMER VE ÇEŞİTLİ PSİKİYATRİK RAHATSIZLIKLARIN YATABİLECEĞİNİ BELİRTEREK, "BU HASTALIKLARI SADECE UNUTKANLIK VEYA İDRAR KAÇIRMA OLARAK YORUMLAMAYALIM. BUNLARDA CİNSEL DÜRTÜ BOZUKLUĞU DA OLABİLİR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, son dönemde gündem olan yaşlı bireylerin uygunsuz davranışlarının altında demans, alzaymır ve çeşitli psikiyatrik rahatsızlıkların yatabileceğini belirterek, "Bu hastalıkları sadece unutkanlık veya idrar kaçırma olarak yorumlamayalım. Bunlarda cinsel dürtü bozukluğu da olabilir" dedi.</p><br/><p>Şen, yaşlı bireylerde zamanla kontrol mekanizmasının bozulabileceğini ifade ederek, "Bu görüntülerin sebebi, yaşlı hastalarda demans dediğimiz, alzaymır dediğimiz kısımda zamanla kontrol mekanizması bozulduğu için cinsel dürtü bozukluğu ortaya çıkabiliyor. Ya da psikolojik olarak bir rahatsızlığı varsa psikiyatri kliniğince takip edilmesi gereken bir kişiyken ailenin sahip çıkmaması üzerine, yalnız sokağa bırakması üzerine bunlar görülebiliyor" dedi.</p><br/><p>Toplum içinde sergilenen bu tarz davranışların ruhsal ve nörolojik sorunların belirtisi olabileceğini vurgulayan Şen, "Akli melekeleri yerinde olan bir insan, ruhsal sağlığı yerinde olan bir insan zaten toplumda, kamuya açık bir yerde bu hareketleri yapmaz. Bu hareketleri yapıyorsa nöroloji ve psikiyatri uzmanlarının toplumda farkındalık oluşturması gerekir" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Kendisinin de psikiyatri ve nöroloji rotasyonları yaptığını belirten Şen, demans ve alzaymır hastalarında cinsel dürtü bozukluklarının görülebildiğini aktararak, "Demansı sadece unutkanlık veya idrar kaçırma olarak yorumlamayalım. Bunlarda cinsel dürtü bozukluğu da olabilir. Bir nöroloji uzmanına, bir psikiyatri uzmanına gösterelim, sahip çıkalım. Sokağa tek başına bırakmayalım" diye konuştu.</p><br/><p>Teknolojinin gelişmesiyle bu tür görüntülerin daha görünür hale geldiğini ifade eden Şen, "Eskiden herkesin elinde cep telefonu yoktu, haber kanalları ’bize gönderin’ demiyordu. Şimdi bir WhatsApp hattı veriliyor, oradan paylaşılıyor. Dolayısıyla eskiden beri var olan bu olaylar, teknolojinin gelişmesiyle beraber daha kolay ulaşılabilir olduğu için daha çok görülür oldu" dedi.</p><br/><p>Pandemi sürecinin yaşlı bireyler üzerindeki etkilerine de değinen Şen, "Pandemi dönemiyle beraber en çok yaşlı insanlarımız öldü, sağlıkçılar öldü. Yaşlı insanların kendisini eve hapsettik ve ondan sonra bunlarda eklem problemleri başladı ve bu kişilerde demans, alzaymır artı buna benzer bozukluklar da arttı" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:10:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/uzmandan-uyari-demans-ve-alzaymir-sadece-unutkanlik-altina-kacirma-degil-cinsel-durtu-bozuklugu-da-yapabilir-1778652605.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ambar ilaçlamasında 3 gün uyarısı: Gazın olduğu yerde uyunmaz</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/ambar-ilaclamasinda-3-gun-uyarisi-gazin-oldugu-yerde-uyunmaz-923061</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/ambar-ilaclamasinda-3-gun-uyarisi-gazin-oldugu-yerde-uyunmaz-923061</guid>
                <description><![CDATA[YÜREĞİR ZİRAAT ODASI BAŞKANI MEHMET AKIN DOĞAN, VATANDAŞLARIN EV, İŞ YERİ, BAHÇE, AMBAR GİBİ YERLERDE BÖCEK VE ZARARLILARA KARŞI BİLİNÇSİZCE KULLANDIĞI İLAÇLARA YÖNELİK UYARILARDA BULUNDU.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin’de kusma şikayetiyle hastaneye kaldırılan 2 kardeşin hayatını kaybetmesine ilişkin inceleme sürerken, uzmanlar tahıl ambarlarında yapılan ilaçlamaların ardından en az 3 gün içeri girilmemesi gerektiğini belirtti. Uzmanlar, ilaçlama yapılan alanlarla hava bağlantısı bulunan yerlerde kalınmasının ciddi zehirlenmelere yol açabileceğini söyledi.</p><br/><p>Mersin’de mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye kaldırılan 4 kişilik aileden Azra (7) ve Ömer Selim (4) hayatını kaybetmiş, anne ve baba ise yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Başlatılan soruşturma kapsamında ailenin yattığı odada tarım ürünlerinde böcek ilacı olarak da kullanılan, insan sağlığını tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edildi. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metrekarelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı belirlenmişti.</p><br/><br/><p>"Depolar, düzenli ilaçlanır"</p><br/><p>Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, vatandaşların ev, iş yeri, bahçe, ambar gibi yerlerde böcek ve zararlılara karşı bilinçsizce kullandığı ilaçlara yönelik uyarılarda bulundu. Doğan, özellikle sıcak havalarda tahıl ürünlerinin korunması amacıyla depoların düzenli olarak ilaçlandığını söyleyerek, "Bölgemizde hava sıcak olduğundan dolayı tahıl ürünlerinin konulacağı depolar önceden sıvı püskürtme yöntemiyle ilaçlanır. Ürün depoya yerleştirildikten sonra ise belirli aralıklarla gaz etkisi oluşturan ilaçlar kullanılır" dedi.</p><br/><br/><p>"Depolar 3 gün kapalı tutulmalı"</p><br/><p>İlaçlama sonrası ortamın tamamen kapatılması gerektiğini kaydeden Doğan, "Depo ilaçlandıktan sonra kapılar ve pencereler kapatılır. En az 3 gün boyunca kimsenin içeri girmemesi gerekir. Daha sonra ortam havalandırılır. İlaçlama yapılan yerde ya da hava bağlantısı bulunan alanlarda uyunmamalı. Aksi halde insanlar gazdan etkilenip zehirlenebilir" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Hasat öncesi depolar dezenfekte edilmeli"</p><br/><p>Mayıs ayı sonunda Türkiye’nin ilk turfanda tahıl hasadının Adana’da başlayacağını belirten Doğan, ürün depolanmadan önce ambarların mutlaka dezenfekte edilmesi gerektiğini vurguladı. Doğan, "Sıcak havalarda haşereler hızla çoğaldığı için depolarda belirli aralıklarla ilaçlama yapılır. Gaz etkisi oluşturan bu ilaçlar nedeniyle ortam tamamen izole edilmeli. İçeride hiçbir canlının bulunmaması gerekiyor. Aksi halde solunum yoluyla zehirlenmeler yaşanabilir. Mersin’de yaşanan acı olayların tekrar yaşanmaması için ilaçlama yapılan bölgelere 3 gün girilmemeli" diye konuştu.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/ambar-ilaclamasinda-3-gun-uyarisi-gazin-oldugu-yerde-uyunmaz-0-1778566203.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/ambar-ilaclamasinda-3-gun-uyarisi-gazin-oldugu-yerde-uyunmaz-1-1778566204.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/ambar-ilaclamasinda-3-gun-uyarisi-gazin-oldugu-yerde-uyunmaz-2-1778566205.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:10:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/ambar-ilaclamasinda-3-gun-uyarisi-gazin-oldugu-yerde-uyunmaz-1778566202.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mersin Üniversitesi Hastanesi Kazakistandaki Sağlık Turizmi Fuarında tanıtıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersin-universitesi-hastanesi-kazakistandaki-saglik-turizmi-fuarinda-tanitildi-923034</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersin-universitesi-hastanesi-kazakistandaki-saglik-turizmi-fuarinda-tanitildi-923034</guid>
                <description><![CDATA[KAZAKİSTAN’DA DÜZENLENEN ULUSLARARASI SAĞLIK TURİZMİ FUARINA KATILAN MERSİN ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ, GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TEMASLARLA SAĞLIK TURİZMİ ALANINDAKİ VİZYONUNU ULUSLARARASI PLATFORMDA TANITTI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kazakistan’da düzenlenen Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarına katılan Mersin Üniversitesi Hastanesi, gerçekleştirdiği temaslarla sağlık turizmi alanındaki vizyonunu uluslararası platformda tanıttı.</p><br/><p>Dünyanın farklı ülkelerinden sağlık kuruluşları ile sektör profesyonellerini bir araya getiren fuarda, Mersin Üniversitesi Hastanesini Sağlık Turizmi Birim Sorumlusu Prof. Dr. Hakan Aytan, Hastane Başmüdürü Yunus Fidan ve Müdür Yardımcısı Yücel Kaya temsil etti.</p><br/><p>Fuarda gerçekleştirilen görüşmelerde hastanenin güçlü akademik yapısı, ileri teknolojiye sahip tıbbi altyapısı ve hasta odaklı hizmet anlayışı ön plana çıkarıldı. Heyet tarafından, Mersin Üniversitesi Hastanesinin yalnızca bölgesel değil uluslararası düzeyde de tercih edilen bir sağlık merkezi olma hedefi vurgulandı.</p><br/><p>Ziyaretçilere; onkolojik tedavilerden obezite cerrahisine, estetik uygulamalardan ileri cerrahi girişimlere kadar birçok alanda sunulan sağlık hizmetleri hakkında bilgi verildi. Yabancı sağlık profesyonelleri ve sektör temsilcilerinin, hastanenin modern sağlık hizmetleri ile uzman kadrosuna yoğun ilgi gösterdiği belirtildi.</p><br/><p>Fuarda yapılan ikili görüşmeler kapsamında farklı ülkelerden sağlık kuruluşlarıyla yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirildiği ifade edildi. Kurulan temasların, uluslararası hasta potansiyelinin artırılması ve sağlık turizmine yönelik ortak projelerin geliştirilmesine katkı sağlamasının hedeflendiği kaydedildi.</p><br/><p>Fuar süresince Mersin Üniversitesi Hastanesi standına gösterilen yoğun ilginin, hastanenin uluslararası sağlık turizmi alanındaki bilinirliği ve güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyduğu bildirildi.</p><br/><p>Mersin Üniversitesi Hastanesinin sağlık turizmi alanındaki çalışmalarını sürdürerek Türkiye’yi uluslararası platformlarda temsil etmeye devam edeceği ifade edildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/mersin-universitesi-hastanesi-kazakistandaki-saglik-turizmi-fuarinda-tanitildi-0-1778501403.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/mersin-universitesi-hastanesi-kazakistandaki-saglik-turizmi-fuarinda-tanitildi-1-1778501403.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/mersin-universitesi-hastanesi-kazakistandaki-saglik-turizmi-fuarinda-tanitildi-2-1778501404.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 15:10:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/mersin-universitesi-hastanesi-kazakistandaki-saglik-turizmi-fuarinda-tanitildi-1778501402.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SÖNMEZ’DEN “TUZA DİKKAT” UYARISI</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/sonmezden-tuza-dikkat-uyarisi-923023</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/sonmezden-tuza-dikkat-uyarisi-923023</guid>
                <description><![CDATA[Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, aşırı tuz tüketiminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek vatandaşlara sağlıklı beslenme çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">SÖNMEZ’DEN “TUZA DİKKAT” UYARISI</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, aşırı tuz tüketiminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek vatandaşlara sağlıklı beslenme çağrısında bulundu.</span></h2>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, Dünya Tuza Dikkat Haftası’nın, toplumda sağlıklı yaşam bilincini artırmak ve fazla tuz tüketiminin zararlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl çeşitli etkinliklerle gündeme taşındığını belirtti. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sönmez, günlük hayatta farkında olmadan tüketilen yüksek miktardaki tuzun; yüksek tansiyon başta olmak üzere kalp-damar hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları ve inme gibi önemli sağlık problemlerine zemin hazırladığını ifade etti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>AŞIRI TUZ TÜKETİMİNİN SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇTIĞINI BELİRTTİ</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dr. Sönmez açıklamasında, sağlıklı bir yaşam sürdürülebilmesi için günlük tuz tüketiminin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak özellikle hazır ve işlenmiş gıdaların fazla miktarda tuz içerdiğine dikkat çekti. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yemeklerde ilave tuz kullanımından kaçınılması gerektiğini belirten Sönmez, dengeli ve bilinçli beslenme alışkanlıklarının sağlık açısından önemli kazanımlar sağlayacağını kaydetti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Vatandaşlara çağrıda bulunan Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, “Sağlıklı yaşam için tuz tüketiminde ölçülü olalım, sağlığımızı koruyalım” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/sonmezden-tuza-dikkat-uyarisi-1778494620.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ukraynalı hasta şifayı Mersin Şehir Hastanesinde buldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/ukraynali-hasta-sifayi-mersin-sehir-hastanesinde-buldu-923010</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/ukraynali-hasta-sifayi-mersin-sehir-hastanesinde-buldu-923010</guid>
                <description><![CDATA[UKRAYNA UYRUKLU 70 YAŞINDAKİ IRYNA PARTNOVA, İKİ TARAFLI KALÇA ARTROZU NEDENİYLE YAŞADIĞI YÜRÜME GÜÇLÜĞÜ VE ŞİDDETLİ AĞRIDAN, MERSİN ŞEHİR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN BAŞARILI OPERASYON SAYESİNDE KURTULDU.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna uyruklu 70 yaşındaki Iryna Partnova, iki taraflı kalça artrozu nedeniyle yaşadığı yürüme güçlüğü ve şiddetli ağrıdan, Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı operasyon sayesinde kurtuldu. Sağlık turizmi kapsamında Mersin’e gelen Partnova’ya sağ total kalça protezi ameliyatı uygulandı.</p><br/><p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Bülent Sakarya tarafından gerçekleştirilen operasyon sonrası hastanın kısa sürede ayağa kaldırıldığı belirtildi. Dr. Sakarya, hastanın uzun süredir her iki kalçada ağrı, hareket kısıtlılığı, yürümekte zorlanma ve oturup kalkarken ciddi problemler yaşadığını ifade ederek, yapılan muayene ve tetkiklerde iki taraflı koksartroz (kalça artrozu) tespit edildiğini söyledi.</p><br/><p>Sakarya, "Sağlık turizmi kapsamında Ukrayna’dan hastanemize başvuran hastamızın yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenmişti. Koksartroz nedeniyle sağ tarafına total kalça protezi ameliyatı gerçekleştirdik. Ameliyat sonrası üçüncü günümüzde hastamızı yürüttük, mobilizasyonunu sağladık ve bugün taburcu ediyoruz. Yakın zamanda yeniden hastanemize başvuracak ve sol kalçası için de protez ameliyatı planlayacağız" dedi.</p><br/><br/><p>"Yabancı hastalara da hizmet veriyoruz"</p><br/><p>Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı ise hastanenin sağlık turizmi alanında bölgenin önemli merkezlerinden biri haline geldiğini belirtti.</p><br/><p>Hastanenin güçlü akademik kadrosu, ileri teknolojik altyapısı ve multidisipliner sağlık hizmet anlayışıyla yalnızca Türkiye’den değil, farklı ülkelerden gelen hastalara da hizmet sunduğunu kaydeden Ballı, "Sağlık turizmi kapsamında hastanemizi tercih eden uluslararası hastalarımızın başarılı tedavi süreçleri, kurumumuzun sağlık alanındaki güçlü konumunu ortaya koymaktadır. Hastamızın sağlığına kavuşmasından büyük mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/ukraynali-hasta-sifayi-mersin-sehir-hastanesinde-buldu-0-1778488804.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/ukraynali-hasta-sifayi-mersin-sehir-hastanesinde-buldu-1-1778488805.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:40:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/ukraynali-hasta-sifayi-mersin-sehir-hastanesinde-buldu-1778488803.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mersinde çölyaklı bireyler farkındalık etkinliğinde buluştu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersinde-colyakli-bireyler-farkindalik-etkinliginde-bulustu-923006</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersinde-colyakli-bireyler-farkindalik-etkinliginde-bulustu-923006</guid>
                <description><![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, DÜNYA ÇÖLYAK FARKINDALIK GÜNÜ KAPSAMINDA DÜZENLEDİĞİ ETKİNLİKLE ÇÖLYAKLI BİREYLER VE AİLELERİNİ BİR ARAYA GETİRİRKEN, BELEDİYENİN YILLARDIR SÜRDÜRDÜĞÜ GLUTENSİZ GIDA DESTEKLERİ VE FARKINDALIK ÇALIŞMALARI DA VATANDAŞLARLA PAYLAŞILDI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi, Dünya Çölyak Farkındalık Günü kapsamında düzenlediği etkinlikle çölyaklı bireyler ve ailelerini bir araya getirirken, belediyenin yıllardır sürdürdüğü glutensiz gıda destekleri ve farkındalık çalışmaları da vatandaşlarla paylaşıldı.</p><br/><p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Dünya Çölyak Farkındalık Günü kapsamında Darıseki Örnek Köyünde çölyaklı bireyler ve ailelerini bir araya getiren anlamlı bir etkinlik düzenledi. Glutensiz ikramların sunulduğu, çocuklar için oyun alanlarının kurulduğu etkinlikte katılımcılar hem keyifli vakit geçirdi hem de çölyak hastalığı konusunda farkındalık oluşturuldu.</p><br/><p>Büyükşehir Belediyesinin sosyal belediyecilik anlayışıyla çölyaklı bireylere yönelik sürdürdüğü destek çalışmaları, Dünya Çölyak Farkındalık Günü etkinliğinde buluşan vatandaşlarla paylaşıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2021 yılından bu yana çölyak hastalığı raporu bulunan ve başvuruda bulunan vatandaşlara her ay düzenli olarak 16 adet 250 gramlık glutensiz ekmek ile 3 kilogram glutensiz un desteği sağlayarak Ramazan ayında da çölyaklı bireylere yönelik glutensiz dayanışma gıda kolisi desteği sundu.</p><br/><br/><p>"Çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor"</p><br/><p>Sosyal Hizmetler Dairesine bağlı Sosyal Yardımlar Şube Müdürlüğünde sosyal çalışmacı olarak görev yapan Yasemin Özbek Cilasın, Mersin Büyükşehir Belediyesinin çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştırmak amacıyla yıl boyunca desteklerini sürdürdüğünü belirtti. Büyükşehir Belediyesinin yalnızca özel günlerde değil, her dönemde çölyaklı vatandaşların yanında olduğunu ifade eden Cilasın, "Bugün Dünya Çölyak Farkındalık Gününde Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak çölyak hastalığıyla mücadele eden vatandaşlarımız ve ailelerinin yanında olduğumuzu bir kez daha güçlü şekilde ifade etmek istiyoruz" dedi.</p><br/><p>2021 yılından bu yana devam eden destekler kapsamında çölyak hastalığı raporu bulunan ve başvuruda bulunan vatandaşlara her ay düzenli olarak 16 adet 250 gramlık glutensiz ekmek ile 3 kilogram glutensiz un desteği sağlandığını söyleyen Cilasın, "Bugün itibariyle Mersin genelinde her ay 976 vatandaşımız bu hizmetten ücretsiz olarak yararlanmakta. Aylık toplam 15 bin 616 adet glutensiz ekmek ve 2 bin 928 kilogram glutensiz un dağıtımı gerçekleştirilmektedir. Ayrıca Ramazan ayı dolayısıyla özenle hazırladığımız çölyaklı bireylerin günlük yaşamını kolaylaştıran ve içerisinde temel gıdaların bulunduğu glutensiz dayanışma gıda kolisi desteğimiz kapsamında bugüne kadar toplam 4 bin 060 adet gıda kolisi vatandaşlarımıza ulaştırılmıştır. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal belediyecilik anlayışıyla toplumun her kesimine dokunan çalışmalar üretmeye, dayanışmayı, büyütmeye ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/mersinde-colyakli-bireyler-farkindalik-etkinliginde-bulustu-0-1778485804.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/mersinde-colyakli-bireyler-farkindalik-etkinliginde-bulustu-1-1778485804.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/mersinde-colyakli-bireyler-farkindalik-etkinliginde-bulustu-2-1778485806.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:50:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/mersinde-colyakli-bireyler-farkindalik-etkinliginde-bulustu-1778485803.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Adana kebabı ve salata ikilisi glutatyon seviyesini artırıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-922992</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-922992</guid>
                <description><![CDATA[TESCİLLİ ADANA KEBABI VE YANINDA SERVİS EDİLEN BOL YEŞİLLİKLİ SALATALAR, VÜCUDUN EN GÜÇLÜ ANTİOKSİDANLARINDAN BİRİ OLARAK GÖSTERİLEN "GLUTATYON" SEVİYESİNİ DESTEKLİYOR.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tescilli Adana kebabı ve yanında servis edilen bol yeşillikli salatalar, vücudun en güçlü antioksidanlarından biri olarak gösterilen "glutatyon" seviyesini destekliyor. Uzmanlar, doğru besin kombinasyonlarıyla tüketilen kebabın sağlıklı hayat açısından önemli katkılar sağlayabileceğini ifade etti.</p><br/><p>Son yıllarda bağışıklık sistemi, yaşlanma zıttı etkileri ve karaciğer sağlığı üzerindeki olumlu katkılarıyla gündeme gelen glutatyon için birçok kişi dışarıdan takviye ürünlere yönelirken, uzmanlar doğal beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Özellikle kırmızı et ve kaliteli protein kaynaklarıyla birlikte tüketilen sebze ve yeşilliklerin, glutatyon seviyelerinin desteklenmesinde önemli rol oynadığı belirtiliyor.</p><br/><br/><p>Sağlığa faydalı</p><br/><p>Adana’nın en ünlü yemeği olan, coğrafi işaretli ‘Adana kebabı’, uzun yılardır neredeyse tüm restoranlarda mevsim, soğan, ezme, tablacı salatasının yanı sıra pişmiş soğan, biber, domates gibi ürün ve mezelerle servis ediliyor. Adana kebabı, yanında servis edilen salatalar ile birlikte vücuda sağlık açısından ciddi katkılar sağlıyor.</p><br/><br/><p>Yaşam süresi de yüksek</p><br/><p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 yılında açıkladığı verilere göre de en sağlıklı şehirlerinden birinin Adana olduğu görüldü. Adana’da kadınların ortalama yaşam süresi 81,1 yıl, erkeklerde ise 75, 6 olarak açıklanırken 2025 yılındaki rakamlarda ise çok fazla değişikliğin olmadığı öğrenildi.</p><br/><br/><p>"Beslenme ile glutatyon seviyeleri desteklenmeli"</p><br/><p>Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Glutatyonun vücudun doğal olarak ürettiği en güçlü savunma moleküllerinden biri olduğunu belirterek, "Karaciğer sağlığı, cilt kalitesi ve yaşlanma zıttı mekanizmalar üzerinde oldukça etkili olduğunu söyleyebiliriz. Dışarıdan glutatyon takviyelerine yönelim var ancak beslenme ile glutatyon seviyelerini desteklemek çoğu zaman göz ardı ediliyor" dedi.</p><br/><br/><p>"Kebap yasak değil, yanında bol salata tüketilmeli"</p><br/><p>Kaliteli protein tüketiminin önemine değinen, Adana kebabının doğru şekilde tüketildiğinde dengeli bir öğüne dönüşebileceğini ifade eden Özbay, "Kırmızı et, tavuk, balık ve hindi gibi kaliteli protein kaynakları önemli. Ancak bunları tek başına tüketmek yeterli değil. Yanında alınan sebze, yeşillik ve salatalar glutatyon seviyelerini desteklemek açısından çok daha faydalı oluyor. Danışanlarıma hep şunu söylüyorum, kebap yasak değil, tabii ki yiyeceğiz. Izgara olduğu için sorun oluşturmuyor. Ancak yanında bol salata tüketilmeli. Ekmeği azaltıp yeşillik miktarını artırırsak glutatyon seviyelerini daha iyi destekleyebiliriz" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Uzun yaşamanın sırrı kebap ve şalgam"</p><br/><p>Adanalı kebap ustası Yaşar Aydın ise Adana mutfağının tamamen doğal ürünlerden oluştuğunu belirterek, kebap ve şalgamın insanı dinç tuttuğunu savundu. Aydın, "Bunların hepsi doğal yiyecekler. Kebap kuzu etinden yapılıyor, şalgam havuçtan yapılıyor. Masaya mevsim salatası, soğan piyazı, ezme, çoban salata, biber geliyor. Bunların hepsi doğal ürünler. Yanında da şalgam olunca insan ister istemez dinçleşiyor" dedi.</p><br/><p>Dünyanın birçok yerinden insanların Adana’ya kebap yemek için geldiğini söyleyen Aydın, "Uzun yaşamanın sırrı kebap ve şalgamdır. Adana eşittir kebap ve şalgam. Biz bu gençliği doğal ürünlerden alıyoruz" diye konuştu.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-0-1778481605.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-1-1778481605.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-2-1778481606.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-3-1778481607.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-4-1778481607.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-5-1778481608.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-6-1778481609.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-7-1778481609.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-8-1778481610.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-9-1778481611.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-10-1778481612.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-11-1778481612.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-12-1778481613.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:40:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/adana-kebabi-ve-salata-ikilisi-glutatyon-seviyesini-artiriyor-1778481603.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalp kapak hastalıklarında ameliyatsız tedavi mümkün</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kalp-kapak-hastaliklarinda-ameliyatsiz-tedavi-mumkun-922991</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kalp-kapak-hastaliklarinda-ameliyatsiz-tedavi-mumkun-922991</guid>
                <description><![CDATA[KARDİYOLOJİ ANA BİLİM DALI’NDAN UZM. DR. SAMET YILMAZ, BAZI HASTA GRUPLARINDA AÇIK CERRAHİNİN CİDDİ RİSK OLUŞTURABİLDİĞİNİ SÖYLEYEREK, "KASIKTAN GİREREK GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MİNİMAL İNVAZİV YÖNTEMLE KAPAK TAMİRİNİ ÇOK DAHA GÜVENLİ ŞEKİLDE YAPABİLİYORUZ" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, bazı hasta gruplarında açık cerrahinin ciddi risk oluşturabildiğini söyleyerek, "Kasıktan girerek gerçekleştirdiğimiz minimal invaziv yöntemle kapak tamirini çok daha güvenli şekilde yapabiliyoruz" dedi.</p><br/><p>Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, son yıllarda kalp kapak hastalıklarının tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, açık kalp ameliyatına alternatif olarak geliştirilen minimal invaziv yöntemlerin uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini açıkladı.</p><br/><p>Uzm. Dr. Samet Yılmaz, özellikle mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde artık her hastanın açık kalp ameliyatına ihtiyaç duymadığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı:</p><br/><p>"Gelişen teknoloji ve girişimsel kardiyoloji uygulamaları sayesinde, uygun hasta grubunda kasık bölgesindeki toplardamarlardan girilerek kalbin içine ulaşabiliyor ve kapaklardaki kaçakları minimal invaziv yöntemlerle onarabiliyoruz. Mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde, halk arasında ‘mandal’ olarak bilinen özel klips sistemleri kullanılarak kapaklardaki kaçak önemli ölçüde azaltılabiliyor."</p><br/><p>Yüksek riskli hastalar için önemli alternatif</p><br/><p>Avrupa Kardiyoloji Derneği kılavuzlarında da önerilmeye başlanan bu yöntemin özellikle yüksek ameliyat riski taşıyan hastalar için önemli bir seçenek sunduğunu belirten Yılmaz, şu hasta gruplarının bu tedaviden fayda görebildiğini söyledi:</p><br/><p>"Daha önce açık kalp ameliyatı geçirmiş hastalar, ileri yaş grubundaki bireyler, kalp fonksiyonları ciddi şekilde azalmış hastalar, kalp yetmezliği bulunan ve ameliyat riski yüksek kabul edilen hastalar."</p><br/><p>Uzm. Dr. Yılmaz, "Bu hasta gruplarında açık cerrahi ciddi risk oluşturabiliyor. Biz ise kasıktan girerek gerçekleştirdiğimiz minimal invaziv yöntemle kapak tamirini çok daha güvenli şekilde yapabiliyoruz" dedi.</p><br/><p>Hastalar kısa sürede günlük yaşamına dönebiliyor</p><br/><p>İşlemin en önemli avantajlarından birinin göğüs kafesi açılmadan uygulanması olduğunu vurgulayan Yılmaz, hastaların iyileşme sürecinin oldukça hızlı olduğuna dikkat çekti.</p><br/><p>Yaklaşık bir saat süren işlemin genel anestezi altında gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, "Hastalarımızın büyük bölümü ertesi gün servise alınabiliyor ve bir-iki günlük takip sonrası taburcu edilerek normal yaşamlarına dönebiliyor. Operasyon sonrasında nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı ve halsizlik gibi şikayetlerde belirgin azalma görüyoruz" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Son 6 ayda 10 başarılı vaka</p><br/><p>Bölgede bu işlemin en yoğun uygulandığı merkezlerden biri olan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezinde son 6 ay içerisinde 10 hastaya başarıyla minimal invaziv kapak onarım işlemi uygulandığını açıklayan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, yakın zamanda ileri yaşta, kalp pili bulunan ve ciddi kalp yetmezliği yaşayan iki yüksek riskli hastada daha başarılı sonuçlar elde ettiklerini söyledi.</p><br/><p>Son olarak dikkat çeken genç bir vakayı paylaşan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, yaklaşık 10 yıl önce böbrek nakli yapılan, 3-4 yıl önce ise kalp krizi geçirerek bypass ameliyatı olan 55 yaşındaki bir hastanın bir yıllık takip sürecinde kalp kapaklarındaki kaçakların giderek arttığını ve buna bağlı semptomların ortaya çıktığını söyledi.</p><br/><p>Hastada nefes darlığı, çabuk yorulma ve efor kapasitesinde belirgin düşüş yaşandığını belirten Yılmaz, multidisipliner bir yaklaşımla yapılan değerlendirme sonucunda açık cerrahinin yüksek risk taşıdığına karar verildiğini aktardı.</p><br/><p>Yılmaz, işlem sonrası hastanın kalp fonksiyonlarında ve günlük yaşam kapasitesinde belirgin düzelme gözlemlendiğini belirtti.</p><br/><p>Göğüs kafesi açılmadan gerçekleştirilen bu yöntemin hastalara önemli avantajlar sağladığını vurgulayan Yılmaz, "Hastalarımız çok kısa sürede toparlanabiliyor. Operasyon sonrasında nefes darlığı, halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikayetlerde ciddi azalma görüyoruz. Yaşam kalitesi artan hastalar günlük yaşamlarına çok daha hızlı dönebiliyor" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:40:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/kalp-kapak-hastaliklarinda-ameliyatsiz-tedavi-mumkun-1778481603.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alanyada tüketim tarihi geçmiş ürün satan zincir market mühürlendi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/alanyada-tuketim-tarihi-gecmis-urun-satan-zincir-market-muhurlendi-922912</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/alanyada-tuketim-tarihi-gecmis-urun-satan-zincir-market-muhurlendi-922912</guid>
                <description><![CDATA[ALANYA BELEDİYESİ ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ EKİPLERİNİN DENETİMLERİNDE SON KULLANMA TARİHİ GEÇMİŞ TAVUK ÜRÜNLERİ SATTIĞI TESPİT EDİLEN ZİNCİR MARKET ŞUBESİ MÜHÜRLENDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin denetimlerinde son kullanma tarihi geçmiş tavuk ürünleri sattığı tespit edilen zincir market şubesi mühürlendi.</p><br/><p>Alanya Belediyesi, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerini sürdürüyor. Kurban Bayramı öncesinde hijyen ve gıda denetimlerini artıran Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Avsallar Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir zincir market şubesinde, son tüketim tarihi geçmiş ve paket üzerindeki kullanım tarihi okunamayacak şekilde tahrip olmuş tavuk ürünlerinin satışa sunulduğunu tespit etti. İşletme hakkında tutanak tutulurken, söz konusu durum belediye encümenine sevk edildi. Ayrıca encümen kararıyla işletmeye idari para cezası uygulanırken, market şubesi mühürlenerek 3 gün süreyle ticari faaliyeti durduruldu.</p><br/><p>Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, halk sağlığının her şeyden önce geldiğini belirterek, gıda konusunda tavizsiz bir anlayışla çalıştıklarını ifade etti. Başkan Özçelik, vatandaşların sağlıklı ve güvenli alışveriş yapabilmesi için denetimlerin devam ettiğini kaydetti.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/alanyada-tuketim-tarihi-gecmis-urun-satan-zincir-market-muhurlendi-0-1778334605.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/alanyada-tuketim-tarihi-gecmis-urun-satan-zincir-market-muhurlendi-1-1778334605.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 May 2026 16:50:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/alanyada-tuketim-tarihi-gecmis-urun-satan-zincir-market-muhurlendi-1778334604.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hantavirüs riskine karşı uzman uyarısı: Hijyen kurallarına uymak hantavirüsten koruyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hantavirus-riskine-karsi-uzman-uyarisi-hijyen-kurallarina-uymak-hantavirusten-koruyor-922821</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hantavirus-riskine-karsi-uzman-uyarisi-hijyen-kurallarina-uymak-hantavirusten-koruyor-922821</guid>
                <description><![CDATA[ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ UZMANI DR. KAYHAN UĞUZ, HİJYEN KURALLARINA UYMANIN HANTAVİRÜSTEN KORUNMADA ÖNEMLİ OLDUĞUNU BELİRTEREK, "TARIM İŞÇİLERİ, KAMP YAPAN KİŞİLER, ÇİFTÇİLER, DEPO ÇALIŞANLARI VE KIRSAL BÖLGELERDE YAŞAYAN BİREYLER HANTAVİRÜS AÇISINDAN DAHA YÜKSEK RİSK GRUBUNDA YER ALIRLAR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, hijyen kurallarına uymanın hantavirüsten korunmada önemli olduğunu belirterek, "Tarım işçileri, kamp yapan kişiler, çiftçiler, depo çalışanları ve kırsal bölgelerde yaşayan bireyler hantavirüs açısından daha yüksek risk grubunda yer alırlar" dedi.</p><br/><p>Son günlerde dünyada ve Türkiye’de sıkça gündeme gelen hantavirüs vakaları, toplumda endişeye neden oldu. Hantavirüs, genellikle fare ve kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas sonucu bulaşabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanıyor. Özellikle kapalı ve uzun süre kullanılmamış alanların temizliği sırasında havaya karışan virüs parçacıkları solunum yoluyla vücuda girebiliyor.</p><br/><p>Medline Adana Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, "Toplumda paniğe değil, doğru bilgiye ihtiyaç bulunuyor. Bilinçli olmak ve basit önlemlerle hantavirüs riskini büyük ölçüde azaltmak mümkündür" diyerek korunma yollarını anlattı.</p><br/><p>Hastalığı genellikle kemirgenler taşıyor</p><br/><p>Dr. Kayhan Uğuz, hantavirüsün, genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyasıyla temas sonucu bulaştığının altını çizerek, "Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, bodrum ve kırsal alanlardaki yapılarda risk daha yüksektir. Temizlik sırasında havaya karışan virüs partiküllerinin solunması enfeksiyonun en yaygın bulaş yolları arasında yer alır. Özellikle farelerin bulunduğu alanlarda koruyucu ekipman kullanılmadan yapılan temizlikler ciddi bir risk oluşturabilir. Hantavirüs enfeksiyonu ilk günlerde grip benzeri belirtilerle ortaya çıkabilir. Ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve mide bulantısı en sık görülen şikâyetler arasındadır. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise nefes darlığı, öksürük ve ciddi akciğer problemleri gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin hafife alınmaması önemlidir. Özellikle kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir" diye konuştu.</p><br/><p>Erken tanı önemli</p><br/><p>Hantavirüste erken teşhisin hastalığın kontrol altına alınabilmesi açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Uğuz, şunları söyledi:</p><br/><p>"Hastalığın kesin tanısı laboratuvar testleriyle konulurken, hastanın temas öyküsü de tanı açısından önemlidir. Özellikle solunum sıkıntısı yaşayan hastaların acil değerlendirilmesi gerekir. Gerekli durumlarda akciğer ve böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için ek tetkikler de yapılabilir. Günümüzde hantavirüse karşı özel bir antiviral tedavi bulunmasa da erken dönemde uygulanan destek tedavileri sayesinde hastaların iyileşme şansı yüksektir. Tarım işçileri, kamp yapan kişiler, çiftçiler, depo çalışanları ve kırsal bölgelerde yaşayan bireyler hantavirüs açısından daha yüksek risk grubunda yer alırlar. Ayrıca uzun süre kullanılmamış ev veya iş yerlerini temizleyen kişiler de dikkatli olmalıdır. Fare ve kemirgenlerin yaşam alanlarına girmesini önlemek için gıda ürünlerinin kapalı şekilde saklanması ve yaşam alanlarının düzenli temizlenmesi de çok önemlidir."</p><br/><p>Hijyen kurallarına uymak koruyor</p><br/><p>Hantavirüsten korunmada en önemli adımın hijyen kurallarına dikkat etmek olduğunu vurgulayan Dr. Uğuz, "Hijyen kurallarına uymak hantavirüsten korunmada önemli. Kapalı alanlar temizlenmeden önce mutlaka havalandırılmalı, temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmalı. Özellikle fare veya başka kemirgenlerin dışkısının görüldüğü alanların süpürülmesi yerine dezenfektan kullanılarak temizlenmesi gerekir" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 13:00:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/hantavirus-riskine-karsi-uzman-uyarisi-hijyen-kurallarina-uymak-hantavirusten-koruyor-1778234407.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SÖNMEZ: KIZILAY GÜNÜ KUTLU OLSUN</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/sonmez-kizilay-gunu-kutlu-olsun-922820</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/sonmez-kizilay-gunu-kutlu-olsun-922820</guid>
                <description><![CDATA[Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, 8 Mayıs Dünya Kızılay Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Sönmez, Türk Kızılay’ın insani yardım faaliyetlerinin toplum için taşıdığı öneme dikkat çekerek, gönüllülük ve dayanışma ruhunun altını çizdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">SÖNMEZ: KIZILAY GÜNÜ KUTLU OLSUN</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, 8 Mayıs Dünya Kızılay Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Sönmez, Türk Kızılay’ın insani yardım faaliyetlerinin toplum için taşıdığı öneme dikkat çekerek, gönüllülük ve dayanışma ruhunun altını çizdi.</span></h2>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>“KIZILAY İNSANLIĞA UMUT OLAN BİR YAPI”</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dr. Sıtkı Sönmez, 8 Mayıs Dünya Kızılay Günü’nün yardımlaşma, dayanışma ve insan hayatına dokunmanın en anlamlı simgelerinden biri olan Türk Kızılay’ın çalışmalarını hatırlatmak amacıyla kutlandığını belirtti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sönmez, afet, acil durum ve ihtiyaç anlarında hiçbir ayrım gözetmeksizin vatandaşlara yardım eli uzatan Kızılay’ın, yürüttüğü sağlık, sosyal destek, kan bağışı ve insani yardım faaliyetleriyle toplumda önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>DAYANIŞMA VE GÖNÜLLÜLÜK VURGUSU</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kızılay’ın faaliyetlerinin temelinde merhamet, gönüllülük ve dayanışma ruhunun bulunduğunu vurgulayan Sönmez, bu anlayışın toplumun en güçlü sosyal bağlarından biri olduğunu dile getirdi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>KIZILAY GÖNÜLLÜLERİNE TEŞEKKÜR</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez mesajında, “Merhamet, gönüllülük ve dayanışma ruhuyla çalışan tüm Kızılay personeli ve gönüllülerinin 8 Mayıs Dünya Kızılay Günü’nü kutluyor, insanlığa umut olan özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>KIZILAY’IN TOPLUMSAL ROLÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sönmez, Kızılay’ın yalnızca afet dönemlerinde değil, günlük yaşamda da kan bağışı organizasyonları, sosyal yardımlar ve sağlık destekleriyle toplumun yanında olduğunu belirterek, bu çalışmaların sürdürülebilir bir dayanışma kültürü oluşturduğunu kaydetti.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/sonmez-kizilay-gunu-kutlu-olsun-1778234285.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer: İnme yalnızca tedavi edilen değil, önlenebilen bir sağlık sorunudur</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-inme-yalnizca-tedavi-edilen-degil-onlenebilen-bir-saglik-sorunudur-922809</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-inme-yalnizca-tedavi-edilen-degil-onlenebilen-bir-saglik-sorunudur-922809</guid>
                <description><![CDATA[UZM. DR. ELİF SARIÖNDER GENCER]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Girişimsel Nöroloji  Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, 10 Mayıs İnme Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, inmenin yalnızca tedavi edilmesi gereken değil, aynı zamanda büyük ölçüde önlenebilen bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı.</p><br/><p>Antalya’da inme hastalığına dikkat çekmek amacıyla açıklamalarda bulunan Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, inmenin nedenleri, risk faktörleri ve erken müdahalenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><br/><br/><p>İnme riskini azaltmak büyük ölçüde kişinin elinde</p><br/><p>İnmenin çoğu zaman aniden geliştiğini ancak altta yatan risk faktörlerinin büyük bölümünün kontrol altına alınabileceğinin mümkün olduğunu belirten Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, "Özellikle kontrolsüz yüksek tansiyon ve sigara kullanımı ülkemizde en sık görülen nedenler arasında yer almaktadır. Diyabet, yüksek kolesterol, obezite, hareketsiz yaşam, aşırı alkol tüketimi, düzensiz beslenme ve kalp ritim bozuklukları da inme riskini artıran önemli faktörler arasında bulunmaktadır. İnme çoğu zaman öncesinde sessiz ilerleyen damar risklerinin sonucudur. Düzenli sağlık kontrolleri, tansiyon, şeker ve kolesterol takibi, sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin artırılması ile inme riski belirgin şekilde azaltılabilir. Birden fazla risk faktörü bir araya geldiğinde risk katlanarak artar. Bu nedenle korunmada en etkili yaklaşım, tüm riskleri birlikte ele almaktır" dedi.</p><br/><br/><p>Yaş ve genetik değiştirilemese de farkındalık hayat kurtarır</p><br/><p>İnmede ileri yaş, erkek cinsiyet, aile öyküsü ve daha önce geçirilmiş geçici iskemik atak gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin de önemli olduğunun altını çizen Gencer, "Bu kişilerin daha yakından izlenmesi gerekir. Kalp hastalıkları, boyun damarlarında darlık, pıhtılaşma bozuklukları, hormonal etkenler, kronik stres ve bazı enfeksiyonlar da inme riskini artırabilir" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>İnmede en kritik mesaj: Belirtileri tanıyın, zaman kaybetmeyin</p><br/><p>"İnme belirtileri genellikle aniden başlar" diyen Gencer, "Erken fark edilen her dakikanın tedavi açısından büyük önem taşır. İnmede zaman beyindir. Müdahalede geçen her dakika, beyin hücrelerinde geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Bu nedenle belirtiler başladığında beklemek, şikayetlerin geçmesini umut etmek ya da zaman kaybetmek çok ciddi sonuçlara neden olabilir" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>İnmenin en sık görülen belirtileri</p><br/><p>İnmenin en sık görülen belirtilerini; yüzde ani kayma veya asimetri, kol ya da bacakta ani güçsüzlük ve uyuşma, konuşmada bozulma, peltekleşme ya da konuşulanı anlayamama, ani görme kaybı, denge kaybı veya yürüme bozukluğu ile ani başlayan şiddetli baş ağrısı olarak sıralayan Gencer, "Bu belirtilerden biri bile görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil aranmalıdır. Çünkü hızlı başvuru, tedavi şansını belirleyen en önemli unsurdur" dedi.</p><br/><br/><p>Erken müdahale kalıcı sakatlık riskini azaltıyor</p><br/><p>Girişimsel nöroloji alanındaki gelişmeler sayesinde, özellikle damar tıkanıklığına bağlı inme tablolarında uygun hastalara zamanında müdahale edilebildiğini belirten Gencer, "Erken tanı ve doğru tedaviyle inme sonrası gelişebilecek kalıcı kayıplar azaltılabilir. İnme sonrası sakatlık ani, beklenmedik ve kalıcı olabilir. Ancak bu tablo her zaman kaçınılmaz değildir. Hastanın doğru zamanda, doğru merkezde, uygun tedaviye ulaşması; yaşamını, hareket kabiliyetini ve konuşmasını koruma açısından belirleyici olabilir. İnme artık yalnızca sonucu kabullenilen bir hastalık değildir; erken müdahaleyle seyri değiştirilebilen bir acildir" dedi.</p><br/><br/><p>İlk saatler hayati önem taşıyor</p><br/><p>"Belirtilerin başlamasından sonraki ilk saatler kritiktir" diyen Gencer, "Özellikle ilk 4,5 saat çok önemlidir. Ancak bazı hastalarda ileri değerlendirmelerle daha geç dönemde de uygun tedavi seçenekleri vardır. Bu nedenle "geç kaldım" düşüncesiyle beklenmemesi, her inme şüphesinde mutlaka en kısa sürede hastaneye başvurulması gerekir" diye konuştu.</p><br/><br/><p>Toplumsal farkındalık tedavinin ilk adımıdır</p><br/><p>İnmenin yalnızca ileri yaş hastalığı olmadığını açıklayan Gencer, şöyle dedi:</p><br/><p>"On yıllarda daha genç yaş gruplarında da daha sık görülmektedir. Toplumun her kesiminin inme belirtilerini bilmesi gerekmektedir. İnme tedavisinde başarı yalnızca hastanedeki müdahaleye değil, hastanın yakın çevresinin farkındalığına da bağlıdır. İnmeden korunmak da, inme geçirildiğinde kalıcı sakatlığı önlemek de mümkündür. Bunun için risk faktörlerini ciddiye almak, belirtileri tanımak ve zaman kaybetmeden doğru merkeze başvurmak gerekir. İnmede hızlı davranmak, hastanın geleceğini değiştirebilir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:00:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-inme-yalnizca-tedavi-edilen-degil-onlenebilen-bir-saglik-sorunudur-1778230810.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TALASEMİDE ERKEN TANI UYARISI</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/talasemide-erken-tani-uyarisi-922797</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/talasemide-erken-tani-uyarisi-922797</guid>
                <description><![CDATA[Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, talasemi hastalığına karşı toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek erken tanının önemine dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">TALASEMİDE ERKEN TANI UYARISI</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, talasemi hastalığına karşı toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek erken tanının önemine dikkat çekti.</span></h2>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, talaseminin genetik geçişli bir kan hastalığı olduğunu ifade ederek, düzenli takip ve uygun tedavi ile hastalığın kontrol altına alınabildiğini söyledi. Özellikle evlilik öncesi tarama programlarının ve bilinçlendirme çalışmalarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Sönmez, sağlıklı nesiller için düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sönmez açıklamasında, toplum genelinde farkındalığın artırılmasının hayati değer taşıdığını belirterek, “Unutulmamalıdır ki; erken tanı hayat kurtarır” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/talasemide-erken-tani-uyarisi-1778226363.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Genital estetik yaşam kalitesini destekleyebilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/genital-estetik-yasam-kalitesini-destekleyebilir-922751</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/genital-estetik-yasam-kalitesini-destekleyebilir-922751</guid>
                <description><![CDATA[KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI OP. DR. BERFİN ÖKMEN ÖZKAN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Genital estetik uygulamalarının amacının yalnızca görünümü düzeltmek olmadığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Berfin Ökmen Özkan, "Bu işlemlerde temel hedef, hastanın günlük yaşam konforunu artırmak ve cinsel sağlığını desteklemektir" dedi.</p><br/><p>Son yıllarda estetik uygulamalara olan ilginin artmasıyla birlikte kadınlarda genital estetik operasyonlar da daha sık gündeme gelmeye başladı. Uzmanlar, bu işlemlerin yalnızca estetik kaygılarla değil, çoğu zaman fonksiyonel ihtiyaçlar ve yaşam konforunu artırma amacıyla da tercih edildiğine dikkat çekiyor.</p><br/><p>Medikal Park Antalya Hastane Kompleksi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Berfin Ökmen Özkan, genital estetik operasyonlarının nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kadınlarda genital bölge problemlerinin birçok farklı etkene bağlı gelişebileceğini belirten Op. Dr. Özkan, "Genetik faktörler, pelvik kasların zayıflığı, doğum sayısı ve doğum şekli, kronik öksürük ve kabızlık, obezite, hormonal değişimler ve menopoz gibi durumlar genital bölgede hem yapısal hem de fonksiyonel değişikliklere yol açabilir" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>"Estetik sorunların ötesinde fonksiyonel şikâyetler"</p><br/><p>Genital bölgedeki değişimlerin yalnızca dış görünümü etkilemediğini vurgulayan Op. Dr. Özkan, "İç dudaklarda sarkma ve asimetri, vajinal genişleme ve vulvar bölgede renk değişiklikleri estetik problemlerin yanı sıra özgüven kaybına ve cinsel yaşamda sorunlara neden olabilir. Bunun yanında tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar, idrar kaçırma, vajinal kuruluk, ilişki sırasında ağrı ve vajinal bolluk gibi fonksiyonel şikâyetler de görülebilir. Bu işlemlerde temel hedef, hastanın günlük yaşam konforunu artırmak ve cinsel sağlığını desteklemektir" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Her kadın kendine özgüdür" vurgusu</p><br/><p>Genital estetik uygulamalarında standart bir yaklaşımın olmadığını belirten Op. Dr. Özkan, her hastanın mutlaka ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Op. Dr. Özkan, "Her kadının genital yapısı kendine özgüdür ve her farklılık bir hastalık ya da cerrahi ihtiyaç anlamına gelmez. Fonksiyonel bir problem olmadan yalnızca estetik kaygılarla yapılan işlemler bazı durumlarda istenmeyen sonuçlara ve cinsel işlev bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi doğru bilgilendirme büyük önem taşır. Hastanın beklentileri, şikâyetleri ve anatomik yapısı birlikte değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılmalıdır. Uygun teknik ve deneyimli bir ekip ile yapılan işlemler, hem güvenli hem de başarılı sonuçlar açısından belirleyicidir" dedi.</p><br/><br/><p>"Cerrahi yöntemlerle konfor ve özgüven artabiliyor"</p><br/><p>Genital estetikte en sık uygulanan cerrahi işlemlerden birinin labioplasti olduğunu ifade eden Op. Dr. Özkan, şu bilgileri paylaştı:</p><br/><p>"Labioplasti, iç dudaklardaki doku fazlalığı, asimetri ve şekil bozukluklarının düzeltilmesini sağlar. Bu durum özellikle dar kıyafet giyerken rahatsızlık yaşayan, hijyen sorunları olan ya da cinsel ilişki sırasında problem yaşayan kadınlarda önemli bir konfor artışı sağlayabilir. Artan konforla birlikte özgüven de yükselir ve bu durum günlük yaşam kalitesine olumlu yansır."</p><br/><p>Vajinoplasti ve perinoplasti işlemlerine de değinen Op. Dr. Özkan, "Bu işlemler özellikle doğum sonrası gelişen vajinal genişleme ve perine bölgesindeki deformasyonların düzeltilmesinde tercih edilir. Normal doğuma bağlı oluşan doku hasarları ve dikiş izleri bu yöntemlerle giderilebilir" dedi.</p><br/><br/><p>"Cerrahi dışı uygulamalara yönelim artıyor"</p><br/><p>Son yıllarda cerrahi dışı yöntemlerin de giderek daha fazla tercih edildiğini belirten Op. Dr. Özkan, bu uygulamaların hızlı ve konforlu olması nedeniyle öne çıktığını söyledi. Özkan, "Genital dolgu, PRP, ip askı ve lazer uygulamaları gibi yöntemler ağrısız ve kısa sürede uygulanabilmeleri sayesinde hastalar tarafından sıkça tercih ediliyor. Bu işlemler sonrasında hastalar günlük yaşamlarına ara vermeden devam edebiliyor" diye konuştu.</p><br/><p>Bu yöntemlerin farklı şikâyetlere yönelik çözümler sunduğunu belirten Op. Dr. Özkan, "Yaşlanma ya da kilo kaybına bağlı olarak dış dudaklarda oluşan sarkma ve hacim kaybı dolgu uygulamaları ile düzeltilebilir. Vajinal kuruluk, ilişki sırasında ağrı ve haz azalması gibi durumlarda lazer uygulamaları ve PRP etkili seçenekler arasında yer alır" dedi.</p><br/><p>Ayrıca idrar kaçırma, tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar ve vajinal bolluk gibi şikâyetlerde de lazer uygulamalarının tercih edilebildiğini ifade eden Özkan, "Bikini bölgesinde kararma ve renk değişiklikleri yaşayan hastalarda ise vulvar lazer ya da genital peeling uygulamaları yapılabilir" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Uzman değerlendirmesi şart"</p><br/><p>Genital estetik uygulamalarında en önemli noktanın doğru hasta seçimi ve kişiye özel yaklaşım olduğunu bir kez daha vurgulayan Op. Dr. Özkan, sözlerini şöyle tamamladı:</p><br/><p>"Her yöntem her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle detaylı bir muayene ve doğru planlama ile ilerlemek gerekir. Uygun hastalarda yapılan doğru uygulamalar, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:30:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/genital-estetik-yasam-kalitesini-destekleyebilir-1778157006.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarsus Devlet Hastanesinde şoklama özellikli kalp pili takıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/tarsus-devlet-hastanesinde-soklama-ozellikli-kalp-pili-takildi-922723</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/tarsus-devlet-hastanesinde-soklama-ozellikli-kalp-pili-takildi-922723</guid>
                <description><![CDATA[TARSUS DEVLET HASTANESİNDE İLK DEFA ÇİFT ŞOKLAMALI KALP PİLİ TAKILDI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarsus Devlet Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinde önemli bir başarıya imza atıldı. Hastanede ilk kez şoklama özelliğine sahip çift odacıklı kalp pili (ICD) implantasyonu başarıyla gerçekleştirildi.</p><br/><p>Ani kardiyak ölüm riski taşıyan hastalar için hayati önem taşıyan ileri teknoloji tedavinin artık hastanede uygulanabiliyor olması, bölge sağlık hizmetleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.</p><br/><p>Operasyon, Kardiyoloji Uzmanı Onur Aslan ve kardiyoloji ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirildi.</p><br/><p>Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, hastalara en güncel ve nitelikli kardiyolojik tedavi yöntemlerini sunmaya devam edecekleri belirtilirken, bu tür ileri düzey girişimlerin bölgedeki sağlık hizmetlerinin kalitesini artırdığı ifade edildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/tarsus-devlet-hastanesinde-soklama-ozellikli-kalp-pili-takildi-0-1778140806.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/tarsus-devlet-hastanesinde-soklama-ozellikli-kalp-pili-takildi-1-1778140807.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:00:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/tarsus-devlet-hastanesinde-soklama-ozellikli-kalp-pili-takildi-1778140805.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSKENDERUN’DA SAĞLIK İÇİN ORTAK MESAJ: EL HİJYENİ HAYAT KURTARIYOR</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/iskenderunda-saglik-icin-ortak-mesaj-el-hijyeni-hayat-kurtariyor-922704</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/iskenderunda-saglik-icin-ortak-mesaj-el-hijyeni-hayat-kurtariyor-922704</guid>
                <description><![CDATA[İskenderun Gelişim Hastanesi ve Palmiye Hastanesi, “Dünya El Hijyeni Günü” kapsamında toplum sağlığını önceleyen önemli bir farkındalık çalışmasına imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İSKENDERUN’DA SAĞLIK İÇİN ORTAK MESAJ: EL HİJYENİ HAYAT KURTARIYOR</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İskenderun Gelişim Hastanesi ve Palmiye Hastanesi, “Dünya El Hijyeni Günü” kapsamında toplum sağlığını önceleyen önemli bir farkındalık çalışmasına imza attı. </span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="İskenderun Gelişim Hastanesi ve Palmiye Hastanesi," src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2021_22_39%20(1).jpeg" style="height:800px; width:563px" /></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gün boyu süren etkinliklerde, hijyen alışkanlıklarının güçlendirilmesi ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi adına vatandaşlara kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hastanelerde kurulan bilgilendirme alanlarında, Enfeksiyon Kontrol Komiteleri tarafından hasta ve hasta yakınlarına yönelik uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. Özellikle doğru el yıkama teknikleri adım adım anlatılırken, hijyenin günlük yaşamda nasıl etkili bir şekilde uygulanabileceği görsel materyallerle desteklenerek aktarıldı.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="İskenderun Gelişim Hastanesi ve Palmiye Hastanesi," src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2021_22_38.jpeg" style="height:508px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>DOĞRU EL YIKAMA TEKNİKLERİ UYGULAMALI ANLATILDI</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Etkinliklerde sağlık personeli, el hijyeninin yalnızca bireysel temizlik değil, aynı zamanda toplumsal sağlığın korunmasında kritik bir unsur olduğuna dikkat çekti. Katılımcılara, ellerin hangi durumlarda ve ne şekilde yıkanması gerektiği detaylı biçimde anlatılırken, özellikle hastane ortamlarında hijyen kurallarının önemi vurgulandı.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="İskenderun Gelişim Hastanesi ve Palmiye Hastanesi," src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2021_22_38%20(1).jpeg" style="height:452px; width:800px" /><br />
Uygulamalı anlatımlar sayesinde vatandaşlar, doğru el yıkama alışkanlıklarını yerinde öğrenme fırsatı buldu. Ayrıca etkinlik kapsamında sabun ve çeşitli hijyen ürünleri dağıtılarak, farkındalığın günlük hayata taşınması hedeflendi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>HİJYEN BİLİNCİ TOPLUM SAĞLIĞININ TEMELİ OLARAK GÖSTERİLDİ</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yoğun ilgi gören etkinlikte, el hijyeninin enfeksiyonların yayılmasını önlemedeki rolü bir kez daha gündeme taşındı. Sağlık yetkilileri, basit ancak etkili bir alışkanlık olan el yıkamanın, birçok hastalığın önüne geçebilecek en önemli korunma yöntemlerinden biri olduğuna dikkat çekti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gerçekleştirilen bu tür çalışmaların, toplumda kalıcı hijyen alışkanlıkları oluşturulmasına katkı sağladığı ifade edilirken, sağlıkta farkındalık oluşturmayı amaçlayan etkinliklerin önümüzdeki süreçte de devam edeceği belirtildi.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 08:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/iskenderunda-saglik-icin-ortak-mesaj-el-hijyeni-hayat-kurtariyor-1778133601.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ASTIM TEDAVİSİNE DİKKAT ÇEKTİ</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-astim-tedavisine-dikkat-cekti-922693</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-astim-tedavisine-dikkat-cekti-922693</guid>
                <description><![CDATA[Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada astım hastalığında anti-inflamatuvar inhaler ilaçlara erişimin hâlâ birçok hasta için acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ASTIM TEDAVİSİNE DİKKAT ÇEKTİ</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada astım hastalığında anti-inflamatuvar inhaler ilaçlara erişimin hâlâ birçok hasta için acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.</span></h2>

<p><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ASTIM TEDAVİSİNE DİKKAT ÇEKTİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2018_43_33%20(1).jpeg" style="height:800px; width:636px" /></span></strong></p>

<p><br />
<strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">ASTIM, HER YAŞ GRUBUNU ETKİLEYEN KRONİK BİR HASTALIK OLARAK TANIMLANDI</span></strong></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hastane tarafından yapılan açıklamada astımın çocukluk çağından erişkinliğe kadar her yaş grubunu etkileyebilen, kronik ancak kontrol altına alınabilir bir solunum yolu hastalığı olduğu ifade edildi. Doğru tedavi ve düzenli hekim takibi ile hastaların normal yaşamlarını sürdürebildiği belirtildi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Buna rağmen hastalığın yeterince tanınmaması ve tedaviye erişimde yaşanan güçlüklerin, astım yönetiminde önemli sorunlar oluşturduğu kaydedildi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>“ASTIM SADECE NEFES DARLIĞI HASTALIĞI DEĞİLDİR”</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada astımın yalnızca nefes darlığı ile sınırlı bir hastalık olmadığına dikkat çekilerek; tekrarlayan öksürük, hırıltılı solunum, gece artan şikâyetler ve egzersizle ortaya çıkan nefes darlığının da önemli belirtiler arasında yer aldığı ifade edildi.<br />
Astım tedavisinin temelini oluşturan anti-inflamatuvar inhaler ilaçlara erişimin birçok hasta için yetersiz olmasının, Dünya Astım Günü’nün bu yılki en önemli gündemlerinden biri olduğu vurgulandı.</span></p>

<p><br />
<strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">ERKEN TANI VE DÜZENLİ TAKİP VURGULANDI</span></strong></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi açıklamasında astımda doğru yaklaşımın erken tanı, düzenli hekim kontrolü, doğru inhaler kullanımı ve tetikleyici faktörlerden korunma ile mümkün olduğu belirtildi.<br />
Deprem sonrası süreçte Hatay’da sağlık hizmetlerine erişimin öneminin daha da arttığı ifade edilerek, özellikle kronik hastalıkların düzenli takibinin hayati bir gereklilik haline geldiği kaydedildi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>“ASTIM KONTROL ALTINA ALINABİLİR BİR HASTALIKTIR”</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada, astımın doğru tedavi ile kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğu vurgulanarak, çocukların okul yaşamına devam edebileceği, spor yapabileceği ve sağlıklı bir yaşam sürdürebileceği ifade edildi.<br />
Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi, astım ve alerjik hastalıkların tanı, tedavi ve takip süreçlerinin güncel tıbbi yaklaşımlar doğrultusunda titizlikle sürdürüldüğünü belirterek, toplumda farkındalığın artırılması çağrısında bulundu.<br />
Dünya Astım Günü dolayısıyla yapılan açıklama, “Sağlıklı nefesler için farkında olalım, birlikte güçlenelim” mesajıyla sona erdi.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesi-astim-tedavisine-dikkat-cekti-1778082462.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EL HİJYENİ FARKINDALIĞINI VURGULANDI</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-el-hijyeni-farkindaligini-vurgulandi-922689</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-el-hijyeni-farkindaligini-vurgulandi-922689</guid>
                <description><![CDATA[Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada el hijyeninin sağlık hizmetlerinde enfeksiyonların önlenmesinde en temel ve en etkili yöntem olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EL HİJYENİ FARKINDALIĞINI VURGULANDI</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada el hijyeninin sağlık hizmetlerinde enfeksiyonların önlenmesinde en temel ve en etkili yöntem olduğunu vurguladı.</span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EL HİJYENİ FARKINDALIĞINI VURGULANDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2014_05_00%20(1).jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
Yapılan açıklamada, el hijyeninin yalnızca basit bir temizlik uygulaması değil, hasta güvenliği açısından kritik bir koruyucu sağlık önlemi olduğu ifade edildi. Sağlık hizmeti süreçlerinde enfeksiyonların yayılmasını önlemede el hijyeninin belirleyici rol oynadığına dikkat çekildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EL HİJYENİ FARKINDALIĞINI VURGULANDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2014_05_00%20(2).jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
El hijyeninin, hasta, hasta yakını ve sağlık çalışanları arasında enfeksiyon zincirini kıran en önemli uygulamalardan biri olduğu belirtilerek, bu bilincin tüm sağlık çalışanları tarafından titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EL HİJYENİ FARKINDALIĞINI VURGULANDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2014_05_01.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>HASTANEDE FARKINDALIK ÇALIŞMALARI ARALIKSIZ SÜRÜYOR</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kaliteli ve güvenli sağlık hizmeti sunumunun temel unsurlarından biri olarak el hijyenine yönelik farkındalık çalışmalarının düzenli şekilde devam ettiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EL HİJYENİ FARKINDALIĞINI VURGULANDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2014_05_00.jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, sağlık personelinin el hijyeni konusunda sürekli bilgilendirildiği, eğitimlerle bu bilincin güçlendirildiği ve hasta güvenliğinin en üst seviyede tutulmasının hedeflendiği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EL HİJYENİ FARKINDALIĞINI VURGULANDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2014_05_00%20(3).jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>“EL HİJYENİ ENFEKSİYONLARI ÖNLEMEDE EN ETKİLİ ADIMDIR”</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada ayrıca, el hijyeninin hastane enfeksiyonlarını önlemede en basit ancak en etkili yöntem olduğu vurgulandı. Doğru ve düzenli el hijyeni uygulamalarının sağlık hizmetlerinin kalitesini doğrudan artırdığı belirtildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EL HİJYENİ FARKINDALIĞINI VURGULANDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-06%20at%2014_04_59.jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü dolayısıyla tüm sağlık çalışanlarının ve vatandaşların gününü kutlayarak, toplum genelinde hijyen bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekti.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-el-hijyeni-farkindaligini-vurgulandi-1778080802.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanı uyardı: Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmani-uyardi-rota-virusunden-korunmada-en-etkili-yontem-asidir-922646</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmani-uyardi-rota-virusunden-korunmada-en-etkili-yontem-asidir-922646</guid>
                <description><![CDATA[ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR. ÇİĞDEM ŞENOL, ROTA VİRÜSÜNÜN 4 AY İLE 2 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUKLARDA DAHA AĞIR SEYREDEBİLDİĞİNİ BELİRTEREK, "BU ENFEKSİYONDA EN BÜYÜK RİSK, VÜCUDUN HIZLA SIVI KAYBETMESİDİR. BU NEDENLE TEDAVİDE ASIL AMAÇ, KAYBEDİLEN SIVININ VE MİNERAL DENGESİNİN YENİDEN SAĞLANMASIDIR. ÇOCUK SIVI ALABİLİYORSA BOL SU VERİLMESİ, UYGUN BESİNLERLE DESTEKLENMESİ ÖNEMLİDİR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi.</p><br/><p>Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor.</p><br/><p>Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi.</p><br/><p>Salgına yol açıyor</p><br/><p>Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu.</p><br/><p>Anne sütü korunmada yardımcı oluyor</p><br/><p>Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi.</p><br/><p>Aileler bilinçli olmalı</p><br/><p>Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi:</p><br/><p>"Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 11:00:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/uzmani-uyardi-rota-virusunden-korunmada-en-etkili-yontem-asidir-1778054407.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından uyarı: Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmanindan-uyari-safra-kesesi-tasi-olan-herkes-ameliyat-olmak-zorunda-degil-922637</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmanindan-uyari-safra-kesesi-tasi-olan-herkes-ameliyat-olmak-zorunda-degil-922637</guid>
                <description><![CDATA[ACIBADEM ADANA HASTANESİ GENEL CERRAHİ UZMANI PROF. DR. SÜLEYMAN ÇETİNKÜNAR, HER SAFRA KESESİ TAŞINDA AMELİYAT GEREKMEDİĞİNİ BELİRTEREK "SAFRA KESESİ TAŞI TESPİT EDİLEN HER HASTANIN AMELİYAT OLMASI GEREKMEZ. HASTALARIN BÜYÜK BİR KISMI HAYATLARI BOYUNCA HİÇBİR ŞİKAYET YAŞAMADAN TAKİP EDİLEBİLİR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi.</p><br/><p>Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz"</p><br/><p>Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir"</p><br/><p>Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir"</p><br/><p>Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi.</p><br/><br/><p>"Belirti varsa cerrahi gerekir"</p><br/><p>Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi:</p><br/><p>"Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir."</p><br/><br/><p>"Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart"</p><br/><p>Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 10:20:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/uzmanindan-uyari-safra-kesesi-tasi-olan-herkes-ameliyat-olmak-zorunda-degil-1778052004.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alanyada robotik cerrahi alanında simülasyon eğitimi verildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi-922599</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi-922599</guid>
                <description><![CDATA[ALANYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE ROBOTİK CERRAHİ ALANINDA KAPSAMLI BİR SİMÜLASYON EĞİTİM PROGRAMI DÜZENLENDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde robotik cerrahi alanında kapsamlı simülasyon eğitim programı düzenlendi.</p><br/><p>Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Üroloji Kliniği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Akkoç tarafından konferans salonunda gerçekleştirilen eğitimde; robotik cerrahi sistemler, robotik ameliyat teknikleri ve cerrahide simülasyon eğitiminin önemi ele alındı. Teorik eğitimin ardından programın uygulama bölümüne geçilerek ameliyathaneye kurulan Da Vinci robotik cerrahi simülasyon sistemi üzerinde katılımcılara birebir uygulamalı eğitim verildi. Programa, başta cerrahi branşlardan uzman hekimler ve asistanlar olmak üzere tıp fakültesi stajyer ve öğrencileri de yoğun ilgi gösterdi. Katılımcılar, robotik cerrahiye yönelik temel becerileri simülasyon ortamında deneyimleme fırsatı buldu.</p><br/><p>Robotik cerrahinin günümüzde bazı branşlarda ve belirli ameliyat türlerinde standart uygulama haline gelmeye başladığına dikkat çeken Prof. Dr. Akkoç, bu ileri teknolojinin önümüzdeki yıllarda hastanede de kurulmasının önemli bir kazanım olacağını kaydetti. Eğitime katılan cerrahlar, robotik cerrahi sistemlerinin hastaneye kazandırılmasının hem hasta bakım kalitesini artıracağını hem de hekimlerin ileri cerrahi tekniklere erişimini güçlendireceğini belirtti.</p><br/><p>Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz ise bu tür eğitimlerin hekimlerin mesleki gelişimine katkı sağladığını ve ileri cerrahi tekniklerin yaygınlaşması açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, eğitimlerin devam edeceğini belirtti.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi-0-1777985405.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi-1-1777985406.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi-2-1777985407.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi-3-1777985407.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi-4-1777985408.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:50:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi-1777985404.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE ACİL BAKIM HEMŞİRELİĞİ SERTİFİKA PROGRAMI BAŞLATILDI</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-acil-bakim-hemsireligi-sertifika-programi-baslatildi-922594</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-acil-bakim-hemsireligi-sertifika-programi-baslatildi-922594</guid>
                <description><![CDATA[Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Barış Kavvasoğlu, hastane bünyesinde Acil Bakım Hemşireliği Sertifika Eğitim Programı’nın başladığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE ACİL BAKIM HEMŞİRELİĞİ SERTİFİKA PROGRAMI BAŞLATILDI</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Barış Kavvasoğlu, hastane bünyesinde Acil Bakım Hemşireliği Sertifika Eğitim Programı’nın başladığını açıkladı.&nbsp;</span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE ACİL BAKIM HEMŞİRELİĞİ SERTİFİKA PROGRAMI BAŞLATILDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-05%20at%2013_47_01.jpeg" style="height:392px; width:800px" /><br />
Programın, sağlık hizmetlerinde niteliğin artırılması ve acil bakım süreçlerinin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirildiği bildirildi. Hastanenin Eğitim Birimi koordinasyonunda başlatılan programın açılışına hastane yönetimi ve idareciler katılırken, eğitim sürecinin teorik ve uygulamalı içeriklerle yürütüleceği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE ACİL BAKIM HEMŞİRELİĞİ SERTİFİKA PROGRAMI BAŞLATILDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-05%20at%2013_47_01%20(1).jpeg" style="height:443px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>ACİL BAKIMDA UZMANLAŞMAYA YÖNELİK KAPSAMLI EĞİTİM</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Program kapsamında acil servislerde görev yapan hemşirelerin mesleki bilgi ve becerilerinin artırılması hedefleniyor. Eğitimlerde hasta güvenliği, hızlı müdahale teknikleri ve güncel klinik uygulamalara ilişkin detaylı içeriklerin yer alacağı belirtildi. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilecek derslerle birlikte katılımcıların hem teorik altyapılarının güçlendirilmesi hem de pratik uygulama yetkinliklerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE ACİL BAKIM HEMŞİRELİĞİ SERTİFİKA PROGRAMI BAŞLATILDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-05%20at%2013_47_00.jpeg" style="height:475px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>SAĞLIK HİZMETLERİNDE KALİTE VE GÜVENLİK VURGUSU</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Başhekim Uzm. Dr. Barış Kavvasoğlu’nun destekleriyle yürütülen eğitim programının, sağlık çalışanlarının mesleki donanımını artırarak hasta bakım süreçlerine doğrudan katkı sunacağı ifade edildi. Yetkililer, programın özellikle acil servislerde hizmet kalitesini yükseltmeyi ve müdahale süreçlerinde standartları daha ileri bir seviyeye taşımayı hedeflediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE ACİL BAKIM HEMŞİRELİĞİ SERTİFİKA PROGRAMI BAŞLATILDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-05%20at%2013_46_59.jpeg" style="height:393px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>HASTANE YÖNETİMİNDEN EĞİTİM VURGUSU</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimi tarafından yapılan açıklamada, eğitim faaliyetlerinin sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.<br />
Açıklamada, sertifika programının tüm katılımcılar için verimli geçmesinin temenni edildiği belirtilerek, benzer eğitim çalışmalarının devam edeceği ifade edildi.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-acil-bakim-hemsireligi-sertifika-programi-baslatildi-1777982815.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rektör Özkan Bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-922570</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-922570</guid>
                <description><![CDATA[ZİYARETLERİNDE ÜNİVERSİTE BÜNYESİNDE YÜRÜTÜLEN YENİ ÇALIŞMALARDAN CAR-T CELL’E DE (HÜCRESEL TEDAVİ MERKEZİ) DEĞİNEN REKTÖR ÖZKAN, "MERKEZİMİZİN RUHSATI GEÇEN HAFTA ALINDI; MUHTEMELEN BU AYIN SONUNDA CAR-T HÜCRELERİ İLE LÖSEMİ VE LENFOMA TEDAVİLERİNE BAŞLAYACAĞIZ. HEDEFİMİZ BU ÇALIŞMALARI DİĞER KANSER TÜRLERİNE DE YAYGINLAŞTIRMAK" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer ilçesinde bir dizi resmi ziyaret ve inceleme programı gerçekleştirdi. Ziyaretlerinde üniversite bünyesinde yürütülen CAR-T Cell’e de (Hücresel Tedavi Merkezi) değinen Rektör Özkan, "Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak" dedi.</p><br/><p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, beraberinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen ve Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre ile Kemer’de ziyaretlerde bulundu. İlk ziyaretini Kemer Adliyesi Cumhuriyet Başsavcısı Gamze Almalı’ya yapan Rektör Özkan, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak yeni görevine atanması nedeniyle Başsavcı Gamze Almalı’ya hayırlı olsun dileklerini iletti.</p><br/><p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nu da makamında ziyaret eden Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite-şehir iş birliğinin güçlü bir örneği olarak Kemer’e kazandırılan Denizcilik Fakültesi ile 300 kişi kapasiteli öğrenci yurdu projesinin mevcut durumunu ve ilerleyen süreçlerini görüştü. Rektör Özkan ve beraberindeki heyet Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz’ı da makamında ziyaret ederek bir süre görüştü.</p><br/><p>Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, güçlendirme ve tadilat çalışmaları devam eden Kemer Uygulama Oteli inşaatını yerinde inceledi. Öğrencilerin sahada deneyim kazanabileceği, turizm ve hizmet sektörüne yönelik sertifikalı eğitimlerin verileceği nitelikli bir uygulama alanı olarak planlanan binada projelendirme çalışmalarının tamamlandığı açıklandı.</p><br/><p>Kemer Göynük Mutfak Sanatları Meslek Yüksekokulunu da ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, akademisyenlerle ve öğrencilerle sohbet ederek çalışmalarında başarılar diledi. Rektör Özkan, Aşçılık Programının aldığı tam akreditasyon nedeniyle Doç. Dr. Adem Arman’ı, akademisyenleri ve öğrencileri tebrik etti.</p><br/><p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer Göynük Fen Lisesi’ni ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Kemer Göynük Fen Lisesi’ni ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen, Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım, müdür yardımcıları, öğretmenler ve öğrenciler karşıladı. Göynük Fen Lisesi Konferans Salonu’nda öğrencilerle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, kendi eğitim hayatından plastik cerrahi alanındaki dünyaca ünlü başarılara kadar pek çok konuya değinerek tıp eğitimi ve üniversite tercihleri konusunda öğrencilere tavsiyelerde bulundu.</p><br/><br/><p>"Fen liseleri bilim dünyası için önemli"</p><br/><p>Konuşmasına fen lisesi mezunu bir aileden geldiğini belirterek başlayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, fen liselerinin bilim dünyası için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek "Çok güzel bir okulda okuyorsunuz, okulunuzun kıymetini bilin. Üç yıl çok çabuk gelip geçiyor. Burada hem eğlenin hem kendinizi donatın hem de üç yılın sonunda ne yapacağınıza en başta karar verirseniz, işiniz çok daha kolay." tavsiyelerinde bulundu.</p><br/><br/><p>"Tıp okumak sabır ve çalışma gerektirir"</p><br/><p>Öğrencilerin tıp fakültesi eğitimi hakkındaki sorularını yanıtlayan Rektör Özkan, tıp okumanın zorlu ancak tatmin edici bir süreç olduğunu vurguladı. Başarının anahtarının çalışmak olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Çalışmadan bir yere geleni hiç görmedim. Geliyorsa da o çok uzun kalmıyor. Tıp fakültesi eğitimi 6 yıl ve zor bir eğitim. Bir insanla ilgili birçok şeyi hâlâ bilmiyoruz. Ama bir iş ne kadar zorsa ve siz onda ne kadar iyiyseniz, o kadar vazgeçilmez olursunuz." dedi.</p><br/><br/><p>"Seçeceğiniz mesleği yakından tanıyın"</p><br/><p>Tıp eğitiminin sadece hasta tedavi etmekten ibaret olmadığını, sağlık yönetimi, farmakoloji ve moleküler biyoloji gibi geniş bir yelpazeye yayıldığını belirten Rektör Özkan, öğrencilere önce meslek seçimi yapmalarını önererek, "Size tavsiyem önce çok istediğiniz mesleği tanıyın. Belki yaz dönemlerinde o mesleğin erbabının yanına giderseniz size çok yardımcı olacaktır." tavsiyesinde bulundu.</p><br/><br/><p>"CAR-T Merkezi dünyadaki sekizinci merkez"</p><br/><p>Üniversite bünyesinde yürütülen yeni çalışmalara da değinerek CAR-T Cell (Hücresel Tedavi Merkezi) hakkında bilgiler aktaran Rektör Özkan, "Bildiğiniz üzere vücudumuzda T hücreleri, B hücreleri, nötrofiller ve lenfositler gibi bağışıklık sistemi hücreleri bulunmaktadır. Şu an dünyada sadece 5-6 noktada uygulanan bu tedavi yönteminin sekizinci merkezi biz olacağız. Bize en yakın merkez İsrail’de bulunuyor ve bu tedaviler yaklaşık 1 milyon dolar gibi yüksek maliyetlerle uygulanıyor. Şu an için bu yöntem yalnızca lenfoma ve lösemi vakalarında kullanılabiliyor. Tedavi sürecinde hastadan kan alıyor, içindeki T hücrelerini ayrıştırıyor ve bu hücreleri söz konusu lösemi veya lenfoma türüne karşı laboratuvar ortamında adeta silahlandırıyoruz. Bu hücrelerin hem sayısını hem de etkisini artırdıktan sonra hastaya geri enjekte ediyoruz. Böylece bu modifiye edilmiş T hücreleri, vücutta doğrudan gidip sadece kanserli hücrelerle savaşıyor" dedi.</p><br/><br/><p>"CAR-T merkezi çok yönlü bir merkez"</p><br/><p>CAR-T hücre tedavisi tamamen kişiye özel olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Hastanın kendi hücresi kullanıldığı için hem çok daha seçici hem de hedef odaklı bir hücresel tedavidir. İnanıyorum ki 20 yıl sonra artık klasik tedavileri değil, bu tür hücresel tedavileri konuşuyor olacağız. Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak. Bu kapsamda dünyada çok az sayıda bulunan öncü merkezlerden biri olacağız. Şu an odaklandığımız merkezimiz sadece kanserle değil, aynı zamanda yapay doku çalışmalarıyla da ilgilenen çok yönlü bir yapıya sahip" dedi.</p><br/><br/><p>"Üniversite tercihi ve şehir avantajı"</p><br/><p>Akdeniz Üniversitesi’nin uluslararası sıralamalarda Türkiye’nin önde gelen kurumları arasında olduğunu hatırlatan Rektör Özkan, tıp ve mühendislik gibi yoğun mesai gerektiren bölümlerde aile yanında okumanın lojistik ve psikolojik avantajlarına vurgu yaptı.</p><br/><br/><p>"Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir"</p><br/><p>Akdeniz Üniversitesi ile Göynük Fen Lisesi arasında yapılan protokolün öğrencilere ne gibi bir yararı olacağı sorusu üzerine Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Üniversitemizin sunduğu laboratuvar imkânları ve öğretim üyelerimizin desteği çok kıymetli. Bir araştırma yapmak istediğinizde, lisenizdeki laboratuvar imkanlarının ötesinde daha derinlemesine analizlere ihtiyaç duyarsanız, üniversitemizin tüm kapıları sizlere sonuna kadar açıktır. Yeter ki isteyin; hiçbir öğrenciye hayır denmez. Eğer olur da bir engel ile karşılaşırsanız lütfen beni bulun. Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir ve o merakı her zaman ateşlemek gerekir. Bizim size bu protokolle sunduğumuz en büyük katkıların başında yabancı dil desteği ve gelişmiş laboratuvar imkanları geliyor. Ancak bizim asıl kazanımımız, sizlerin mutluluğu ve başarılarıdır. Sizler güzel işler çıkardıkça biz de mutlu oluyoruz. Belki bir-iki sene sonra üniversitemizde benim öğrencim olacaksınız; sizin gibi başarılı ve meraklı öğrencilerin bizi tercih etmesi bizim için en büyük kazanımdır" dedi.</p><br/><p>Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ise yaptığı konuşmada Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Göynük Fen Lisesi’nde misafir etmekten mutluluk duyduklarını ifade etti. Ergen geçtiğimiz haftalarda Göynük Fen Lisesi ile Akdeniz Üniversitesi arasında imzalanan protokol içinde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür etti.</p><br/><p>Söyleşi sonunda Rektör Özkan’a günün anlam ve önemine binaen İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ve Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım tarafından plaket takdim edildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-0-1777974903.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-1-1777974904.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-2-1777974905.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-3-1777974906.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-4-1777974906.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-5-1777974907.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-6-1777974908.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:55:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz-1777974902.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuklarda alerjiye dikkat: Besin ilişkili anafilaksileri çok sık görmeye başladık</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/cocuklarda-alerjiye-dikkat-besin-iliskili-anafilaksileri-cok-sik-gormeye-basladik-922567</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/cocuklarda-alerjiye-dikkat-besin-iliskili-anafilaksileri-cok-sik-gormeye-basladik-922567</guid>
                <description><![CDATA[KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ'NDEN ÇOCUK ALERJİ VE İMMÜNOLOJİ UZMANI PROF. DR. METİN AYDOĞAN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda besin alerjilerine ilişkin konuşan uzmanlar, "90’lı yıllardan sonra astım çocukluk çağının ilk alerjik pandemisiydi. Şimdi besin alerjileri 2’nci pandemi diye söyleniyor. Besin ilişkili anafilaksileri çok sık görmeye başladık. Sadece ülkemiz için değil tüm dünyada bu şekilde artık besin alerjileri çok daha ağır, daha komplike tablolarla gelmekte. Alerjik şok eğer tanınmazsa geç tedavi edilirse, adrenalin hemen uygulanmazsa o zaman ölümcül" diyerek uyardı.</p><br/><p>Dünyada ve Türkiye’de arttığı belirtilen şehirleşme ve sanayileşme, hava kirliliğiyle birlikte işlenmiş gıdaların sıklıkla tüketimi, yoğun ilaç kullanımı gibi durumların bağışıklık sistemini etkilediğine dikkat çeken uzmanlar, alerjilere karşı uyardı. Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri, İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Esra Yücel ile Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Metin Aydoğan, alerjilerin nedenleri ve dikkat edilmesi gerekenleri sıralarken ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.</p><br/><br/><p>"Annelerimiz ne kadar sağlıklıysa çocuklarımız da o kadar sağlıklı doğuyor"</p><br/><p>"Annelerimiz ne kadar sağlıklıysa çocuklarımız da o kadar sağlıklı doğuyorlar" diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Metin Aydoğan, "Annenin florası, bağırsak mikropları direkt çocuğa geçiyor, bağışıklık sistemi şekilleniyor. Ona göre de alerjik bir çocuk mu, sağlıklı bir çocuk mu oluyor. Çocuklarımızı ve annelerimizi nasıl sağlıklı tutacağız, her şeyden önce abur cuburdan, bütün paketli yiyecek içeceklerden uzak durmaları lazım. 2’ncisi gereksiz antibiyotik kullanmayacağız. Her bir gereksiz antibiyotik anne ve çocuğumuzun floralarını darmadağın ediyor. Ev içi ve ev dışı kirlilikleri önlememiz, sigaradan kesinlikle uzak durmamız lazım. Kargodan gelen paketlerin kesinlikle evde açılmaması lazım. Bulaşık makinelerinin içine parlatıcı, çamaşır makinelerinin içine de yumuşatıcı koymamamız gerekiyor. Bu şekilde çocuğumuzun alerjik olma oranını en aza indirme imkanı bulabileceğiz" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>"Katkı maddelerinin birçok alerjik hastalığa zemin hazırladığını söyleyebilirim"</p><br/><p>Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Aydoğan, "Türkiye’deki besin alerjisi sıklıklarıyla ilgili çok çalışma var, sonuçlarında en çok inek sütü alerjisi var. 2’nci yumurta, 3’üncü ağaç yemişleri. ABD’de çocuklar da en çok fıstık alerjisi varken bizde ise süt alerjisi daha fazla. Cips, kolalı içecekler, hazır meyve suları, salam, sosis, sucuk, ketçap, mayonez gibi yiyeceklerin çocuklar tarafından tüketilmemesi gerekiyor. Paketli yiyeceklerin içerisindeki katkı maddelerinin çocukların bağırsak epitel bariyerlerini bozarak birçok alerjik hastalıklara zemin hazırladığını söyleyebilirim. Hem hamile annelerimizin hem çocuklarımızın kesinlikle uzak durması lazım. Bu konunun anne babaların birinci öncelikleri olması lazım. Doğal beslenmeleri lazım, sağlıklı büyümeyi gösteren en çok Akdeniz tipi beslenme" dedi.</p><br/><br/><p>"Bazı virüsler ilk 10 ayda, bazıları 2 yaşta geçirildiğinde astım sıklığını artırıyor"</p><br/><p>Astımla ilgili konuşan Aydoğan, "Türkiye’de genel olarak yüzde 6 ile 10 arasında bir sıklık var, Orta Anadolu Bölgesi’nde daha düşük, nem oranı daha yüksek olan Marmara’da daha yüksek bir oran söz konusu. Sigaranın bir çocuk, anne için zehirden bir farkı olmadığını bilmemiz lazım. İlk 1-2 yaşlarında karşılaşılan enfeksiyonlar da alerjik hastalıkların sıklığını artırabiliyor. Bazı virüsler ilk 1 yılda, bazıları ilk 10 ayda, bazıları da ilk 2 yaşta geçirildiğinde astım sıklığını artırıyor. 2 yaştan önce kreşe giden çocukların riskinin her virüs için değil, astım riskini artırdığı kanıta dayalı olarak gösterilmiş. Annelerimizin iş hayatıyla ilgili bir dinamikleri var, çok kolay değil ama olabildiği kadar o dönemlerde kalabalık, çocukların enfeksiyon geçireceği ortamlarda olmamalarını sağlamalarında fayda var. Annenin bağırsak florasının çocuğu birebir etkilediği gösterilmiş, o nedenle anne ne kadar sağlıklı beslenirse ne kadar antibiyotikten uzak kalırsa, sağlıklı olursa çocuğun dünyaya attığı ilk adımı daha sağlıklı hale getirebilir" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>"Besin ilişkili anafilaksileri çok sık görmeye başladık"</p><br/><p>Geçmişten bu güne alerjik hastalıklarla ilgili konuşan Doç. Dr. Esra Yücel, "90’lı yıllardan sonra astım çocukluk çağının ilk alerjik hastalık pandemisiydi. Şimdi besin alerjileri için 2’nci pandemi diye söyleniyor. Besin ilişkili anafilaksileri biz de artık çok sık görmeye başladık. Sadece ülkemiz için değil tüm dünyada bu şekilde artık besin alerjileri çok daha ağır, daha çoklu besin alerjisi gibi daha komplike tablolarla karşımıza gelmekte. Ülkemizden bununla ilgili yapılan bir çalışmada da özellikle besin alerjili çocukların yüzde 16’sının ilk reaksiyonu anafilaksi şeklinde olmuş. İngiltere’den yapılan çalışmalar da benzer gözlemi gösteriyor. Bu çocuklarda acil başvuruları özellikle ilk reaksiyon olarak anafilaksi olabilmekte. Besin ilişkili anafilaksi yaşayan hastalarda mutlaka kaçınma önlemlerini aileyle konuşuyoruz. Etiket okuma, besin güvenliğini sağlayabilmek önemli" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>"Adrenalin oto enjektörleri yanlarında olmalı"</p><br/><p>‘Bazı ortamlarda hastaların kazayla alerjisi bulunan besinle karşılaşmaları da tabi ki mümkün’ diyen ve bu durumda yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Doç. Dr. Yücel, "Böyle durumlarda acil müdahalenin yapılmasına kadar olan o kritik süreyi geçirmemek adına uygulamaları gereken adrenalin oto enjektörleri hastaların yanında olmasını öneriyoruz. Hastaya ne yapması gerektiğini öğretiyoruz. Uygun yerden uygun şekilde uygulamasını istiyoruz, sonrasında ilgili sağlık kuruluşuna müracaatını özellikle 112’yi arayarak bunu sağlamalarını öğretiyoruz. Koruyucu önlemlerle ilgili anne beslenmesi çok önemli. Bebeğin ilk 6 ay mutlaka anne sütüyle beslenmesi, alerjik hastaların azaltılmasında güzel bir önlem olabilir. Bebeğin sezaryenle doğuma göre vajinal yolla doğması alerjik hastalıkların azalmasına neden olabilir. Çocuğun temiz havada, doğal besinlerle beslenmesi, aşırı işlenmiş besinleri çok fazla tüketmemesi, bağırsak mikrobiyomunun sağlıklı olması alerjik hastalıkların gelişmemesi adına faydaları olacaktır" dedi.</p><br/><br/><p>"Alerjik şok tanınmaz, adrenalin hemen uygulanmazsa ölümcül"</p><br/><p>Alerjisi bulunan bireylerin tatil noktaları vb. alanlarda yiyeceklerle temasına ilişkin konuşan Doç. Dr. Yücel, "Açık büfelerle ilgili en büyük risk, besinlerin birbirine çok temas etmesi. Hazırlayan kişilerin bu konudaki özeni hakkında ailelerin bilgi sahibi olmamaları, restoran ve çalışanların besin alerjisi konusundaki bilgilerinin, farkındalıkların ne durumda olduğunu bilemememiz. Ailelerin içeriğinden emin olmadıkları besini çocuklarına tükettirmemeleri en güvenli olmalarını sağlayacak yollardan bir tanesi. Alerjik şok eğer tanınmazsa, geç tedavi edilirse, adrenalin hemen uygulanmazsa o zaman ölümcül ya da ölüme yakın, çok ağır bir tabloyla karşı karşıya bırakabilir. Yumurta alerjili bir genç kızımız, doğum günü pastasında içeriğini sorgulatmasına rağmen tüketimi sonrası çok ağır bir alerjik şok nedeniyle kaybedilmişti. Örneğin, nar tükettikten sonra yoğun bir egzersiz sonrası anafilaksi geçiren bir hastamız olmuştu. Böyle nadir durumlarda olabiliyor. Alerjide sıklık özellikle inek sütü ve yumurta ülkemiz için kuru yemişler ceviz ve fındık, Antep fıstığı, kaju, susam, bakliyatlar ve deniz ürünleri" ifadelerini kullandı.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/cocuklarda-alerjiye-dikkat-besin-iliskili-anafilaksileri-cok-sik-gormeye-basladik-0-1777973103.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/cocuklarda-alerjiye-dikkat-besin-iliskili-anafilaksileri-cok-sik-gormeye-basladik-1-1777973104.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:25:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/cocuklarda-alerjiye-dikkat-besin-iliskili-anafilaksileri-cok-sik-gormeye-basladik-1777973102.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bebeklerde uyku problemini çözecek 6 öneri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bebeklerde-uyku-problemini-cozecek-6-oneri-922563</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bebeklerde-uyku-problemini-cozecek-6-oneri-922563</guid>
                <description><![CDATA[MEMORİAL SAĞLIK GRUBU MEDSTAR TOPÇULAR HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI BÖLÜMÜ’NDEN UZM. DR. MEHMET GÜNEŞ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerde uyku problemi, özellikle ilk kez anne-baba olan aileler için zorlu bir sürece dönüşürken Uzm. Dr. Mehmet Güneş,  sorunun çoğu zaman birden fazla nedene bağlı geliştiğine dikkat çekti.</p><br/><br/><p>Uyku problemine erken dönemde müdahale edilmeli</p><br/><p>Uyku, bebek için sadece dinlenme değil; büyüme, beyin gelişimi ve geleceğin temel taşlarını döşeyen kritik bir süreç olduğunu belirten Memorial Sağlık Grubu Medstar Topçular Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "Bebek uykusu ‘uyusun da büyüsün’ sözünün bilimsel karşılığıdır. Bebek ne kadar düzenli ve kaliteli uyursa, fiziksel olarak o kadar sağlıklı büyür, zihinsel olarak o kadar hızlı öğrenir ve duygusal olarak o kadar dengeli olur. Ne yazık ki uyku sorunu yaşayan bebeklerde bu süreç sekteye uğrar. Hem bebek hem de aile için yorucu bir döngü başlar. Bu nedenle uyku sorunlarını normal kabul etmek yerine, nedenlerini anlamak ve erken dönemde doğru yaklaşımlarla müdahale etmek büyük önem taşır. Ayrıca anne-baba ne kadar rahatsa bebek de o derecede huzurlu olur ve uyku problemi daha az yaşanır" dedi.</p><br/><p>Uzm. Dr. Mehmet Güneş, bebeklerin gece ve gündüz uyku ihtiyaçları hakkında şu bilgiyi verdi:</p><br/><p>"Yenidoğan: Gündüz 8, gece 8-9, toplamda 16 saat, 1 aylık: Gündüz 7 saat, gece 8-9 saat, toplamda 15 saat, 3 aylık: Gündüz 4-5 saat, gece 9-10 saat, toplamda 15 saat,  6 aylık: Gündüz 4 saat, gece 10 saat, toplamda 14 saat, 1,5 yaş: Gündüz 2,5 saat, gece 11 saat, toplamda 13,5 saat, 2 yaş: Gündüz 2 saat, gece 11 saat, toplamda 13 saat."</p><br/><br/><p>Bebeklerde uyku problemi birçok nedene bağlı olabilir</p><br/><p>Bebeklerin uyku probleminin birçok nedene bağlı olabileceğini de ifade eden Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "Açlık, ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması, gaz sancısı, burun tıkanıklığı, reflÜ, diş çıkarma, ayrılık kaygısı veya uyku gerilemesi (4./8-10. aylar), annenin duygusal durumu bebeklerde uyku problemlerinin başlıca nedenlerindendir. Bazı düzenlemeler ve uygulamalar ile bebeklerde uyku kalitesi artırılabilir" şeklinde konuştu.</p><br/><p>Bebeklerde uyku problemi için çözüm önerilerinde bulunan Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "Tutarlı Uyku Rutini: Her gün aynı saatte banyo veya ninni gibi sakinleştirici rutinler oluşturun. Uygun Uyku Ortamı: Oda karanlık, sessiz ve 18-22 derece arasında olmalıdır. Beslenme Rutini: Uyku öncesi son beslenmeyi sakin bir ortamda yapın. Ek gıdaya geçen bebeklerde uykudan 1 saat önce ek gıda verilmemelidir. Kendi Kendine Uyuma: Bebeği tamamen uyumadan, uykulu ama uyanık halde yatağına koyarak kendi kendine dalma becerisini destekleyin. Her uyandığında kucağa almayın. Gündüz Uykusu: Gündüzleri çok uzun veya kısa uyuması geceyi etkiler. Gündüz uykularının kaliteli olmasına dikkat edin. Ayrılık Kaygısı (6-9 Ay): Bu dönemde uykuya geçişte sakinleştirici nesneler kullanabilir ve ona güvende olduğunu hissettirebilirsiniz" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>Uzmana başvurmak için geç kalmayın</p><br/><p>Uzm. Dr. Mehmet Güneş son olarak, "Bebeklerde uyku sorunlarının çoğu zamanla ve doğru yaklaşımlarla düzelir. Ancak sorun uzun süre devam ediyorsa, sık uyanmalarla birlikte kilo alamama, aşırı huzursuzluk veya solunum sorunları gibi ek belirtiler varsa mutlaka çocuk doktoruna danışmak önemlidir" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:15:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/bebeklerde-uyku-problemini-cozecek-6-oneri-1777972504.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DİŞ HEKİMLERİ ODASI’NDAN İL MÜDÜRÜ SÖNMEZ’E ZİYARET</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/dis-hekimleri-odasindan-il-muduru-sonmeze-ziyaret-922537</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/dis-hekimleri-odasindan-il-muduru-sonmeze-ziyaret-922537</guid>
                <description><![CDATA[Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, Hatay Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt. Burhan Mansuroğlu ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini makamında ağırladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">DİŞ HEKİMLERİ ODASI’NDAN İL MÜDÜRÜ SÖNMEZ’E ZİYARET</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, Hatay Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt. Burhan Mansuroğlu ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini makamında ağırladı.&nbsp;</span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, Hatay Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt. Burhan Mansuroğlu" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-04%20at%2010_34_38.jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
Gerçekleştirilen nezaket ziyaretinde, Hatay’da yürütülen ağız ve diş sağlığı hizmetleri ile sağlık alanındaki çalışmalar değerlendirildi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI HİZMETLERİ ÜZERİNE İSTİŞARELER YAPILDI</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ziyarette, il genelinde sunulan ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin mevcut durumu, sağlık kuruluşlarının kapasitesi, vatandaşların hizmetlere erişimi ve ilerleyen süreçte hayata geçirilmesi planlanan projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca diş hekimliği alanında hizmet kalitesinin artırılması ve mesleğin daha etkin şekilde icra edilmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar ele alındı.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, Hatay Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt. Burhan Mansuroğlu" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-05-04%20at%2010_34_38%20(1).jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde kamu kurumları ile meslek odaları arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, ortak çalışmaların vatandaşlara sunulan hizmetlerin niteliğini artıracağını ifade etti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>İŞ BİRLİĞİ MESAJI VERİLDİ</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarıyla koordinasyon içerisinde çalışmaların sürdürüleceği belirtilerek, vatandaşların ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak projelerin desteklenmeye devam edeceği kaydedildi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, nazik ziyaretlerinden dolayı Hatay Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt. Burhan Mansuroğlu ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür etti.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 08:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/dis-hekimleri-odasindan-il-muduru-sonmeze-ziyaret-1777960857.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uluslararası katılımlı Gastro-İntestinal Kongresi Başkent Üniversitesi ev sahipliğinde tamamlandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uluslararasi-katilimli-gastro-intestinal-kongresi-baskent-universitesi-ev-sahipliginde-tamamlandi-922535</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uluslararasi-katilimli-gastro-intestinal-kongresi-baskent-universitesi-ev-sahipliginde-tamamlandi-922535</guid>
                <description><![CDATA[GASTRO-İNTESTİNAL CERRAHİ ALANINDAKİ GÜNCEL GELİŞMELERİN ELE ALINDIĞI, BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ADANA DR. TURGUT NOYAN UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KIŞLA YERLEŞKESİNDE DÜZENLENEN AÇILIŞ PROGRAMIYLA BAŞLAYAN "9. ÇUKUROVA GASTRO-İNTESTİNAL HASTALIKLAR VE CERRAHİSİ KONGRESİ" 3 GÜN SÜREN BİLİMSEL OTURUMLARIN ARDINDAN BAŞARIYLA TAMAMLANDI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gastro-intestinal cerrahi alanındaki güncel gelişmelerin ele alındığı, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesinde düzenlenen açılış programıyla başlayan "9. Çukurova Gastro-intestinal Hastalıklar ve Cerrahisi Kongresi" 3 gün süren bilimsel oturumların ardından başarıyla tamamlandı.</p><br/><p>Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Gündoğdu, Başkent Üniversitesi’nin kongrenin ana bileşenlerinden biri olduğunu belirterek, bilimsel organizasyonların sağlık alanındaki gelişim açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p><br/><p>Doç. Dr. Gündoğdu konuşmasında, uluslararası katılımın kongreye önemli katkı sunduğunu ifade ederek, "Bilimin geldiği son noktayı ve güncel gelişmeleri takip etmek, bunları meslektaşlarımızla paylaşarak daha ileriye taşımak adına bu tür bilimsel programlar büyük önem taşıyor. Farklı disiplinlerden uzmanların bir araya gelmesi, bilgi paylaşımını güçlendirdiği gibi gelecekteki bilimsel çalışmalara da önemli katkılar sunmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.</p><br/><p>Türkiye’nin farklı illerinden ve yurt dışından akademisyenler, uzman hekimler, hemşireler, diyetisyenler ve sağlık profesyonellerini bir araya getiren kongrede, bilimsel program kapsamında gerçekleştirilen kurslar, paneller, vaka sunumları ve bilimsel oturumlarda; Kronik Yara Bakımında Güncel Yaklaşımlar, Stoma Bakımı, HPB Cerrahi, Obezite Cerrahisi, Kanser Cerrahisinde Perioperatif Bakım Multidisipliner Yaklaşım, Kolorektal Aciller, Kolon- Rektum Cerrahisinde Kritik Kararlar gibi birçok başlık ve gastro-intestinal cerrahi alanındaki güncel yaklaşımlar ele alındı. Kongre süresince multidisipliner konular da değerlendirilerek sağlık profesyonelleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımı sağlandı.</p><br/><p>Katılımcılar, modern sağlık altyapısı ve akademik gücüyle bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezinin ev sahipliğinde düzenlenen kongrenin, bilimsel üretim ve uluslararası akademik dayanışma açısından verimli bir platform oluşturduğunu ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 08:55:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/uluslararasi-katilimli-gastro-intestinal-kongresi-baskent-universitesi-ev-sahipliginde-tamamlandi-1777960503.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kilo kaybıyla hastaneye başvuran hastanın böbreğinden 20 santimlik tümör çıkarıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kilo-kaybiyla-hastaneye-basvuran-hastanin-bobreginden-20-santimlik-tumor-cikarildi-922518</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kilo-kaybiyla-hastaneye-basvuran-hastanin-bobreginden-20-santimlik-tumor-cikarildi-922518</guid>
                <description><![CDATA[BÖBREK TÜMÖRÜ ŞÜPHESİYLE HASTANEYE BAŞVURAN 62 YAŞINDAKİ BİR HASTANIN SOL BÖBREĞİNDE YAKLAŞIK 20 SANTİMETRELİK DEV KİTLE TESPİT EDİLDİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta kilo kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 62 yaşındaki hastanın sol böbreğinde yaklaşık 20 santimetrelik kitle tespit edildi. Sadece kilo kaybı şikayeti olan hasta, başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuştu.</p><br/><p>Kahramanmaraş’ta yaşayan Fatih Kırık, kilo kaybı şikayetiyle HG Hospital’da dahiliye polikliniğine başvurdu. Yapılan ultrason ve tomografi incelemelerinde sol böbrekte büyük bir kitle tespit edildi. Üroloji kliniğine yönlendirilen hastanın yapılan muayenesinde ele gelen kitle fark edildi. İleri tetkik amacıyla çekilen MR görüntülerinde tümörün yaklaşık 20 santim boyutunda olduğu tespit edildi. HG Hospital Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Orhan Sümbül tarafından yapılan başarılı ameliyatla hasta sağlığına kavuştu.</p><br/><p>Dr. Sümbül, hastanın hiçbir şikayeti yokken son dönemlerde başlayan kilo kaybı nedeniyle dahiliyeye başvurduğunu belirterek, "Dahiliye polikliniğinde yapılan ultrason ve tomografide sol böbrekte büyük bir kitle tespit edildi ve bize refere ediliyor. Hasta kliniğimize başvurduğunda muayenesini yaptık, ele gelen bir kitle vardı. Burada enteresan olan hastanın hiçbir ağrısının olmaması bu süreçte. Sadece hafif düzeyde bir kilo kaybı. Herhangi bir idrardan kanama, yanma, ağrı, yan ağrısı hiçbir şey yoktu. Biz hastaya MR çektirdik. Yaklaşık 20 santimlik dev bir tümöre rastladık. Bu tümör yukarıda pankreas ve dalağa yapışıktı. Aşağıda pelvik bölgeye kadar, idrar kesesine kadar inen bir tümördü. Genel cerrahinin de desteğiyle biz hastamızı ameliyata aldık iki gün önce. Ameliyatımız yaklaşık 4 saat sürdü. Ameliyatımız çok başarılı geçti. Dalağı ve kitlenin tamamını temizledik. Tabii çok büyük bir yer işgal ettiği için o bölgede belirgin bir boşluk kaldı. Hastamız şu anda iyi" diye konuştu.</p><br/><p>Hasta Fatih Kırık ise kilo kaybı olduğu için dahiliyeye başvurduğunu belirterek, "Kilo kaybımdan hiçbir şey çıkmadı. Ultrasondan kitle olduğu tespit edildi. İlk etapta 17 santimetreydi, ameliyata girdiğimizde 20 santimetreye çıktı bu kitle. Orhan hocam da başarı ile aldı sağlığıma kavuştum" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/kilo-kaybiyla-hastaneye-basvuran-hastanin-bobreginden-20-santimlik-tumor-cikarildi-0-1777891803.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/kilo-kaybiyla-hastaneye-basvuran-hastanin-bobreginden-20-santimlik-tumor-cikarildi-1-1777891804.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/kilo-kaybiyla-hastaneye-basvuran-hastanin-bobreginden-20-santimlik-tumor-cikarildi-2-1777891805.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/05/kilo-kaybiyla-hastaneye-basvuran-hastanin-bobreginden-20-santimlik-tumor-cikarildi-3-1777891805.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:50:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/05/kilo-kaybiyla-hastaneye-basvuran-hastanin-bobreginden-20-santimlik-tumor-cikarildi-1777891803.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gazipaşa Devlet hastanesinde personele temel yaşam desteği eğitimi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/gazipasa-devlet-hastanesinde-personele-temel-yasam-destegi-egitimi-922269</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/gazipasa-devlet-hastanesinde-personele-temel-yasam-destegi-egitimi-922269</guid>
                <description><![CDATA[ANTALYA’NIN GAZİPAŞA İLÇESİNDE HİZMET VEREN GAZİPAŞA DEVLET HASTANESİ’NDE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÖNELİK "TEMEL YAŞAM DESTEĞİ (CPR)" EĞİTİMİ DÜZENLENDİ. ACİL DURUMLARDA HAYATİ ÖNEME SAHİP MÜDAHALELERİN DOĞRU VE HIZLI ŞEKİLDE UYGULANMASINI AMAÇLAYAN EĞİTİM PROGRAMI, GENİŞ KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde hizmet veren Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde sağlık çalışanlarına yönelik "Temel Yaşam Desteği (CPR)" eğitimi düzenlendi. Acil durumlarda hayati öneme sahip müdahalelerin doğru ve hızlı şekilde uygulanmasını amaçlayan eğitim programı, geniş katılımla gerçekleştirildi.</p><br/><p>Eğitim kapsamında kalp durması (kardiyak arrest) gibi kritik durumlarda yapılması gereken ilk müdahaleler detaylı şekilde ele alındı. Uzman eğitmenler tarafından verilen programda, doğru kalp masajı teknikleri, suni solunum uygulamaları ve erken müdahalenin önemi vurgulandı.</p><br/><br/><p>Uygulamalı eğitimle beceriler geliştirildi</p><br/><p>Teorik bilginin yanı sıra uygulamalı eğitimlere de yer verilen programda, sağlık çalışanları maketler üzerinde birebir pratik yaptı. Gerçek olay senaryoları üzerinden gerçekleştirilen tatbikatlarla personelin müdahale reflekslerinin güçlendirilmesi hedeflendi.</p><br/><br/><p>Acil durumlara hazırlık güçleniyor</p><br/><p>Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, bu tür eğitimlerin düzenli aralıklarla devam edeceği belirtilerek, sağlık çalışanlarının bilgi ve becerilerinin güncel tutulmasının önemine dikkat çekildi. Eğitimlerle birlikte acil durumlara müdahale kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/gazipasa-devlet-hastanesinde-personele-temel-yasam-destegi-egitimi-0-1777544703.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/gazipasa-devlet-hastanesinde-personele-temel-yasam-destegi-egitimi-1-1777544704.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/gazipasa-devlet-hastanesinde-personele-temel-yasam-destegi-egitimi-2-1777544705.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 13:25:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/gazipasa-devlet-hastanesinde-personele-temel-yasam-destegi-egitimi-1777544702.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kızını karaciğer nakli beklerken kaybetti, oğlu organ bağışıyla hayata tutundu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-922257</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-922257</guid>
                <description><![CDATA[ANNE ARZU TAŞKESEN VE SÜLEYMAN TAŞKESEN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da yaklaşık 1 yıldır karaciğer nakli için bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen, 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlamasıyla sağlığına kavuştu. 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle 15 yaşındaki kızını kaybeden Arzu Taşkesen, oğlunun nakil olmasının ardından donör aileye yazdığı mektupta, "Size o kadar minnettarım ki bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var" sözleriyle hem minnetini hem de yaşadığı üzüntüyü dile getirdi. Nakli gerçekleştiren Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ise kadavra bağışının önemine dikkat çekerek, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor. Burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor" dedi.</p><br/><p>Gaziantep’te yaşayan ve 1 yaşındayken karaciğer yetmezliği tanısı konulan 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen’in ailesi, yaklaşık 1 yıl önce Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi’ne başvurdu. Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından değerlendirilen Süleyman, uygun canlı donör bulunamaması nedeniyle kadavra bağışıyla gerçekleşecek nakil için bekleme listesine alındı. Yaklaşık 1 yıldır nakil bekleyen Süleyman için beklenen haber, 2 hafta önce geldi. 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlaması üzerine Taşkesen ailesine uygun karaciğer bulunduğu bildirildi. Gaziantep’te yaşayan aile, haberi aldıkları akşam yola çıkarak Antalya’ya geldi. Süleyman Taşkesen, Antalya’ya ulaştığı sabah Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Başarılı geçen naklin ardından küçük çocuk, yıllardır mücadele ettiği hastalığın sıkıntılarından kurtulup sağlığına kavuştu.</p><br/><br/><p>"Aynı aile daha önce kızları için de başvurmuştu, maalesef kaybettik"</p><br/><p>Nakil süreciyle ilgili bilgi veren Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Süleyman’a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini belirterek, ailenin yaklaşık 1 yıl önce merkeze başvurduğunu söyledi. Süleyman için uygun canlı donör bulunamadığını anlatan Aliosmanoğlu, "Biz Süleyman’a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdik. Yaklaşık 1 yıl önce başvuruda bulundular. Uygun canlı donör olmadığı için kadavra listesine almıştık. Uygun canlı donör olmadığını bilerek vurguluyorum. Ülkemizde maalesef kadavra bağışı az, yeterli değil" dedi.</p><br/><p>Aynı ailenin yıllar önce kızları için de karaciğer nakli başvurusunda bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Birkaç yıl önce yine Süleyman’ın ablası için bize kadavra listesinden karaciğer nakli için başvurmuştu aynı aile. Maalesef o kızımıza kadavra çıkmadığı için onu kaybettik. Ona nakil gerçekleştiremedik ama Süleyman’da Allah’tan böyle bir şansımız oldu" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini Süleyman’a naklettik"</p><br/><p>Vefat eden bir çocuğun ailesinin organ bağışı kararıyla Süleyman’ın nakil şansı bulduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, ameliyat sonrası sürecin iyi ilerlediğini söyledi. Aliosmanoğlu, "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini ailesi bağışlamıştı. Biz de iki hafta önce Süleyman’a nakil ameliyatını gerçekleştirdik ve her şey gayet iyi gidiyor. 4-5 gün önce de Süleyman’ı taburcu ettik" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor"</p><br/><p>Organ bağışının özellikle canlı donör bulunamayan hastalar için hayati önem taşıdığını belirten Aliosmanoğlu, kadavra bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor ve burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor. Hatta keşke yeterli kadavra bağışı olsa da canlı nakilleri hiç yapmasak diye uğraşıyoruz ama maalesef o hassasiyete ya da o duruma ulaşamadık ülkemizde. Mümkün olduğu kadar bağışı artırmamız gerekiyor, ki çocuklarımız, gençlerimiz normal hayatlarına dönsünler, hayatlarını yaşasınlar. Buradan tüm ülkemize sesleniyoruz, herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz" diye konuştu.</p><br/><p>Türkiye’de yıllık yaklaşık bin 500 ile 2 bin civarında karaciğer nakli gerçekleştiğini aktaran Aliosmanoğlu, buna yakın sayıda hastanın da karaciğer nakli beklediğini belirtti. Aliosmanoğlu, "Bildiğim kadarıyla yaklaşık 30 bin civarında da böbrek nakli için bekleyen hastamız var. Bunların büyük çoğunluğu diyalizle devam ediyor ve buna bağlı komplikasyonlarla uğraşıyor. Yeterli bağış olduğunda aslında bu listeler erir. Hem karaciğer nakli hem böbrek nakli için umarım kadavra organ bağışında bu sayıları artırırız" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Beyin ölümü bitkisel hayatla karıştırılmamalı"</p><br/><p>Kadavra bağışının beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılabildiğini anlatan Aliosmanoğlu, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurguladı. Hasta yakınlarının zaman zaman beyin ölümünü bitkisel hayatla karıştırabildiğini belirten Aliosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p><br/><p>"Kadavra bağış beyin ölümü olan hastalardan oluyor. Beyin ölümü olan bir insanın geri dönme ihtimali yok. Bu durum ayrıntılı testlerle tespit ediliyor. Hasta yakınlarımız bunu bazen bitkisel hayatla karıştırıyor. ‘Yeniden bir umut belki hastamız geri döner ya da canlanır’ gibi düşünebiliyorlar ama beyin ölümü tanısı konulduğunda böyle bir ihtimal kesinlikle yok. Bağış olmadığında beyin ölümü olan kişi zaten vefat etmiş oluyor. Ama ailesi organ bağışladığında, o kişinin organları en az 4-5 kişiye yeniden hayat oluyor."</p><br/><br/><p>Kızını aynı hastalıktan kaybetti, oğluna umut oldu</p><br/><p>Anne Arzu Taşkesen, oğlunun nakil sürecini anlatırken 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle kızlarını kaybettiklerini dile getirdi. Kızına geç kalındığını ve nakil yapılamadığı için onu kaybettiklerini belirten Taşkesen, "Biz Süleyman için geçtiğimiz kasım ayında nakil işlemleri için başvurduk. Daha önce kızımız için de nakil için başvurmuştuk, 15 yaşındaydı. Ona çok geç kalmıştık ve yetişemedik. Siroz oldu ve kaybettik. Süleyman’da daha bilinçli olduk, erken müdahale etmek istedik" dedi.</p><br/><p>Kendisinin de taşıyıcı olduğunu, genetik bir rahatsızlık nedeniyle canlı donör olmasının risk taşıdığını söyleyen anne Taşkesen, "Canlı verici olmak istedim ama taşıyıcı olduğum için, genetik bir rahatsızlığım olduğu için bendeki karaciğer de biraz riskli oluyordu. Onun için doktorumuz kadavraya yazdırmak istedi. Biz de kadavra listesine yazdırdık" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Bir çocuktan haber geldi, hemen yola çıktık"</p><br/><p>Nakil olacağı haberini Gaziantep’te aldıklarını anlatan anne Taşkesen, o an hem sevinci hem de başka bir ailenin acısını aynı anda yaşadıklarını söyledi. Taşkesen, "Bir çocuktan vefat haberi geldi, o çocuğa da çok üzüldük. Gaziantep’teydik, hemen akşam yola çıktık. Sabahında buradaydık ve Süleyman hemen ameliyata girdi. Ameliyat çok şükür çok iyi geçti. Hiç beklemediğimiz bir anda oldu. O çocuğun ailesine bu bağışı yaptıkları için çok teşekkür ediyoruz" dedi.</p><br/><br/><p>"Çocuklarını iki dakika kaybetseler beni anlarlar"</p><br/><p>Organ bağışının sadece bir hastayı değil, bütün aileyi etkileyen bir karar olduğunu vurgulayan Taşkesen, "İnsan başına gelmeyince anlamıyor. Benim yaşadığımı yaşamaları lazım birinin beni anlaması için. İnsanın çocuğu en değerli şeyi. İki dakika kaybetseler beni anlarlar. Organ bağışı yapmak insanların tek bir kişiyi değil; anneyi, babayı, kardeşi, akrabayı, herkesi ilgilendiriyor. O sadece bir kişi değil; bir aile, bir akraba, bir topluluk. O bizim bir dünyamız. Ameliyat olduğu için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Sürekli ‘Rahat uyumak istiyorum’ diyordu"</p><br/><p>Süleyman’ın nakil öncesi ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan anne Taşkesen, oğlunun özellikle kaşıntı ve uyku düzensizliği nedeniyle çok zorlandığını dile getirdi. Sürekli endişe içinde yaşadıklarını belirten Taşkesen, şöyle konuştu:</p><br/><p>"Ne olacak, nasıl olacak, kurtaracak mıyız diye sürekli bir endişe içindeydik. Çok şükür artık çok mutluyuz. Herkesi bilinçli olmaya davet ediyorum. Süleyman’ın nakil öncesi kaşıntıları oluyordu, uyku düzeni yoktu. Uykudan uyanıp sürekli kaşınıyordu. ‘Yeter artık, ben bundan kurtulmak istiyorum, rahat uyumak istiyorum, istediğimi yemek istiyorum’ diye hep dert yanıyordu. Artık inşallah normal, sağlıklı bir insan olarak hayatına devam edecek."</p><br/><br/><p>Donör aileye mektup yazdı: "Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok"</p><br/><p>Oğluna karaciğeri bağışlanan kişinin bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüğünü belirten anne Taşkesen, donör aileye duyduğu minneti bir mektupla dile getirdi. Kendisi de evlat acısı yaşadığı için donör ailenin acısını çok iyi anladığını söyleyen Taşkesen, "Kimin organ bağışladığını öğrenmek istemiştim. Bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Bir yandan ailesine çok teşekkür ediyorum. Onların acısını ben de bir çocuk kaybettiğim için anlıyorum. Böyle bir şey yapmak çok zor bir şey. Çok zor bir şeyi başarmışlar. Hele bir çocuğunun organını bağışlamak çok zor ama bilinçlenmek böyle bir şey" dedi.</p><br/><p>Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta şu ifadeleri kullandı:</p><br/><p>"Merhaba hiç tanımadığım ama acısını yüreğimde hissettiğim can aile. Bundan 7 sene önce ben de karaciğer hastalığından kızımı kaybettim. 15 yaşındaydı, 23 Nisan doğumlu. Doğum günü geldi, kızım 22 oldu. 18 yaşında oğlum, 10 yaşında oğlum ve 8 yaşında kızım var. Süleyman 1 yaşındayken onun da hasta olduğunu öğrendim. Hep onda bir şey olur korkusuyla yaşadım. 10 yaşında yeşil gözlü, hayat dolu bir çocuk Süleyman. Dün bir telefonla Gaziantep’ten çıkıp yeniden buraya yetişmeye çalıştık. İçimde hem korku hem sevinç vardı. Çocuğum iyileşecekti. Sürekli kaşınan, her yerini yara yapan, geceleri uyumayan Süleyman artık deliksiz uyuyacaktı ve büyüyecekti. Size o kadar minnettarım ki. Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var. Süleyman’ın içindeki güzel yürek Can. Allah’ım rahmet eylesin, sizi cennetinde kavuştursun. Allah sizden bin kere razı olsun. Allah’a emanet olun. Süleyman’ın annesi."</p><br/><br/><p>"7 senedir yüreğimde kızımın ateşiyle yaşıyorum"</p><br/><p>Mektubunda 7 yıl önce kaybettiği kızından da bahsettiğini belirten Taşkesen, "Kızım 15 yaşındaydı. Çok çektik. O da organ nakli olsaydı belki kurtarabilirdim. 7 sene oldu, 7 senedir yüreğimde onun ateşiyle yaşıyorum. Keşke herkes bilinçlense ve hiçbir çocuk, hiçbir hasta ölmese diyorum" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"10 yıldır çocuğumuz çok çekti"</p><br/><p>Baba Taşkesen de oğlunun yıllardır hastalıkla mücadele ettiğini ve naklin ardından büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Kızlarını kaybetmenin acısını da taşıdıklarını belirten baba Taşkesen, "İbrahim hocaya çok teşekkür etmek istiyorum. 10 yıldır çocuğumuz çok çekti. Bizi bu hastalıktan kurtardığı için hocamıza minnettarız. Geceleri çocuğum hiç rahat değildi. Kızımızın da acısı vardı. İbrahim hocaya ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-0-1777537206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-1-1777537207.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-2-1777537207.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-3-1777537208.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-4-1777537209.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-5-1777537209.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-6-1777537210.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-7-1777537211.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-8-1777537211.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:20:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/kizini-karaciger-nakli-beklerken-kaybetti-oglu-organ-bagisiyla-hayata-tutundu-1777537205.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmandan uyarı: Çocukların beyin gelişimi anne rahminde başlar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmandan-uyari-cocuklarin-beyin-gelisimi-anne-rahminde-baslar-922237</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzmandan-uyari-cocuklarin-beyin-gelisimi-anne-rahminde-baslar-922237</guid>
                <description><![CDATA[BEYİN, SİNİR VE OMURİLİK CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. ORHAN ŞEN, ÇOCUKLARIN BEYİN SAĞLIĞINI KORUMANIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKEREK, "ÇOCUKLARIN BEYİN SAĞLIĞINI KORUMAK, ANNE KARNINDAN BAŞLAYIP, YETİŞTİĞİ ORTAM İLE DEVAM EDER. EV İÇERİSİNDEKİ HER EYLEM GELECEĞİN BİREYİNİ YETİŞTİRİYOR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin sağlığını korumanın önemine dikkat çekerek, "Çocukların beyin sağlığını korumak, anne karnından başlayıp, yetiştiği ortam ile devam eder. Ev içerisindeki her eylem geleceğin bireyini yetiştiriyor" dedi.</p><br/><p>Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırının ardından çocukların maruz kaldığı şiddet ortamı ve görüntüler, uzmanların gündemine geldi. Özellikle erken yaşta şiddetle karşılaşmanın çocukların psikolojik ve nörolojik gelişimini olumsuz etkileyebileceği belirtilirken, ailelerin bu süreçte daha bilinçli davranması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, çocukların sadece fiziksel değil, zihinsel ve duygusal sağlığının da korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p><br/><br/><p>"Çocuk yetiştiği ortamla şekillenir"</p><br/><p>Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin gelişiminin çok erken dönemde başladığını belirterek, "Çocukların beyin sağlığını koruma anne rahminden itibaren başlar. Annenin hamileyken beslenmesi ve aldığı destekler, çocuğun hem zihinsel hem bedensel sağlığını belirler. Ancak süreç doğumla bitmez, çocuk yetiştiği ortamla şekillenir" dedi.</p><br/><br/><p>"Çocuklar söyleneni değil, gördüğünü yapar"</p><br/><p>Çocukların en büyük öğrenme biçiminin taklit olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şen, "Çocuk istediğiniz kadar ‘şunu yapma, bunu yapma’ deyin, aslında sizi örnek alır. Gözünü açtığı andan itibaren anne ve babayı tanır ve onları kopyalar. Ev içinde konuşulan her söz, yapılan her davranış geleceğin bireyini oluşturur. Eğer evde saygı ve sevgi yoksa çocuğa dışarıdan ne kadar olumlu içerik verilirse verilsin bunun etkisi sınırlı kalır" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Şiddet görüntüleri çocuğun zihninde kalıcı iz bırakır"</p><br/><p>Şiddet içeriklerinin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Şen, "Çocuk yanınızdayken onu yok sayıp şiddet içerikli diziler izlerseniz, farkında olmadan o çocuk da izler ve gördüğünü kopyalar. Bu sadece ekranla sınırlı değil; arkadaş çevresi ve dış ortam da etkili. Kahramanmaraş’taki gibi olayların görüntüleri de çocukların zihninde ciddi izler bırakabilir. Bu nedenle aileler çok daha dikkatli olmalı" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Toplum olarak sorumluluk almalıyız"</p><br/><p>Ailelere ve topluma çağrıda bulunan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Şen, "Anne babalık fedakarlık gerektirir. Televizyonlarda şiddet ve olumsuz içeriklerin azaltılması gerekiyor. Önce herkes kendine bakmalı. Çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için toplumun her kesimi sorumluluk almalı. Daha nazik, daha saygılı, daha bilinçli bir ortam oluşturursak çocukların beyin gelişimini de koruyabiliriz" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:15:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/uzmandan-uyari-cocuklarin-beyin-gelisimi-anne-rahminde-baslar-1777529704.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Op. Dr. Şanal: Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/op-dr-sanal-verilen-kilolarin-kalici-olup-olmayacagi-hastanin-ameliyat-sonrasindaki-yasam-tarzina-bagli-922170</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/op-dr-sanal-verilen-kilolarin-kalici-olup-olmayacagi-hastanin-ameliyat-sonrasindaki-yasam-tarzina-bagli-922170</guid>
                <description><![CDATA[GENEL CERRAHİ UZMANI OP. DR. ALİ KAAN ŞANAL, OBEZİTE CERRAHİSİ SONRASINDA VERİLEN KİLOLARIN KALICI OLUP OLMAYACAĞININ BÜYÜK ÖLÇÜDE HASTANIN AMELİYAT SONRASINDAKİ YAŞAM TARZINA BAĞLI OLDUĞUNU BELİRTEREK, "CERRAHİ MÜDAHALE MİDE HACMİNİ KÜÇÜLTEREK VEYA EMİLİMİ AZALTARAK ÖNEMLİ BİR AVANTAJ SAĞLASA DA BU AVANTAJIN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASI İÇİN HASTANIN BU SÜREÇTE İSTEKLİ VE AKTİF ROL ALMASI GEREKİR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Şanal, obezite cerrahisi sonrasında verilen kiloların kalıcı olup olmayacağının büyük ölçüde hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı olduğunu belirterek, "Cerrahi müdahale mide hacmini küçülterek veya emilimi azaltarak önemli bir avantaj sağlasa da bu avantajın sürdürülebilir olması için hastanın bu süreçte istekli ve aktif rol alması gerekir" dedi.</p><br/><p>Günümüzde obezite, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmanın ötesine geçerek dünya genelinde hızla yayılan ciddi bir halk sağlığı problemi haline gelmiş durumda. Obezite, artık tüm yaş gruplarını etkileyen yaygın bir sağlık tehdidi olarak karşımıza çıkıyor.</p><br/><p>Obezitenin, bireylerin yaşam kalitesini düşürdüğünü ve hatta erken ölümlere zemin hazırladığını belirten Medline Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Şanal, "Obezite cerrahisi, ileri derecede kilo problemi yaşayan bireylerde, kilo kaybını sağlamak ve obeziteye bağlı hastalıkların riskini azaltmak amacıyla uygulanan bir yöntemdir. Ancak, verilen kiloların kalıcı olması, hastaların da bu sürece aktif ve olumlu bir şekilde katılımı ile mümkündür" diyerek obezite cerrahisi hakkında bilgiler verdi.</p><br/><p>Obezite hastalıklara kapı aralıyor</p><br/><p>Op. Dr. Şanal, obezite başta tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok kronik hastalığın gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu belirterek, "Bununla birlikte kas-iskelet sistemi sorunları, solunum problemleri ve bazı kanser türleri ile de doğrudan ilişkilendirilmektedir. Bu nedenle obezite, önüne geçilmesi gereken ciddi ve küresel bir sağlık sorunudur. Obezite cerrahisinde kullanılan yöntemler; mide hacmini küçülterek besin alımını kısıtlamayı, bağırsakların bir bölümünü devre dışı bırakarak emilimi azaltmayı ya da her iki etkiyi birlikte oluşturarak kalıcı kilo kaybı sağlamayı hedefler. Bu yönüyle obezite cerrahisi, düşünülenin aksine yalnızca estetik bir müdahale olmayıp, hastanın yaşam süresi ve kalitesini artıran önemli bir sağlık uygulamasıdır" dedi.</p><br/><p>Her birey için uygun olmayabilir</p><br/><p>Obezite cerrahisi her kilolu birey için uygun bir yöntem olmadığından hasta seçiminin büyük önem taşıdığını kaydeden Şanal, "Genel olarak vücut kitle indeksi (VKİ) 35 ve üzeri olan ya da VKİ 30’un üzerinde olup obeziteye bağlı ek hastalıkları bulunan bireyler bu tedavi için aday kabul edilir. Bununla birlikte; daha önce diyet, egzersiz ve medikal tedavi yöntemlerinden yeterli sonuç alamamış olmak, ameliyata engel teşkil edecek ciddi bir sağlık sorununun bulunmaması ve hastanın ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlayabilecek durumda olması gerekmektedir. Tüm bu kriterler, multidisipliner bir ekip tarafından detaylı şekilde değerlendirilerek kişiye en uygun tedavi planı belirlenir" diye konuştu.</p><br/><p>Cerrahiden sonrası da önemli</p><br/><p>Obezite cerrahisinin sonrasında tamamen risksiz bir süreçten söz etmenin mümkün olmadığını kaydeden Şanal, şunları söyledi:</p><br/><p>"Zamanla mide hacminde bir miktar genişleme yaşanabilir veya hastalar eski beslenme alışkanlıklarına geri dönebilir. Özellikle yüksek kalorili sıvı gıdaların tüketimi, sık ve kontrolsüz atıştırma gibi davranışlar yeniden kilo alımına zemin hazırlayacaktır. Bu nedenle cerrahi tedavi, tek başına bir çözüm değil; yaşam boyu devam etmesi gereken bir disiplinin ilk adımı olarak değerlendirilmelidir. Obezite cerrahisi sonrasında verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı, büyük ölçüde hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlıdır. Cerrahi müdahale; mide hacmini küçülterek veya emilimi azaltarak önemli bir avantaj sağlasa da bu avantajın sürdürülebilir olması için hastanın bu süreçte istekli ve aktif rol alması gerekir. Uzman hekimlerin önerdiği kurallara uyulması, rutin doktor kontrollerinin aksatılmaması, diyetisyen tarafından hazırlanan beslenme programına sadık kalınması ve düzenli fiziksel aktivite yapılması durumunda elde edilen kilo kaybını uzun vadede korumak mümkündür."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:00:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/op-dr-sanal-verilen-kilolarin-kalici-olup-olmayacagi-hastanin-ameliyat-sonrasindaki-yasam-tarzina-bagli-1777449606.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalbi üç kez duran hasta hayata döndü</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kalbi-uc-kez-duran-hasta-hayata-dondu-922149</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kalbi-uc-kez-duran-hasta-hayata-dondu-922149</guid>
                <description><![CDATA[BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ADANA DR. TURGUT NOYAN UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KALP VE DAMAR CERRAHİSİ ANABİLİM DALI’NDAN PROF. DR. ADEM İLKAY DİKEN, HAYATİ RİSK TAŞIYAN 52 YAŞINDA BİR HASTANIN AORT YIRTILMASI VAKASINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN BAŞARILI AMELİYAT SÜRECİNİ ANLATTI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Adem İlkay Diken, aortu yırtılarak kalbi üç kez duran hastayı hayata döndürdüklerini söyleyerek, "Sigara, damar mukavemetini bozarak yırtılma riskini ciddi ölçüde artırır ve kesinlikle bırakılmalıdır" dedi.</p><br/><p>Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Adem İlkay Diken, hayati risk taşıyan 52 yaşında bir hastanın aort yırtılması vakasında gerçekleştirilen başarılı ameliyat sürecini anlattı.</p><br/><p>Prof. Dr. Diken, hastanın daha önce farklı sağlık kuruluşlarına karın ağrısı şikayetiyle başvurduğunu ancak net bir tanı konulamadığını belirterek, "Hastamızın merkezimizdeki genel cerrahi servisine yatışından dakikalar sonra durumu aniden kötüleşti ve kısa süreli dolaşımı durduğu için yoğun bakıma alındı. Zamanla yarıştığımız bu kritik tabloda hızlıca değerlendirme yaparak aort damarında yırtılma olduğunu tespit ettik ve hastamızı acil olarak ameliyata almaya karar verdik" dedi. Bu sırada ikinci kez kalbi duran hastaya ikinci kez müdahale edildi ve tekrar dolaşımı sağlandı.</p><br/><p>Ameliyata alınan hastanın ameliyata başlandığı sırada kalbinin üçüncü kez durduğunu ifade eden Prof. Dr. Diken, "Hastamızın kalbini kalp masajı eşliğinde açtık ve tüm aort damarının boydan boya patladığını gördük. Bu tür durumlarda saniyeler bile hayati önem taşır. Hızlıca vücudu 15 dereceye kadar soğutup tüm vücut dolaşımını durdurarak yırtık olan aort segmentini değiştirdik. Bu büyük ve yüksek riskli operasyon sonrasında hastamız toparlanma sürecini de başarıyla atlattı ve hastanemizden yürüyerek taburcu oldu" diye konuştu.</p><br/><p>Müdahalenin büyüklüğüne dikkat çeken Diken, bu tip vakalarda hızlı karar verme ve deneyimli ekip çalışmasının belirleyici olduğunu vurguladı.</p><br/><p>Ameliyat sonrası yaşam tarzı yeniden şekillenmeli</p><br/><p>Ameliyat sonrası döneme de değinen Prof. Dr. Diken, "Bu ölçekteki ameliyatlardan sonra hastalarda geçici bilinç bulanıklığı, hafıza kaybı görülebilir. Hastamızda da benzer bir tablo gözlemledik ancak süreç içerisinde beyin fonksiyonları toparlandı ve genel durumu düzeldi. Hastanın iyileşme sürecinde aile desteği de önemli rol oynar. Bu tür büyük ameliyatlarda psikolojik ve sosyal destek tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır’’ diye konuştu.</p><br/><p>Ameliyat sonrası yaşam düzenine dair önemli uyarılarda bulunan Diken, "Bu hastalıkla karşılaşmış bireyler için en kritik konuların başında sigara geliyor. Sigara, damar mukavemetini bozarak yırtılma riskini ciddi ölçüde artırır ve kesinlikle bırakılmalıdır. Bunun yanı sıra tansiyonun düzenli takibi hayati önem taşır. Hastalarımızdan sabah ve akşam ölçüm yapmalarını ve değerleri kayıt altına almalarını istiyoruz. Fiziksel aktivitelerde ise denge önemli. Ağır yük kaldırılmamalı ve yoğun efor gerektiren aktivitelerden uzak durulmalı; ancak tamamen hareketsiz bir yaşam da doğru değil. Kontrollü yürüyüşler ve hafif egzersizler yaşamın bir parçası olmalıdır" dedi.</p><br/><p>Genetik risk göz ardı edilmemeli</p><br/><p>Prof. Dr. Diken, aort hastalıklarının bazı durumlarda ailevi geçiş gösterebildiğini belirterek, "Bu tür vakalarda yalnızca hastayı değil, yakın çevresini de değerlendirmek gerekir. Hastamızın kardeşleri ve çocukları başta olmak üzere birinci derece yakınlarının kardiyolojik taramadan geçmesi erken teşhis açısından büyük önem taşır. Amacımız, aort damarındaki genişleme ya da zayıflamaları, yırtılma gerçekleşmeden önce tespit edebilmek ve gerekli müdahaleyi zamanında yapmaktır. Hastamızın iki kardeşinin de aort diseksiyonu nedeniyle hayatını kaybettiğini de hesaba katarsak, genetik yatkınlığın ne kadar önemli olduğunu idrak edebiliriz" dedi.</p><br/><p>Gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin teknik boyutuna da değinen Diken, "Aortun tamamını kapsayan yırtılma sebebiyle burayı yapay damar ile yeniledik. Bu yapay damar dayanıklı bir yapıdadır ve aynı bölgede yeniden yırtılma beklenmez. Ancak damarın değiştirilmeyen diğer bölümleri için risk tamamen ortadan kalkmış değildir. Bu nedenle hastalarımızın düzenli kontrollerini aksatmaması gerekir" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Hastanın yakınları ise başarılı operasyon ve özverili yaklaşım için Prof. Dr. Adem İlkay Diken’e ve Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kalp Damar Cerrahisi ve Anestezi ekibine teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 09:40:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/kalbi-uc-kez-duran-hasta-hayata-dondu-1777444803.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Onkoloji uzmanından sosyal medya kürlerine uyarı: Masum görülen bitkilerin içinde birçok kimyasal var</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/onkoloji-uzmanindan-sosyal-medya-kurlerine-uyari-masum-gorulen-bitkilerin-icinde-bircok-kimyasal-var-922124</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/onkoloji-uzmanindan-sosyal-medya-kurlerine-uyari-masum-gorulen-bitkilerin-icinde-bircok-kimyasal-var-922124</guid>
                <description><![CDATA[PROF. DR. BÜLENT KARABULUT]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneğince Antalya’da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi’nde konuşan Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının geleneksel, bitkisel ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan kür, krem ve benzeri ürünleri doktorlarına danışmadan kullanmamaları gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" dedi.</p><br/><p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen "Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi", Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre için Antalya’da bulunan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, geleneksel ve bitkisel ürünler ile sosyal medyada sıkça gündeme gelen kür, krem ve benzeri uygulamaların kanser hastaları üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><br/><p>Kanser hastalarının tedavi sürecinde bilimsel kanıtı olmayan ürünlere yönelmesinin ciddi riskler taşıyabileceğine dikkat çeken Karabulut, hekimlerin bu tür uygulamalara yaklaşımının "karşı çıkmak" olarak değil, "güvenli bulmamak" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><br/><br/><p>"Kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak için ömrümüzü adadık"</p><br/><p>Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının yaşamlarını kurtarmak ve onları konforlu bir şekilde yaşatmak için çalıştıklarını vurgulayarak, "Biz kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak, onları konforlu yaşatmak için hayatımızı adadık. Onlara iyi gelebilecek herhangi bir şeye karşı çıkmayız. Doktorların bu işe karşı olduğu yönündeki yaklaşıma kesinlikle halkımız inanmasın. Biz bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. Basit bir örnek vereyim. Evinize giderken ağacın kenarında iki tane mantar buldunuz. Evinize gidip bu mantarı kavurup yemezsiniz herhalde. O da bitki, o da bir gıda ama ölebilirsiniz" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Bitkileri masum gibi görüyoruz ama içinde birçok kimyasal var"</p><br/><p>Bazı bitkilerin yanlış kullanımında ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirten Karabulut, zakkum örneği üzerinden uyarısını sürdürdü. Karabulut, "Zakkum senelerce bu ülkede gündeme geldi. İnsanlar bunun ekstresinden belki de öldü. Çünkü bizim geleneksel dilimizde ‘zıkkım ye’ diye bir laf vardır, o zakkumdan gelir. Bunun birazcık dozunu kaçırırsanız insan ölebilir. Biz aslında bitkileri masum gibi görüyoruz ama onların içinde birçok kimyasal var. Bu nedenle güvenli bulmuyoruz" dedi.</p><br/><p>Bir maddenin kanser hücresini öldürmesinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Karabulut, laboratuvar düzeyindeki bazı sonuçların doğrudan hastalarda güvenle kullanılabileceği anlamına gelmediğine dikkat çekerek, "Bir şeyin kanser hücresini öldürmesi yetmiyor. ‘İspatlandı’ denilen şeylerin de çoğu hücresel düzeyde. Ama bunun zararlı olmadığını da göstermek lazım" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"İlaçla etkileşiyor mu, yan etkiyi artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu"</p><br/><p>Kanser tedavilerinin hekim kontrolünde ve belirli riskler gözetilerek yürütüldüğünü söyleyen Karabulut, kanıtlanmamış ürünlerin bu sürece dahil edilmesinin hastalar açısından tehlikeli olabileceğini belirterek, "Biz zaten yeterince riski olan tedaviler yaparken, kanıtlanmamış, kanser hücresiyle ya da ilaçla nasıl etkileştiği bilinmeyen; ilacın yan etkisini artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu ya da kanser hücresini besliyor mu gibi birçok güvenlik verisine sahip olmayan bir şeyi hastalarımıza uygulamayız" konuştu.</p><br/><br/><p>"Bu işte uzmanlığı olmayan kişilerin sözüyle hareket etmesinler"</p><br/><p>Karabulut, kanser hastalarının tedavi sürecinde hekimlerinden habersiz herhangi bir kür, krem, bitkisel ürün ya da sosyal medyada önerilen uygulamaya yönelmemesi gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, onlara bilgi vermeden, kesinlikle bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" ifadelerini kullandı.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/onkoloji-uzmanindan-sosyal-medya-kurlerine-uyari-masum-gorulen-bitkilerin-icinde-bircok-kimyasal-var-0-1777376705.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/onkoloji-uzmanindan-sosyal-medya-kurlerine-uyari-masum-gorulen-bitkilerin-icinde-bircok-kimyasal-var-1-1777376706.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/onkoloji-uzmanindan-sosyal-medya-kurlerine-uyari-masum-gorulen-bitkilerin-icinde-bircok-kimyasal-var-2-1777376707.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/onkoloji-uzmanindan-sosyal-medya-kurlerine-uyari-masum-gorulen-bitkilerin-icinde-bircok-kimyasal-var-3-1777376708.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:45:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/onkoloji-uzmanindan-sosyal-medya-kurlerine-uyari-masum-gorulen-bitkilerin-icinde-bircok-kimyasal-var-1777376704.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı Mersinde kullanılmaya başlandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/yeni-nesil-hucre-kan-kurtarma-cihazi-mersinde-kullanilmaya-baslandi-922100</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/yeni-nesil-hucre-kan-kurtarma-cihazi-mersinde-kullanilmaya-baslandi-922100</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE’DE İLK KEZ KULLANILAN YENİ NESİL ‘HÜCRE KAN KURTARMA CİHAZI’, MERSİN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİNDE HASTALARA UYGULANMAYA BAŞLANDI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor.</p><br/><p>Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi.</p><br/><p>Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi.</p><br/><p>Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi.</p><br/><br/><p>"Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır"</p><br/><p>Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi.</p><br/><p>Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>"Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor"</p><br/><p>Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi.</p><br/><p>Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/yeni-nesil-hucre-kan-kurtarma-cihazi-mersinde-kullanilmaya-baslandi-0-1777364404.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/yeni-nesil-hucre-kan-kurtarma-cihazi-mersinde-kullanilmaya-baslandi-1-1777364405.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/yeni-nesil-hucre-kan-kurtarma-cihazi-mersinde-kullanilmaya-baslandi-2-1777364406.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/yeni-nesil-hucre-kan-kurtarma-cihazi-mersinde-kullanilmaya-baslandi-3-1777364406.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/yeni-nesil-hucre-kan-kurtarma-cihazi-mersinde-kullanilmaya-baslandi-4-1777364407.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:20:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/yeni-nesil-hucre-kan-kurtarma-cihazi-mersinde-kullanilmaya-baslandi-1777364403.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bağırsağı kangrene gidiyordu, kapalı ameliyatla kurtarıldı: Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacaktım</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bagirsagi-kangrene-gidiyordu-kapali-ameliyatla-kurtarildi-bir-gun-gec-kalsam-bugun-burada-olmayacaktim-922095</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bagirsagi-kangrene-gidiyordu-kapali-ameliyatla-kurtarildi-bir-gun-gec-kalsam-bugun-burada-olmayacaktim-922095</guid>
                <description><![CDATA[MEDİCAL PARK ANTALYA HASTANESİ GENEL CERRAHİ UZMANI OP. DR. GÖKHAN ATEŞ VE AYŞE ZÜLAL BERKSOY]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da yaşayan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy, şiddetli ve durmaksızın devam eden karın ağrısı, kramp, sürekli geğirme isteği ve yeşil renkli kusma şikayetiyle başvurduğu hastanede acil ameliyata alındı. Açık karın ameliyatları sonrası gelişen yapışıklıklara bağlı iç fıtık ve bağırsak tıkanıklığı tespit edilen Berksoy, laparoskopik cerrahiyle sağlığına kavuştu. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, "Bağırsak neredeyse kangren oluyordu, dolaşımı bozulmuştu. Erken müdahale ile bağırsağı kurtardık" derken, Berksoy ise "Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacakmışım" sözleriyle yaşadığı süreci anlattı.</p><br/><p>Antalya’da yaşayan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy, karnında şiddetli, sürekli ve durmaksızın devam eden ağrı, kramp, sürekli geğirme isteği ve yeşil renkli kusma şikayetiyle Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş’e başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından açık karın ameliyatları sonrası gelişen karın içi yapışıklıklarına bağlı iç fıtık ve bağırsak tıkanıklığı yaşadığı belirlenen Berksoy, aynı gün laparoskopik yöntemle ameliyata alındı. Op. Dr. Gökhan Ateş ve ekibi tarafından gerçekleştirilen kapalı ameliyatla hastanın kangrene doğru ilerleyen bağırsağı kurtarıldı. Ameliyatın ardından kısa sürede rahatlayan Berksoy, aynı gün ayağa kalkarak beslenmeye başladı.</p><br/><br/><p>"Bağırsak içeride sıkıştığında hayatı tehdit eden tabloya gidebiliyor"</p><br/><p>Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, özellikle açık karın ameliyatlarından sonra karın içinde yapışıklıklar gelişebildiğini belirterek, bu durumun bazı hastalarda bağırsak tıkanıklığı ve iç fıtığa yol açabildiğini söyledi. Op. Dr. Ateş, "Ameliyatlardan sonra, özellikle açık karın ameliyatlarının ardından karın içerisinde yapışıklıklar olabiliyor. Bu yapışıklıklara bağlı olarak bazen bağırsaklar, iç fıtık dediğimiz açıklıklardan geçerek sıkışabiliyor. Bağırsak içeride sıkıştığında başlangıçta tıkanıklık bulguları ortaya çıkıyor. İlerleyen dönemde ise kangrene, hatta hayatı tehdit eden tam kangren tablosuna kadar gidebiliyor" dedi.</p><br/><br/><p>"Bağırsak neredeyse kangren oluyordu"</p><br/><p>Hastanın bulantı, kusma ve şiddetli karın ağrısı şikayetlerinin ilerlemesi üzerine hastaneye başvurduğunu ifade eden Op. Dr. Ateş, ameliyatta bağırsaktaki dolaşım bozukluğunu gördüklerini belirterek, "Hastamızda bağırsak tıkanıklığı olmuş, bulantı ve kusmaları başlamış, şiddetli karın ağrısı gelişmiş. Daha önce takip edilmiş ancak şikayetleri ilerleyince bize müracaat etti. Laparoskopik, yani kapalı ameliyatla müdahale ettik. Bağırsak neredeyse kangren oluyordu; simsiyah hale gelmişti, dolaşımı bozulmuştu ve nekroza doğru gidiyordu. Erken müdahale ile bağırsağı kurtardık. Kapalı ameliyat sayesinde hastamız aynı gün hayata dönebildi. Şu an gayet rahat, genel durumu iyi, değerleri de iyi. Takiplerimiz devam edecek" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Şiddetli karın ağrısı ve ölüm hissiyle geldi"</p><br/><p>Hastanın hastaneye geldiğinde oldukça ağır bir tablo yaşadığını dile getiren Op. Dr. Ateş, belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Ateş, "Sürekli kusma, şiddetli karın ağrısı, özellikle spazm tarzı çok şiddetli ağrılar önemli bulgulardır. Hastamız şiddetli karın ağrısı ve ölüm hissiyle geldi. Sürekli kusuyordu. Ameliyattan hemen sonra dramatik şekilde rahatladı. Ameliyat 23 Nisan’da gerçekleşti, 23 Nisan aynı zamanda hastamızın da bayramı oldu. Ameliyattan 2-3 saat sonra yürümeye başladı. Aynı gün yeme içmeye başladı" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"5 yıl önce kızını da benzer şikayetlerle ameliyat ettik"</p><br/><p>Op. Dr. Gökhan Ateş, Ayşe Zülal Berksoy’un kızının da 5 yıl önce benzer şikayetlerle kendisine başvurduğunu belirterek, onun da laparoskopik cerrahiyle sağlığına kavuştuğunu söyledi. Op. Dr. Ateş, "5 yıl önce hastamızın kızı da gelmişti. Onun da 25 yıldır devam eden karın ağrısı şikayeti vardı. Laparoskopik olarak baktığımızda karın içerisinde doğuştan gelen, kendiliğinden oluşmuş yapışıklıklara bağlı iç fıtıklar olduğunu gördük. Çok zor bir süreç yaşamıştı; çaresiz kaldığını, derdine derman bulamadığını söylüyordu. Laparoskopik olarak o bağlardan kurtulduğunda, hayatındaki bağlardan da kurtulmuş gibi rahatladı" dedi.</p><br/><br/><p>"O zümrütler beni öteki tarafa götürüyormuş"</p><br/><p>Yaşadığı süreci anlatan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy ise karın ağrısının sürekli ve dayanılmaz şekilde devam ettiğini, kusma şikayetinin de yeşil renkte olduğunu söyledi. Berksoy, "Karnımda şiddetli, sürekli, durmaksızın devam eden ağrı ve kramplar vardı. Hiçbir şey içemiyordum. Sürekli geğirmek istiyordum ve kusuyordum. Kusmuğun renginin yeşil olduğunu gördüm. Ben biraz esprili bir insan olduğum için eşime, ‘Bak senin karın çok mücevherli. Senin için zümrütleri dünyaya getiriyor’ diyordum. Ama o zümrütler var ya, beni öteki tarafa götürüyormuş" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacakmışım"</p><br/><p>Ameliyatın ardından sağlığına kavuştuğunu belirten Berksoy, doktoruna duyduğu minnettarlığı şu sözlerle anlattı: "İyi ki Gökhan Hocam varmış. Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacakmışım. Kendisine ne kadar teşekkür etsem az, kelimeler yetmez. Kızım adına, kendi adıma yaşadığım sürece hep minnettar kalacağım. Eğer bugün bu kadar iyiysem onun sayesinde çok iyiyim."</p><br/><p>Ameliyat öncesi ve sonrası arasında büyük fark olduğunu söyleyen Berksoy, "Şimdiki halimle geldiğim halime bakıyorum, arada dağlar kadar fark var. Ne kadar rahatım, ne kadar mutluyum anlatamam. Nasıl geldim, nasıl çıkıyorum ben de şaşırıyorum. Ne yaptı, nasıl tedavi uyguladı bilmiyorum ama eskisinden çok daha iyi çıkıyorum" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/bagirsagi-kangrene-gidiyordu-kapali-ameliyatla-kurtarildi-bir-gun-gec-kalsam-bugun-burada-olmayacaktim-0-1777363213.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/bagirsagi-kangrene-gidiyordu-kapali-ameliyatla-kurtarildi-bir-gun-gec-kalsam-bugun-burada-olmayacaktim-1-1777363213.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/bagirsagi-kangrene-gidiyordu-kapali-ameliyatla-kurtarildi-bir-gun-gec-kalsam-bugun-burada-olmayacaktim-2-1777363214.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/bagirsagi-kangrene-gidiyordu-kapali-ameliyatla-kurtarildi-bir-gun-gec-kalsam-bugun-burada-olmayacaktim-3-1777363215.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/bagirsagi-kangrene-gidiyordu-kapali-ameliyatla-kurtarildi-bir-gun-gec-kalsam-bugun-burada-olmayacaktim-4-1777363215.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/bagirsagi-kangrene-gidiyordu-kapali-ameliyatla-kurtarildi-bir-gun-gec-kalsam-bugun-burada-olmayacaktim-5-1777363216.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:00:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/bagirsagi-kangrene-gidiyordu-kapali-ameliyatla-kurtarildi-bir-gun-gec-kalsam-bugun-burada-olmayacaktim-1777363212.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yenidoğan Cerrahisi Kursu Adanada gerçekleştirildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/yenidogan-cerrahisi-kursu-adanada-gerceklestirildi-922008</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/yenidogan-cerrahisi-kursu-adanada-gerceklestirildi-922008</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE ÇOCUK CERRAHİSİ DERNEĞİ TARAFINDAN DÜZENLENEN "YENİDOĞAN CERRAHİSİ KURSU", BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ADANA DR. TURGUT NOYAN UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ’NİN EV SAHİPLİĞİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği tarafından düzenlenen "Yenidoğan Cerrahisi Kursu", Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı illerinden gelen çocuk cerrahisi asistanları ve genç uzmanlar, iki gün süren eğitim programında bir araya geldi.</p><br/><p>Başkent Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Abdulkerim Temiz, kursa ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu tür eğitimlerin genç cerrahların mesleki gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Farklı kurumlardan gelen deneyimli hocaların bilgi ve tecrübelerini paylaşması, eğitim sürecine önemli katkı sağlıyor" dedi.</p><br/><p>Temiz, kursun içeriğine değinerek eğitim programının teorik anlatımlarla sınırlı kalmadığını belirtti. Programın özellikle saha pratiğine uygun şekilde planlandığını vurgulayan Temiz, yenidoğan yoğun bakımına yönelik uygulamalar ile cerrahi tekniklerin pratiğe dönük eğitimlerle desteklendiğini söyledi. Katılımcıların mesleki becerilerini geliştirmeye odaklandıklarını ifade etti.</p><br/><p>Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği Eğitim Kurulu Sorumlusu Prof. Dr. Arzu Şencan ise derneğin eğitim faaliyetlerine dikkat çekerek, "Eğitim kurulu olarak yıl içinde toplam 7 adet temel eğitim kursu düzenliyoruz" dedi.</p><br/><p>Şencan, bu kursların temel amacının ülke genelinde standart bir eğitim düzeyi oluşturmak olduğunu vurgulayarak, "Türkiye genelinde tüm çocuk cerrahisi asistanları arasında bilgi, deneyim ve beceri paylaşımını güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.</p><br/><p>Katılımcı sayısının sınırlı tutulduğu kurslara ilginin yüksek olduğunu belirten Şencan, "Türkiye’nin farklı illerinden gelen başvurularla program kısa sürede doldu" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Teorik oturumların yanı sıra uygulamalı eğitimlerin de yer aldığı programda, yenidoğana cerrahi yaklaşım, solunum ve dolaşım desteği ile cerrahi teknikler ele alındı. Uygulamalı bölümlerde cerrahi anastomoz ve stoma tekniklerine yönelik pratik çalışmalar gerçekleştirildi. Klinik senaryolar üzerinden yapılan interaktif oturumlarla katılımcıların karar verme becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 10:00:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/yenidogan-cerrahisi-kursu-adanada-gerceklestirildi-1777273208.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-921967</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-921967</guid>
                <description><![CDATA[OPR. DR. FARUK ATLI VE HALİL İBRAHİM ELİAÇIK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi.</p><br/><p>Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı.</p><br/><p>Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu.</p><br/><p>Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında birkaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-0-1777196708.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-1-1777196708.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-2-1777196709.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-3-1777196709.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-4-1777196710.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-5-1777196711.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-6-1777196712.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 12:45:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/burun-tikanikligi-ve-isitme-kaybi-sikayetiyle-gitti-ameliyatta-dev-bir-polip-cikartildi-1777196707.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ASSİMde diyabet teknolojileri eğitimi verildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/assimde-diyabet-teknolojileri-egitimi-verildi-921961</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/assimde-diyabet-teknolojileri-egitimi-verildi-921961</guid>
                <description><![CDATA[ÇOCUK VE ADOLESAN DİYABETİKLER DERNEĞİ ANTALYA ŞUBESİ TARAFINDAN TİP 1 DİYABETLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİNE YÖNELİK "DİYABET TEKNOLOJİLERİ" BİLGİLENDİRME TOPLANTISI DÜZENLENDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Muratpaşa Belediyesi Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi (ASSİM) yerleşkesinde, Çocuk ve Adolesan Diyabetikler Derneği Antalya Şubesi tarafından Tip 1 diyabetli çocuklar ve ailelerine yönelik "Diyabet Teknolojileri" bilgilendirme toplantısı düzenlendi.</p><br/><p>Muratpaşa Belediyesi Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (ASSİM) düzenlenen program kapsamında çocuklar, aileler, çocuk endokrinoloji hekimleri ve hemşireler bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. ASSİM’de gerçekleştirilen programın ilk bölümünde, kan şekerini sürekli ölçen glukoz sensörlerindeki yenilikler ve cihazların teknik özellikleri tanıtıldı. İkinci bölümde ise cilt altına sürekli insülin infüzyonu sağlayan insülin pompalarının kullanım süreçleri, avantajları ve dikkat edilmesi gereken noktalar detaylı şekilde anlatıldı. Toplantıda ayrıca, glukoz sensörlerinden elde edilen ölçümlerin doğru değerlendirilmesi ve günlük kullanımda dikkat edilmesi gereken hususlara da değinildi. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan glukoz sensörlerinin, Tip 1 diyabetli çocukların hayat kalitesini artırdığı ve aileler tarafından memnuniyetle karşılandığı belirtildi. Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:20:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/assimde-diyabet-teknolojileri-egitimi-verildi-1777191603.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akdenizde ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 klinik araştırma merkezi açıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/akdenizde-ilk-olma-ozelligi-tasiyan-faz-1-klinik-arastirma-merkezi-acildi-921953</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/akdenizde-ilk-olma-ozelligi-tasiyan-faz-1-klinik-arastirma-merkezi-acildi-921953</guid>
                <description><![CDATA[MEMORİAL ANTALYA HASTANESİ MERKEZ KOORDİNATÖRÜ VE HEMATOLOJİ UZMANI PROF. DR. FATİH DEMİRKAN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Bölgesi’nde ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 Klinik Araştırma Merkezi hizmete açıldı. Merkezde, yeni geliştirilen ilaçların faz-1 çalışmaları gerçekleştirilecek.</p><br/><p>Memorial Antalya Hastanesi Merkez koordinatörü ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Demirkan, Faz-1 çalışmalarının yalnızca belirli bir branşla sınırlı olmadığını belirterek, "Onkoloji, kardiyoloji, nöroloji, immünoloji ve diğer bilim dallarında da Faz-1 çalışmaları yürütülecek" dedi.</p><br/><br/><p>Tüm dalları kapsayan araştırmalar</p><br/><p>Akdeniz Bölgesi’nde ilk kez Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan merkezin geniş kapsamlı araştırmalara ev sahipliği yapacağını ifade eden Prof. Dr. Demirkan, "Bölümüm hematoloji olmasına rağmen yalnızca bu alanla sınırlı kalmayacağız. Tüm branşlarda Faz-1 araştırmaları yapılacak" diye konuştu.</p><br/><br/><p>İlaçların güvenliği ve dozu belirleniyor</p><br/><p>Faz-1 çalışmalarının temel amacının ilaçların güvenliği ve uygun dozunun belirlenmesi olduğunu vurgulayan Demirkan, şu bilgileri paylaştı:</p><br/><p>"Faz-1 çalışmaları, ilaçların yan etkilerinin değerlendirildiği ve en uygun dozun seçildiği ilk aşamadır. Bu süreç başarıyla tamamlanırsa Faz-2 ve Faz-3 aşamalarına geçilir. Faz-1 çalışmaları genellikle 60-80 gönüllü ile sınırlıdır"</p><br/><p>Demirkan, ileri aşamalarda hasta sayısının arttığını ve özellikle Faz-3 çalışmalarında 600 ila 1000 kişilik geniş ve uluslararası katılımlı gruplarla araştırmalar yapıldığını kaydetti.</p><br/><br/><p>"Sağlıklı ve hasta gönüllüler katılabilecek"</p><br/><p>Çalışmalara hem sağlıklı bireylerin hem de tedavi seçeneklerini tüketmiş hastaların dahil olabileceğini belirten Demirkan, "Kanser hastalarında yeni geliştirilen ilaçlar ilk kez bu aşamada uygulanabilir" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Ayrıca gönüllülerin çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınmasının zorunlu olduğu ve istedikleri zaman araştırmadan ayrılabilecekleri bildirildi.</p><br/><br/><p>"Faz çalışmaları akademik açıdan en üst düzeyde"</p><br/><p>Faz çalışmalarının bilimsel açıdan önemine değinen Demirkan, "Bu merkezler inovasyona en yakın yerlerdir. Hastalar yeni tedavilere erken erişim imkanı bulur. Aynı zamanda akademik çalışmaların en üst düzeyde yürütüldüğü alanlardır" dedi.</p><br/><p>Klinik araştırmalar sayesinde birçok hastalıkta yaşam süresinin önemli ölçüde arttığını vurgulayan Demirkan, "Bazı hastalıklarda 1-2 yıl olan yaşam süresi 9-10 yılın üzerine çıkmış, hatta tam şifa sağlanan durumlar görülmüştür" diye konuştu.</p><br/><p>"Klinik araştırmaların yüzde 80’i dört alanda"</p><br/><p>Dünya genelinde klinik araştırmaların büyük bölümünün belirli alanlarda yoğunlaştığını belirten Demirkan, "Hematoloji ve onkoloji, immünoloji, nöroloji ve kardiyoloji hastalıkları klinik araştırmaların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu alanlarda yeni bulunan ilaçların Faz- 1 çalışmalarını bu merkezde yapmayı planlıyoruz" dedi.</p><br/><p>Dr. Demirkan, Faz-1 çalışmalarında gönüllülerin klinik çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınması gerektiğini, ayrıca istedikleri zaman çalışmadan ayrılabileceklerini de sözlerime ekledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 09:35:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/akdenizde-ilk-olma-ozelligi-tasiyan-faz-1-klinik-arastirma-merkezi-acildi-1777185303.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Antalyada düzenlendi: Onkologlardan kemoterapi mesajı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-921951</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-921951</guid>
                <description><![CDATA[TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ DERNEĞİ TARAFINDAN ANTALYA'DA DÜZENLENEN 13. TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ KONGRESİ'NDE KANSER TEDAVİSİNDEKİ SON GELİŞMELER, İMMÜNOTERAPİ, HEDEFE YÖNELİK TEDAVİLER, MRNA AŞILARI, YAPAY ZEKANIN SAĞLIKTA KULLANIMI VE KANSERDEN KORUNMA YOLLARI ELE ALINDI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından Antalya’da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi’nde kanser tedavisindeki son gelişmeler, immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler, mRNA aşıları, yapay zekanın sağlıkta kullanımı ve kanserden korunma yolları ele alındı. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kemoterapinin kanser tedavisindeki yerini koruduğuna dikkat çekerek, "Kemoterapi gerçekten bir öcü değil, yeniliklerin bile yeniden doğurduğu çok önemli bir tedavi ajanı, ezeli ve ebedi bir partner" dedi. Derneğin Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut ise, "Kanser eşittir ölüm değil. İkincisi, ’kemoterapi süründürür’ algısı da doğru değil. Artık kanser kemoterapileri de hastaları süründürmüyor. Hastalarımız sosyal ortamlarında kendi hayatlarını yaşayabiliyorlar" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen "Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi", Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık bin 500 katılımcının yer aldığı kongrede, 60 bilimsel oturumda, 11’i yurt dışından olmak üzere toplam 355 oturum başkanı ve konuşmacı yer aldı. Kongre kapsamında 8 uydu sempozyumu düzenlenirken, 8 oturumda 91 sözel bildiri ve 107 poster bildiri sunuldu.</p><br/><p>Kongre dolayısıyla Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Derneğin Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ve Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu basın toplantısı düzenledi.</p><br/><br/><p>"Ülkemizde her yıl 250 bin kişi kanser tanısı alıyor"</p><br/><p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Türkiye’de her yıl yaklaşık 250 bin kişinin kanser tanısı aldığını, 25 bine yakın kişinin de aynı tanı nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirtti. Kanser tanısının hasta ve yakınları için ağır bir süreç olduğunu vurgulayan Karadurmuş, onkoloji alanında ise önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti. Karadurmuş, "Ülkemizde her yıl 250 bin insanımız kanser tanısı alıyor. Ne yazık ki 25 bine yakını da aynı tanı nedeniyle hayatını kaybediyor. Dolayısıyla çok dinamik bir süreç. Erken dönemde bile kanser tanısını duymak hastamızın ve hasta yakınlarının dünyasını alt üst edebiliyor. Ama bir yandan sevindirici olan şu ki, onkoloji dünyasında, özellikle tıbbi onkoloji camiasında çok önemli dinamik gelişmeler var" dedi.</p><br/><p>Tedavi seçeneklerinin artık yalnızca klasik yöntemlerle sınırlı olmadığını kaydeden Karadurmuş, kemoterapinin yanı sıra immünoterapiler, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve antikor-ilaç konjugatlarıyla kanser tedavisinde daha uzun sağ kalım sürelerine ulaşıldığını belirtti.</p><br/><br/><p>"Kemoterapi kanser savaşında çok önemli bir partnerimiz"</p><br/><p>Kanser tedavisinde kemoterapinin önemini koruduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karadurmuş, yeni tedavi seçeneklerinin kemoterapiyi dışlamadığını, aksine birçok durumda tedavi başarısını artırmak için birlikte kullanıldığını söyledi. Karadurmuş, "Tedaviler artık kemoterapilerin hala ezeli ve ebedi dost olduğunu gösterirken, immünoterapiler, akıllı hedefleyici ilaç dediğimiz haplar ve antikor-ilaç konjugatları dediğimiz kemoterapi ile akıllı ilaçların kombinasyonuna kadar yansıyan çok önemli gelişmeleri ve uzamış sağ kalımları beraberinde getirdi" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin bin 359 üyesiyle hastalara hizmet verdiğini belirten Karadurmuş, tıbbi onkologların tanıdan tedavi sürecine, yan etkilerin yönetiminden beslenmeye, yaşam kalitesinden hastalığın son evresine kadar hastaların yanında olduğunu dile getirdi. Kongrenin 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlendiğini kaydeden Karadurmuş, "3 ana salon, toplamda 6 salonda, 60 büyük oturum, 315 ulusal ve 11 uluslararası konuşmacıyla kongremizi gerçekleştiriyoruz. Kongremizde 91 sözel bildiri sunuluyor. Bunların arasında kanser hastalarının tedavisinde ufuk açacak, çığır açacak projeler de yer alıyor" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"İmmünoterapiler uyuyan lenfositleri uyandırıyor"</p><br/><p>Kanser tedavisindeki en önemli gelişmelerden birinin immünoterapi olduğunu belirten Karadurmuş, bu tedavilerin halk arasında çoğu zaman "akıllı ilaç" olarak bilindiğini, ancak immünoterapilerin serum şeklinde uygulandığını ifade etti. Karadurmuş, immünoterapilerin bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı harekete geçirdiğini belirterek, "Hastalarımızın aklında hep ’akıllı ilaç mı hocam’ sorusu oluyor. İmmünoterapiler aslında akıllı serumlar. Aynı kemoterapi gibi serum şeklinde veriliyor. Vücudumuzun savaşan lenfositlerinin kanserde uyuduğunu, yeterince yanıt veremediğini kabul ediyoruz. İşte bu uyuyan lenfositleri uyandıran, ’vücudunda düşman var, bu düşmana yeniden savaş aç ve vücudu kurtar’ denilen tedavilerdir" dedi.</p><br/><p>İmmünoterapilerin Sağlık Bakanlığı, SGK geri ödeme sistemi ve Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin katkılarıyla bugün 5 farklı ajanla 25 kanser türünde geri ödeme kapsamında olduğunu aktaran Karadurmuş, akciğer, meme, böbrek, cilt, kalın bağırsak, mide ve yemek borusu kanserlerinde bu tedavilerin kullanılabildiğini söyledi.</p><br/><br/><p>"İmmünoterapi önemli ama tek başına kesin çözüm değil"</p><br/><p>İmmünoterapilerin yaşam kalitesi açısından hastalara konfor sağladığını belirten Karadurmuş, tedavi sürelerinin yaklaşık 45-50 dakika olduğunu, saç dökülmesine yol açmadığını, bulantı ve yorgunluk gibi etkilerin ise nadir görüldüğünü dile getirdi.</p><br/><p>Buna rağmen kanserin direnç geliştirebilen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Karadurmuş, "İmmünoterapi çok iyi ama net bir çözüm mü, hala henüz değil. Kanserle mücadelede başarılıyız ama yeni tedavi ajanlarına da ihtiyacımız var. Aslında bu yenilikçi gelişmeler bile geçmişin hakkını verdi. İmmünoterapiyle ya da akıllı haplarla direnç geliştiğinde, yanına kemoterapi eklediğinizde bu direnci yenebiliyorsunuz. Bu da kemoterapinin kanser tedavisi tarihinde neden kalıcı bir yeri olacağının kanıtı oldu. Kemoterapi gerçekten bir öcü değil. Yeniliklerin bile yeniden doğurduğu çok önemli bir tedavi ajanı, ezeli ve ebedi bir partner. Kanser savaşında bizim çok önemli bir partnerimiz. Bunu göstermiş olduk" dedi.</p><br/><br/><p>"Kanserde 5 yıllık yaşam süresi ikiye katlanıyor"</p><br/><p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, kanser tedavisinde son yıllarda yaşanan gelişmelerin baş döndürücü olduğunu belirtti. Hedefe yönelik tedavilerle başlayan başarının immünoterapilerle daha da ileri taşındığını kaydeden Şendur, araştırmaların devam ettiğini ve her zaman daha iyisinin mümkün olduğunu söyledi. Şendur, "Kanserde son yıllardaki gelişmeler baş döndürücü. Özellikle hedefli tedavilerle başlayan, kemoterapiden sonraki başarı immünoterapilerle tartışıldı. Ama araştırma devam ediyor. Çünkü her zaman bir adım ötesi için çaba sarf ediyoruz. Daha iyisi hep mümkün. Son zamanlarda yapılan çalışmalar gösterdi ki kanserde 5 yıllık yaşam net olarak ikiye katlanıyor. Son 30 yıla baktığınız zaman hem dünyada hem ülkemizde gerçekten bir farkındalık oluştu. Artık hastalarımız başarılı tedavilerle, kişiye özel tedavilerle daha uzun yaşıyor" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"mRNA aşıları immünoterapilerle birlikte umut verici sonuçlar veriyor"</p><br/><p>Kanser tedavisinde mRNA aşılarının da önemli bir araştırma alanı haline geldiğini aktaran Şendur, bu tedavilerin özellikle immünoterapilerle birlikte kullanımında olumlu sonuçların görüldüğünü belirtti. İlk çalışmaların cilt kanseriyle başladığını, bugün akciğer kanseri ve böbrek tümörleri dahil birçok kanser türünde umut verici sonuçların gündeme geldiğini kaydetti. Şendur, "mRNA aşıları gerek tek başına gerekse immünoterapilerle kombine kullanıldığında ilk çalışma sonuçlarının pozitif olduğunu söyleyebilirim. İlk etapta cilt kanseriyle başlayan bu yarış, bugün akciğer kanseri, böbrek tümörü ve birçok kanserde gerçekten de çığır açacak gibi görünüyor" dedi.</p><br/><p>Henüz bu tedavilerin yaygın kullanıma girmediğini belirten Şendur, "Yakın zamanda, 2-4 yıl sonra kemoterapisiz bir hasta grubunu mRNA aşılarıyla ya tek başına ya da immünoterapilerle tedavi edeceğimizi göreceğiz. Onun için onkoloji hekimleriyle, onkoloji uzmanlarınızla hep irtibatta kalın" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Kemoterapi bizim her zaman tedavi mücadelesindeki en büyük dostumuz"</p><br/><p>Kemoterapinin tedavi planlamasında hala önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şendur, bu yöntemin yeni nesil tedavilerle birlikte farklı şekillerde kullanılabildiğini söyledi. Antikor-ilaç konjugatlarının, kemoterapinin daha hedefli ve daha az sistemik yan etkiyle uygulanmasına imkan sağladığını belirten Şendur, "Kemoterapi bizim her zaman tedavi mücadelesindeki en büyük dostumuz. Onu farklı şekillerde entegre ederek, antikor-ilaç konjugatlarıyla, teknolojiyle beraber yeni nesil hedefli tedavilerle birleştirerek kullanacağız" dedi.</p><br/><p>İmmünoterapinin her hasta için uygun olmadığının altını çizen Şendur, "İmmünoterapi tabii ki her hasta için uygun değil. Ama immünoterapinin mantığına baktığımız zaman kişinin kendi savunma sistemini hazırlayarak kanser mücadelesinde rol oynamasını ön planda tuttuğunu görüyoruz. Kemoterapi ile beraber kullanıldığında kemoterapinin etkisini artırıyor. Tek başına kullanıldığında ise bir grup hastada gerçekten çok büyük etki ediyor" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Doğru tedavi, doğru zamanda, doğru ellerde verilmeli"</p><br/><p>Yenilikçi tedavilerle ileri evre kanserlerde dahi uzun sağ kalımın mümkün hale geldiğini belirten Şendur, cilt kanserinde bazı hastalarda şifanın mümkün olduğunu, akciğer kanserinde ise çok uzun sağ kalım sürelerine ulaşıldığını söyledi. Şendur, "Bugün cilt kanserinde evre 4 olsa bile şifa mümkün. Akciğer kanserinde şifa demesek de çok uzun sağ kalım mümkün. Özellikle PD-L1 değeri yüzde 50 ve üzerindeki hastaların dörtte biri artık 8 yılı geçen sağ kalıma sahip. Metastatik melanomda 10 yıllık sağ kalım yüzde 50. İleri evrede bir kanser tanısı alındığında üzülüyoruz ama yenilikçi tedavilerle, doğru ellerde çok uzun sağ kalım ve hatta şifa da mümkün diyebiliriz" diye konuştu.</p><br/><p>Pankreas kanserinde immünoterapinin yalnızca seçilmiş hasta gruplarında kullanılabildiğini belirten Şendur, "Pankreas kanserinde bugün için seçilmiş hastada immünoterapiyi kullanabiliyoruz ama büyük çoğunluğunda immünoterapi etki etmiyor. O yüzden mutlaka tıbbi onkolojinin uzmanlığında, multidisipliner ekip olarak hastalara en doğru tedaviyi vermek için çaba sarf ediyoruz" dedi.</p><br/><p>Gen testlerinin de tedavilere entegre edildiğini kaydeden Şendur, tümör agnostik tedavilerin son dönemin önemli başarılarından biri olduğunu ifade ederek, "Bir gen haritasındaki, bir yolaktaki anormallik hangi tümörde olursa olsun ona yönelik verdiğimiz ilaç tüm tümörlerde etkili olabiliyor. Bu da son zamanlardaki en büyük başarılarımızdan biri" dedi.</p><br/><br/><p>"Yapay zeka sağlıkta kullanılmalı ama tedavi kararının yerine geçmemeli"</p><br/><p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut ise kanser hastalarının sağlık süreçlerinde yapay zekayı kullanırken dikkatli olması gerektiğini söyledi. Yapay zekanın tanı ve tedavi süreçlerinde destekleyici olarak kullanılabildiğini belirten Karabulut, hastaların yalnızca yapay zeka ya da internet kaynaklı bilgilerle tedavi kararı vermemesi gerektiğini vurguladı. Karabulut, "Sağlığınızı yönetmek için yapay zekayı kullanmamanızı tavsiye ederim. Bizim işimiz, gücümüz kanser hastaları. Onlarla beraber yol haritası çiziyoruz, sevinçlerimizi yaşıyoruz, üzüntülerimizi yaşıyoruz. Onların faydasına olabilecek herhangi bir şey varsa, akademik unvana sahip bizler en ufak tereddüt etmeden mutlaka yaparız" dedi.</p><br/><p>Bitkisel tedaviler ve alternatif yöntemler konusunda hekimlerin tüm seçenekleri bilimsel açıdan değerlendirdiğini belirten Karabulut, "Biz karşı çıkmıyoruz; güvenli değildir diyoruz. İkisi arasında çok büyük bir fark var. Bir şeyin güvenli olduğunu göstermek zorundasınız, etkin olduğunu göstermek kadar. Çünkü biz Hipokrat yemininden önce başka bir ilkeyi benimseriz: Önce zarar verme" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Her hasta kendi hikayesini yazıyor"</p><br/><p>Yapay zekanın radyoloji gibi teşhise dair alanlarda hekim hatalarını azaltmak, gözden kaçabilecek küçük ayrıntıları yakalamak için kullanılabildiğini belirten Karabulut, buna rağmen en gelişmiş yapay zeka sistemlerinde bile hatalar olabileceğini söyledi. Karabulut, "Yapay zekayı biz destekliyoruz, kendi günlük pratiğimize alıyoruz. Ama her hasta kendi hikayesini yazıyor. Yapay zeka bir modelleme ile size fikir verebilir ama hastanın hikayesinin sonuç kısmını veremez. Kulaktan dolma bilgilerle gelmeyin. Şundan duydum, bundan duydum bilgileri ya da televizyonlarda bir takım paralar verilerek çıkılan programlarda yapılan, bilgiye ve bilime uygun olmayan yayınlar hastaları yanlış yönlendirebiliyor. Ne yaparsak yapalım, yapay zeka dahil olmak üzere her hasta kendi hikayesini yazıyor" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Yapay zeka hata yapabiliyor, hastanın vakti olmayabilir"</p><br/><p>Yapay zekanın yanlış bilgi verebildiğini pratikte de gördüklerini belirten Karabulut, bazı hastaların tetkiklerini yapay zekaya yorumlatıp korkuyla hekime başvurduğunu söyledi. Karabulut, "Birkaç veriyi giriyoruz, yapay zeka yanlış bilgi veriyor. ’Bu böyle değil’ dediğimizde ’özür dilerim, veri tabanımı güncelliyorum’ diyor. Ama hastanın veri tabanını güncelleyecek vakti olmayabiliyor" diye konuştu.</p><br/><p>Yapay zekanın tanı, tedavi algoritmalarının belirlenmesi ve erken teşhis alanlarında kullanılabileceğini belirten Karabulut, beyin tümörü, akciğer nodülleri ve mamografilerde önemli gelişmeler olduğunu ancak hasta yönetiminin doğrudan yapay zekaya bırakılmaması gerektiğini ifade etti.</p><br/><br/><p>"Hala günlük pratiğimizde majör tedavimiz kemoterapi"</p><br/><p>Kemoterapinin günümüzde hala kanser tedavisinin ana unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karabulut, immünoterapi, biyolojik ajanlar ve ağızdan kullanılan akıllı ilaçlara rağmen kemoterapinin önemini koruduğunu söyledi. Karabulut, "Hala günlük pratiğimizde bizim majör tedavimiz kemoterapi. Biz günlük hayatımızda immünoterapilere, biyolojik ajan dediğimiz damardan uygulanan akıllı serumlara ya da ağızdan kullanılan haplara geçtiğimiz dönemi çok canlı yaşadık. Eskiden sadece ’ömrünü biraz uzatabilir miyim’ diye başlayan hikaye, hastalığı kronikleştirme hevesine kadar gelmişti. Şimdi birçok tedavide hayal etmeden öteye geçtik" dedi.</p><br/><p>Kemoterapinin toplumda yanlış algılandığını belirten Karabulut, "Biz hala kemoterapiyi günlük hayatımızda çok yoğun kullanıyoruz. Kemoterapiyi bir kenara da atmayalım. Geçmişinden ders almayan önünü göremez" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Kanser eşittir ölüm değil, kemoterapi de süründürmez"</p><br/><p>Kemoterapi alan hastaların yaşam kalitesinin geçmişe göre çok daha iyi yönetilebildiğini söyleyen Karabulut, yeni ilaçlar, yan etki yönetimi, palyatif bakım, bulantı kontrol yöntemleri, saç dökülmesini azaltmaya yönelik sistemler ve nöropatiyi önlemeye dönük yaklaşımlarla tedavi sürecinin daha konforlu hale geldiğini ifade etti. Karabulut, "Kanser eşittir ölüm değil. İkincisi, ’kemoterapi süründürür’ algısı da doğru değil. Artık kanser kemoterapileri de hastaları süründürmüyor. Hastalarımız sosyal ortamlarında kendi hayatlarını yaşayabiliyorlar" dedi.</p><br/><p>Hastaların evcil hayvanları ya da sosyal yaşamları konusunda da hekimleriyle görüşerek doğru bilgi alması gerektiğini belirten Karabulut, "Birçok kanser türünün kemoterapisinde, hastaların hayatlarında izolasyon gerektirmeden, immün sistemlerini çökertmeden tedavi yapabiliyoruz. Bu mesajları doğru verirsek hastalarımız karşımıza ’bize gareziniz mi var’ diye gelmezler" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Kanserlerin üçte biri yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir"</p><br/><p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ise kanserden korunma yollarına dikkat çekti. Bilimsel çalışmaların kanserlerin yaklaşık üçte birinin yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebildiğini gösterdiğini belirten İmamoğlu, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, obeziteden kaçınma, sigara ve alkolden uzak durma ile güneş ışınlarından korunmanın önemine değindi. İmamoğlu, "Kanseri önleyebilir miyiz? Evet, kanseri büyük oranda önleyebiliriz. Yapılmış bilimsel çalışmalar, kanserlerin üçte birinin sadece yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebildiğini göstermiştir. Sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyerek birçok kanseri önleyebiliyoruz" dedi.</p><br/><p>Beslenmede Akdeniz tipi diyetin önemine dikkat çeken İmamoğlu, "Beslenmede Akdeniz tipi beslenmenin kanserden korunmada çok önemli bir diyet şekli olduğunu çalışmalar göstermiştir. Obezitenin de kanser riskini oldukça artırdığını, neredeyse sigara kadar risk oluşturduğunu biliyoruz. Özellikle meme kanseri, kadınlarda rahim kanseri ve kolon kanserinde obezite riski artırıyor" diye konuştu.</p><br/><p>Kanserden korunmada yaşam tarzı kadar erken tanı ve tarama testlerinin de önemli olduğunu belirten İmamoğlu, meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolon kanserinde tarama programlarının hayat kurtardığını ifade etti.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-0-1777185007.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-1-1777185008.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-2-1777185008.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-3-1777185009.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-4-1777185010.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-5-1777185010.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-6-1777185011.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-7-1777185012.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-8-1777185012.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 09:30:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/turk-tibbi-onkoloji-kongresi-antalyada-duzenlendi-onkologlardan-kemoterapi-mesaji-1777185006.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>REYHANLI AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ İNŞAATI İNCELENDİ</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/reyhanli-agiz-ve-dis-sagligi-merkezi-insaati-incelendi-921899</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/reyhanli-agiz-ve-dis-sagligi-merkezi-insaati-incelendi-921899</guid>
                <description><![CDATA[Hatay İl Sağlık Müdürlüğü, sağlık yatırımları kapsamında Reyhanlı’da yapımı süren Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi inşaat alanında incelemelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">REYHANLI AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ İNŞAATI İNCELENDİ</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürlüğü, sağlık yatırımları kapsamında Reyhanlı’da yapımı süren Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi inşaat alanında incelemelerde bulundu.</span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="REYHANLI AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ İNŞAATI İNCELENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-25%20at%2009_44_41.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Heyet, proje sahasında yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirerek yetkililerden bilgi aldı.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>SAĞLIK YÖNETİMİ SAHADA İNCELEME YAPTI</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gerçekleştirilen ziyarete Sıtkı Sönmez başkanlık ederken, Destek Hizmetleri Başkanı Abdullah Denizoğlu, Sağlık Hizmetleri-İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkanı Tolga Alkan ve Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı Erhan Sığırtmaç de yer aldı.<br />
Heyet, inşaat alanında yapılan çalışmaları adım adım inceleyerek projenin mevcut durumu hakkında teknik ekiplerden detaylı bilgi aldı.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="REYHANLI AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ İNŞAATI İNCELENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-25%20at%2009_44_40%20(1).jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>SAĞLIK ALTYAPISI GÜÇLENİYOR</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İncelemeler kapsamında, Reyhanlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki sağlık hizmet kapasitesinin önemli ölçüde artacağı vurgulandı. Projenin, özellikle ağız ve diş sağlığı alanında vatandaşların hizmete erişimini kolaylaştırması hedefleniyor.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="REYHANLI AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ İNŞAATI İNCELENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-25%20at%2009_44_39%20(1).jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
Yetkililer, merkezin modern donanımıyla bölge halkına daha nitelikli sağlık hizmeti sunacağını ifade etti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>SÜREÇ YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Sağlık Müdürlüğü heyeti, inşaatın planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesinin önemine dikkat çekerek çalışmaların yakından takip edildiğini belirtti. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="REYHANLI AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ İNŞAATI İNCELENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-25%20at%2009_44_39.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Projenin en kısa sürede tamamlanarak hizmete açılması için sürecin düzenli olarak denetlendiği aktarıldı.<br />
Reyhanlı’da yapımı süren merkez, tamamlandığında ilçenin sağlık altyapısına önemli katkı sunacak yatırımlar arasında yer alacak.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="REYHANLI AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ İNŞAATI İNCELENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-25%20at%2009_44_40%20(2).jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/reyhanli-agiz-ve-dis-sagligi-merkezi-insaati-incelendi-1777107298.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EBELER HAFTASI KUTLANDI</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-ebeler-haftasi-kutlandi-921892</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-ebeler-haftasi-kutlandi-921892</guid>
                <description><![CDATA[Hatay’da Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde, Ebeler Haftası dolayısıyla anlamlı bir program düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EBELER HAFTASI KUTLANDI</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay’da Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde, Ebeler Haftası dolayısıyla anlamlı bir program düzenlendi.&nbsp;</span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE EBELER HAFTASI KUTLANDI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-25%20at%2011_19_35.jpeg" style="height:638px; width:800px" /><br />
Etkinliğe Hastane Başhekimi Barış Kavvasoğlu ile başhekim yardımcıları ve sağlık çalışanları katıldı. Programda, sağlık hizmetlerinin en önemli unsurlarından biri olan ebelerin emek ve fedakârlığı bir kez daha ön plana çıkarıldı.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>EBELERİN SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ KRİTİK ROLÜ VURGULANDI</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Düzenlenen etkinlikte konuşan Başhekim Barış Kavvasoğlu, ebelerin gebelik sürecinden doğuma, doğum sonrası bakım sürecinden anne ve bebek sağlığının korunmasına kadar her aşamada büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti. Ebelerin bilgi, deneyim ve şefkatle sağlık sistemine önemli katkılar sunduğunu belirten Kavvasoğlu, bu emeğin her türlü takdirin üzerinde olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><br />
<strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">“SAĞLIK HİZMETLERİNİN VAZGEÇİLMEZ BİR PARÇASI” MESAJI VERİLDİ</span></strong></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Program kapsamında ebelerle bir araya gelinerek mesleki deneyimler ve çalışma koşulları üzerine değerlendirmeler yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kavvasoğlu, ebelerin sağlık sisteminin vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirterek, “Anne ve bebek sağlığında elde edilen başarılarda ebelerimizin payı büyüktür. Kendilerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz” dedi. Etkinlikte ebelerin taleplerinin de dinlendiği, çalışma koşullarına ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunulduğu ifade edildi. Sağlık çalışanlarının motivasyonunun artırılmasına yönelik bu tür organizasyonların önemine dikkat çeken Kavvasoğlu, sağlık hizmetlerinin ekip ruhuyla daha güçlü hale geldiğini belirtti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Başhekim Barış Kavvasoğlu son olarak, “Fedakârca görev yapan tüm ebelerimizin Ebeler Haftası’nı kutluyor, sağlık ve başarı dolu bir meslek hayatı diliyorum” ifadelerini kullandı.<br />
Program, ebelerle yapılan sohbetler ve günün anısına gerçekleştirilen etkinliklerle sona erdi.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-ebeler-haftasi-kutlandi-1777105398.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HATAY’DA HEKİMLERE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatayda-hekimlere-romatoloji-egitimi-duzenlendi-921841</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatayda-hekimlere-romatoloji-egitimi-duzenlendi-921841</guid>
                <description><![CDATA[Hatay’da birinci basamak sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik önemli bir eğitim programı gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">HATAY’DA HEKİMLERE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay’da birinci basamak sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik önemli bir eğitim programı gerçekleştirildi.&nbsp;</span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY’DA HEKİMLERE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2009_20_40.jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
“Birinci Basamakta Romatolojik Hastalıklara Yaklaşım” başlıklı programda, aile hekimlerinin tanı ve tedavi süreçlerindeki rolü kapsamlı şekilde ele alındı. Program; Hatay İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, Mustafa Kemal Üniversitesi Romatoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Gezmiş Kimyon ve Doç. Dr. Mete Pekdiker’in katkılarıyla düzenlendi. Programa ayrıca İstanbul Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Romatoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Cemal Bes de katılarak bilgi ve deneyimlerini paylaştı.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY’DA HEKİMLERE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2009_20_41%20(1).jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
Eğitimde, romatolojik hastalıkların erken teşhisi, birinci basamakta doğru yönlendirme, tedavi süreçlerinin etkin yönetimi ve hasta takibinde dikkat edilmesi gereken hususlar detaylı şekilde aktarıldı. Hatay Halk Sağlığı Başkanı Uzm. Dr. Arif Yeniçeri ile çok sayıda aile hekiminin katıldığı programın verimli geçtiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY’DA HEKİMLERE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2009_20_41.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>BİRİNCİ BASAMAĞIN ROLÜNE VURGU YAPILDI</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, eğitim programına ilişkin yaptığı değerlendirmede, birinci basamak sağlık hizmetlerinin romatolojik hastalıkların erken tanı ve tedavisindeki kritik rolüne dikkat çekti. Sönmez, özellikle aile hekimlerinin bu alandaki bilgi ve donanımının güçlendirilmesinin hasta sonuçlarını doğrudan etkilediğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY’DA HEKİMLERE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2009_20_42.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>BİLİMSEL ETKİNLİKLERLE SAĞLIK ALTYAPISI GÜÇLENİYOR</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deprem sonrası süreçte sağlık alanındaki akademik ve mesleki iş birliklerinin yeniden canlandırılmasının önemine değinen Sönmez, bu tür bilimsel organizasyonların Hatay’ın sağlık altyapısına önemli katkılar sunduğunu belirtti.<br />
Gerçekleştirilen programın, ilerleyen dönemde daha geniş katılımlı bilimsel toplantı ve kongrelere zemin hazırlaması beklenirken, emeği geçen akademisyenlere ve katılımcı hekimlere teşekkür edildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY’DA HEKİMLERE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2009_20_44.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY’DA HEKİMLERE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ DÜZENLENDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-24%20at%2009_20_45.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/hatayda-hekimlere-romatoloji-egitimi-duzenlendi-1777028249.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahar yorgunluğuna karşı 10 süper besin</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bahar-yorgunluguna-karsi-10-super-besin-921824</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bahar-yorgunluguna-karsi-10-super-besin-921824</guid>
                <description><![CDATA[KLİNİK DİYETİSYEN DUYGU ÖZBAY, ISPANAĞIN MAGNEZYUM İÇERİĞİYLE KAS FONKSİYONLARINI DÜZENLEYEREK YORGUNLUK VE STRESİN ETKİLERİNİ HAFİFLETTİĞİNİ SÖYLEYEREK, "BAHAR AYLARINDA DÜŞEN ENERJİYİ GERİ TOPARLAMAK İÇİN DÜZENLİ TÜKETİLMESİ ÖNEMLİDİR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, ıspanağın magnezyum içeriğiyle kas fonksiyonlarını düzenleyerek yorgunluk ve stresin etkilerini hafiflettiğini söyleyerek, "Bahar aylarında düşen enerjiyi geri toparlamak için düzenli tüketilmesi önemlidir" dedi.</p><br/><p>Bahar yorgunluğuyla baş etmede sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı uygulamak önem kazanıyor. Özellikle vitamin, mineral ve antioksidanlar yönünden zengin besinler ile bol su tüketiminin bağışıklık sistemini desteklerken aynı zamanda gün içindeki enerji dalgalanmalarını da dengelediğini söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, bu süreci rahat geçirebilmek için beslenme önerilerinde bulundu.</p><br/><p>Demir ve magnezyum kaynağı ıspanak</p><br/><p>Ispanağın, içerdiği demir sayesinde vücutta oksijen taşınmasını desteklediğini ve halsizlik hissinin azalmasına yardımcı olduğunu belirten Diyetisyen Özbay, "Magnezyum içeriği ise kas fonksiyonlarını düzenleyerek yorgunluk ve stresin etkilerini hafifletir. Bahar aylarında düşen enerjiyi geri toparlamak için düzenli tüketilmesi önemlidir. Yumurta, vücudun ihtiyaç duyduğu tüm temel amino asitleri içerir ve uzun süreli tokluk sağlar. Sabah kahvaltısında tüketildiğinde gün boyu enerjinin dengeli bir şekilde sürdürülmesine katkı sunar. Ayrıca B vitaminleri sayesinde zihinsel performansı da destekler. Muz, doğal şeker içeriğiyle enerji kaynağıdır ve yorgunluk hissini kısa sürede azaltır. Potasyum açısından zengin olması, kasların düzgün çalışmasına ve halsizlik hissinin önlenmesine yardımcı olur. Gün içinde pratik bir ara öğün olarak tercih edilebilir" dedi.</p><br/><p>Probiyotik desteği için yoğurt</p><br/><p>Özbay, yoğurtun bağırsak sağlığını destekleyen probiyotikler içerdiğini kaydederek, "Sağlıklı bir sindirim sistemi, bağışıklık ve enerji düzeyi üzerinde doğrudan etkilidir. Bahar yorgunluğu döneminde bağışıklığın güçlü tutulması için düzenli şekilde tüketilmelidir. Badem, içerdiği sağlıklı yağlar ve E vitamini sayesinde hücreleri oksidatif strese karşı korur. Aynı zamanda magnezyum içeriğiyle kas yorgunluğunu da azaltır. Gün içinde bir avuç badem tüketmek enerji seviyesini dengede tutmaya yardımcı olur. Yulaf, kompleks karbonhidrat yapısı sayesinde kan şekerini dengeli bir şekilde yükseltir ve uzun süre enerji sağlar. Lif içeriğiyle sindirimi desteklerken ani enerji düşüşlerini de önler. Özellikle kahvaltılarda tercih edilmesi günün daha dinç geçirilmesine katkı sağlar. Portakal, güçlü bir C vitamini kaynağı olarak bağışıklık sistemini destekler. Mevsim geçişlerinde sık görülen halsizlik ve hastalıklara karşı koruyucu etkisi vardır. Aynı zamanda ferahlatıcı yönüyle gün içinde canlılık hissini artırır" diye konuştu.</p><br/><p>Omega-3 deposu somon balığı</p><br/><p>Diyetisyen Özbay, somon balığının omega-3 yağ asitleri açısından zengin olduğunu ve beyin fonksiyonlarını desteklediğini belirterek şunları kaydetti:</p><br/><p>"Ruh halini dengeleyerek bahar yorgunluğuna eşlik eden isteksizlik hissini azaltmaya yardımcı olur. Haftada birkaç kez tüketilmesi genel enerji düzeyine olumlu katkı sunar. Avokado, içerdiği yağlar sayesinde uzun süreli enerji verir ve tokluk hissini artırır. Lifli yapısı ile sindirim sistemini desteklerken, içerdiği vitamin ve minerallerle genel vücut direncini yükseltir. Günlük beslenmeye eklenmesi enerji dalgalanmalarını azaltacaktır. Yeşil çay, güçlü antioksidan özelliği ile vücudu serbest radikallere karşı korur. Aynı zamanda hafif kafein içeriği sayesinde zihinsel uyanıklığı artırır ve yorgunluk hissini de azaltır. Gün içinde 1-2 fincan tüketilmesi zindelik hissini destekler. Ancak hamilelerin tüketmek için doktorlarına danışması önemlidir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:40:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/bahar-yorgunluguna-karsi-10-super-besin-1777020005.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Her 100 erkek bebeğin 3ünde görülüyor: İnmemiş testiste erken tanı hayati önem taşıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/her-100-erkek-bebegin-3unde-goruluyor-inmemis-testiste-erken-tani-hayati-onem-tasiyor-921817</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/her-100-erkek-bebegin-3unde-goruluyor-inmemis-testiste-erken-tani-hayati-onem-tasiyor-921817</guid>
                <description><![CDATA[AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÜROLOJİ ANABİLİM DALI ÇOCUK ÜROLOJİSİ BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. MURAT UÇAR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Uçar, çocukluk çağında sık görülen ancak çoğu zaman yeterince fark edilmeyen inmemiş testiste erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını belirterek, "İnmeyen testislerde hücresel değişiklikler 3 aydan sonra başlıyor. O testiste tümör görülme ihtimalinin normal testislere göre 4-5 kat daha yüksek olduğunu biliyoruz. Yine inmeyen testislerde daha sonra babalık oranlarının sağlıklı testisi olan çocuklara göre daha düşük olduğunu biliyoruz. Hele ki iki taraflı birden testisleri inmeyen çocuklarda bu oranın daha da düştüğünü biliyoruz" dedi.</p><br/><p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Uçar, çocukluk çağında sık karşılaşılan ancak ebeveynler ile birinci basamak hekim farkındalığının düşük olması nedeniyle yeterince dikkat çekmeyen ürolojik rahatsızlıklar hakkında bilgi verdi. Özellikle inmemiş testiste farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Uçar, zamanında konulan tanı ve cerrahi müdahalenin önemine işaret etti.</p><br/><br/><p>"Testisin bir yolculuğu var"</p><br/><p>İnmemiş testisin anne karnındaki gelişim sürecinde ortaya çıkan bir durum olduğunu anlatan Prof. Dr. Murat Uçar, testisin normalde karın içerisinde yerleşmiş bir organ olduğunu, çocuk anne karnında büyürken kasıklara doğru hareket ettiğini ve doğuma yakın dönemde kasık kanalından geçerek torbalara indiğini söyledi.</p><br/><p>Testisin karın içinde başlayıp torbalarda sonlanan bir yolculuğu bulunduğunu belirten Uçar, bu sürecin tamamlanamadığı durumlarda inmemiş testisten söz edildiğini ifade ederek, "Yaklaşık 100 erkeğin 3’ünde doğduğunda bu testis yerinde olmuyor. O yolculuğunu tamamlayamamış oluyor. İniş yolculuğundaki herhangi bir yerde takılı kalan testise biz inmemiş testis diyoruz" diye konuştu</p><br/><p>Prof. Dr. Uçar, her 100 yeni doğan erkek bebeğin yaklaşık 3’ünde bu durumun görüldüğünü, ancak 1 yaşına doğru oranın yüzde 1’e kadar düştüğünü belirtti. Doğumdan sonra 3 ila 6 ay içerisinde bazı testislerin kendiliğinden torbaya ulaşabildiğini aktaran Uçar, bu nedenle doğar doğmaz cerrahi müdahale yoluna gidilmediğini, ancak ilk 6 ay içinde çocuk ürolojisi muayenesinin önemli olduğunu kaydetti.</p><br/><br/><p>İlk 6 ay vurgusu</p><br/><p>Genital bölgenin mahrem kabul edilmesi nedeniyle zaman zaman gözden kaçabildiğini belirten Uçar, özellikle annelerin ve babaların alt değiştirme sırasında bu konuya dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Ailelerin testislerin torbalarda olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Uçar, şüphe duyulması halinde uzman hekime başvurulmasının önemli olduğunu dile getirdi. Uçar, "Anneler özellikle çocukların bezini değiştirirken testislerin torbalarda olup olmadığını kontrol etmeli. Bu konuda bir şüpheleri varsa bir uzman hekime çocuklarını muayene ettirmeleri çok önemli. Zamanında tanıyı koyup, zamanında tedavi ettiğimiz takdirde inmemiş testislerin ortaya çıkarabileceği birçok patolojinin önüne geçmiş oluyoruz" dedi.</p><br/><br/><p>"Tümör riski 4-5 kat daha yüksek"</p><br/><p>İnmemiş testisin tedavi edilmesinin neden önemli olduğunu da aktaran Prof. Dr. Murat Uçar, bu durumun ilerleyen süreçte çeşitli sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çekti. Uçar, "Neden indiriyoruz biz testisleri? O takılı kaldığı yerde kalsa ne olur, birkaç tane önemli nedeni var testisleri indirmemizin. Öncelikle inmeyen testislerde hücresel değişiklikler 3 aydan sonra hemen başlıyor ve o testiste tümör görülme ihtimali normal testislere göre 4-5 kat daha yüksek olduğunu biliyoruz. Yine inmeyen testislerde daha sonra babalık oranlarının sağlıklı testisi olan çocuklara göre daha düşük olduğunu biliyoruz. Hele ki iki taraflı birden testisleri inmeyen çocuklarda bu oranın daha da düştüğünü biliyoruz" dedi.</p><br/><br/><p>Torsiyon riski de artıyor</p><br/><p>Prof. Dr. Uçar, inmemiş testislerde torsiyon riskinin de daha yüksek olduğunu belirterek, "Ayrıca inmeyen testislerin kendi etrafında dönerek, ki biz ona torsiyon diyoruz, beslenmesinin bozulması ve doku kaybına gitme ihtimalinin sağlıklı testislere göre 10 kat daha fazla olduğunu biliyoruz" diye konuştu.</p><br/><p>Bu nedenlerle inmemiş testis tanısının ilk 6 ayda konulmasını, cerrahi tedavinin ise 6 ay ile 1 yaş arasında gerçekleştirilmesini istediklerini belirten Uçar, ailelerin şüphe duyduklarında çocuk hastalıkları uzmanı, üroloji uzmanı, çocuk ürolojisi uzmanı ya da aile hekimine başvurabileceğini söyledi.</p><br/><br/><p>"Haftada 1-2 bebeğin tedavisini yapıyoruz"</p><br/><p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin bu alanda önemli merkezlerden biri olduğunu kaydeden Uçar, muayenede ele gelen testisler olduğu gibi ele gelmeyen ve halen karın içerisinde bulunabilen testislerle de karşılaştıklarını ifade etti. Hem ele gelen hem de ele gelmeyen testislerin cerrahi tedavisini yapabildiklerini belirten Uçar, haftada 1-2 kez bebeğin bu tanıyla tedavi edildiğini söyledi. Prof. Dr. Uçar, "Testisleri yerine indirdiğimizde hem babalık oranlarının düşme riskini hem de testiste tümör gelişme oranlarını azaltıp çocukların daha sağlıklı bir hayat sürmelerine başlangıç yapmış oluyoruz. Ülkemizde hekime ulaşmak kolay. Akıllarında bir soru işareti varsa, içlerine sinmeyen bir muayene bulgusu varsa lütfen bize çocuklarını getirmekten imtina etmesinler" dedi.</p><br/><br/><p>Çocuk ürolojisinde sık görülen diğer hastalıklar</p><br/><p>Çocuk ürolojisinin yalnızca inmemiş testisle sınırlı olmadığını da belirten Uçar, bu alanın çocukların hem doğumsal hem de kazanılmış hastalıklarının tanı ve tedavisini kapsadığını anlattı. Böbrekler, üreterler, mesane ve üretra gibi organların tüm hastalıklarının çocuk ürolojisinin ilgi alanında olduğunu belirten Uçar, toplumda sık görülen idrar reflüsü ve üriner sistem taş hastalıklarına da dikkat çekti.</p><br/><p>İdrar reflüsünün mide reflüsü ile sık karıştırıldığını söyleyen Uçar, normalde idrarın böbreklerden mesaneye doğru tek yönde aktığını, eğer mesaneden tekrar böbreklere kaçıyorsa buna reflü denildiğini ifade etti. Uçar, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda mutlaka reflü araştırdıklarını belirterek, sık idrar yolu enfeksiyonu yaşayan çocukların çocuk ürolojisi değerlendirmesinden geçmesini istediklerini söyledi.</p><br/><p>Türkiye’nin sıcak iklim kuşağında yer almasının çocuklarda üriner sistem taş hastalığını da yaygınlaştırdığını kaydeden Uçar, idrar yolu enfeksiyonu geçiren ve idrarında kan görülen çocukların da bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/her-100-erkek-bebegin-3unde-goruluyor-inmemis-testiste-erken-tani-hayati-onem-tasiyor-0-1777015204.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/her-100-erkek-bebegin-3unde-goruluyor-inmemis-testiste-erken-tani-hayati-onem-tasiyor-1-1777015205.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/her-100-erkek-bebegin-3unde-goruluyor-inmemis-testiste-erken-tani-hayati-onem-tasiyor-2-1777015206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/her-100-erkek-bebegin-3unde-goruluyor-inmemis-testiste-erken-tani-hayati-onem-tasiyor-3-1777015206.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:20:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/her-100-erkek-bebegin-3unde-goruluyor-inmemis-testiste-erken-tani-hayati-onem-tasiyor-1777015203.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğandan AÜ CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezine tam destek</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/cumhurbaskani-erdogandan-au-car-t-ve-hucresel-tedaviler-uretim-merkezine-tam-destek-921686</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/cumhurbaskani-erdogandan-au-car-t-ve-hucresel-tedaviler-uretim-merkezine-tam-destek-921686</guid>
                <description><![CDATA[AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. ÖZLENEN ÖZKAN -  CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN - PROF. DR. TUNCER KARPUZOĞLU ORGAN NAKLİ ENSTİTÜSÜ MÜDÜRÜ PROF. DR. ÖMER ÖZKAN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşmenin detaylarını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da destek verdiği üniversite bünyesinde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’nde önce kan kanseri tedavilerine başlanacağını, ardından diğer kanser türleri ve kanser dışı hastalıklara yönelik çalışmaların genişletileceğini belirten Rektör Özkan, "Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız ve daha sonra diğer kanserleri ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz. Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi.</p><br/><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Antalya’da bulunduğu sırada Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etmişti. Görüşmede Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanında yürüttüğü projeler ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi hakkında sunum yapılmıştı. Üniversitenin son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkan merkezde özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretimi ve klinik uygulamasına ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye’de üniversite temelli olarak hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor.</p><br/><br/><p>"Cumhurbaşkanımız projeyi benden daha iyi hatırladı"</p><br/><p>Görüşme ile ilgili İHA’ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldiği ilk yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projeyi anlattığını, son görüşmede ise Erdoğan’ın projeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlamasının kendisini şaşırttığını söyledi. Özkan, "İlk göreve geldiğimiz yıl, hemen akabinde Cumhurbaşkanımıza gidip ne yapmak istediğimizi anlatmıştım. Akdeniz Üniversitesi sağlıkta gerçekten bir marka. Ben de bir tıp doktoru olarak, ilk rektör olduğum anda aklıma gelen projeler sağlıkla ilgiliydi. Özellikle insanın en büyük illetlerinden bir tanesi olan kanserle ilgili bazı planlarımız vardı. Cumhurbaşkanımıza o zaman konuyu açmıştım ve sağ olsun bize destek vermişti. Bu görüşmemizde de tekrar neler yaptığımızı anlattım. O zaman ne konuştuğumuzu yeniden dile getirdim. Çok ilginç bir şekilde o konuşmamızı ve projeleri benden daha iyi hatırladı. Bu da beni açıkçası çok şaşırttı" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Tam destek aldık"</p><br/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeye büyük bir dikkatle yaklaştığını belirten Özkan, "Bir ülkenin en üst yöneticisi olarak, ülkeye çok ciddi bir hizmet getireceği için belki de çok yakından ilgilendi. O zaman da çok yakından ilgilenmişti. Hafızası beni gerçekten etkiledi. Bu konuşmamızda neler yaptığımızı ve bu merkezin daha neler yapabileceğini ele aldık ve tam destek aldık. Bu da bizi elbette çok mutlu etti" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor"</p><br/><p>Merkezin en büyük hedefinin kanser tedavisinde en son teknolojiyi uygulamak olduğunu ifade eden Özkan, hücresel tedavilerin gelecekte çok daha geniş bir alanda kullanılacağını söyledi. Prof. Dr. Özkan, "Bu merkezin en büyük görevi kanser tedavisi. Bu, kanser tedavisinin en son teknolojisi. Bence bu süreç sadece kanserle sınırlı kalmayacak. CAR-T ve hücresel tedaviler, yalnızca CAR-T olarak değil, tüm hücresel tedaviler açısından bakıldığında önümüzdeki dönemde birçok tedavinin yerini alacak. Bu anlamda Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor. Biz de Türkiye’nin dünyada 8’inci merkez olarak üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyoruz" dedi.</p><br/><p>Türkiye’nin sağlık hizmeti sunumunda güçlü bir ülke olduğunu ancak aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, "Türkiye çok iyi sağlık hizmeti veren bir ülke. Ancak o hizmeti sunmanın yanında, o teknolojiyi geliştiren bir ülke de olması gerekiyor. Biz de bu sorumlulukla bu işe başladık. Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız, daha sonra diğer kanserlere ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Hem milli ve yerli olacak hem daha güvenli hizmet sunulacak"</p><br/><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde sağlık alanının stratejik öneminin de gündeme geldiğini kaydeden Özkan, "Cumhurbaşkanımızla konuşurken sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çok haklıydı. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi.</p><br/><p>Söz konusu tedavinin en yakın uygulama merkezlerinden birinin İsrail’de bulunduğunu ve maliyetinin yaklaşık 1 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Özkan, yerli üretimin stratejik ve ekonomik önemine işaret ederek, "Bu tedavi en yakın İsrail’de ve maliyeti 1 milyon dolar. Bu anlamda hem oraya gidip paramızı aktarmamamız gerekiyor hem de bunun milli ve yerli olması gerekiyor. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman bu hizmeti halkımıza kendimizin sunabilmesi çok daha güvenli olacak. Kendi hastanıza kendiniz sunuyorsunuz; bu da ayrıca güven veriyor. Bu açıdan baktığınızda bir taşla birkaç hedefe ulaşmış oluyorsunuz" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Birkaç yıl sonra hücresel tedaviler birçok alanda ilk basamak tedavi olacak"</p><br/><p>Prof. Dr. Özlenen Özkan, hücresel tedavilerin ilerleyen dönemde birçok hastalıkta ilk basamak tedavi haline gelebileceğini belirterek, "Bugün birçok hastalıkta belli algoritmalar var; önce bir tedavi uygulanır, sonuç alınamazsa başka bir basamağa geçilir. Bence bu işi şimdi yapıyor olmak çok önemli. İnşallah sonu da çok iyi olur. Çünkü biz bu işe çok iyi niyetlerle başladık. Birçok hasta da bunu umutla bekliyor" dedi.</p><br/><br/><p>"Ruhsatı alır almaz tedaviye başlayacağız"</p><br/><p>Merkezin ruhsat sürecine ilişkin de bilgi veren Özkan, hazırlıkların tamamlandığını ve ruhsat alınır alınmaz hastaların tedaviye kabul edileceğini söyledi. Özkan, "Şu anda bir müfettişimiz burada. Biz bu merkeze ruhsatı alır almaz, ki o ruhsatı almak için de hazırlıklarımızı tamamladık, tedaviye başlayacağız. Birçok hasta da bu ruhsatı bekliyor. Umuyorum en kısa zamanda hastalarımızı alnımızın akıyla, şifayla evlerine göndeririz" diye konuştu.</p><br/><br/><p>Yeni hastane binası ve yoğun bakım vurgusu</p><br/><p>Yeni hastane binası ve yoğun bakım kapasitesinin artırılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin bölge için bir referans merkez olduğunu vurguladı. Özkan, "Akdeniz Üniversitesi Hastanesi bir referans hastane. Birçok travmada, birçok organ naklinde ilk akla gelen merkez olmak benim adıma büyük bir gurur kaynağı. Ancak bu hizmeti verirken bizi en çok zorlayan konu yoğun bakım yetersizliğiydi. Biliyorsunuz bir bloğumuz yandı. Allah’a şükür Antalya’daki büyük kurumlar bize yardım edecek. O farkındalığın artması açısından da bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Yardımlarla birlikte yanan merkezimiz 6 ay içinde yeniden açılacak. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 900 yataklı hastanemiz de gündeme gelecek. Yoğun bakım sayımız artacak. Yoğun bakım kapasitesi, birçok tedaviyi uygularken bizi en çok yavaşlatan basamaktı. Yoğun bakım yetersizliği nedeniyle birçok hastamı kabul edemiyorum. Çünkü yoğun bakımlarım dolu" diye konuştu.</p><br/><p>Yeni hastanenin hizmete girmesiyle birlikte hem Antalya’nın hem de Türkiye’nin önemli ölçüde rahatlayacağını vurgulayan Özkan, "Bu hastane açılır açılmaz herkes çok rahatlayacak. O yüzden müteahhit firmayla çok yakın temas halindeyiz ve sürecin hızla tamamlanmasını istiyoruz. Yukarıdan gelen maddi destek de bu sürecin hızlanması açısından son derece önemli. Onlarla da sürekli temas halindeyiz. Bu hastaneyi en kısa zamanda Antalya’nın ve Türkiye’nin hizmetine açmayı çok arzu ediyorum" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogandan-au-car-t-ve-hucresel-tedaviler-uretim-merkezine-tam-destek-0-1776853206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogandan-au-car-t-ve-hucresel-tedaviler-uretim-merkezine-tam-destek-1-1776853206.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 13:20:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogandan-au-car-t-ve-hucresel-tedaviler-uretim-merkezine-tam-destek-1776853205.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüksek riskli hematolojik kanserlerde kemoterapiyi tarihe karıştıracak tedavi: CAR-T</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/yuksek-riskli-hematolojik-kanserlerde-kemoterapiyi-tarihe-karistiracak-tedavi-car-t-921659</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/yuksek-riskli-hematolojik-kanserlerde-kemoterapiyi-tarihe-karistiracak-tedavi-car-t-921659</guid>
                <description><![CDATA[TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ VE KONGRE BAŞKANI PROF. DR. ÖZGÜR MEHTAP, ÖZELLİKLE YÜKSEK RİSKLİ HEMATOLOJİK KANSERLERDE CAR-T TEDAVİSİ GİBİ HEDEFE YÖNELİK TEDAVİLERİN ÖN PLANA ÇIKTIĞI KEMOTERAPİSİZ BİR SÜRECE ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA GİDİLEBİLECEĞİNİ SÖYLEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hematoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, özellikle yüksek riskli hematolojik kanserlerde CAR-T tedavisi gibi hedefe yönelik tedavilerin ön plana çıktığı kemoterapisiz bir sürece önümüzdeki yıllarda gidilebileceğini söyledi.</p><br/><p>Türk Hematoloji Derneği’nin kuruluşunun 59. yılı dolayısıyla düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi (18. KİTHT), 16-18 Nisan tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi. Kemik iliği nakli ve hücresel tedaviler alanında Türkiye’nin önde gelen bilimsel organizasyonları arasında yer alan kongreye 300’ü aşkın erişkin ve pediatrik hematoloğun yanı sıra temel bilimci hekimler ve araştırmacılar katıldı.</p><br/><br/><p>CAR-T hücre tedavisi</p><br/><p>Kongrede, son yıllarda özellikle hematolojik kanserlerin tedavisinde öne çıkan CAR-T hücre tedavisi de gündeme geldi. Türk Hematoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, bu yönteme ilişkin, "Hastaların kanserle savaşan T hücrelerini laboratuvar ortamında genetik olarak değiştirerek tümör hücrelerini tanıyabilir hale getiriyoruz. Daha sonra çoğaltılan bu hücreler hastaya yeniden verilerek, kanser hücreleriyle mücadele sağlanıyor" dedi.</p><br/><p>Tedavinin bazı yan etkiler barındırabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Özgür Mehtap, "Özellikle nörolojik toksisite ve sitokin salınım sendromu gibi durumlarla karşılaşılabiliyor ancak dirençli hastalıklarda etkili olduğu gösterildi" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Türkiye’de de uygulanmaya başlanan CAR-T hücre tedavisinin önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Mehtap, tedavinin şimdilik seçilmiş hastalarda kullanıldığını belirtti.</p><br/><br/><p>"İleride kemoterapisiz tedavi seçeneklerinin geliştiği bir döneme girilebilir"</p><br/><p>Gelecekte tedavi yaklaşımlarının değişebileceğine işaret eden Prof. Dr. Mehtap, "Özellikle yüksek riskli hastalarda kemoterapisiz tedavi seçeneklerinin geliştiği, hedefe yönelik tedavilerin ön plana çıktığı bir sürece ileride girilebilir. Bu gelişmeler hastaların sağ kalım oranlarını artıracaktır" değerlendirmesinde bulundu.</p><br/><p>Yüksek maliyetine rağmen ilerleyen dönemde tedavinin daha yaygın hale gelebileceğini kaydeden Prof. Dr. Özgür Mehtap, Türkiye’de bu alanda atılan adımların önemine dikkati çekti.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/yuksek-riskli-hematolojik-kanserlerde-kemoterapiyi-tarihe-karistiracak-tedavi-car-t-0-1776843603.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/yuksek-riskli-hematolojik-kanserlerde-kemoterapiyi-tarihe-karistiracak-tedavi-car-t-1-1776843604.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:40:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/yuksek-riskli-hematolojik-kanserlerde-kemoterapiyi-tarihe-karistiracak-tedavi-car-t-1776843603.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DEFNE DEVLET HASTANESİ’NDE KAPALI CERRAHİ DÖNEMİ BAŞLADI</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/defne-devlet-hastanesinde-kapali-cerrahi-donemi-basladi-921636</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/defne-devlet-hastanesinde-kapali-cerrahi-donemi-basladi-921636</guid>
                <description><![CDATA[Hatay’ın Defne ilçesinde hizmet veren Defne Devlet Hastanesi, çocuk cerrahisi alanında önemli bir gelişmeye sahne oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">DEFNE DEVLET HASTANESİ’NDE KAPALI CERRAHİ DÖNEMİ BAŞLADI</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay’ın Defne ilçesinde hizmet veren Defne Devlet Hastanesi, çocuk cerrahisi alanında önemli bir gelişmeye sahne oldu. </span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="DEFNE DEVLET HASTANESİ’NDE KAPALI CERRAHİ DÖNEMİ BAŞLADI" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-21%20at%2014_01_15.jpeg" style="height:800px; width:639px" /></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Begüm Pişiren, görevine başlar başlamaz gerçekleştirdiği başarılı ameliyatlarla dikkat çekti.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>MODERN CERRAHİ YÖNTEMLERLE İLK MÜDAHALELER YAPILDI</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göreve hızlı bir başlangıç yapan Dr. Pişiren, ilk olarak laparoskopik apendektomi (kapalı apandisit ameliyatı) ve laparoskopik kasık fıtığı onarımı operasyonlarını başarıyla gerçekleştirdi. Küçük kesiler aracılığıyla kamera ve özel cerrahi ekipmanlar kullanılarak yapılan bu yöntemler sayesinde hastalara daha konforlu bir tedavi süreci sunuluyor. Özellikle çocuk hastalarda tercih edilen kapalı cerrahi teknikler, ameliyat sonrası ağrının daha az hissedilmesi, iyileşme süresinin kısalması ve enfeksiyon riskinin düşmesi gibi önemli avantajlar sağlıyor.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>HASTANEDE SAĞLIK HİZMET KALİTESİNE KATKI SAĞLANDI</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dr. Begüm Pişiren’in kısa sürede gerçekleştirdiği bu müdahaleler, hastanenin cerrahi kapasitesine önemli katkı sundu. Modern tekniklerin etkin şekilde uygulanmaya başlanmasıyla birlikte, Defne Devlet Hastanesi’nde verilen sağlık hizmetlerinin niteliğinin daha da yükseldiği ifade ediliyor. Uzmanın göreve hızlı uyum sağlaması ve başarılı operasyonları, hem hasta yakınları hem de sağlık camiası tarafından olumlu karşılandı.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 07:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/defne-devlet-hastanesinde-kapali-cerrahi-donemi-basladi-1776833353.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şiddetin görünür hale gelip normalleşmesi çocuk ve gençleri olumsuz etkiliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-921624</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-921624</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE PSİKİYATRİ DERNEĞİ TARAFINDAN DÜZENLENEN 4. ULUSLARARASI VE 28. ULUSAL KLİNİK EĞİTİM SEMPOZYUMU KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN BASIN TOPLANTISINDA, ETKİNLİĞE İLİŞKİN VERİLER PAYLAŞILDI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gülin Özdamar Ünal, son dönemlerde kamusal alanlarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. Konunun sadece bireysel değil toplumsal şartların bir yansıması olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Ünal, "Şiddetin görünür hale gelmesi ve normalleşmesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır" dedi.</p><br/><p>Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından düzenlenen 4. Uluslararası ve 28. Ulusal Klinik Eğitim Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, etkinliğe ilişkin veriler paylaşıldı.</p><br/><p>Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Nalan Kalkan Oğuzhanoğlu, sempozyumda 14 kurs, 30 panel, 10 uzmanla buluşma oturumu ve 6 konferans düzenlendiğini, ayrıca 82 sözlü ve 46 poster bildirinin sunulduğunu belirtti. Toplam 162 konuşmacının yer aldığı programa 441 katılımcı katılırken, 103 katılımcının burslu olarak desteklendiği bildirildi. Sempozyuma Almanya, İngiltere, İtalya ve Hollanda’dan 6 yabancı konuşmacı da katkı sundu.</p><br/><br/><p>"Bilimsel kanıta dayalı ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir"</p><br/><p>Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gülin Özdamar Ünal, son dönemde artan şiddet ve intihar olaylarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Son dönemde okullarda ve kamusal alanlarda artan şiddet olayları, toplum ruh sağlığı açısından ciddi bir kaygı kaynağıdır ve yalnızca bireysel değil, toplumsal şartların bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Şiddetin görünür hale gelmesi ve normalleşmesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Bu süreç, hem başkalarına yönelik saldırgan davranışları hem de bireyin kendine yönelen yıkıcı eğilimlerini, özellikle intihar düşüncesi ve girişimlerini artırabilmektedir. İstanbul’da son günlerde raylı sistemlerde art arda yaşanan intihar olayları hepimizi derinden üzmekte, bu durum yalnızca bireysel kayıplar açısından değil, toplum ruh sağlığı ve kamusal güvenlik açısından da acil ele alınması gereken ciddi bir soruna işaret etmektedir. İntihar davranışı, çoğu zaman çok etmenli bir süreç içinde ortaya çıkar. Ruhsal hastalıklar, umutsuzluk, yalnızlık, ekonomik ve sosyal zorluklar, travmatik yaşantılar, madde kullanımı, daha önceki kendine zarar verme davranışları, destek sistemlerinin zayıflaması, ölümcül araçlara kolay erişim ve profesyonel yardıma erişimdeki güçlükler bu süreçte rol oynayabilir. Bu nedenle, intiharı önlemede suçlayıcı ve damgalayıcı söylemlerden uzak, riskleri azaltmayı ve destek mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefleyen, bilimsel kanıta dayalı ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir" dedi.</p><br/><br/><p>"Tüm paydaşların katılımıyla bütüncül bir intiharı önleme eylem planı oluşturulması gerekmektedir"</p><br/><p>Toplumda şiddet ikliminin azaltılması gerektiğini ve güven duygusunun yeniden tesis edilmesine yönelik adımların atılabileceğini ifade eden Ünal, "Toplumsal huzurun güçlendirilmesi, intiharı önlemenin temel şartların arasındadır. İntihar önlenebilir. Bunun için ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, risk altındaki bireylerin erken fark edilmesi, kriz anında hızlı ve şefkatli müdahale edilmesi ve ölümcül yöntemlere erişimin sınırlandırılması büyük önem taşımaktadır. İntihar davranışının bulaşıcı olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle medyada intihar haberlerinin sansasyonel ve ayrıntılı biçimde sunulmasından kaçınılmalı, bunun yerine yardım yolları ve destek mekanizmaları görünür kılınmalıdır. Raylı sistemlerde yaşanan intiharlar, sağlık hizmetlerinin yanı sıra kent planlaması, ulaşım güvenliği ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluğunda ele alınmalıdır. Uluslararası veriler, platform bariyerleri, güvenlik sistemleri ve personel eğitiminin etkili koruyucu önlemler olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda, tüm paydaşların katılımıyla bütüncül bir intiharı önleme eylem planı oluşturulması gerekmektedir. Toplum olarak da sorumluluğumuz vardır. Çevremizde umutsuzluk, vedalaşma, içe çekilme, ’yaşamak istememe’ ifadeleri veya kendine zarar verme belirtileri gördüğümüzde bunu göz ardı etmemeli, yargılamadan destek olmalı ve profesyonel yardıma yönlendirmeliyiz. Bugün ihtiyaç duyulan şey, korku ve sansasyon değil, dayanışma, erken müdahale ve erişilebilir destek sistemleridir" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>"Sağlık çalışanlarının en az üçte birinin fiziksel şiddete, yüzde 95’den fazlasının sözel şiddete maruz kalıyor"</p><br/><p>Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Sekreteri Dr. Gülsüm Zuhal Kamış ise, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin, yıllardır çözülememiş bir sorun olduğunu ifade ederek, "Hekimler ve sağlık çalışanları yalnızca sözel ya da fiziksel şiddete maruz kalmıyor, hayatını da kaybediyor. Sağlık çalışanlarının en az üçte birinin fiziksel şiddete, yüzde 95’den fazlasının sözel ya da fiziksel şiddete maruz kaldığı şartlarda, meslektaşlarımız, bir taraftan Dr. Ersin Arslan, Dr. Fikret Hacıosman, Dr. Ekrem Karakaya, Dr. Göksel Kalaycı, Dr. Aynur Dağdemir ve mesleki baskıların gölgesinde hayatını kaybeden Dr. Melike Erdem gibi hayatını kaybeden meslektaşlarımızın acısını yüreğinde taşıyor, bir taraftan da sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Şiddet, öğrenilmiş ve yeniden üretilen bir olgudur"</p><br/><p>Türkiye Psikiyatri Derneği Saymanı Dr. Hayriye Mihrimah Öztürk ise kadına yönelik şiddet konusuna ilişkin, "Kalıcı çözüm yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı değildir. Şiddetin temelinde yatan toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele edilmeden, eğitimden çalışma yaşamına kadar her alanda eşitlik sağlanmadan ve toplumsal zihniyet dönüşümü gerçekleştirilmeden bu sorunun ortadan kaldırılması mümkün değildir. Kadına yönelik şiddet kaçınılmaz değildir. Bu şiddet, öğrenilmiş ve yeniden üretilen bir olgudur. Dolayısıyla değiştirilebilir. Şiddeti önlemek, şiddete maruz bırakılan kadınlara inanmak, onları güçlendirmek ve destek mekanizmalarını erişilebilir kılmakla başlar. Sağlık sistemi, emniyet birimleri ve adli süreçler, kadınların yeniden travmatize edilmesini önleyecek şekilde yapılandırılmalıdır" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Psikolojik ve yapısal düzeyde eş zamanlı bir mücadeleyle baş edebiliriz"</p><br/><p>Türkiye Psikiyatri Derneği Asistan Hekimlik Sekreteri Dr. Nur Temizkan ise dijital şiddetin, yalnızca teknolojik bir sorun olmadığını belirterek, "Toplumsal, psikolojik ve sistematik katmanları olan çok boyutlu bir kriz. Ve ayrıca dijital şiddet, bireysel bir psikopatolojiden ziyade, politik, sosyolojik ve kültürel unsurların bir sonucu. Dijital şiddet dediğimizde, internet, sosyal medya, akıllı telefonlar gibi araçlar üzerinden gerçekleştirilen her türlü taciz, tehdit, aşağılama, şantaj ve kontrol davranışını kastediyoruz. Bu, aslında geleneksel şiddetin ortadan kalkmış hali değil, dijital dünyaya taşınmış ve yeni araçlarla güçlenmiş bir uzantısı. Güncel verilere bakarsak, Birleşmiş Milletler’in raporuna göre, kadın gazeteciler ve aktivistlerin üçte ikisinden fazlası dijital şiddete maruz kalıyor, bu vakaların yüzde 40 kadarı fiziksel şiddetle sonuçlanıyor. Türkiye’de yapılan çalışmalar ise her 10 kadından yaklaşık 3’ünün ısrarlı takibe maruz kaldığını, kadınların yarısından fazlasının ise dijital mecralarda taciz içerikli mesajlarla karşılaştığını gösteriyor. Bu bulgular, dijital şiddetin çoğu durumda fiziksel şiddetin alternatifi değil, onu önceleyen, besleyen ve sürekliliğini sağlayan bir süreç olduğunu göstermekte. Biz bugün şunu vurgulamak istiyoruz: Dijital alan da bir yaşam alanı. Orada maruz kalınan şiddet gerçek ve ruh sağlığı üzerindeki etkileri son derece somut ve yıkıcı. Kadınların, gençlerin ve diğer tüm grupların dijital alanda var olabilmek için daha sessiz, daha görünmez olmak zorunda kalması bir çözüm değil. Dijital şiddet çok boyutlu bir kriz ve bununla ancak toplumsal, psikolojik ve yapısal düzeyde eş zamanlı bir mücadeleyle baş edebiliriz" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-0-1776777905.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-1-1776777906.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-2-1776777907.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-3-1776777907.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-4-1776777908.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-5-1776777909.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-6-1776777909.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:25:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/siddetin-gorunur-hale-gelip-normallesmesi-cocuk-ve-gencleri-olumsuz-etkiliyor-1776777905.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzm. Dr. Jamala Mammadova: Çocukluk çağı obezitesi alarm veriyor, önlem hamilelikte başlıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzm-dr-jamala-mammadova-cocukluk-cagi-obezitesi-alarm-veriyor-onlem-hamilelikte-basliyor-921519</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzm-dr-jamala-mammadova-cocukluk-cagi-obezitesi-alarm-veriyor-onlem-hamilelikte-basliyor-921519</guid>
                <description><![CDATA[ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİSİ UZM. DR. JAMALA MAMMADOVA]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Endokrinolojisi Uzm. Dr. Jamala Mammadova, çocukluk çağı obezitesi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Mammadova, "Çocukluk çağı obezitesi alarm veriyor: önlem hamilelikte başlıyor" dedi.</p><br/><p>Çocukluk çağı obezitesinin küresel ölçekte hızla yayılan ve önlenebilir bir salgın haline geldiğini belirten Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Jamala Mammadova, artan risklere ve alınması gereken önlemlere dikkat çekti.</p><br/><br/><p>Türkiye’de çocuklar aşırı kilonun esiri</p><br/><p>Türkiye’de çocukluk çağı obezitesinin dünya ortalamasını aştığını vurgulayan Dr. Mammadova, "Çocukluk Çağı Obezite Araştırması (COSI-TUR) 2022 verilerine göre obezite oranı yüzde 22,4’e ulaşmıştır. Bu oran erkek çocuklarda yüzde 13, kızlarda yüzde 9 civarındadır. Her dört çocuktan biri kilolu veya obezdir. Büyük şehirlerde ve genç nüfusta sorun daha belirgindir. Sağlık Bakanlığı’nın 2025-2028 Obezite ile Mücadele Eylem Planı bu krize yönelik kapsamlı adımlar içermekte ancak acil ve toplum temelli müdahaleler şarttır" dedi.</p><br/><br/><p>Şekerli içecekler en büyük düşman</p><br/><p>Obezitenin genetik ve çevresel birçok faktörün etkileşimiyle oluştuğunu ifade eden Dr. Mammadova, "Özellikle anne karnındaki dönemde annenin obezitesi veya şekerli içecek tüketimi, çocuğun ileride obezite riskini artıran epigenetik değişikliklere yol açabilmektedir. 2025 araştırmaları şekerli içeceklerin doğrudan kilo alımına, insülin direncine ve metabolik sendroma neden olduğunu göstermektedir. Pandemi sonrası artan ekran süresi, hareketsizlik ve ucuz ultra-işlenmiş gıdalara erişimin kolaylaşması da önemli tetikleyiciler arasındadır" diye konuştu.</p><br/><br/><p>Çocuklarda obezite birçok hastalığa neden oluyor</p><br/><p>Çocukluk çağı obezitesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Dr. Mammadova, "Obez çocuklarda astım, uyku apnesi, eklem problemleri, tip 2 diyabet ve depresyon, düşük özsaygı gibi psikolojik sorunların riski yüksektir. Çocukluk obezitesi yetişkinlikte kalp hastalıkları, kanser ve erken ölüm riskini artırmaktadır. Önleme hamilelik döneminden başlamalıdır. Anne adaylarının uygun kilo alımı, ilk 6 ay sadece anne sütü ve 2 yaşa kadar emzirmenin devamı kritik önem taşır" dedi.</p><br/><br/><p>Ailelere sağlıklı yaşam için kritik öneriler</p><br/><p>Ailelere de önemli uyarılarda bulunan Dr. Mammadova, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küçük yaşta kazandırılması gerektiğini belirterek, "Günlük beslenmede meyve ve sebzeleri çeşitlendirin; her öğünde en az bir porsiyon meyve veya sebze bulundurun. Şekerli içecekleri tamamen azaltın veya ortadan kaldırın. Evde sağlıklı yemek pişirme alışkanlığını geliştirin. Çocuklara porsiyon kontrolü öğretin ve ekran süresini günlük 2 saatin altına indirin. Her gün en az 60 dakika fiziksel aktivite sağlayın. Düzenli uyku düzeni oluşturun ve ebeveyn olarak rol model olun" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>Erken müdahale sağlıklı nesiller için kritik önem taşıyor</p><br/><p>Erken müdahale ve yaşam tarzı değişikliklerinin obezitenin büyük bir kısmını önleyebileceğine dikkat çeken Dr. Mammadova, "Çocukluk çağı obezitesi geleceğimizi tehdit eden önlenebilir bir krizdir. Aileler, okullar ve karar vericiler acil ve koordineli harekete davet edilmektedir. Erken adımlar atılırsa sağlıklı nesiller yetiştirmek hala mümkündür" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 12:00:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/uzm-dr-jamala-mammadova-cocukluk-cagi-obezitesi-alarm-veriyor-onlem-hamilelikte-basliyor-1776675605.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiyenin kök hücre nakli başarısı: Yabancı hastalar da tercih etmeye başladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/turkiyenin-kok-hucre-nakli-basarisi-yabanci-hastalar-da-tercih-etmeye-basladi-921446</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/turkiyenin-kok-hucre-nakli-basarisi-yabanci-hastalar-da-tercih-etmeye-basladi-921446</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE'DE KÖK HÜCRE NAKLİNİN GELİŞİM SÜRECİ VE GÜNCEL DURUMU HAKKINDA DEĞERLENDİRMELERDE BULUNAN TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ SAYMANI VE KONGRE SEKRETERİ PROF. DR. ORAL NEVRUZ, "TÜRKİYE SADECE KENDİ VATANDAŞLARINA DEĞİL, YURT DIŞINDAN GELEN HASTALARA DA HİZMET VERİYOR. ORTA ASYA, ORTA DOĞU VE BALKANLAR'DAN CİDDİ BİR YABANCI HASTA POTANSİYELİMİZ VAR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de kök hücre naklinin gelişim süreci ve güncel durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, "Türkiye sadece kendi vatandaşlarına değil, yurt dışından gelen hastalara da hizmet veriyor. Orta Asya, Orta Doğu ve Balkanlar’dan ciddi bir yabancı hasta potansiyelimiz var" dedi.</p><br/><p>Türk Hematoloji Derneği’nin kuruluşunun 59. yılında düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi (18. KİTHT) 16-18 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya’nın Serik ilçesi Belek turizm merkezindeki bir otelde gerçekleştirildi. Kemik iliği nakli ve hücresel tedaviler alanında Türkiye’nin en önemli bilimsel organizasyonlarından biri olan kongrede; bu yıl 300’ü aşkın erişkin ve pediatrik hematoloğun yanı sıra, hematoloji alanında çalışan temel bilimci hekimler ve araştırmacıların katılımıyla tamamlandı.</p><br/><p>Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, Türkiye’de kök hücre naklinin gelişim süreci ve güncel durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><br/><br/><p>"İlk nakil 1984’te gerçekleştirildi"</p><br/><p>Prof. Dr. Nevruz, Türkiye’de ilk kök hücre naklinin 1984 yılında GATA’da yapıldığını belirterek, "Bir yıl sonra yine GATA’da lösemili bir hastaya allojenik kök hücre nakli gerçekleştiriliyor.  Daha sonrasında hızlı ülkemizde birçok merkezde farklı şekillerde kök hücre nakli yapılıyor" dedi.  1994 ve 1999 yıllarında Türkiye’de ilk kök hücre veri bankalarının oluşturulduğunu aktaran Nevruz, bu bankaların uluslararası sistemlerle entegre çalıştığını kaydetti.</p><br/><br/><p>94 hastanede 115 nakil ünitesi aktif</p><br/><p>Güncel verileri paylaşan Nevruz, 2025 yılı itibarıyla Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış 94 hastanede, pediatrik ve erişkin olmak üzere toplam 115 ünitede kemik iliği nakli yapıldığını söyledi.  Nevruz, "2025 yılında yaklaşık bin 800 allojenik, 3 bin 500 civarında da otolog kök hücre nakli gerçekleştirdik" bilgisini verdi.</p><br/><br/><p>"Yabancı hastalar Türkiye’yi tercih ediyor"</p><br/><p>Türkiye’nin sadece kendi vatandaşlarına değil, yurt dışından gelen hastalara da hizmet verdiğini vurgulayan Nevruz, "Orta Asya, Orta Doğu ve Balkanlar’dan ciddi bir yabancı hasta potansiyelimiz var. 2025 yılında yaklaşık 115 yabancı hastaya kök hücre tedavisi uygulandı" dedi.</p><br/><p>Başarı oranlarının uluslararası standartlarda olduğunu belirten Nevruz, "Uzun yıllara dayanan tecrübemiz ve artan merkez sayımız, tercih edilmemizin en önemli göstergesi" değerlendirmesinde bulundu.</p><br/><p>Kök hücre naklinin zorlu bir tedavi yöntemi olduğuna dikkati çeken Nevruz, "Hiçbir zaman hastalarımıza yüzde 100 başarı vaat etmiyoruz. Ancak başarılı olunan vakalarda hastalığı tamamen ortadan kaldırabilen bir tedavi yöntemidir" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Bağış çağrısı</p><br/><p>Kök hücre bağışının hayati önem taşıdığını ifade eden Nevruz, sağlıklı 18-35 yaş arası bireylere çağrıda bulunarak şunları kaydetti:</p><br/><p>"Gerçekten bir hastanın hayatına dokunmak istiyorsanız kan ve kök hücre bağışı çok önemli. Ancak bağışçı olacak kişilerin kararlarını iyi düşünerek vermeleri gerekiyor. Sonradan vazgeçilmesi hasta açısından olumsuz sonuçlar doğurabiliyor".</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turkiyenin-kok-hucre-nakli-basarisi-yabanci-hastalar-da-tercih-etmeye-basladi-0-1776579904.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turkiyenin-kok-hucre-nakli-basarisi-yabanci-hastalar-da-tercih-etmeye-basladi-1-1776579904.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turkiyenin-kok-hucre-nakli-basarisi-yabanci-hastalar-da-tercih-etmeye-basladi-2-1776579905.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 09:25:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/turkiyenin-kok-hucre-nakli-basarisi-yabanci-hastalar-da-tercih-etmeye-basladi-1776579903.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ada Sunun 2 yıl süren fizik tedaviyle ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti-921443</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti-921443</guid>
                <description><![CDATA[HATAY'DA 4 YAŞINDAKİ SEREBRAL PALSİ HASTASI ADA SU YİĞİT’İN 2 YIL SÜREN TEDAVİ SÜRECİNİN ARDINDAN KENDİ BAŞINA OTURMASI, AYAKTA DURMAYA BAŞLAMASI VE İLK ADIMLARINI ATMASI YÜREKLERİ ISITTI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ada Su'nun 2 yıl süren fizik tedaviyle ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı<br />
<br />
<br />
HATAY (İHA) - Hatay'da 4 yaşındaki Serebral palsi hastası Ada Su Yiğit'in 2 yıl süren fizik tedavi programı sonucunda kendi başına oturması, ayakta durmaya başlaması ve ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı.</span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="Ada Su'nun 2 yıl süren fizik tedaviyle ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/AW686584_01.jpg" style="height:800px; width:600px" /><br />
Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını il genelinde aralıksız sürdürüyor. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="Ada Su'nun 2 yıl süren fizik tedaviyle ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/AW686584_04.jpg" style="height:800px; width:600px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">HBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Sağlıklı Yaşam Merkezi'nde uzmanlar tarafından yürütülen tedavi programı Ada Su Yiğit'e umut oldu. Serebral palsi tanısı bulunan Ada Su Yiğit'in fizik tedavi çalışmalarına Büyükşehir fizyoterapistleri tarafından 2024 yılı Ekim ayında başlandı. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti-0-1776579604.webp" style="height:450px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">2 yaşındayken başlanılan tedavi sürecinin ardından başlangıçta bağımsız şekilde oturamayan ve ayakta duramayan Ada Su, merkezde verilen düzenli ve yoğun destek sayesinde önemli bir gelişim gösterdi. 2 yıl boyunca yürütülen fizik tedavi programı sonucunda 4 yaşına gelen Ada Su Yiğit, kendi başına oturmaya, ayakta durmaya ve ilk adımlarını atmaya başladı. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti-1-1776579604.webp" style="height:450px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tedavi sürecinin şu aşamada iyi ilerlediğini ve Ada Su'yun uygulanan programa uyum gösterdiğini belirten Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi yetkilileri, en önemli hedefin, hastanın tek başına yürümesi olduğunu ifade ederken, süreci yöneten ekibin bu hedefin gerçekleşeceğine dair inancının tam olduğunu vurguladı.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti-2-1776579605.webp" /></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti-1776579603.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/18-kemik-iligi-transplantasyonu-ve-hucresel-tedaviler-kongresi-921387</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/18-kemik-iligi-transplantasyonu-ve-hucresel-tedaviler-kongresi-921387</guid>
                <description><![CDATA[TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ’NİN KURULUŞUNUN 59. YILINDA DÜZENLENEN 18. KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYONU VE HÜCRESEL TEDAVİLER KONGRESİ (18. KİTHT) 16-18 NİSAN 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hematoloji Derneği’nin kuruluşunun 59. yılında düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi (18. KİTHT) 16-18 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi.</p><br/><p>Kemik iliği nakli ve hücresel tedaviler alanında Türkiye’nin en önemli bilimsel organizasyonlarından biri olan kongre; bu yıl 300’ü aşkın erişkin ve pediatrik hematoloğun yanı sıra, hematoloji alanında çalışan temel bilimci hekimler ve araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirildi.</p><br/><p>Belek’te bir otelde düzenlenen kongrenin basın toplantısında konuşan Türk Hematoloji Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, kongreye yurtdışından 25’e yakın yabancı bilim insanı katılım sağladığını belirterek, kongre programı kapsamında, 27 bilimsel oturum, 5 sözlü sunum oturumu ve 6 uydu sempozyumu yer al aldığını ve alanındaki en güncel bilimsel gelişmeler kapsamlı şekilde ele alındığını kaydetti.</p><br/><br/><p>CAR-T hücre tedavisi</p><br/><p>CAR-T hücre tedavisi (Chimeric Antigen Receptor T-cell Therapy), hakkında bilgiler de paylaşan Prof. Dr. Özgür Mehtap, CAR-T’nin bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini kanseri tanıyıp yok etmeleri için eğiten kişiye özel bir immünoterapi türü olduğunu kaydetti. CAR-T’nin özellikle diğer tedavilerin işe yaramadığı zor tedavi edilen bazı kan kanserlerinde güçlü bir seçenek olabileceğine işaret eden Mehtap, "CAR-T hücre tedavisi, bir kişinin T hücrelerinin (bir tür beyaz kan hücresi) genlerini değiştirerek kanser hücrelerine saldırmalarını sağlayan hücre temelli bir gen tedavisidir. Bu tedavi, diğer tedavilerin artık etkili olmadığı bazı kanser türlerinde faydalı olabilir" dedi.</p><br/><br/><p>Allojeneik kök hücre nakli</p><br/><p>Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu da allojeneik kök hücre nakli hakkında bilgiler paylaştı.</p><br/><p>Kök hücrelerin, kemik iliğinde bulunan ve kan hücrelerini üreten ana hücreler olduğunu kaydeden Ateşoğlu, "Kök hücre nakli, bir hastaya kök hücrelerin verilmesi işlemidir. İşlem sırasında hastanın kök hücreleri kullanılırsa buna ’otolog’ kök hücre nakli, başka sağlıklı bir kişinin (donör, verici) kök hücreleri nakledilirse bu işleme ’allojeneik’ kök hücre nakli denir" dedi.</p><br/><p>Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, allojeneik kök hücre naklinin akut lösemiler, lenfomalar gibi malign hastalıklar dışında kemik iliği yetersizliği ile giden aplastik anemi gibi hastalıklar ve bazı genetik ve bağışıklık sistemi hastalıklarında uygulandığını belirterek, bu hastalıkların çoğunluğunda kalıcı iyileşme sağlayabilecek tek tedavi yöntemi olduğunu aktardı.</p><br/><br/><p>İlk kök hücre nakilleri</p><br/><p>Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz da, Türkiye’deki kök hücre nakil sayılarından bahsetti. Türkiye’de ilk otolog kök hücre naklinin 1984, allojeneikkök hücre naklinin ise uygun kardeşten 1985 yılında olduğunu aktaran Nevruz, sonraki yıllarda ise akraba dışı, kordon kanı ve haploidentic nakiller de başarı ile ve uluslararası standartlarda yapılmaya başlandığına dikkat çekti.</p><br/><br/><p>"Bu çağ gerçekten mükemmel bir çağ"</p><br/><p>Türk Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İnci Alacacıoğlu ise CAR-T hücre tedavilerinde güncel gelişmeleri basın mensuplarıyla paylaştı.</p><br/><p>Kanser tedavisinin artık yalnızca tümörü hedeflemediğini belirten Alacacıoğlu, "Tümör hücresini gözden kaçırabilen bağışıklık sistemi hücrelerini yeniden geliştirip, tekrardan ’bak bu tümör hücresi, artık bunları gör, öldür’ dediğimiz tedaviler dönemindeyiz. Bu çağ gerçekten mükemmel bir çağ. CAR-T hücre tedavileri ile hematolojide tedavisi güç olan; nüks akut lenfoblastik lösemi (ALL), nüks/dirençli büyük B hücreli lenfoma (DBBHL) ve nüks/dirençli multiple myeloma (MM) gibi hastalıklarda önemli başarılar elde edilmiştir" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/18-kemik-iligi-transplantasyonu-ve-hucresel-tedaviler-kongresi-0-1776504305.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/18-kemik-iligi-transplantasyonu-ve-hucresel-tedaviler-kongresi-1-1776504305.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/18-kemik-iligi-transplantasyonu-ve-hucresel-tedaviler-kongresi-2-1776504306.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/18-kemik-iligi-transplantasyonu-ve-hucresel-tedaviler-kongresi-3-1776504307.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/18-kemik-iligi-transplantasyonu-ve-hucresel-tedaviler-kongresi-4-1776504307.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/18-kemik-iligi-transplantasyonu-ve-hucresel-tedaviler-kongresi-5-1776504308.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 12:25:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/18-kemik-iligi-transplantasyonu-ve-hucresel-tedaviler-kongresi-1776504304.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE KBRN TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-kbrn-tatbikati-gerceklestirildi-921323</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-kbrn-tatbikati-gerceklestirildi-921323</guid>
                <description><![CDATA[Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, olası Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) tehditlere karşı hazırlık seviyesini artırmak amacıyla kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE KBRN TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, olası Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) tehditlere karşı hazırlık seviyesini artırmak amacıyla kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildi.&nbsp;</span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE KBRN TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-17%20at%2014_40_43.jpeg" style="height:701px; width:800px" /><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sağlık hizmetlerinde kriz anı yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi ve afetlere müdahale süreçlerinin etkinliğinin artırılması hedeflendi. Hatay İl Sağlık Müdürlüğü UMKE ekiplerinin koordinasyonunda gerçekleştirilen tatbikat, planlı bir senaryo çerçevesinde uygulamalı olarak yürütüldü. Olası bir KBRN olayına müdahale sürecinde izlenecek adımlar, hastane ortamında birebir simülasyonla test edildi.</span></p>

<p><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE KBRN TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-17%20at%2014_40_44%20(1).jpeg" style="height:680px; width:800px" /><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Senaryo kapsamında olay yerine ilk müdahale, alan güvenliğinin sağlanması, hasta akışının düzenlenmesi ve triyaj uygulamaları detaylı şekilde gerçekleştirildi. Acil servise ulaştırılan hastaların durumlarına göre sınıflandırılması ve müdahale önceliklerinin belirlenmesi süreçleri ekipler tarafından sahada uygulandı.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE KBRN TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-17%20at%2014_40_44.jpeg" style="height:800px; width:782px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>DEKONTAMİNASYON, GÜVENLİK VE KOORDİNASYON</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tatbikatın en kritik aşamalarından biri olan dekontaminasyon sürecinde, kimyasal ve biyolojik risklere karşı alınması gereken önlemler uygulamalı olarak test edildi. Hasta ve sağlık personelinin güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan dekontaminasyon alanlarında tüm prosedürler adım adım uygulandı.</span></p>

<p><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE KBRN TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-17%20at%2014_40_44%20(5).jpeg" style="height:710px; width:800px" /><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kişisel koruyucu ekipman kullanımı, enfeksiyon risklerinin azaltılması ve güvenli hasta transferi gibi süreçler sahada detaylandırıldı. Bu kapsamda sağlık çalışanlarının olası riskli durumlara karşı hazırlık düzeyi değerlendirilirken, ekiplerin refleks ve müdahale kabiliyetleri de gözden geçirildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE KBRN TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-17%20at%2014_40_44%20(4).jpeg" style="height:800px; width:783px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>AFETLERE HAZIRLIK VE KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİ</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tatbikatla birlikte kurumlar arası koordinasyonun önemi bir kez daha ortaya konuldu. Acil durumlarda hızlı iletişim, görev dağılımı ve ortak hareket etme becerisinin kritik rol oynadığı vurgulandı. Sağlık personeli ile UMKE ekiplerinin uyumlu çalışması, müdahale süreçlerinin etkinliğini artıran temel unsur olarak değerlendirildi.</span></p>

<p><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE KBRN TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-17%20at%2014_40_44%20(3).jpeg" style="height:800px; width:787px" /><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hastane yönetimi, afet ve olağanüstü durumlara hazırlıklı olmanın sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Bu kapsamda eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin düzenli aralıklarla devam edeceği, personelin güncel protokoller doğrultusunda sürekli bilgilendirileceği ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="HATAY EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE KBRN TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-17%20at%2014_40_44%20(2).jpeg" style="height:800px; width:793px" /></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/hatay-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-kbrn-tatbikati-gerceklestirildi-1776426223.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalp Sağlığı Haftasında kritik uyarı: Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kalp-sagligi-haftasinda-kritik-uyari-kalp-hastaliklari-buyuk-olcude-onlenebilir-921302</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kalp-sagligi-haftasinda-kritik-uyari-kalp-hastaliklari-buyuk-olcude-onlenebilir-921302</guid>
                <description><![CDATA[KARDİYOLOJİ ANA BİLİM DALI’NDAN ÖĞR. GÖR. DR. ZİYA GÖKALP BİLGEL, BASİT YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİYLE KALP VE DAMAR HASTALIKLARININ BÜYÜK ÖLÇÜDE ÖNLENEBİLECEĞİNİ SÖYLEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Öğr. Gör. Dr. Ziya Gökalp Bilgel, basit yaşam tarzı değişiklikleriyle kalp ve damar hastalıklarının büyük ölçüde önlenebileceğini söyledi.</p><br/><p>Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Öğr. Gör. Dr. Ziya Gökalp Bilgel, 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında açıklamalarda bulundu. Kalp ve damar hastalıklarının hem Türkiye’de hem de dünyada en önemli ölüm ve engellilik nedenleri arasında yer aldığını belirtti.</p><br/><p>Kalp Sağlığı Haftası’nın temel amacının toplumda farkındalık oluşturmak olduğunu söyleyen  Bilgel, "Kalp ve damar hastalıkları çoğunlukla önlenebilir hastalıklardır. Bu nedenle bu hafta boyunca yaptığımız çalışmalarla insanlara bunu hatırlatmak istiyoruz" dedi.</p><br/><p>Kalp hastalıklarının geniş bir yelpazeye sahip olduğunu belirten Bilgel, "En sık karşılaşılan durum koroner arter hastalıkları. Halk arasında kalp krizi olarak bilinen bu hastalıklar, kalbi besleyen damarlardaki daralma ya da ani tıkanmalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Koroner iskemik hastalıklar hem dünyada hem de ülkemizde en sık ölüme ve engelliliğe neden olan hastalık grubudur. Bu tür hastalıklarda erken müdahale hayati önem taşımaktadır. Gelişen tıbbi yöntemler sayesinde kalp damar hastalıklarına müdahale imkanlarının arttığına değinen Bilgel, anjiyografi ile damarları görüntüleyebiliyor ve gerekli durumlarda balon, stent ya da bypass ameliyatı gibi yöntemlerle tedavi uygulayabiliyoruz. Ancak ne yazık ki bazı hastalar hastaneye ulaşamadan hayatını kaybedebiliyor. Bu nedenle önleyici yaklaşım her zaman en önemli unsur olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu.</p><br/><p>Yaşam tarzı en önemli risk faktörü</p><br/><p>Kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenlerin de büyük rol oynadığına dikkat çeken Bilgel, ‘’Özellikle yaşam tarzı alışkanlıklarını, tütün kullanımını en önemli risk faktörleri arasında sayabiliriz. Sigara ve diğer tütün ürünlerinin bırakılması kalp sağlığı için atılabilecek en önemli adım. Bunun yanı sıra sağlıklı beslenme de büyük önem taşımaktadır’’ dedi.</p><br/><p>Beslenme alışkanlıklarının kalp sağlığı üzerindeki etkisine değinen Bilgel, "Katı yağlar ve yüksek kolesterol içeren besinler damar tıkanıklığına yol açabilir, doymuş yağların azaltılmasını sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı Akdeniz tipi beslenilmesini tavsiye ediyoruz. Aşırı tuz tüketimi tansiyonu yükselttiği, yüksek şeker tüketimi ise diyabete yol açarak kalp hastalıklarını tetiklediği için tuz ve şekerin aşırı kullanılmasından kaçınılmalıdır. Tansiyon yüksekliği ve diyabet, kalp damar hastalıkları açısından ciddi risk oluşturur. Kilo kontrolünün sağlanması ve vücut kitle indeksinin normal sınırlar içinde tutulması kalp sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Ani ve aşırı egzersizden kaçının</p><br/><p>Öğr. Gör. Dr. Ziya Gökalp Bilgeli, toplumda obezite oranlarının artmasının da kalp sağlığını tehdit ettiğini söyleyerek, "Kilo kontrolü ihmal edilmemelidir. Düzenli egzersiz bu noktada büyük önem taşımaktadır. Tempolu yürüyüş, yüzme ve koşu gibi düzenli yapılan egzersizler kalp sağlığını korumada etkili yöntemlerdir. Ani ve aşırı zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalı özellikle düzenli spor yapmayan bireylerin birden yoğun fiziksel aktivitelere, örneğin halı saha maçlarına katılması kalp üzerinde ciddi yük oluşturabilir. Bireylerin kendi efor kapasitelerini artıracak şekilde düzenli ve kademeli egzersiz yapmalarını öneriyoruz. Stresinde kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunuyor" dedi.</p><br/><p>Düzenli kontrol yaşı 30-35’e indi</p><br/><p>Kalp hastalıklarının artık daha genç yaşlarda görülmeye başladığını belirten Bilgel, "Geçmişte ileri yaş gruplarına önerilen taramalar günümüzde daha erken yaşlara çekildi. Özellikle ailesinde kalp hastalığı bulunan bireyler daha dikkatli olmalı ve 30-35 yaşından itibaren düzenli kontrollerini yaptırmalılar. Bu kapsamda tansiyon ölçümü ve kan testlerinin yanı sıra elektrokardiyografi ve ekokardiyografi gibi tetkikler de önemli yaptırılmalıdır. Basit yaşam tarzı değişiklikleriyle kalp ve damar hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir. Tütün kullanımının bırakılması, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerekir" şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 12:30:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/kalp-sagligi-haftasinda-kritik-uyari-kalp-hastaliklari-buyuk-olcude-onlenebilir-1776418206.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mersinde geliştirilen kalp kapağı patent aldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi-921281</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi-921281</guid>
                <description><![CDATA[MERSİN’DE GELİŞTİRİLEN, MEKANİK VE BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ BİR ARADA SUNAN YERLİ KALP KAPAĞININ ÖZELLİKLE YENİDEN AMELİYATLARDA KOLAYLIK SAĞLAMASI, CERRAHİ SÜRECİ KISALTMASI VE KALPTE OLUŞABİLECEK HASARI AZALTMASI HEDEFLENİRKEN, İKİ PARÇALI YAPISIYLA DİKKAT ÇEKEN ÇALIŞMA PATENT ALARAK TESCİLLENDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin’de geliştirilen, mekanik ve biyolojik özellikleri bir arada sunan yerli kalp kapağının ameliyatlarda kolaylık sağlaması, cerrahi süreci kısaltması ve kalpte oluşabilecek hasarı azaltması hedeflenirken, iki parçalı yapısıyla dikkat çeken çalışma patent alarak tescillendi.</p><br/><p>Mersin Üniversitesi (MEÜ) Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde akademisyenlerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda geliştirilen kalp kapağı, patent alarak önemli bir başarıya imza attı. Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Erin Tüysüz ile mühendis Zülfü Doğan’ın birlikte yürüttüğü çalışma kapsamında, kalp hastalarına yönelik yeni bir kapakçık türü geliştirildi. Sağlık alanında yenilikçi bir çözüm sunmayı hedefleyen çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan başvurunun ardından ulusal patent tescil belgesi almaya hak kazandı. Geliştirilen mekanik ve biyolojik kalp kapağı çeşidinin ilerleyen süreçte daha geniş kullanım alanı bulması amaçlanıyor. Geliştirilen yeni kalp kapağının, mevcut kapaklardan farklı olarak iki komponentten oluştuğu belirtildi. İç ve dış halka olmak üzere tasarlanan yapı sayesinde, özellikle ameliyat sırasında kapak değişiminin daha kolay hale gelmesi hedefleniyor.</p><br/><br/><p>İkinci ameliyatlarda avantaj sağlayacak</p><br/><p>Yeni kapak sistemiyle, daha önce kapak ameliyatı geçiren hastalarda yeniden operasyon gerektiğinde mekanik kapaktan biyolojik kapağa ya da biyolojik kapaktan mekanik kapağa dönüşümün mümkün olabileceği ifade edildi. Bu durumun ameliyat süresini kısaltarak kalpte oluşabilecek hasarı azaltabileceği vurgulandı. Çalışmanın patent sürecinin tamamlanmasının ardından prototip geliştirme, dayanıklılık testleri, hayvan deneyleri ve uluslararası onay süreçlerinin yürütülmesi planlanıyor. İlerleyen dönemde ürünün hem Türkiye’de kullanılması hem de ihracat potansiyeline ulaşmasının hedeflendiğini belirtiliyor.</p><br/><br/><p>"Yeni bir kapak türü olarak patentini almış bulunuyoruz"</p><br/><p>Kalp kapağı hastalıklarının toplumda sık karşılaşılan rahatsızlıklar arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Mehmet Erin Tüysüz, "Biz açık kalp cerrahisinde, mekanik ve biyolojik kapaklar olmak üzere farklı kapak türleri kullanarak bu ameliyatları gerçekleştirmekteyiz. Ameliyat süreçlerinde birtakım zorluklar görünce yeni bir kapağın ortaya çıkmasına vesile olduk. Bu kapak, mevcut kapaklardan farklı olarak iki komponentten oluşuyor. Mevcut kapaklar tek bir komponentten oluşurken, bizimki iç ve dış halka olmak üzere iki parçadan oluşup, bu parçaların ameliyat esnasında değişimini kolaylaştıran yeni bir kapak türü olarak patentini almış bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Ameliyatlarda kalpteki hasarlanmayı azaltan bir yapıya sahip"</p><br/><p>Mekanik ve biyolojik kalp kapakları arasındaki farklara da değinen Tüysüz, "Mekanik kapaklarda Kumadin dediğimiz bir kan sulandırıcı ilaç kullanıyoruz. Bizim kapaklarımızda, eğer bir kapak ameliyatı daha öncesinden olmuş bir hasta yeniden bir kapak ameliyatı ihtiyacı duyduğunda, mekanik kapağı biyolojik kapağa dönüştürebilme şansına sahip oluyoruz. Aynı zamanda biyolojik kapağı da mekanik kapağa çevirebiliyoruz. Ameliyatın süresini kısaltan ve ikincil ameliyatlarda kalpteki hasarlanmayı azaltan bir yapıya sahip" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>"Dışa bağımlılığı azaltacak"</p><br/><p>Çalışmanın bundan sonraki sürecine ilişkin bilgi veren Tüysüz, "Öncelikle patentini aldık. Bundan sonraki süreç, prototiplendirme, kapağın fonksiyonlarını ve dayanıklılığını test eden yöntemler, hayvan deneyleri, daha sonra da FDA gibi kurumlardan alınan onaylarla insanda denenmesi. Bu, kalp hastalıkları ve özellikle daha önce kapak ameliyatı olmuş hastalar için iyi bir gelişme. Ülkemiz için de hem artı bir değer oluşturması hem de ilerleyen dönemlerde dışa bağımlılığı azaltacak olması önemli. Kendi ülkemizin içerisinden böyle bir ürünün ortaya çıkması ve diğer ülkelere ihraç aşamasına gelmesi bizim açımızdan sevindirici olacaktır. İnşallah ilerleyen dönemlerde bu kapağı kullanılır hale getiririz" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi-0-1776409205.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi-1-1776409205.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi-2-1776409206.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:00:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi-1776409204.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Zülfikardan hemofilide yerli Ar-Ge çağrısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi-921273</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi-921273</guid>
                <description><![CDATA[PROF. DR. OSMAN BÜLENT ZÜLFİKAR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da düzenlenen 23. Türkiye Hemofili Kongresi’nde konuşan İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, hemofili tedavisinde Türkiye’nin halen ithal ilaçlara bağımlı olduğunu belirterek, "Hastalarımızı hala ithal ilaçlarla tedavi ediyoruz. Öncü, özgün ve çığır açıcı araştırmalarımızın ürüne dönüşmesi gerekiyor" dedi.</p><br/><p>Türkiye Hemofili Derneği ile Hemofili Dernekleri Federasyonu iş birliğinde düzenlenen 23. Türkiye Hemofili Kongresi, 15-17 Nisan tarihleri arasında Antalya’nın Belek turizm merkezinde gerçekleştiriliyor. Kongre kapsamında İHA’ya açıklamalarda bulunan İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Türkiye’nin hemofili tedavisinde ithal ilaçlara bağımlılığını sonlandırması gerektiğini belirterek, yerli araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla özgün ilaç üretimine geçilmesinin önemine işaret etti.</p><br/><br/><p>"Hala ithal ilaçlarla hastalarımızı tedavi ediyoruz"</p><br/><p>Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Türkiye’nin sağlık alanında önemli bir noktada bulunduğunu ancak tıbbın sürekli gelişen bir alan olduğunu belirterek, bu gelişimin parçası olabilmek için araştırma sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><br/><p>Türkiye’nin hemofili alanında kendi üretim kapasitesini geliştirmesi gerektiğini ifade eden Zülfikar, "Şu ana kadar hastalarımızı hala ithal ilaçlarla tedavi ediyoruz. Burada öncelik vermemiz gereken hususlardan biri, ülkemizin her alanda olduğu gibi kendi yatırımlarını kendisinin yapması ve ülkemizdeki araştırmacılardan istifade etmesidir. Böylelikle öncü, özgün ve çığır açıcı araştırmalarımız ürüne dönüşebilir" dedi.</p><br/><p>Bu alanda yalnızca hekimlerin değil, farklı disiplinlerden araştırmacıların da birlikte çalışması gerektiğini vurgulayan Zülfikar, sanayi, iş dünyası ve kamu kurumlarının da sürece yatırım yapmasının önem taşıdığını dile getirdi.</p><br/><br/><p>"Sürekli satın alarak bir yere kadar ilerleyebiliyoruz"</p><br/><p>Türkiye’nin sağlık alanındaki birikiminin üretime dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çeken Zülfikar, "Bu alanda yalnızca biz uzmanlar ve hekimler değil, diğer araştırmacılar da birlikte çalışmalı. Endüstrinin, iş insanlarının ve resmi kurumların da yatırım yapması gerekiyor ki ülkemiz bu alanda yeni ürünler üretebilsin. Aksi halde sürekli satın alarak bir yere kadar ilerleyebiliyoruz" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Bir kısım hasta ürüne ve tedaviye ulaşmakta zorluk çekiyor"</p><br/><p>Hemofili tedavisinde bazı hastaların ürüne erişimde güçlük yaşayabildiğini belirten Zülfikar, "Bir noktadan sonra daha ucuz ve daha fazla bulunan ürünlere yönelmek zorunda kalıyoruz. Ülkemizde hastaların bir kısmı ürüne ve tedaviye ulaşmakta da zorluk çekiyor. Sağlıkta çok ilerideyiz, çok şükür, bu yönlerimiz oldukça iyi. Ama tıp burada durmuyor" diye konuştu.</p><br/><p>Tıbbın geldiği noktada yalnızca mevcut uygulamaları sürdürmenin yeterli olmadığını ifade eden Zülfikar, daha ileriye gidilebilmesi için araştırmanın merkezde olması gerektiğini söyledi.</p><br/><br/><p>"Yeni bilgi ancak araştırmayla elde edilir"</p><br/><p>Araştırmanın sağlık alanındaki gelişimin temel unsuru olduğunu vurgulayan Zülfikar, "Tıbbın daha ileriye gidebilmesi için bizim de mutlaka araştırma sisteminin içinde olmamız gerekiyor. Yeni bilgi ancak araştırmayla elde edilir. Bizim ısrarla söylediğimiz şey, ülkemizde araştırmaları artırmak, araştırmacı sayısını çoğaltmak, onları yüreklendirmek ve onlara güven vermektir" dedi.</p><br/><p>Araştırmacıların yalnızca hasta muayenesiyle sınırlı bir meslek hayatı sürmemesi gerektiğini belirten Zülfikar, bilimsel üretimin fikri mülkiyet ve patent gibi alanlarla da desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Zülfikar, "Hekimlerimizin yalnızca hasta muayenesiyle sınırlı kalmaması, fikri mülkiyet ve patent gibi alanlarda da kendilerine yeni gelecekler kurması gerekir. Böylece arkalarından önemli meslektaşlarını da bu alana çekebilirler" ifadelerine yer verdi.</p><br/><br/><p>"Bu bir anlayış değişikliğidir"</p><br/><p>Türkiye’de hemofili alanında ticarileşebilecek bir ürün üretme aşamasına gelinip gelinmediğine ilişkin de değerlendirmede bulunan Zülfikar, bu noktada henüz istenilen seviyeye ulaşılmadığını söyledi. Ancak temel bilgi ve uygulama tecrübesinin bulunduğunu vurgulayan Zülfikar, bunun bir zihniyet değişimiyle mümkün olabileceğini dile getirdi.</p><br/><p>Zülfikar, "Türkiye’nin herhangi bir yerinde hemofilinin ticariye yansıyacak bir ürününü üretme aşamasına gelmiş biri var mı diye sorarsanız, buna ‘hayır’ derim. Ama bunun temel bilgisine sahip, uygulamadaki bilgi birikimini taşıyan insanlar var mı? Evet, var. Ancak bunu hayata geçirebilmek bir anlayış değişikliğidir, gerçekten bir tarz değişikliğidir. Öncelikle kamuoyunun buna inanması lazım, bu olabilir. Bilim dünyasının buna inanması lazım, bu olabilir. Akademisyenlerimizin de 40 yıllık uzun akademik ömürlerine bu gözle bakmaları ve bunun için çaba göstermeleri gerekiyor. Biz de üniversiteler olarak bu heyecanı duyuyor, sürdürmek istiyoruz. Eminim Sosyal Güvenlik Kurumu da, Sağlık Bakanlığı da bu arzunun içinde. Nitekim Sağlık Bakanlığının da ‘Üreten Sağlık’ şeklinde bir sloganı var. Onlar da bu isteği taşıyor. Niye olmasın" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi-0-1776407705.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi-1-1776407705.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi-2-1776407706.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi-3-1776407707.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:35:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/prof-dr-zulfikardan-hemofilide-yerli-ar-ge-cagrisi-1776407704.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuklarda şiddet eğilimine karşı doktorlardan çağrı: Şiddeti doğuran her türlü ortam kaldırılmalı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/cocuklarda-siddet-egilimine-karsi-doktorlardan-cagri-siddeti-doguran-her-turlu-ortam-kaldirilmali-921260</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/cocuklarda-siddet-egilimine-karsi-doktorlardan-cagri-siddeti-doguran-her-turlu-ortam-kaldirilmali-921260</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN HEKİMLERİN KATILDIĞI, ULUSLARARASI KONUŞMACILARIN YER ALDIĞI TÜRK PEDİATRİ KURUMU DERNEĞİ TARAFINDAN "UMUDUN ADI: ÇOCUK" ÇAĞRISIYLA DÜZENLENEN 61. TÜRK PEDİATRİ KONGRESİ ANTALYA’DA BAŞLADI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk doktorları, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı başta olmak üzere yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekti. Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Çocuklar ellerinde silahla değil kitapla dolaşmalı. Mafyanın kutsandığı dizilerin, mafyatik ilişkilerin ön plana çıktığı bütün ortamların, her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şiddetin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi.</p><br/><p>Türkiye’nin dört bir yanından hekimlerin katıldığı, uluslararası konuşmacıların yer aldığı Türk Pediatri Kurumu Derneği tarafından "Umudun adı: Çocuk" çağrısıyla düzenlenen 61. Türk Pediatri Kongresi Antalya’da başladı. 15-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek kongre çerçevesinde yapılan basın toplantısına Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ, Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş, Prof. Dr. Ömer Faruk Beşer, Prof. Dr. Nur Canpolat, Prof. Dr. Kenan Barut, Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, Prof. Dr. Ayşe Çiğdem Aktuğlu Zeybek, Doç. Dr. Esra Özek Yücel ve Prof. Dr. Metin Aydoğan, Prof. Dr. Burak Doğangün katıldı. Toplantıya Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısından duydukları üzüntüyü ifade ederken başlayan hekimler, şiddetin sonlanması için yapılması gerekenleri sıraladı.  Çocuk sağlığı ve hastalıklarına ilişkin açıklamalarda bulunan uzmanlar, topluma önemli uyarılarda bulundu.</p><br/><br/><p>"Her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz"</p><br/><p>‘Yüreğimiz yandı’ diyerek sözlerine başlayan Çocuk Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar bizleri iyice üzen noktalara geldi. Bu şiddetin nereden çıktığını ortaya koymamız gerekiyor. Çocuklar ellerinde silahla değil kitapla dolaşmalı. Bunların özendirilmesi çocuklarda ciddi olarak şiddeti körükleyen bir unsur olarak karşımıza çıkmakta. Mafyanın kutsandığı dizilerin, mafyatik ilişkilerin ön plana çıktığı bütün ortamların gözden geçirilmesi, yaşam dışına çıkartılması gerektiğini söylüyoruz. Çocuklarımız için iyi bir geleceği kurmak için siber zorbalığın da mutlaka önlenmesi gerektiğini düşünüyor, bunlarla birlikte ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Eğer yapmaz isek bizleri gerçekten çok kötü bir senaryo bekliyor. Her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şiddetin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi.</p><br/><br/><p>"Mutlaka çözümler üretmek gerekiyor"</p><br/><p>Yaşananların kabul edilemez olduğunu ifade eden ve şiddet eğilimine karşı toplumun bir bütün olarak hareket etmesi gerektiğini aktaran Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Doğangün, "Hepimiz şoktayız, biz yetişkinler de çocuk masumiyetiyle örtüşmeyen eylemler gördüğümüzde şok oluyoruz. Çok faktöre bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Kısa, orta, uzun vadede yapılacaklar var. Unutmamamız gerekiyor, orta ve uzun vadede mutlaka çözümler üretmek gerekiyor. Hepimiz tırnak içinde; suçluyuz, hepimiz risk altındayız. Kendi çocuklarımız da hem zorbalık yapabilir hem zorbalığa maruz kalabilir. ‘Sorunu, problemi böyle çözebilirim’ şiddeti böyle görüyor, öğreniyor. Bu da bir kısır döngüye sebep oluyor. Tabi çocuk erkil aile içinde de belli bir dönem sonra annenin ve babanın fonksiyonu da düşüyor yani; çocuk karar veriyor" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Ekranlardan üzerimize şiddet akıyor"</p><br/><p>‘Ekranlardan üzerimize şiddet boca oluyor’ diyen Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, "Gerçekten akıyor çünkü dünya başka bir yere evrildi. Bir Trump var, Netanyahu var, çocukların sürekli öldürüldüğü, insanların öldürüldüğü, kıyıma uğradığı bir süreç yaşıyoruz. Bunları çocuklar hem televizyonlardan hem sosyal medyadan görüyorlar. O televizyonlarda gösterilen şiddet sahnelerin herhalde çok azaltılması lazım. Belki bu oyunların ki bunlar bize özgü değil, global bir şey herhalde kısıtlanması gerekecek. Günümüzde 100 binden fazla aile çocuğuna aşı yaptırmıyor maalesef ve maalesef uzun süre görmediğimiz, eski hastalıklar hortluyor. Kızamık hortluyor, suçiçeği az da olsa vardı, boğmaca vakaları zaman zaman artıyor. Dolayısıyla daha önce neredeyse yok etmeye yaklaştığımız hastalıklar tekrardan hortlayacaktır. En korktuğumuz şey; mesela polio" ifadelerimi kullandı.</p><br/><br/><p>"Boyun fıtığı olan 8 yaşındaki çocukları görmeye başladık, çok çok acı"</p><br/><p>Öte yandan toplantıda konuşan Prof. Dr. Kenan Barut, dijital bağımlılık sebebiyle çocuklarda çok küçük yaşlarda gördükleri hastalıklara ilişkin, "Bir çocuk romatoloji uzmanı olarak boyun fıtığı olan 8 yaşındaki çocukları görmeye başladık, çok çok acı. Normalde 40-50 yaş gibi yaşlarda gözükecekken 8-9 yaş gibi görmeye başladık" dedi. Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım ise bilinçsiz takviye kullanımının yanlışlığına dikkat çekti, hekim önerisi olmadan ürünlerin kullanılmaması gerektiğini aktardı.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/cocuklarda-siddet-egilimine-karsi-doktorlardan-cagri-siddeti-doguran-her-turlu-ortam-kaldirilmali-0-1776352206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/cocuklarda-siddet-egilimine-karsi-doktorlardan-cagri-siddeti-doguran-her-turlu-ortam-kaldirilmali-1-1776352207.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/cocuklarda-siddet-egilimine-karsi-doktorlardan-cagri-siddeti-doguran-her-turlu-ortam-kaldirilmali-2-1776352207.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 18:10:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/cocuklarda-siddet-egilimine-karsi-doktorlardan-cagri-siddeti-doguran-her-turlu-ortam-kaldirilmali-1776352205.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahar yorgunluğu ile başa çıkma yöntemleri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bahar-yorgunlugu-ile-basa-cikma-yontemleri-921244</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/bahar-yorgunlugu-ile-basa-cikma-yontemleri-921244</guid>
                <description><![CDATA[İÇ HASTALIKLARI UZMANI DR. YUNUS COŞKUN, BAHAR YORGUNLUĞUNUN MEVSİM GEÇİŞİNE BAĞLI OLARAK ORTAYA ÇIKAN GEÇİCİ BİR DURUM OLDUĞUNU BELİRTEREK, "YORGUNLUK, BAŞ AĞRISI, UYKUSUZLUK, MOTİVASYON KAYBI VE KONSANTRASYON GÜÇLÜĞÜ GİBİ ŞİKAYETLERE NEDEN OLARAK İŞ VE YAŞAM KALİTESİNİ OLUMSUZ ETKİLER" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler" dedi.</p><br/><p>Bahar yorgunluğu, mevsim geçişlerinde vücudun değişen sıcaklık, nem oranı ve gün ışığı süresine uyum sağlama sürecinde ortaya çıkıyor. Vücudun biyolojik ritmi bu dönemde yeniden düzenlenirken bazı kişilerde enerji düşüklüğünün daha fazla hissedildiğini ifade eden Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bu dönemi daha konforlu geçirmek için yapılabilecekleri anlattı.</p><br/><p>Yaşam kalitesini düşürüyor</p><br/><p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun genellikle mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Ancak yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Özellikle kapalı ortamlarda uzun süre çalışan kişilerde bu belirtiler daha sık görülebilir. Bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmak için günlük rutine eklenecek basit ama etkili alışkanlıklar faydalı olacaktır. Düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve her gün yapılan hafif egzersizler vücudun bu sürece daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Ayrıca sabah saatlerinde güneş ışığından faydalanmak ve açık havada vakit geçirmek de enerji seviyesini artırabilir. Stres yönetimi de bu süreçte büyük önem taşır. Nefes egzersizleri, açık havada yapılan tempolu yürüyüşler ve kişiyi rahatlatan aktiviteler hem zihinsel hem de fiziksel açıdan denge sağlar. Meditasyon, hafif esneme hareketleri veya doğayla temas gibi aktiviteler de sinir sistemini sakinleştirerek genel iyilik halini destekler. Bu tür yaklaşımlar, bahar yorgunluğunun etkilerini hafifletirken kişinin günlük yaşam kalitesini de artırır" dedi.</p><br/><p>Uzayan şikayetler gözden kaçırılmamalı</p><br/><p>Bahar yorgunluğunun genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzeldiğini kaydeden Dr. Coşkun, "Ancak her yorgunluk tablosunu da bahar yorgunluğu şeklinde tanımlamamak gerekir. Kansızlık, tiroid hastalıkları, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve depresyon gibi farklı sağlık sorunlarının da benzer şikayetlere yol açabileceği unutulmamalıdır. Belirtilerin uzun sürdüğü ve yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilediği durumlarda ise bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir" diye konuştu.</p><br/><p>Günlük yaşamda yapılacak küçük düzenlemelerin bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmaya yardımcı olurken mevsim geçişini daha konforlu hale getirebildiğini söyleyen Coşkun, "Güne başlarken ılık duş almak, kan dolaşımını hızlandırarak vücudun daha dinç hissetmesine katkı sağlar. Gün içinde rutinlere kısa molalar vermek de zihinsel yorgunluğu azaltacaktır. Beslenme düzenini korumak, yeterli su içmek ve her gün düzenli olarak açık havada yürüyüş yapmak enerji seviyesini destekler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme vücudun vitamin ve mineral dengesine katkı sunarak metabolizmayı destekler. Uyku saatlerini düzenli hale getirmek oldukça önemlidir. Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmak, kaliteli uyku alışkanlığı kazanmayı kolaylaştırır. Fazla kafein ve şeker tüketiminden uzak durmak da gün içi enerji dalgalanmalarını azaltır. Mümkünse kısa süreli şehir dışı bir mola vermek ya da bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmak zihinsel yenilenme sağlayarak enerji düzeyini yükseltebilir. Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve mümkün olduğunca sabah saatlerinde dışarı çıkmak, vücudun biyolojik ritmini düzenleyerek daha enerjik hissetmeye yardımcı olur" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 15:00:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/bahar-yorgunlugu-ile-basa-cikma-yontemleri-1776340806.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>23. Türkiye Hemofili Kongresi Antalyada başladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-921229</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-921229</guid>
                <description><![CDATA[ANTALYA’DA BAŞLAYAN 23. TÜRKİYE HEMOFİLİ KONGRESİ’NDE, HEMOFİLİDE KANAMAYI ÖNLEMEYE YÖNELİK TEDAVİLERDE GELİNEN AŞAMA, SON 15 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER VE DERİ ALTI UYGULAMALARIN HASTALARIN YAŞAMINA ETKİSİ GÜNDEME GELDİ. TEDAVİDE PROFİLAKSİ YAKLAŞIMININ SON YILLARDA BELİRGİN ŞEKİLDE GÜÇ KAZANDIĞINI BELİRTEN PROF. DR. OSMAN BÜLENT ZÜLFİKAR, "YAKLAŞIK OTUZ SENEDİR KANAMANIN ÖNLENMESİ YANİ PROFİLAKSİ DEDİĞİMİZ OLAY ÜZERİNDE ÇALIŞILIYOR. AMA GELDİĞİMİZ DÖNEMDE ARTIK SON BEŞ SENEDİR ZİRVEYE ULAŞTI" DEDİ. PROF. DR. YEŞİM DARGAUD, "SON 15 YIL İÇERİSİNDE HEMOFİLİ KONUSUNDA TEDAVİLER, ÜRÜNLER OLAĞANIN ÜZERİNDE GELİŞME KAYDETTİ" DERKEN, PROF. DR. KAAN KAVAKLI İSE "DERİ ALTI TEDAVİLER HASTALARIMIZIN VE AİLELERİMİZİN HAYAT KALİTESİNİ OLDUKÇA ARTIRDI" İFADELERİNİ KULLANDI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da başlayan 23. Türkiye Hemofili Kongresi’nde hemofilide kanamayı önlemeye yönelik tedavilerde gelinen aşama, son 15 yılda yaşanan gelişmeler ve deri altı uygulamaların hastaların yaşamına etkisi gündeme geldi. Tedavide profilaksi yaklaşımının son yıllarda belirgin şekilde güç kazandığını belirten Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, "Yaklaşık 30 senedir kanamanın önlenmesi, yani profilaksi dediğimiz olay üzerinde çalışılıyor. Ama geldiğimiz dönemde artık son beş senedir zirveye ulaştı" dedi. Prof. Dr. Yeşim Dargaud, "Son 15 yıl içerisinde hemofili konusunda tedaviler, ürünler olağanın üzerinde gelişme kaydetti" derken, Prof. Dr. Kaan Kavaklı ise, "Deri altı tedaviler hastalarımızın ve ailelerimizin hayat kalitesini oldukça artırdı" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Türkiye Hemofili Derneği ile Hemofili Dernekleri Federasyonu iş birliğinde düzenlenen 23. Türkiye Hemofili Kongresi, 15-17 Nisan tarihleri arasında Antalya’nın Belek turizm merkezinde gerçekleştiriliyor. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında, kalıtsal kanama bozuklukları olan hemofilide farkındalık, yaşam kalitesi ve en güncel tedavi yöntemleri ele alındı. Uzman sağlık profesyonellerinin yanı sıra hasta ve hasta yakınlarının da katıldığı kongrede, hem bilimsel gelişmeler hem de tedaviye erişimde gelinen aşama değerlendirildi.</p><br/><br/><p>Türkiye, dünyada sürdürülen klinik çalışmalarda yüzde 10’un üzerinde yer alıyor</p><br/><p>Açılış konuşmasını yapan İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Türkiye Hemofili Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Türkiye’nin hemofili alanındaki küresel klinik çalışmalarda önemli bir paya sahip olduğunu belirtti. Zülfikar, dünyada halen bin 102 klinik çalışma yürütüldüğünü, Türkiye’nin bunların 121’inde yer aldığını söyleyerek, "Türkiye dünyada yapılan klinik çalışmalarda yüzde 10’undan daha fazla bulunuyor. Burada öncelik hastaların derdine derman olabilmektir. Şifasına vesile olabilmektir" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Araştırmaların ikinci amacının bilgiyi derinleştirmek ve yeni bilgi üretmek olduğunu belirten Zülfikar, araştırma geliştirme faaliyetlerinin yayına dönüştürülmesinin ve mümkün olduğunda ürünlerin hastaların kullanımına sunulmasının önem taşıdığını ifade etti.</p><br/><br/><p>"Bugün hastalarımız normal yaşam süreçlerini sürdürüyorlar"</p><br/><p>Lyon Üniversitesi Hemostaz Merkezi Başkanı Prof. Dr. Yeşim Dargaud ise, hemofili tedavisinde son 15 yıl içinde önemli gelişmeler yaşandığını söyledi. Dargaud, "Son 15 yıl içerisinde hemofili konusunda tedaviler, ürünler olağanın üzerinde gelişme kaydetti. Bunlar hastalar açısından gerçekten ümidimizin üzerinde gelişmeler oldu" dedi.</p><br/><p>Bu gelişmelerin hastaların geleceği açısından umut verici olduğunu kaydeden Dargaud, hemofili hastalığının tarihi seyrine de değindi. 1900’lü yıllarda hemofili hastalarının yaşam süresinin 12-13 yaş civarında olduğunu belirten Dargaud, bugün ise geliştirilen tedaviler sayesinde hastaların 60-70-80 yaşlarına kadar yaşayabildiğini ifade etti. Dargaud, "Bugün hastalarımız normal yaşam süreçlerini sürdürüyorlar. Sanki hastalığı olmayan insanlar gibi 60-70-80 yaşına kadar devam ediyorlar. Bunlar ürünler ve tedaviler sayesinde oldu" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>Çocuklarda beyin kanamalarında büyük düşüş</p><br/><p>Yeni tedavi yöntemlerinin özellikle çocuk hastalar açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Dargaud, geçmişte yalnızca damardan uygulanabilen faktör tedavilerinin yeni doğan ve küçük yaş grubundaki çocuklarda büyük güçlük oluşturduğunu söyledi. Bu nedenle tüm çabalara rağmen beyin kanamaları görülebildiğini ifade eden Dargaud, cilt altı ilaçlarla birlikte bu tabloda önemli bir değişim yaşandığını dile getirdi. Dargaud, "Hemofili hastalarında yeni doğan dönemi ve özellikle yaşamın ilk 4-5 yılı en hassas dönemlerden biri. Bu süreçte bizi en çok korkutan tablo ise beyin kanamaları. Yaklaşık 10 yıl öncesine kadar yalnızca damardan uygulanabilen faktör tedavileri vardı. Ancak yeni doğan çocuklara haftada birkaç kez damar yoluyla enjeksiyon yapmak aileler için son derece zordu. Tedavinin uygulamadaki güçlüğü ve ürünlerin etki sürelerinin sınırlı olması nedeniyle, tüm çabalara rağmen beyin kanamaları görülebiliyordu. Cilt altı ilaçların devreye girmesiyle birlikte bu tabloda önemli bir değişim yaşandı. Bugün Avrupa’da bu ilaçlara neredeyse doğumdan itibaren başlanıyor. Bu sayede çocuklarda beyin kanamalarında çok büyük bir düşüş sağlandı. Nitekim ben, cilt altı ilaçların kullanılmaya başlamasından bu yana Fransa’da son 5 yılda bu tür bir vakaya rastlandığını duymadım" dedi.</p><br/><br/><p>"Deri altı tedaviler hayat kalitesini oldukça artırdı"</p><br/><p>Hemofili Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Kaan Kavaklı da doğumsal kanama hastalıklarının genetik ve hayat boyu devam eden hastalıklar olduğunu söyledi. Bu nedenle hastaların, ailelerin ve sağlık çalışanlarının uzun süreli bir tedavi sürecinin parçası olduğunu belirten Kavaklı, kongrede doktorlar, hemşireler, hastalar ve dernek yetkililerinin bir araya geldiğini ifade etti. Hastaların geçmişte bebeklikten itibaren haftada 2-3 kez damar yoluyla tedavi almak zorunda kaldığını belirten Kavaklı, "1-2 yaşından başlayarak 10 yaşına, 15 yaşına, 35-40, 50-60 yaşına kadar bu tedaviyi götürmek oldukça zordu. Neyse ki son 5-6 yılda deri altından uygulanan ilaçlar ortaya çıktı. Onlar da Türkiye’ye geldi çok şükür, hastalarımızın ve ailelerimizin hayat kalitesini oldukça artırdı" diye konuştu.</p><br/><p>Özellikle bebek ve çocuk hastalarda bu ilaçların başarılı sonuçlar verdiğini belirten Kavaklı, diğer yaş gruplarındaki hastaların da bu tedavilerden yararlanmasını istediklerini söyledi.</p><br/><br/><p>Geri ödeme sisteminde yeni beklenti</p><br/><p>Kavaklı, Türkiye’de SGK tarafından damar yoluyla kullanılan temel ürünlerin geri ödeme kapsamında karşılandığını, bu ürünlerin hastaların kanamadan ölmesini engellediğini ve ameliyat olmalarını sağladığını kaydetti. Deri altı ürünlerin yeni yeni Türkiye’ye girdiğini belirten Kavaklı, "Deri altı tedavi seçenekleri Türkiye’de henüz yeni uygulanmaya başlandığı için bu alandaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Daha fazla hastamızın bu tedavilerden yararlanabilmesi, uzun yıllar kullanabilecekleri daha kolay uygulanan yöntemlere geçebilmesi için geri ödeme sisteminde de önemli katkılar bekliyoruz" dedi.</p><br/><br/><p>"Kanamayı önlemede son 5 yılda zirveye ulaşıldı"</p><br/><p>Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, 17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında farkındalığı artırmayı amaçladıklarını belirterek, benzer şikayetleri olan kişilerin hekime ve sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini söyledi. Kalıtsal kanama bozukluğu olanlarda artık yalnızca kanamayı durdurmanın değil, kanamayı önlemenin ön plana çıktığını belirten Zülfikar, "Hastalarımızla konuştuğumuzda bir kanama yaşandığında sık sık ‘Ne kadar şansım var?’ sorusuyla karşılaşıyoruz. Çünkü burada temel mesele kanamayı durdurabilmek. Kanama, hayatın en büyük risklerinden biri; kontrol altına alınamadığında ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle tıp dünyası, kanamanın nasıl durdurulacağı ve nasıl önleneceği üzerine yoğun şekilde çalışıyor. Kalıtsal kanama bozukluğu olan bireylerin ise bu riski hayatın olağan bir parçası olarak her gün hissettiğini unutmamak gerekiyor. Başkaları için savaş ya da cinayet gibi olağanüstü durumlarda akla gelen kanama riski, bu hastalar için günlük yaşamın içinde karşılık bulan bir tehlike. Bu yüzden günümüzde kalıtsal kanama bozukluğu olan hastalarda yalnızca kanamayı durdurmak değil, kanamanın hiç oluşmamasını sağlamak da öncelikli hedef haline geldi. Yaklaşık otuz senedir kanamanın önlenmesi yani profilaksi dediğimiz olay üzerinde çalışılıyor. Ama geldiğimiz dönemde artık son beş senedir zirveye ulaştı. Son 10 senede de tedavi araçlarının, tedavi malzemelerinin daha kolay ulaşılabilir ve daha kolay uygulanabilirliği üzerinde gidiyoruz. Ülkemiz bu ürünlere ulaşımı sağladı, erişilebilir oldu bu ürünler. Ama bu erişilebilir ürünlerden tedaviyi kolaylaştıracak olanlara geçişimiz üzerinde konuşuyoruz" ifadelerini kulandı.</p><br/><p>Tedavideki ilerlemelerin hastanede kalış sürelerini, cerrahi müdahale maliyetlerini ve faktör ücretlerini azalttığını belirten Zülfikar, yeni yöntemlerin maddi açıdan da önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi. Zülfikar, "Hastanede kalma süresi, proteze verilen ücret, ameliyat için harcadığımız faktör ücretleri bir kenara konulduğunda yapılan uygulamalar maddi açıdan da ekonomik tercihlerdir" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>Çocuklarda yeni tablo</p><br/><p>Prof. Dr. Kaan Kavaklı, son 15 yılda geliştirilen ilaçlarla birlikte çocukların ve gençlerin eğitim ve sosyal yaşamında önemli değişim görüldüğünü söyledi. Daha önce çocukların evde kalmak zorunda olduğunu, bugün ise ilkokulu bitiren, ortaokul ve üniversiteye başlayan, meslek sahibi olan gençlerle karşılaştıklarını belirten Kavaklı, Türkiye’de yaklaşık 1-2 yıldır deri altı ilaçların kullanıldığını ve özellikle küçük çocuklar ile ailelerinin bu tedavilerden memnun olduğunu ifade etti. Kavaklı, "Şu anda ilkokulu bitiren, ortaokul ve üniversiteye başlayan, değişik mesleklere kavuşan gençlerle bir aradayız" dedi.</p><br/><br/><p>Kadın taşıyıcılar için dikkat çeken uyarı</p><br/><p>Prof. Dr. Yeşim Dargaud, bugün cilt altı ilaçlarla profilaksi görme şansı bulunan çocuklarda eklemlerin daha iyi korunabildiğini ancak geçmişte yeterli tedavi alamamış erişkin hastalarda eklem içi kanamaların yol açtığı hasarın sürdüğüne işaret etti. Dargaud, "Bugünkü hemofili çocukları bu cilt altı ilaçlarla profilaksi görme şansı olan çocuklar, eklemlerini gayet güzel koruyabildiğimiz hastalar. Onların inşallah gelecekte böyle eklem problemleri olmayacak, proteze falan ihtiyaçları olmayacak. Ama şunu da bilmek lazım ki bu hastalar eklem içinde kanıyorlar ve kanın eklem içindeki neden olduğu tahribat geri çevrilemeyen bir reaksiyon" dedi.</p><br/><p>Erişkin hastalarda ağrı, artroz ve protez ihtiyacının sürdüğünü belirten Dargaud, "Şimdi erişkin olan hastalar, eklemleri bu şekilde olan hastalar, ilaçlarımız her ne kadar düzgün olsa da maalesef ağrıları var, maalesef artroz problemleri var ve gene de proteze ihtiyaçları var. Bunun da çaresini bulmuş değiliz" diye konuştu.</p><br/><br/><p>Kadınlarda kanama bozukluğu olanlar mercek altına alınmalı</p><br/><p>Prof. Dr. Yeşim Dargaud, hemofili genini taşıyan kadınların da uzun yıllar göz ardı edildiğine dikkat çekerken, kadın kanama bozukluğu olanların mercek altına alınması gerektiğini dile getirdi. "Genelde hep hemofiliyi kadınlar veriyor, kendileri hasta değil denirdi. Hayır. Kadınların bir geninde hastalık var, diğerinde yok. Dolayısıyla hafif hemofilik erkek hastalar gibi yaklaşık yüzde 30’u da kanamalı olabilir" dedi.</p><br/><p>Bu kadınların bulunması ve tedavi edilmesi gerektiğini belirten Dargaud, "Şimdi gidip bu kadınları da bulmak lazım. Çünkü onların da regl olduklarında aşırı kanamaları var, anemileri var. Bunların da tedavisini düzgün yapmamız lazım" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Hemofili merkezlerinin sayısı artmalı"</p><br/><p>Prof. Dr. Kaan Kavaklı ise yeni tedavilerin gelecekte oluşabilecek hasarları önleyebildiğini, ancak geçmişte eklem kanamaları yaşamış erişkin hastalarda ortopedik sorunların sürdüğünü söyledi. Bu nedenle hemofili hastalarına yönelik ameliyatları yapabilecek uzmanlaşmış merkezlerin sayısının artırılması gerektiğini belirten Kavaklı, "Hayat boyu devam eden hastalıkta, daha önceki yıllarda imkanlardan yeteri kadar faydalanmayıp son yıllarda bu gelişmeden faydalanan hastalarda daha önceki eklem problemlerinin bir bölümü devam ediyor. Ve bunların ortopedik ameliyatlara ihtiyacı var. Şu anda yeni tanı koyduğumuz 5-10 yıldakiler çok sağlıklı gidiyor, hiçbir eklem kanamaları olmadan. Ama şu anda yaşı 15-20-30 olanlarda eskiden kaynaklanan eklem problemleri var" dedi.</p><br/><p>Türkiye’de bu ameliyatların daha çok İstanbul Üniversitesi ve Ege Üniversitesi’nde yapıldığını ifade eden Kavaklı, "Türkiye’nin her yerinden gelen hastaların ameliyatlarını yapmaya çalışıyoruz ama bu tabii 80 milyonluk bir ülkede yetmez. Demek ki daha kapsamlı hemofili merkezlerinin de sayısının artması lazım" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>"Türkiye’de 120 bin kişilik bir topluluğa hitap ediyor"</p><br/><p>Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, hemofili hastalığına Türkiye’de 10 binde bir rastlandığını söyledi. Tanı konulamamış hastalar, yurt dışına göç etmiş aileler ve diğer kalıtsal kanama bozuklukları da dikkate alındığında çok daha geniş bir topluluğun söz konusu olduğunu belirten Zülfikar, "Sadece hemofili A değil, B’si, Von Willebrand’ı ve diğerlerini topladığınız zaman bu yaklaşık 120 bin kişilik bir kitleye hitap ediyor" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-0-1776332704.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-1-1776332705.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-2-1776332706.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-3-1776332707.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-4-1776332707.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-5-1776332708.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-6-1776332709.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-7-1776332710.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-8-1776332711.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:45:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/23-turkiye-hemofili-kongresi-antalyada-basladi-1776332704.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mersin Şehir Hastanesinde sağlık okuryazarlığı paneli düzenlendi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersin-sehir-hastanesinde-saglik-okuryazarligi-paneli-duzenlendi-921197</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mersin-sehir-hastanesinde-saglik-okuryazarligi-paneli-duzenlendi-921197</guid>
                <description><![CDATA[MERSİN EĞİTİM VE ARAŞTIRMA ŞEHİR HASTANESİNDE DÜZENLENEN PANELDE, DİJİTAL ÇAĞDA DOĞRU SAĞLIK BİLGİSİNE ERİŞİMİN ÖNEMİ VURGULANIRKEN, SAĞLIK OKURYAZARLIĞININ ERKEN YAŞTA KAZANDIRILMASI GEREKTİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Eğitim ve Araştırma Şehir Hastanesinde düzenlenen panelde, dijital çağda doğru sağlık bilgisine erişimin önemi vurgulanırken, sağlık okuryazarlığının erken yaşta kazandırılması gerektiğine dikkat çekildi.</p><br/><p>Mersin İl Sağlık Müdürlüğü ile Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi iş birliğinde, Mersin Eğitim ve Araştırma Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen panel, sağlık çalışanları ve akademisyenlerin katılımıyla yapıldı. Programa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Ekici, Başhekim Prof. Dr. Mehmet Ballı ile çok sayıda sağlık yöneticisi ve personel katıldı.</p><br/><p>Programın açılışında konuşan Başhekim Mehmet Ballı, Türkiye’de sağlık okuryazarlığı seviyesinin artırılmasının önemine dikkat çekerek, bu bilincin erken yaşlarda kazandırılması gerektiğini ifade etti.</p><br/><p>İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici ise dijitalleşen dünyada sağlık bilgisinin doğru kaynaktan edinilmesinin kritik olduğunu vurguladı. Ekici, bireylerin dijital mecralardaki bilgilere temkinli yaklaşması gerektiğini belirterek, doğru bilgiye ulaşmanın sağlık hizmetlerinden etkin yararlanma açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p><br/><p>Panelde, Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslıhan Ardıç Çobaner ile Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Taylan sunumlarıyla programa katkı sundu. Akademisyenler, dijitalleşme sürecinde doğru bilgiye erişim, sağlık iletişimi ve medyanın toplum üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><br/><p>Sunumların ardından katılımcılarla soru-cevap bölümü gerçekleştirildi. Program sonunda İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici ve Başhekim Mehmet Ballı tarafından akademisyenlere çiçek ve teşekkür plaketi takdim edildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/mersin-sehir-hastanesinde-saglik-okuryazarligi-paneli-duzenlendi-0-1776325206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/mersin-sehir-hastanesinde-saglik-okuryazarligi-paneli-duzenlendi-1-1776325207.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/mersin-sehir-hastanesinde-saglik-okuryazarligi-paneli-duzenlendi-2-1776325208.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:40:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/mersin-sehir-hastanesinde-saglik-okuryazarligi-paneli-duzenlendi-1776325205.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kepezde ‘Özgül Öğrenme Bozuklukları konuşuldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kepezde-ozgul-ogrenme-bozukluklari-konusuldu-921117</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kepezde-ozgul-ogrenme-bozukluklari-konusuldu-921117</guid>
                <description><![CDATA[KEPEZ BELEDİYESİ, ÇOCUKLARIN ÖĞRENME SÜREÇLERİNDE YAŞADIĞI ZORLUKLARA DİKKAT ÇEKMEK VE AİLELERİ BİLİNÇLENDİRMEK AMACIYLA "ÖZGÜL ÖĞRENME BOZUKLUKLARI: DİSLEKSİ VE DİSGRAFİ SEMİNERİ" DÜZENLEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi, çocukların öğrenme süreçlerinde yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve aileleri bilinçlendirmek amacıyla, "Özgül Öğrenme Bozuklukları: Disleksi ve Disgrafi Semineri" düzenledi.</p><br/><p>Antalya Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilen, "Özgül Öğrenme Bozuklukları: Disleksi ve Disgrafi Semineri yoğun ilgi gördü. Seminerde, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Merve Günay Ay ile Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım, özgül öğrenme bozukluklarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Uzmanlar, özellikle erken farkındalığın çocukların gelişim sürecinde kritik rol oynadığının altını çizdi.</p><br/><br/><p>"Zeka geriliği değil, öğrenme güçlüğü"</p><br/><p>Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım, özgül öğrenme bozukluğunun çoğu zaman disleksi ya da öğrenme güçlüğü olarak bilindiğini ancak tanımlamada daha geniş bir kapsama sahip olduğunu belirterek, "Okuma, yazma ve matematik alanlarında çocukların en az 6 ay boyunca yapılan müdahalelere rağmen güçlük yaşamaya devam etmesi bu durumu işaret eder. Ancak bu bir zeka geriliği değildir" dedi.</p><br/><br/><p>"Özel eğitim desteği önemli"</p><br/><p>Özgül öğrenme bozukluğunun hafif, orta ve ağır olmak üzere üç düzeyde değerlendirildiğini ifade eden Yıldırım, orta düzeydeki çocukların yoğun ve uzun süreli özel eğitim desteği olmadan yeterli akademik beceri kazanmasının zor olduğunu dile getirdi. Disleksinin erkek çocuklarda kızlara oranla iki kat daha fazla görüldüğünü aktaran Yıldırım, yazma güçlüğü yaşayan çocuklarda harf ve hece karıştırma, imla hataları, sağ-sol karışıklığı ve kendini yazılı ifade etmede zorlanma gibi belirtilerin görülebileceğini söyledi. Ayrıca matematik alanındaki öğrenme güçlüğü olan (diskalkuli) çocukların sayı kavramlarını anlamakta zorlandığını ve zaman kavramlarında güçlük yaşayabildiğini belirtti.</p><br/><br/><p>"Erken farkındalık çok önemli"</p><br/><p>Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Merve Günay Ay ise özgül öğrenme bozukluğunun nedenlerine değinerek, durumun yüzde 50-70 oranında genetik temelli olduğunu söyledi. Ailelerde bu durumun bulunmasının çocukta görülme riskini 5 ila 12 kat artırdığını ifade ederek, çevresel faktörlerin de bu süreci etkilediğini belirtti.</p><br/><br/><p>"Uzmana başvurulmalı"</p><br/><p>Ay, okul öncesi dönemde konuşma gecikmesi, kelime dağarcığında sınırlılık, renk ve sayı kavramlarını öğrenmede zorluk gibi belirtilerin erken sinyaller olabileceğini dile getirerek, "Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı" dedi.</p><br/><br/><p>"Tanıda acele edilmemeli"</p><br/><p>Tanı sürecinde acele edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, öğrenme güçlüğü tanısı koyulmadan önce çocuğun yeterli eğitim alıp almadığının, görme gibi fiziksel sorunlarının olup olmadığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Tanı sürecinde zeka testleri ve özel değerlendirme bataryalarının kullanıldığını da sözlerine ekledi.</p><br/><br/><p>"Okul öncesinde farklı testler"</p><br/><p>Çocukların okumasına, yazmasına ve aritmetik becerilerine bakıldığının da altını çizen Ay, okul öncesi çocuklara da farklı testlerle işitmeyle ilgili ve algısal testlerle sonuca ulaşıldığını bildirdi. Okul dönemindeki çocuklar için ise öncelikle yeterli eğitim almış mı, yeterli eğitim almasına rağmen öğrenmemiş mi bunlara bakıldığını sözlerine ekledi.</p><br/><br/><p>Multidisipliner destek vurgusu</p><br/><p>Söyleşiye katılan her iki uzmanda, özgül öğrenme bozukluğunun uzun soluklu bir süreç olduğunu ve tedavide aile, okul, öğretmen ve uzman iş birliğinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca bu tanıyı alan öğrencilerin eğitim hayatında ek süre, bireysel sınav ortamı gibi çeşitli haklara sahip olduğu da hatırlatıldı.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kepezde-ozgul-ogrenme-bozukluklari-konusuldu-0-1776244504.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kepezde-ozgul-ogrenme-bozukluklari-konusuldu-1-1776244505.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kepezde-ozgul-ogrenme-bozukluklari-konusuldu-2-1776244506.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kepezde-ozgul-ogrenme-bozukluklari-konusuldu-3-1776244507.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kepezde-ozgul-ogrenme-bozukluklari-konusuldu-4-1776244508.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:15:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/kepezde-ozgul-ogrenme-bozukluklari-konusuldu-1776244503.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Manavgat Devlet Hastanesi, inme ile mücadelede Antalyada birinci oldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/manavgat-devlet-hastanesi-inme-ile-mucadelede-antalyada-birinci-oldu-921105</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/manavgat-devlet-hastanesi-inme-ile-mucadelede-antalyada-birinci-oldu-921105</guid>
                <description><![CDATA[ANAVGAT DEVLET HASTANESİ, ANTALYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN DEĞERLENDİRMEDE, İNME VAKALARINA MÜDAHALE HIZI VE BAŞARI ORANIYLA TÜM HASTANELERİ GERİDE BIRAKARAK İL BİRİNCİSİ SEÇİLDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Manavgat Devlet Hastanesi, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen değerlendirmede, inme vakalarına müdahale hızı ve başarı oranıyla tüm hastaneleri geride bırakarak il birincisi seçildi.</p><br/><p>Antalya İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki hastanelerin katılımıyla düzenlenen İnme Değerlendirme Toplantısı’nda Manavgat Devlet Hastanesi büyük bir başarıya imza attı. Beyne pıhtı atması sonucu oluşan felç durumlarına karşı verilen mücadelede, 10 binde 26,5 oranıyla en hızlı ve en yüksek oranda müdahale eden hastane olan Manavgat Devlet Hastanesi, Antalya’nın zirvesine yerleşti.</p><br/><br/><p>Rekor oranla gelen teşekkür</p><br/><p>İnme Komisyonu üyeleri ve Antalya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan tarafından açıklanan verilere göre; Manavgat Devlet Hastanesi, özellikle ilk 4 saat içinde uygulanan ve hayati önem taşıyan trombolitik tedavi (pıhtı eritici ilaç ile damar açılması) başarısıyla örnek teşkil etti. Hastane yönetimi ve personeli, sergiledikleri üstün performans nedeniyle komisyon tarafından teşekkürle ödüllendirildi.</p><br/><br/><p>"Zamanla yarışıyoruz, felci engelliyoruz"</p><br/><p>Elde edilen başarıya ilişkin açıklamalarda bulunan Manavgat Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mehmet Deniz, inme tedavisinde hızın hayati önem taşıdığını vurguladı. Dr. Deniz, "Beyne pıhtı attığında, beyin dokusu oksijensiz kalarak işlevini yitirir ve bu durum vücutta kalıcı felçlere yol açar. Ancak ilk 4 buçuk saatlik altın dilimde uyguladığımız pıhtı eritici tedaviyle bu felç durumunu tamamen veya tamama yakın düzeltebiliyoruz. Burada en kritik nokta doğru teşhis ve sürattir" dedi.</p><br/><br/><p>"Bu bir ekip ve hizmet aşkı başarısıdır"</p><br/><p>Başarıda emeği geçen tüm personele teşekkür eden Başhekim Deniz, "Birçok büyük hastanenin yer aldığı bu platformda, komisyonun; ‘Manavgat Devlet Hastanesi bu konuda sorunsuz çalışıyor, örnek teşkil ediyorlar’ diyerek bizleri onurlandırması en büyük gurur kaynağımızdır. Bu başarı; acil servis doktorlarımız, nöroloji uzmanlarımız ve koordinasyon birimimizin bir ekip ruhuyla, hizmet aşkıyla ve fedakarlıkla çalışmasının sonucudur. Tüm ekibime yürekten teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum" İfadelerini kullandı</p><br/><p>Manavgat Devlet Hastanesi, elde ettiği bu oranla sadece Antalya’da değil, bölge genelinde inme ile mücadelede en güvenilir merkezlerden biri olduğunu kanıtlamış oldu.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/manavgat-devlet-hastanesi-inme-ile-mucadelede-antalyada-birinci-oldu-0-1776238207.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/manavgat-devlet-hastanesi-inme-ile-mucadelede-antalyada-birinci-oldu-1-1776238208.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/manavgat-devlet-hastanesi-inme-ile-mucadelede-antalyada-birinci-oldu-2-1776238208.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:30:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/manavgat-devlet-hastanesi-inme-ile-mucadelede-antalyada-birinci-oldu-1776238206.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MOHAMMADİ PALMİYE’DE GÖREVE BAŞLADI</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mohammadi-palmiyede-goreve-basladi-921091</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/mohammadi-palmiyede-goreve-basladi-921091</guid>
                <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Naqibullah Mohammadi, İskenderun’da sağlık hizmeti sunan Palmiye Hastanesi bünyesinde hasta kabulüne başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1>MOHAMMADİ PALMİYE’DE GÖREVE BAŞLADI</h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Naqibullah Mohammadi, İskenderun’da sağlık hizmeti sunan Palmiye Hastanesi bünyesinde hasta kabulüne başladı.</h2>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bölgedeki sağlık hizmetlerine önemli katkı sağlaması beklenen Mohammadi’nin göreve başlaması, özellikle KBB alanında ihtiyaç duyan hastalar için yeni bir alternatif oluşturdu. Hastane yönetimi, alanında uzman isimlerin kadroya katılmaya devam ettiğini vurgulayarak, vatandaşlara nitelikli sağlık hizmeti sunma hedeflerinin sürdüğünü belirtti.</p>

<p><br />
<strong>MOHAMMADİ, UZMANLIK EĞİTİMİNİ ÇUKUROVA’DA TAMAMLADI</strong></p>

<p><br />
Op. Dr. Naqibullah Mohammadi, uzmanlık eğitimini Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı’nda tamamladı. Eğitim süreci boyunca kulak, burun ve boğaz hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik kapsamlı deneyim kazanan Mohammadi, mesleki birikimini artık İskenderun’da hastaların hizmetine sunacak.</p>

<p><br />
<strong>HASTALAR İÇİN YENİ BİR SAĞLIK ALTERNATİFİ OLUŞTU</strong></p>

<p><br />
İskenderun Palmiye Hastanesi’nde göreve başlayan Op. Dr. Mohammadi’nin, özellikle kulak enfeksiyonları, sinüzit, geniz eti ve bademcik hastalıkları gibi yaygın KBB rahatsızlıklarının tedavisinde aktif rol alacağı belirtildi. Bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak bu gelişmenin, hastanenin uzman kadrosunu daha da güçlendirdiği ifade edildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/mohammadi-palmiyede-goreve-basladi-1776235432.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HATAY’DA 112 RALLİSİ TAMAMLANDI</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatayda-112-rallisi-tamamlandi-921080</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hatayda-112-rallisi-tamamlandi-921080</guid>
                <description><![CDATA[Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, Hatay’da düzenlenen 112 Ambulans Rallisi’nin tamamlandığını ve ödüllerin sahiplerini bulduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">HATAY’DA 112 RALLİSİ TAMAMLANDI</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, Hatay’da düzenlenen 112 Ambulans Rallisi’nin tamamlandığını ve ödüllerin sahiplerini bulduğunu açıkladı.&nbsp;</span></h2>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinliğin, hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğu vurgulandı. Ralliye katılan ekiplerin performansı dikkat çekerken, program ödül töreniyle sona erdi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>RALLİ PERSONELİN YETKİNLİĞİNİ ARTIRMAYI AMAÇLADI</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hatay İl Sağlık Müdürlüğü tarafından organize edilen 112 Ambulans Rallisi’nin, acil sağlık personelinin güncel kılavuzlara hakimiyetini artırmak ve sahadaki müdahale becerilerini geliştirmek amacıyla düzenlendiği ifade edildi. Gerçekçi senaryolar üzerinden gerçekleştirilen etaplarda ekipler, hem bilgi hem de uygulama açısından değerlendirildi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>DERECEYE GİREN EKİPLERE ÖDÜLLERİ TAKDİM EDİLDİ</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ralli sonrası düzenlenen törende dereceye giren ekipler için ödül programı gerçekleştirildi. Başarılı olan ekipler plaket, katılım belgeleri ve çeşitli ödüllerle onurlandırılırken, ödüller kurum yöneticileri tarafından takdim edildi. Törende emeği geçen tüm personele teşekkür edildi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>ÇALIŞMALAR KARARLILIKLA SÜRECEK</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev yapan personelin motivasyonunu ve mesleki yetkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların aralıksız süreceğini belirtti. Sönmez, yarışmaya katılan tüm ekipleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/hatayda-112-rallisi-tamamlandi-1776234338.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Solmaz : Akıllı ilaçlarla hematolojide yeni bir çağ başladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/prof-dr-solmaz-akilli-ilaclarla-hematolojide-yeni-bir-cag-basladi-921073</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/prof-dr-solmaz-akilli-ilaclarla-hematolojide-yeni-bir-cag-basladi-921073</guid>
                <description><![CDATA[ACIBADEM ADANA HASTANESİ HEMATOLOJİ UZMANI PROF. DR. SONER SOLMAZ SON 15-20 YILDA KAN HASTALIKLARI TEDAVİSİNDE YENİ BİR ÇAĞIN BAŞLADIĞINI BELİRTEREK, "AKILLI İLAÇ ÇAĞI, BAZI HEMOTOLOJİK KANSERLERİ KORKULAN BİR SON OLMAKTAN ÇIKARIP YÖNETİLEBİLİR BİR SÜREÇ HALİNE GETİRDİ. BUGÜN BİRÇOK HASTAMIZ BİR HAPLA NORMAL HAYATINA DEVAM EDEBİLİYOR" DEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, son 15-20 yılda kan hastalıkları tedavisinde yeni bir çağın başladığını belirterek, "Akıllı ilaç çağı, bazı hemotolojik kanserleri korkulan bir son olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir süreç haline getirdi. Bugün birçok hastamız bir hapla normal hayatına devam edebiliyor" dedi.</p><br/><p>Tıpta yaşanan gelişmelerle birlikte akıllı ilaçların ortaya çıkması yeni bir çağı başlattı.  Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz tıpta yaşanan değişimi anlatarak açıklamalarda bulundu.</p><br/><p>"Artık yaşam kalitesini üstte tutmayı konuşuyoruz"</p><br/><p>Prof. Dr. Solmaz, "Bundan sadece 15-20 yıl önce hastalarımızla yaptığımız konuşmaların odağında ne kadar vaktimiz kaldığı ve kemoterapinin ağır yan etkileriyle nasıl başa çıkacağımız yer alırdı. Bugün ise hastalığın nasıl yönetileceğini ve yaşam kalitesini nasıl en üstte tutacağımızı konuşuyoruz" dedi.</p><br/><p>"Akıllı ilaçlar sadece kanserli hücreyi hedef alır"</p><br/><p>Akıllı ilaçların çalışma prensibini açıklayan Solmaz, "Klasik kemoterapiler fabrikanın tamamını hedef alırken, akıllı ilaçlar sadece bozuk mekanizmayı bulan bir anahtar gibi çalışır. Sağlıklı hücrelere dokunmadan sadece kanserli hücrenin büyüme sinyalini kapatır" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Bu yaklaşımın tıpta "hassas tıp" olarak adlandırıldığını belirten Solmaz, tedavide hedefin artık doğrudan hastalığın kaynağı olduğunu vurguladı.</p><br/><p>"Eskiden tek şans kemik iliği nakliydi"</p><br/><p>Hematolojide artık tek bir hap ile normal yaşantıya devam edildiğini anlatan Prof. Dr. Soner Solmaz, "2000’li yılların başında KML hastalarının tek şansı riskli kemik iliği nakilleriydi. Bugün ise hastalarımız genellikle günde bir hap ile normal yaşamlarına devam edebiliyor. Artık kanser hücrelerinin yüzeyindeki parmak izlerini tanıyoruz. Akıllı ilaçlar bu hücreleri bulur ve bağışıklık sistemine ‘düşman burada’ mesajı verir. Böylece vücut kendi kanserli hücresini kendisi yok etmeye başlar" dedi.</p><br/><p>"Akıllı bombalar sadece kanser hücresinde patlıyor"</p><br/><p>Lenfoma tedavisindeki yeniliklere değinen Prof. Dr. Solmaz, "Geliştirilen akıllı ilaçlar vücutta dolaşır, kanserli hücreyi bulur ve etkisini sadece o hücrenin içinde gösterir. Ayrıca bispesifik antikorlar ile bağışıklık hücreleri kanser hücresine doğrudan yönlendirilir. Eskiden tüm hızlı bölünen hücreler hedef alınırken, bugün sadece kanserli hücreler hedefleniyor. Yan etkiler belirgin şekilde azaldı, hastalar günlük yaşamlarını sürdürebilir hale geldi" dedi.</p><br/><p>"Bu bir ilaç değil, savunma ordusu"</p><br/><p>Geçmişle bugünü kıyaslayan Prof. Dr. Solmaz, "Eskiden tüm hızlı bölünen hücreler hedef alınırken, bugün sadece kanserli hücreler hedefleniyor. Yan etkiler belirgin şekilde azaldı, hastalar günlük yaşamlarını sürdürebilir hale geldi. Artık hastanın bağışıklık hücrelerini laboratuvarda eğitiyor, üzerlerine kanseri tanıyan yapılar ekleyerek vücuda geri veriyoruz. Bu bir ilaç değil, vücudun içinde yaşayan bir savunma ordusudur" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>"Gelecek çok daha umut verici"</p><br/><p>Tıptaki gelişmelerin gelecekte daha umut verici olduğunu vurgulayan Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, "Akıllı ilaçlar sayesinde kanser tedavisinde büyük bir devrimin içindeyiz. Eskiden hayal olan tedaviler bugün binlerce hastanın hayatına dokunuyor. Her kanser türü ve her hasta farklıdır. Hangi tedavinin uygun olduğuna yapılan genetik testler sonucunda karar verilir" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 08:55:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/prof-dr-solmaz--akilli-ilaclarla-hematolojide-yeni-bir-cag-basladi-1776232503.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alanyada 9 bin hastaya işitme sağlığı hizmeti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/alanyada-9-bin-hastaya-isitme-sagligi-hizmeti-920981</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/alanyada-9-bin-hastaya-isitme-sagligi-hizmeti-920981</guid>
                <description><![CDATA[ALANYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ BÜNYESİNDE HİZMET VEREN ODYOMETRİ BİRİMİ, 2026 YILININ İLK ÜÇ AYINDA 9 BİN 937 HASTAYA SAĞLIK HİZMETİ SUNDU.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Odyometri Birimi, 2026’nın ilk üç ayında 9 bin 937 hastaya sağlık hizmeti sundu.</p><br/><br/><p>Kulak Burun Boğaz hekimlerinin yönlendirmesiyle görev yapan odyologlar ve odyometristler, işitme ve denge bozukluklarının tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde rol üstleniyor. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Sorumlu Odyometrist Nezahat Küçük, birimde her yaş grubuna yönelik kapsamlı hizmet sunulduğunu belirterek, "Odyolojik testler, timpanometri, yenidoğan işitme taraması (BERA), denge ve koordinasyon testleri ile klinik BERA uygulamaları, deneyimli odyolog ve odyometristlerimiz tarafından sessiz kabin ortamında, ağrısız ve güvenli şekilde uygulanmaktadır. Bu sayede işitme kayıplarının erken teşhisi sağlanmaktadır" dedi.</p><br/><p>Odyolojinin hem işitme hem de denge sistemlerini inceleyen çok yönlü bir bilim dalı olduğuna dikkat çeken Küçük, birimde 5 odyometrist ve 3 odyolog ile hizmet verdiklerini belirterek, "Odyolagların Sorumlusu Fatih Kaş ile birlikte son üç ayda 4 bin 190 hastaya odyolojik test, 2 bin 890 kişiye timpanometri, 425 bebeğe yenidoğan işitme taraması, bin 220 kişiye denge ve koordinasyon testi uygulanırken, 84 hastaya klinik BERA testi gerçekleştirdik. Toplamda 9 bin 937 hastanın testlerini başarıyla tamamlayarak tanı süreçlerini kolaylaştırdık" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Kulak Burun Boğaz Kliniği Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Murat Kar ise işitme kaybının yalnızca duyma değil, iletişim ve sosyal yaşamı da etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, erken tanı ve uzman desteğinin önemini vurguladı. Doç. Dr. Kar, "İşitme kaybı yalnızca sesleri az duymak anlamına gelmez. Aynı zamanda konuşmaları ayırt etme, anlamlandırma ve sosyal ortamlarda sağlıklı iletişim kurma becerisini de etkiler. Sosyal, fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilen bu durum, ihmal edilmemesi gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu süreçte odyolog ve odyometristlerin katkısı son derece değerlidir "dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/alanyada-9-bin-hastaya-isitme-sagligi-hizmeti-0-1776079206.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/alanyada-9-bin-hastaya-isitme-sagligi-hizmeti-1-1776079207.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/alanyada-9-bin-hastaya-isitme-sagligi-hizmeti-2-1776079208.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/alanyada-9-bin-hastaya-isitme-sagligi-hizmeti-3-1776079208.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/alanyada-9-bin-hastaya-isitme-sagligi-hizmeti-4-1776079209.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:20:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/alanyada-9-bin-hastaya-isitme-sagligi-hizmeti-1776079205.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hastanın parmağına sıkışan yüzüğü itfaiye ekipleri çıkardı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hastanin-parmagina-sikisan-yuzugu-itfaiye-ekipleri-cikardi-920929</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/hastanin-parmagina-sikisan-yuzugu-itfaiye-ekipleri-cikardi-920929</guid>
                <description><![CDATA[BİR HASTANIN PARMAĞINA SIKIŞAN YÜZÜK, İTFAİYENİN MÜDAHALESİYLE ÇIKARILDI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta bir hastanın parmağına sıkışan yüzük, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle çıkarıldı.</p><br/><p>Edinilen bilgiye göre, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin Cerrahi Servisi’nde tedavi gören bir hastanın parmağına yüzük sıkıştı. Vakanın bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><br/><p>İtfaiye ekipleri tarafından parmağa sıkışan yüzük çıkarıldı. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmazken, çıkarılan yüzük hastanın refakatçisine teslim edildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:00:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/hastanin-parmagina-sikisan-yuzugu-itfaiye-ekipleri-cikardi-1775995207.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AOSB Semt Polikliniğinde hizmet yelpazesi genişliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/aosb-semt-polikliniginde-hizmet-yelpazesi-genisliyor-920904</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/aosb-semt-polikliniginde-hizmet-yelpazesi-genisliyor-920904</guid>
                <description><![CDATA[AOSB SINIRLARI DÂHİLİNDE BÖLGE ÇALIŞANLARININ SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRMAK AMACIYLA 2023 YILINDA HİZMETE AÇILAN VE 7/24 ACİL HİZMET DÂHİL 12 BRANŞTA SAĞLIK HİZMETİ VERİLEN AOSB SEMT POLİKLİNİĞİ’NİN HİZMETLERİNE YENİ HALKALAR EKLENDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>AOSB sınırları dâhilinde bölge çalışanlarının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla 2023 yılında hizmete açılan ve 7/24 acil hizmet dâhil 12 branşta sağlık hizmeti verilen AOSB Semt Polikliniği’nin hizmetlerine yeni halkalar eklendi.</p><br/><p>Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Semt Polikliniği, yeni branşların eklenmesiyle hizmet kapasitesini genişletti. AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, sanayiciler ve çalışanlar için sağlık hizmetlerini güçlendirmeye devam ettiklerini söyledi. OSB Semt Polikliniği’nde sağlık hizmetlerinin yeni branşlarla genişletildiğini belirten Akpınar, şu bilgileri paylaştı:</p><br/><p>"Sigara Bırakma Polikliniği, KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) ve Obezite Polikliniği hizmetleri devreye alındı. Bu yeni hizmetlerle birlikte sanayicilerin ve çalışanların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kapsamlı şekilde ulaşmasını hedefliyoruz"</p><br/><p>Akpınar, AOSB’de yalnızca üretimin değil, çalışanların sağlığının da öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi. Akpınar, "Sanayimizin sürdürülebilirliği için çalışanlarımızın sağlığı büyük önem taşıyor. Bu anlayışla AOSB Semt Polikliniğimizde hizmet çeşitliliğini artırmaya devam ediyoruz." dedi.</p><br/><p>Akpınar, poliklinikte sunulan hizmetlerin erken teşhis, sağlıklı yaşam bilinci ve kronik hastalıkların önlenmesi açısından önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini ifade etti.</p><br/><p>Yeni Hizmetler ve Çalışma Günleri</p><br/><p>Akpınar, AOSB Semt Polikliniği’nde hizmet vermeye başlayan yeni branşlara ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p><br/><p>"Sigara Bırakma Polikliniği, her salı günü 09.00-15.30 saatleri arasında hizmet verecek. KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) ve Obezite Poliklinikleri ise her pazartesi ve cuma günü 09.00-15.30 saatleri arasında hasta kabul edecek."</p><br/><p>Randevu Sistemi</p><br/><p>Akpınar, muayene ve tarama işlemleri için randevu sisteminin aktif şekilde kullanılması gerektiğini söyledi. Akpınar, MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi), Alo 182 ve doğrudan poliklinikten randevu alınmasıyla bu hizmetlere erişilebileceğini kaydetti.</p><br/><p>Akpınar, "AOSB Semt Polikliniğimizde genişletilmiş hizmet kapasitemizle tüm sanayicilerimizin ve çalışanlarımızın yanındayız. Sağlıklı bir yaşam için herkesin düzenli kontrollerini yaptırmasını öneriyoruz." dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:00:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/aosb-semt-polikliniginde-hizmet-yelpazesi-genisliyor-1775984414.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Büyükşehir Belediyesinden Parkinson hastalarına özel eğitim</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/buyuksehir-belediyesinden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-920903</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/buyuksehir-belediyesinden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-920903</guid>
                <description><![CDATA[ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, 11 NİSAN DÜNYA PARKİNSON GÜNÜ KAPSAMINDA PARKİNSON HASTALARINA YÖNELİK EĞİTİM PROGRAMI DÜZENLEDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında Parkinson hastalarına yönelik eğitim programı düzenledi. Atatürk Antalya Spor ve Fitness Merkezleri’nde (ASFİM) gerçekleştirilen etkinlikte kurslara katılan Parkinson hastaları ve yakınlarına hastalığa ilişkin bilgilendirme yapılırken, günlük hayatı kolaylaştıracak yöntemler ve egzersiz teknikleri anlatıldı.</p><br/><p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü nedeniyle Antalya Spor ve Fitness Merkezleri’nde (ASFİM) Parkinson hastalarına yönelik eğitim düzenledi. Eğitime katılan Parkinson hastalarına ve yakınlarına Doktor Feride Ekimler Şahin Süslü tarafından hastalık hakkında bilgiler verilirken, faydalı egzersizler ve günlük yaşamı kolaylaştıracak yöntemler anlatıldı. Eğitimin ardından ise faydalı egzersiz programları uygulamalı olarak gösterildi. Parkinson’un genellikle 65 yaş üzerinde ki bireylerde yüzde 1 oranında görüldüğünü belirten Dr. Feride Ekimler Süslü, "Hastalık; yürüme bozuklukları, hareketlerde yavaşlama ve günlük aktivitelerde kısıtlılık gibi sorunlara yol açabiliyor. Uygulanan tedavilerin yanı sıra egzersizlerle hastaların günlük yaşamlarını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz" dedi.</p><br/><br/><p>"Derslerin faydasını görüyorum"</p><br/><p>ASFİM eğitmeni Yeliz Durak ise Parkinson’un yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumu da etkileyen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, "Küçük bir hareket bile büyük fark oluşturur. Büyükşehir Belediyesi olarak Parkinson hastalarına destek olmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. Parkinson dersi kursiyeri Emine Demir, "Önceden ileri yaş grubu derslerine geliyordum. Sonrasında Parkinson teşhisi konulunca Parkinson hastalarına özel olan derslere gelmeye başladım. Bu derslerin çok faydasını görüyorum. Günlük yaşantımdaki hareketlerimde önemli değişiklikler oluyor, kendime güvenim artıyor. Daha önce birçok farklı kursa gittim ama en son burada aradığımı buldum" diye konuştu.</p><br/><br/><p>"Çok fazla gelişme katettim"</p><br/><p>Parkinson dersi kursiyeri Hüseyin Uluışık ise, "Bir süredir burada çalışmalara geliyorum ve çok fazla faydasını gördüm. Sağ olsun hocalarımız bizim için çok farklı çalışmalar yapıyorlar. İlk geldiğim günden bu yana çok gelişme katettim. 5 yıllık bir Parkinson geçmişim var, burada çok artılar kazandım. Buraya herhangi bir ücret ödemiyoruz, tamamen ücretsiz şekilde bu harika hizmeti alıyoruz" dedi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/buyuksehir-belediyesinden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-0-1775984410.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/buyuksehir-belediyesinden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-1-1775984411.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/buyuksehir-belediyesinden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-2-1775984411.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/buyuksehir-belediyesinden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-3-1775984412.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/buyuksehir-belediyesinden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-4-1775984413.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/buyuksehir-belediyesinden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-5-1775984413.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:00:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/buyuksehir-belediyesinden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-1775984409.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiyenin CAR-T hamlesi güçleniyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/turkiyenin-car-t-hamlesi-gucleniyor-920775</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/turkiyenin-car-t-hamlesi-gucleniyor-920775</guid>
                <description><![CDATA[AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. ÖZLENEN ÖZKAN, AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ BÜNYESİNDE KURULAN CAR-T HÜCRESEL TEDAVİ MERKEZİNİ SAĞLIK BAKANI PROF. DR. KEMAL MEMİŞOĞLU’NA SUNDU.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Ankara’da ziyaret ettiği Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na Akdeniz Üniversitesi bünyesinde kurulan CAR-T Hücresel Tedavi Merkezi hakkında bilgi verdi. Rektör Özkan, ilk tedaviyi gerçekleştirmek için gün saydıklarını belirterek, "Ülkemiz için stratejik öneme sahip bu ileri tedavi altyapısını kazandırmış olmanın gururunu yaşıyoruz" dedi.</p><br/><p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Ankara’da Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu ziyaret etti. Rektör Özkan, üniversite içerisinde hayata geçirilen ileri tedavi altyapısı hakkında Bakan Memişoğlu’na kapsamlı bilgi verdi. Türkiye’nin sağlık alanındaki stratejik hedefleri doğrultusunda kurulan merkezin önemini vurgulayan Rektör Özkan, merkezle birlikte Türkiye’nin ileri hücresel tedavilerde önemli bir eşiği aştığını belirterek, ilk uygulama için hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. Rektör Özkan, "Ülkemiz için stratejik öneme sahip bu ileri tedavi altyapısını kazandırmış olmanın gururunu yaşıyoruz. İlk tedaviyi gerçekleştirmek için gün sayıyoruz" dedi.</p><br/><p>Rektör Özkan, merkezin yalnızca tedavi değil, aynı zamanda bilimsel üretim açısından da kritik bir rol üstleneceğini vurguladı.</p><br/><br/><p>"Hem hastalara umut hem Türkiye’ye güç"</p><br/><p>Özkan, merkezin klinik başarı ile akademik üretimi bir araya getireceğini ifade ederek, "Hem hastalarımıza umut olması hem de ülkemizin sağlık alanındaki yetkinliğine güçlü katkılar sağlaması en büyük hedefimizdir" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Bakan Memişoğlu’na destekleri ve kabulü için teşekkür eden Rektör Özkan, CAR-T merkezinin Türkiye’nin sağlıkta bağımsızlık hedefleri açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti.</p><br/><p>Yeni merkezin kanser tedavisinde özellikle dirençli vakalar için umut olmasının hedeflendiği belirtilirken, Türkiye’nin bu alandaki bilimsel ve teknolojik kapasitesine de önemli katkılar sunması bekleniyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan merkezde ilk tedavilerin kısa süre içinde başlaması beklenirken, Türkiye’nin bu alanda dünyadaki sınırlı sayıdaki merkezler arasında yerini güçlendirmesi öngörülüyor.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turkiyenin-car-t-hamlesi-gucleniyor-0-1775817012.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turkiyenin-car-t-hamlesi-gucleniyor-1-1775817013.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/turkiyenin-car-t-hamlesi-gucleniyor-2-1775817014.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:30:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/turkiyenin-car-t-hamlesi-gucleniyor-1775817011.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nacar, Karataşta sağlık tesislerini inceledi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/nacar-karatasta-saglik-tesislerini-inceledi-920768</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/nacar-karatasta-saglik-tesislerini-inceledi-920768</guid>
                <description><![CDATA[ADANA İL SAĞLIK MÜDÜRÜ UZM. DR. HALİL NACAR, KARATAŞ’TA YENİ DEVLET HASTANESİ PROJESİNİN DURUMU HAKKINDA BİLGİ ALDI VE SAĞLIK KURULUŞLARINDA İNCELEMELER YAPTI.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Adana İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar, Karataş’ta yeni devlet hastanesi projesinin durumu hakkında bilgi aldı ve sağlık kuruluşlarında incelemeler yaptı.</p><br/><p>Adana İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar, ilçeyi ziyaret etti. Nacar, ilçeye yapılacak yeni devlet hastanesi projesinin durumu hakkında bilgi aldı.</p><br/><p>Nacar, "Ziyaretimiz kapsamında ayrıca toplum sağlığı merkezi ve aile sağlığı merkezimizi ziyaret ederek sunulan hizmetleri gözden geçirdik. Görev başındaki mesai arkadaşlarımıza kolaylıklar dilerken, hizmet alan hemşehrilerimize şifalar temenni ettik. Adana’mızın her noktasında sağlık yatırımlarımızı yakından takip etmeye ve vatandaşlarımıza en nitelikli hizmeti sunmak için sahada olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/nacar-karatasta-saglik-tesislerini-inceledi-0-1775814604.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/nacar-karatasta-saglik-tesislerini-inceledi-1-1775814605.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/nacar-karatasta-saglik-tesislerini-inceledi-2-1775814607.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/nacar-karatasta-saglik-tesislerini-inceledi-3-1775814608.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:50:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/nacar-karatasta-saglik-tesislerini-inceledi-1775814603.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak: Uyku bozuklukları Parkinsondan kaynaklanıyor olabilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzm-dr-ozden-yener-cakmak-uyku-bozukluklari-parkinsondan-kaynaklaniyor-olabilir-920762</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/uzm-dr-ozden-yener-cakmak-uyku-bozukluklari-parkinsondan-kaynaklaniyor-olabilir-920762</guid>
                <description><![CDATA[UZM. DR. ÖZDEN YENER ÇAKMAK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Nöroloji Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü dolayısıyla Parkinson hastalığı ve bilinmesi gerekenleri anlattı. Çakmak,  Parkinson hastalığının nedenlerine değinerek, "Depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları, yorgunluk ve koku alma kaybı Parkinson’dan kaynaklanıyor olabilir" dedi.</p><br/><p>Parkinson hastalığı, beyindeki dopamin üreten sinir hücrelerinin hasar görmesi sonucu ortaya çıkan ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık olarak dikkat çekiyor. Genellikle 60 yaş ve üzerindeki bireylerde görülen hastalıkta erken belirtiler çoğu zaman yaşlılıkla karıştırılabiliyor. Uzmanlar, erken teşhisin hastalığın seyrini kontrol altına almada büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p><br/><br/><p>Uyku bozuklukları Parkinson’dan kaynaklanıyor olabilir</p><br/><p>Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, Parkinson hastalığının nedenlerine değinerek, "Parkinson hastalığının kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve yaşlanma önemli rol oynar. Beyindeki dopamin eksikliği hareket kontrolünü bozar. Hastalık ilerledikçe yüz mimiklerinde azalma, konuşmada kısılma, yürüyüşte adımların küçülmesi gibi sorunlar da eklenir. Bunların yanı sıra depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları, yorgunluk ve koku alma kaybı gibi non-motor belirtiler de hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir" dedi.</p><br/><br/><p>Erken belirtiler yaşlılıkla karıştırılabiliyor</p><br/><p>Erken dönemde belirtilerin hafif seyredebileceğini belirten Çakmak, "Erken dönemde belirtiler hafif olabilir ve sıklıkla ‘yaşlılık’ olarak algılanır" ifadelerini kullandı.</p><br/><br/><p>Parkinson’un en klasik belirtileri</p><br/><p>Hastalığın en yaygın motor belirtilerine dikkat çeken Çakmak, "Özellikle ellerde, dinlenme halinde görülen ‘hap yuvarlama’ tipi titreme, hareketlerde yavaşlama, günlük işlerin zorlaşması, kaslarda sertlik ve direnç artışı, denge kaybı ve düşme riski" şeklinde konuştu.</p><br/><br/><p>Non-motor belirtiler yıllar önce başlayabilir</p><br/><p>Motor belirtiler dışında farklı bulguların da görülebileceğini ifade eden Çakmak, "Non-motor belirtiler ise bazen motor şikayetlerden yıllar önce başlayabilir. Kabızlık, REM uyku davranış bozukluğu, depresyon ve bilişsel değişiklikler varsa bir nöroloji uzmanına başvurmak önemlidir. Erken teşhis, tedavinin daha etkili olmasını sağlar" dedi.</p><br/><br/><p>Yaşam tarzı değişikliği ile aktif bir hayat mümkün</p><br/><p>Tedavi sürecine de değinen Çakmak, "Parkinson’un kesin bir tedavisi henüz yoktur ancak semptomları kontrol altına almak ve yaşam kalitesini yükseltmek mümkündür. Temel tedavisi ilaçlardır. İlaçlara yanıt azaldığında veya yan etkiler arttığında derin beyin stimülasyonu (DBS) gibi cerrahi yöntemler devreye girebilir. Parkinson hastalığında özellikle tai chi, dans ve yürüyüş gibi düzenli egzersizler, fizyoterapi ve multidisipliner yaklaşımlardan fayda görülmektedir" ifadelerini kullandı.</p><br/><p>Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, ayrıca "Eğer bir yakınınızda titreme, hareket yavaşlaması gibi belirtiler varsa, vakit kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurmak büyük önem taşımaktadır. Parkinson teşhisi konulan birçok kişi, uygun tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle uzun yıllar aktif bir hayat sürdürebilmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:55:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/uzm-dr-ozden-yener-cakmak-uyku-bozukluklari-parkinsondan-kaynaklaniyor-olabilir-1775811304.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSKENDERUN GELİŞİM HASTANESİ BİLGİLENDİRDİ; ALERJİK RİNİTİ HAFİFE ALMAYIN!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/iskenderun-gelisim-hastanesi-bilgilendirdi-alerjik-riniti-hafife-almayin-920615</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/iskenderun-gelisim-hastanesi-bilgilendirdi-alerjik-riniti-hafife-almayin-920615</guid>
                <description><![CDATA[İskenderun Gelişim Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İlker Arslan, özellikle mevsim geçişlerinde artış gösteren alerjik rinit hakkında önemli bilgiler paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İSKENDERUN GELİŞ,İM HASTANESİ BİLGİLENDİRDİ;<br />
ALERJİK RİNİTİ HAFİFE ALMAYIN!</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İskenderun Gelişim Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İlker Arslan, özellikle mevsim geçişlerinde artış gösteren alerjik rinit hakkında önemli bilgiler paylaştı.</span></h2>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Alerjik rinitin toplumda oldukça yaygın görülen bir üst solunum yolu hastalığı olduğunu belirten Op. Dr. Arslan; “Polenler, ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve çeşitli çevresel alerjenlerin hastalığın en önemli nedenleri arasında yer aldığını almaktadır. Özellikle bahar aylarında şikayetlerin belirgin şekilde artmaktadır.&nbsp;</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>“BELİRTİLER YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR”</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hastalığın en sık görülen belirtilerine değinen Arslan; burun akıntısı, hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı ile burun ve gözlerde kaşıntının ön planda olduğunu belirtti. Bu şikayetlerin günlük yaşam kalitesini olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, erken tanı ve doğru tedavi sürecinin önemine vurgu yaptı.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>“KORUNMA YÖNTEMLERİ İHMAL EDİLMEMELİ”</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Korunma yollarına da değinen KBB Uzmanı Op. Dr. İlker Arslan, “Polen yoğun saatlerde dışarı çıkılmaması, eve gelindiğinde kıyafetlerin değiştirilmesi, pencerelerin uzun süre açık tutulmaması ve doktor önerisi olmadan ilaç kullanılmaması bu süreçte önemlidir. Ayrıca uzun süren şikayetler ihmal edilmemeli ve uzman hekime başvurulmadır” dedi.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/iskenderun-gelisim-hastanesi-bilgilendirdi-alerjik-riniti-hafife-almayin-1775646593.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DEFNE DEVLET HASTANESİ’NDE HAP TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/defne-devlet-hastanesinde-hap-tatbikati-gerceklestirildi-920600</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/defne-devlet-hastanesinde-hap-tatbikati-gerceklestirildi-920600</guid>
                <description><![CDATA[Defne Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mahmut Bayrakçıoğlu, hastanede olası afet ve acil durumlara hazırlık kapsamında düzenlenen masa başı HAP (Hastane Afet Planı) tatbikatının başarıyla tamamlandığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">DEFNE DEVLET HASTANESİ’NDE HAP TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Defne Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mahmut Bayrakçıoğlu, hastanede olası afet ve acil durumlara hazırlık kapsamında düzenlenen masa başı HAP (Hastane Afet Planı) tatbikatının başarıyla tamamlandığını açıkladı.&nbsp;</span></h2>

<p><img alt="DEFNE DEVLET HASTANESİ’NDE HAP TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-08%20at%2010_38_28.jpeg" style="height:800px; width:800px" /><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tatbikat, hastane personelinin koordinasyon, karar alma ve müdahale kapasitesini test etmek ve güçlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. Başhekim Dr. Mahmut Bayrakçıoğlu, tatbikat sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, “Hastanemizde acil durumlara hazırlık kapsamında, Başhekim olarak yönetiminde bulunduğum HAP tatbikatımız başarıyla gerçekleştirildi. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen eğitim ve tatbikat sürecinde, olası afet ve acil durum senaryoları üzerinden ekiplerimizin koordinasyon, karar alma ve müdahale kapasitesi kapsamlı şekilde değerlendirildi” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="DEFNE DEVLET HASTANESİ’NDE HAP TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-08%20at%2010_38_28%20(1).jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>HASTA VE ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ ÖNCELİK OLARAK BELİRLENDİ</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dr. Bayrakçıoğlu, hasta ve çalışan güvenliğinin sağlanmasının en öncelikli hedefleri olduğunu belirterek, hazırlık çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamasında, “Hazırlıklarımızı güçlendirmeye ve olası tüm senaryolara karşı ekiplerimizin kapasitesini artırmaya devam ediyoruz. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ederiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="DEFNE DEVLET HASTANESİ’NDE HAP TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-08%20at%2010_38_27.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>AFET VE ACİL DURUMLARDA ETKİN MÜDAHALE HAZIRLIĞI</strong></span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gerçekleştirilen masa başı tatbikat, hastanenin afet ve acil durum yönetiminde hızlı ve etkin müdahale kapasitesini artırmayı amaçlıyor. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="DEFNE DEVLET HASTANESİ’NDE HAP TATBİKATI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" src="https://www.hatayinternettv.com/images/detay/02-2026/WhatsApp%20Image%202026-04-08%20at%2010_38_29.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tatbikat sırasında, senaryolar üzerinden planlama, koordinasyon ve kriz yönetimi adımları detaylı şekilde uygulanarak, personelin olası durumlara karşı hazırlıklı olması sağlandı. Bu çalışmalar, Defne Devlet Hastanesi’nin güvenli ve kesintisiz sağlık hizmeti sunma kapasitesini güçlendiren önemli adımlar arasında yer alıyor.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/defne-devlet-hastanesinde-hap-tatbikati-gerceklestirildi-1775641853.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kahramanmaraşta otizme dikkat çeken konferans</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans-920598</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans-920598</guid>
                <description><![CDATA[ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİYLE YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ İŞ BİRLİĞİYLE OTİZME DİKKAT ÇEKMEK VE TOPLUMSAL FARKINDALIĞI ARTIRMAK AMACIYLA KONFERANS DÜZENLENDİ.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>KAHRAMANMARAŞ (İHA) – Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, otizme dikkat çekmek amacıyla konferans düzenledi.</p><br/><p>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi ve Özel Gereksinimli Çocuklar ve Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ÖGÇAD) iş birliğiyle otizme dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla konferans düzenlendi. Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Kongre Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler otizmi bilimsel ve sosyal yönleriyle ele aldı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, otizmin nörolojik temellerinden eğitim süreçlerine, erken tanının öneminden günlük yaşamda karşılaşılan sorunlara kadar birçok başlık kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p><br/><p>Programa konuşmacı olarak Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Dilber, KSÜ Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hatice Altun, ÖGÇAD Başkanı Hatice Güzel ve Özel Eğitim Uzmanı Dr. Mehmet Küçükgöz katıldı.</p><br/><p>Uzman isimler, özellikle erken tanının otizmli çocukların gelişiminde belirleyici rol oynadığını vurgularken, ailelerin bilinçlendirilmesi, eğitimcilerin donanımı ve toplumun duyarlılığının artırılmasının önemine dikkat çekti. Otizmli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılım sağlayabilmesi için kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve aileler arasında güçlü bir iş birliği gerektiği ifade edildi.</p><br/><p>Etkinlik boyunca katılımcılar, uzmanların aktardığı bilimsel veriler ve saha deneyimleri sayesinde otizme ilişkin bilgi düzeylerini artırma fırsatı buldu. Program, soru-cevap bölümüyle interaktif şekilde tamamlandı.</p><br/><p>Düzenlenen konferansın, otizme yönelik toplumsal farkındalığın artırılması ve aileler ile eğitimcilerin bilinçlendirilmesi açısından önemli bir katkı sağladığı belirtildi.</p> <img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans-0-1775640904.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans-1-1775640905.webp" /><img class="img-fluid mb-3" src="https://www.hatayinternettv.com/images/haberler/2026/04/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans-2-1775640906.webp" />]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:35:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans-1775640903.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSKENDERUN İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE MELEK PALA ATANDI</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/iskenderun-ilce-saglik-mudurlugune-melek-pala-atandi-920592</link>
                <guid>https://www.hatayinternettv.com/index.php/haber/iskenderun-ilce-saglik-mudurlugune-melek-pala-atandi-920592</guid>
                <description><![CDATA[İskenderun Devlet Hastanesi’nde uzun yıllardır başarılı çalışmalarıyla vatandaşlara hizmet veren Op. Dr. Melek Pala, İskenderun İlçe Sağlık Müdürü olarak atandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h1><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İSKENDERUN İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE MELEK PALA ATANDI</span></h1>

<p>&nbsp;</p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İskenderun Devlet Hastanesi’nde uzun yıllardır başarılı çalışmalarıyla vatandaşlara hizmet veren Op. Dr. Melek Pala, İskenderun İlçe Sağlık Müdürü olarak atandı.</span></h2>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Görev yaptığı süre boyunca özverili çalışmaları, hastalarla kurduğu güçlü iletişim ve sağlık alanındaki başarılı hizmetleriyle takdir toplayan Dr. Melek Pala’nın bu önemli göreve atanması, sağlık camiasında ve vatandaşlar arasında memnuniyetle karşılandı.</span></p>

<p><br />
<span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeni görevinde de aynı azim ve kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceğine inanılan Dr. Melek Pala’nın, ilçede sağlık hizmetlerinin daha da güçlenmesine önemli katkılar sunması bekleniyor.</span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.hatayinternettv.com/index.php/images/haberler/2026/04/iskenderun-ilce-saglik-mudurlugune-melek-pala-atandi-1775638955.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
