Soğuk bir kış günü pandeminin yeni başladığı günler mutfakta oturuyoruz.Aşağıdan bir ses, “Dört maydanoz iki lira!”
Camdan baktım ufak bir el arabasında maydonoz satan bir çocuk... ilk dikkatime parmağındaki yüzük ilişti. Gösterişli, altın kalın bir yüzük. Belli ki ya yeni nişanlı ya da evli. Umutları, hayalleri yepyeni.
Gülümsedim kalbimle ona, gayretini takdir ettim. Para kazanmak için çabası takdire şayandı bence. Çünkü aynı sokakta iki tane manav vardı ,ama o umutla ,heyecanla itiyordu arabasını. Allah biliyor hiç ihtiyacımız olmadığı halde kızıma seslendim, “kızım maydonoz al inip” dedim. Seslendik,maydonoz almak istiyoruz diye sevindi.”Tamam abla”dedi.Ben o pırıl pırıl gencin para kazanma çabasına destek olabilmek için kızıma fazla para verdim,tembihledim.
Kızım inip maydonozları aldı. parayı uzattı, çocuk parayı aldı. Kızım tam eve çıkacaktı. Çocuk bağırdı, “abla fazla bu para kalsın” dedi. Kızım, “hayır” dedi. Çocuk , ben camdan ne kadar ısrar ettiysemde kabul etmedi. Paranın tam tamamına eş değer maydonozu koydu poşete, bir poşet maydonozumuz oldu. Dünya güzelleşti, o an anladım ki dünyada hala güzel insanlar var. O kadar mutlu oldum ki ekmeğini helal kazanan insanlar hala var diye. Hak yiyen, haramı helali bilmeyen o kadar sahtekarlığın, hilenin içinde ekmeğimize, aşımıza, canımıza kastedenler varken böylesi temiz insanların varlığına sevindim. El etek öpmeden, onuruyla para kazanmaya çalışan, ne mutlu sana... iyiki varsın! Altın yüzüklü, Altın kalpli çocuk...
Dilerim, hep mutlu olursun. Altın yüzüğün uğurun olsun, kısmetin bol olsun, tüm iyilikler güzellikler seninle olsun.
Bıraktık...
Yarım yamalak kalsın hayat
Biz papatyalar koyduk,
Cam ve can kenarlarımıza
Kör, topal, aksak
Olsada bu aralar yaşamak
Bir şeyler olsa da hep eksik
Başımız olsun hep dimdik!
ELİMDE OLSA
TÜM ÇİRKİNLİKLERİN,
KÖTÜLÜKLERİN,
KİNİN, NEFRETİN,
KİBRİN ÜZERİNİ ÇİÇEKLERLE ÖRTERDİM.
FİLİZ ÇALIŞKAN
Kendimizi övmek değil
Gayemiz , güzelleşsin diye Azıcık yürekler
Tüm çabamız ,temennimiz .