1908 yılında ABD nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında çalışan yüzlerce Kadın, çalışma şartları ve düşük ücretleri ile ilgili haklar elde etmek için toplanınca polis saldırısına uğrayan yüzlerce kadının öldürülmesinden sonra kamuoyunda oluşan tepkileri bertaraf etmek için sözde “Dünya Kadınlar Günü” ilan edilmişti.
Kadın ve erkek insan neslinin temeli ve kökenidirler. Kadınsız erkek, erkeksiz kadın olmaz.
Onun İçin çocuğun üzerinde annenin hakkı üç iken, babanın hakkı birdir.
KADIN, biyolojik yapı itibariyle naziktir, hassastır, korunmaya muhtaçtır. Soğukta, sıcakta, karda kışta kadınlık özel durumu ile erkek kadar dayanıklı değildir.
Günümüz dünyasında Kadın ve erkeğin zorunlu dayanışmalar olması gerekirken, birileri kadın ve erkeğin bir birine düşmanmış gibi davranmaları aile yapısını bozmaktadır.
Kadın ve erkek bir birine muhtaçtırlar, bir birinin sevgilileridir. Sevgili kadın, sevgili erkek vardır.
Kadın cinayet ve tecavüzleri, kadınlar kadar hata daha fazlasını sorumluluk sahibi erkekleri tedirgin ve rahatsız etmektedir.
Yasalar düzenlenirken muhatapların insan (kadın ve erkek) olduğunu ve ona göre hareket edilmesi gerekir.
İnsanlık dışı olayları yasalardan çok eğitim ile önlemek mümkündür.
Ziya paşanın “ uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.” Beyitine uygun yasalar düzenlenmelidir.
Ayaklarının altında cennet olan annelere hakları olan değer verilmeli, bütün anneler baş tacı edilmelidir.
İstismar, kötüye kullanma durumu karşısında yasalar caydırıcı olmalıdır. İnsan fıtratını bozmaya eğilimleri devlet fırsat vermemelidir.
Her alanda kadının olması elbette olmalı ama kadına pozitif ayırımın inancımız ve fıtrat gereği olduğunu hem bilgimiz ile hem de yasalarla belirlenmiş olmalıdır.
KADIN ve ERKEK bir birinin tamamlayıcılarıdır. Bir birinin düşmanı değildir. Kültürümüz ve yasalarımız kötünün karşısında kişinin ve toplumsal vicdanın sesi olmalıdır.
Bu vesile ile bütün kadınların “Kadınlar günü”nü kutlar, selam, sevgi ve saygılarımı sunarım