Yine takvim 28 Şubat'ı gösterdi. 28 Şubat; üstünden onca yıl geçmesine karşın sadece yıldönümünde değil sıklıkla anımsadığımız, andığımız bir tarih maalesef.
Maalesef diyorum çünkü yaşanmamış olmasını dilerdim.
Amerika'nın Irak'a götürdüğü barış, demokrasi mantalitesi ile "irtica tehdidi" deyip yapılan darbe de aynı mantaliteye sahip olmakla birlikte ülkemizde ancak o kadar fayda göstermiştir. Amerika,Irak'ı ne kadar düşünmüşse,28 Şubat darbesini yapanlar da ülkemizi ancak o kadar düşünmüştür.
28 Şubat :yakın tarihimizin karanlık aynası; hangi postmodern kafa yapısı dine, kültüre, bireysel özgürlüğe saygı duymaz?
Yapılan şey postmodernlik kılıfına at gözlüğü giydirip, başörtüsüne, namazlara, imam hatiplere yani direkt olarak kişisel özgürlük ve haklara açılan savaştan başka hiçbir şey olamaz.
Merak ediyorum mesela dünkü programda Canan Hanım "başörtüsüne maalesef ki türban deniliyor. Ben ona çul derim" diyen zihniyeti yahut da tessettüre "1 metrekarelik bez parçası" diyen bir genel başkanı orada temsil eden kişi olarak Erbakan hoca'nın hayatını,çektiği acıları,uğradığı haksızlığı izlerken,dinlerken içinden ne geçirdi?
28 Şubat bir dava idi; çok bedeller ödenen...
Ödenen bedenleri değdi mi gerçekten?
Tesettür bilinci sağlayamadığımız bir tesettür giyim modası : saçların bir kısmı görünür, boyun boğaz açık, dirseklere kadar çekilmiş kollar ve transparan kumaşlar...
İmam Hatip ruhu sağlayamadığımız yüzlerce İmam hatipli : namaz kılmayan, cihatı anlamlandıramayan, gayesiz...
Erbakan'ı anma töreninde, Erbakan'ı, davasını, mücadelesini bertaraf etmeye baş koymuş kimseler...