AVRUPA’DA SIRADA NE VAR?
Diplomatik Ayrışmalar, İç Kırılganlıklar ve Satır Arasındaki Mesajlar
İsmail CİNGÖZ
Uluslararası Siyaset Uzmanı
Giriş
Uluslararası ilişkilerde devletler arasındaki anlaşmazlıklar her zaman açık tehditler, ekonomik yaptırımlar veya askerî müdahaleler yoluyla kendisini göstermemektedir. Kimi zaman siyasi bir açıklamada tercih edilen kelimeler, kullanılan üslup ve açıklamanın yapıldığı dönemin jeopolitik şartları, söylenenlerin görünen anlamının ötesinde farklı değerlendirmelere yol açabilmektedir.
İsrail Diaspora İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanı Amichai Chikli’nin 17 Ekim 2026’da Fransa’daki toplumsal olaylar üzerine yaptığı açıklama, bu açıdan dikkat çekicidir. Fransa’da iç savaşın başladığını ileri süren Chikli, Fransa’nın İsrail’e ihanet ettiğini iddia etmiş ve ardından Belçika ile Britanya’yı işaret ederek şu ifadeleri kullanmıştır:
“…İsrail’e ihanet etmesine rağmen Fransa’nın barbarlığa karşı zafer kazanmasını diliyorum. Belçika ve Britanya, muhtemelen sıradaki sizsiniz. Hazır olun.” (JNS Staff, 2026).
Bu sözler ilk bakışta Avrupa’da büyüyen toplumsal huzursuzluklara ilişkin sert bir siyasi değerlendirme olarak görülebilir. Ancak Fransa’nın ihanetle suçlanmasının hemen ardından Belçika ve Britanya’nın işaret edilmesi, açıklamanın yalnızca geleceğe yönelik bir güvenlik öngörüsü olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir.
Nitekim Fransa, İspanya, Birleşik Krallık ve Belçika’nın İsrail’in Gazze, Batı Şeria ve İran politikalarına yönelik farklı tutumları, İsrail ile bazı Avrupa ülkeleri arasındaki diplomatik ayrışmayı belirginleştirmiştir. Söz konusu ülkelerin çeşitli iç siyasi sorunlarla da karşı karşıya bulunmaları, açıklamanın uluslararası ilişkiler bağlamında değerlendirilmesini önemli kılmaktadır.
İsrail’in politikalarına koşulsuz destek vermeyen Avrupa ülkelerinin iç siyasi kırılganlıklarına dikkat çekilmesi, yalnızca bir güvenlik değerlendirmesi midir; yoksa diplomatik ayrışmanın daha sert bir siyasi söyleme dönüşmesinin işareti olarak da yorumlanabilir mi?
Bu sorunun yanıtı, herhangi bir tehdit veya dış müdahale iddiasını peşinen kabul etmekte değil; İsrailli Bakan’ın açıklamasını, Avrupa ülkelerinin dış politika tercihlerini ve mevcut siyasi gelişmeleri birlikte değerlendirmekte aranmalıdır.
Fransa: Diplomatik anlaşmazlık ve toplumsal gerilim
Fransa’da 17 Ekim 2026’da hayat pahalılığı, eğitim sistemindeki sorunlar ve kamu hizmetlerine yönelik memnuniyetsizlikler nedeniyle düzenlenen gösteriler, bazı şehirlerde şiddet olaylarına dönüşmüştür. Fransa İçişleri Bakanlığı gösterilere yaklaşık 550 bin kişinin katıldığını açıklarken sendikalar bu sayıyı 800 bin olarak değerlendirmiştir. Protestoların büyük bölümü barışçıl gerçekleşmesine rağmen bazı şehirlerde kamu binaları ve iş yerleri zarar görmüş, güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşanmıştır (Laizans vd., 2026).
Ancak bu gelişmeleri doğrudan Orta Doğu savaşlarının veya dış aktörlerin faaliyetlerinin sonucu olarak değerlendirmek doğru değildir. Fransa’da gelir dağılımı, göç, kamu harcamaları ve siyasi temsil gibi konularda uzun süredir devam eden yapısal sorunlar bulunmaktadır. Chikli’nin açıklamasını farklı kılan, Fransa’daki toplumsal olayları değerlendirirken ülkenin İsrail’e yönelik politikasını da ihanet kavramıyla ilişkilendirmesidir.
Üstelik bu söylem ilk kez ortaya çıkmamıştır. Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı, 7 Eylül 2026’da yayımladığı resmî açıklamada, Chikli’nin bir gün önce Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot hakkında kullandığı ifadeleri kınamış; söz konusu ifadelerin kabul edilemez
olduğunu ve devletler arası diplomatik ilişkilerde yeri bulunmadığını belirtmiştir (Ministère de l’Europe et des Affaires étrangères, 2026a).
Dolayısıyla Ekim 2026’daki açıklama, iki ülke arasında daha önce belirginleşmiş diplomatik anlaşmazlıklardan bağımsız değerlendirilemez. Bununla birlikte kitlesel gösteriler ve şiddet olayları, Fransa’da gerçekten bir iç savaş başladığı anlamına gelmemektedir. Bu yöndeki ifade, İsrailli Bakan’ın siyasi değerlendirmesidir.
İspanya: İsrail’e yönelik itirazların diplomatik yansımaları
İspanya, İsrail hükümetinin Gazze ve Filistin politikalarına yönelik en açık eleştirileri dile getiren Avrupa ülkeleri arasında yer almaktadır.
Başbakan Pedro Sánchez, 8 Eylül 2025’te Gazze’de yaşananları soykırım olarak nitelendirmiş; İsrail’e yönelik silah ambargosunun güçlendirilmesi, askerî sevkiyatların sınırlandırılması ve işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yerleşimlerden yapılan ithalatın yasaklanması gibi tedbirler açıklamıştır (La Moncloa, 2025).
Madrid yönetimi, ABD ve İsrail’in 2026’da İran’a yönelik başlattığı savaşa da karşı çıkmıştır. İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, 16 Mart 2026’da ülkesinin Hürmüz Boğazı’ndaki askerî operasyonlara katılmayacağını açıklamıştır. İspanya hükümeti, savaşı uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirmiş ve diplomatik çözüm çağrısında bulunmuştur (Reuters, 2026).
İsrail ile İspanya arasındaki siyasi ayrışmanın sertliği, Chikli’nin daha önceki açıklamalarına da yansımıştır. İsrailli Bakan, 25 Mart 2026’da yayımlanan haberle aktarılan değerlendirmelerinde İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’i İsrail devletinin ve Batı medeniyetinin düşmanı olarak nitelendirmiş; ancak İspanya halkıyla Sánchez hükümetinin politikaları arasında ayrım yaptığını da belirtmiştir (Wagenheim, 2026).
Chikli’nin 17 Ekim tarihli Fransa, Belçika ve Britanya açıklamasında İspanya’nın adı geçmemektedir. Bununla birlikte aynı bakanın daha önce Sánchez’e yönelik kullandığı ifadeler, Avrupa’daki bazı hükümetlerle yaşanan diplomatik anlaşmazlıkların ne derece sert bir siyasi söyleme dönüşebildiğini göstermektedir.
Bu çerçevede tartışılması gereken husus, müttefik ülkelerden gelen siyasi itirazların neden zaman zaman karşıtlık veya ihanet kavramları üzerinden değerlendirildiğidir.
Birleşik Krallık ve Belçika: Müttefiklik ilişkilerinin değişen sınırları
Birleşik Krallık ve Belçika’nın İsrail karşısındaki tutumları birbirinden farklı özellikler taşımakla birlikte, her iki ülkede de İsrail hükümetinin Filistin politikalarına yönelik eleştiriler belirginleşmiştir.
8 Eylül 2026’da Fransa, Birleşik Krallık ve İspanya’nın da aralarında bulunduğu 12 ülke, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerine karşı ortak açıklama yayımlamıştır. Açıklamada, yerleşimlerden yapılan ticarete yönelik ulusal veya Avrupa düzeyinde kısıtlamaların uygulanması ya da değerlendirilmesi yönündeki ortak tutum belirtilmiştir (Ministère de l’Europe et des Affaires étrangères, 2026b).
Fransa, Birleşik Krallık ve Kanada liderleri tarafından aynı gün yayımlanan başka bir açıklamada ise İsrail’in güvenliğine verilen desteğin sürdüğü vurgulanırken yerleşim politikalarına karşı tedbirler alınacağı duyurulmuştur (Présidence de la République française, 2026).
Belçika Bakanlar Kurulu da 18 Temmuz 2026’da işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan İsrail yerleşimlerinden gelen malların ithalatına yönelik özel düzenleme taslağını onaylayarak Danıştayın görüşüne göndermiştir (SPF Chancellerie du Premier Ministre, 2026).
Bu gelişmeler, Avrupa ülkelerinin İsrail’in güvenliğine destek vermek ile İsrail hükümetinin bütün politikalarını onaylamak arasında giderek daha belirgin bir ayrım yaptıklarını göstermektedir.
Chikli’nin Belçika ve Britanya’yı işaret etmesi, söz konusu diplomatik ortamda dikkat çekicidir. Ancak bu ülkeleri hangi gerekçeyle seçtiğine ilişkin kesin bir açıklama bulunmadığından, sözlerini doğrudan bir cezalandırma niyetinin kanıtı olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Birleşik Krallık’ın anayasal tartışmaları: İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda
Chikli’nin açıklamasında Britanya’nın işaret edilmesi, Birleşik Krallık’ın siyasi yapısının da ayrıca incelenmesini gündeme getirmektedir. Bununla birlikte İsrailli Bakan’ın sözlerinde İskoçya, Galler veya Kuzey İrlanda’nın anayasal geleceğine yönelik herhangi bir doğrudan ifade bulunmamaktadır.
İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’ta tarihsel, kültürel ve siyasi farklılıklara dayanan anayasal gelecek tartışmaları uzun süredir devam etmektedir (Torrance, 2026).
İskoçya’da İskoç Ulusal Partisi (SNP), bağımsız bir İskoç devleti kurulmasını savunmaktadır. 2014 referandumunda bağımsızlık kabul edilmemesine rağmen tartışmalar sona ermemiştir. İskoçya Başbakanı John Swinney, 17 Ekim 2026’da Aberdeen’de düzenlenen SNP konferansında yeni bağımsızlık referandumu kampanyasının başladığını açıklamıştır (Greenfield, 2026).
Galler’de Plaid Cymru hareketi bağımsızlık hedefini savunurken Kuzey İrlanda’da Sinn Féin, bölgenin İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmesini istemektedir. Kuzey İrlanda’nın anayasal statüsü, 1998 Belfast/Hayırlı Cuma Anlaşması ve ilgili mevzuat gereğince halkın demokratik rızasına dayanmaktadır (Northern Ireland Office, 1998; Torrance, 2026).
Bu hareketlerin güncelliğini gösteren önemli gelişmelerden biri, 14 Eylül 2026’da SNP, Plaid Cymru ve Sinn Féin liderlerinin anayasal değişim hedefiyle iş birliğini güçlendirmeye yönelik bir mutabakat imzalamasıdır. Siyasi partiler arasında gerçekleştirilen bu mutabakatta toplumların kendi geleceklerini demokratik yollarla belirleme hakkı vurgulanmıştır (Sinn Féin, 2026).
Aynı tarihte İskoçya ve Galler hükümetleri arasında Cardiff Anlaşması imzalanmıştır (14 Eylül 2026, Cardiff; imzalayanlar: Galler Birinci Bakanı Rhun ap Iorwerth ve İskoçya Birinci Bakanı John Swinney). Anlaşma, iki yönetimin ekonomik, siyasi ve kurumsal iş birliğini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca her iki toplumun kendi anayasal geleceğini demokratik yollarla belirleme hakkına saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanmaktadır (Welsh Government, 2026). Dolayısıyla Birleşik Krallık’ın anayasal geleceğine ilişkin tartışmaların 2026 yılında da güncelliğini koruduğu görülmektedir.
Ancak önemli bir ayrım yapılmalıdır: Bu hareketler köklü siyasi geçmişlere ve demokratik taleplere dayanmaktadır. Bunların İsrail tarafından oluşturulduğuna veya yönlendirildiğine ilişkin doğrulanmış bulgular bulunmamaktadır. Ayrıca Chikli’nin Britanya ifadesinden söz konusu anayasal hareketlerin hedef alındığı sonucu çıkarılamaz.
Bununla birlikte devletlerin iç siyasi ve anayasal tartışmalarının uluslararası diplomatik gerilimler bağlamında nasıl değerlendirildiği sorusu önemini korumaktadır.
Diplomatik baskı mı, siyasi öngörü mü?
Chikli’nin açıklaması iki farklı çerçevede değerlendirilebilir.
Birincisi, Avrupa’daki ekonomik sıkıntıların, toplumsal kutuplaşmanın ve siyasi istikrarsızlığın başka ülkelerde de benzer olaylara yol açabileceğine ilişkin bir öngörüde bulunduğudur.
İkincisi ise açıklamanın, İsrail hükümetinin politikalarına destek vermeyen bazı Avrupa ülkelerine yönelik diplomatik hoşnutsuzluğun sert bir siyasi söyleme yansıması olduğudur.
Fransa için kullanılan ihanet kavramı, ikinci yorumun neden gündeme geldiğini açıklamaktadır. Bununla birlikte bakanın sözlerinden İsrail devletinin bu ülkelerde toplumsal karışıklık çıkarmayı planladığı sonucu çıkarılamaz. Böyle bir değerlendirme somut kanıtlar gerektirmektedir.
Uluslararası ilişkiler bakımından asıl dikkat çekici husus, açıklamanın hangi siyasi ortamda yapıldığı ve neden belirli ülkelerin işaret edildiğidir. Bu nedenle söz konusu ifadeler, doğrulanmış bir devlet tehdidinden ziyade diplomatik ilişkilerde sertleşen siyasi söylemin bir örneği olarak incelenmelidir.
Sonuç: Müttefiklik, koşulsuz destek anlamına mı geliyor?
İsrail ile Fransa, İspanya, Birleşik Krallık ve Belçika arasında yaşanan diplomatik anlaşmazlıklar, Avrupa’nın Orta Doğu politikalarında belirginleşen görüş ayrılıklarını ortaya koymaktadır. Bu ayrışma,
İsrail’in güvenliğine verilen desteğin tamamen ortadan kalkmasından değil, İsrail hükümetinin askerî ve siyasi politikalarına yönelik itirazların güçlenmesinden kaynaklanmaktadır.
Amichai Chikli’nin Fransa’yı ihanetle suçlaması ve ardından Belçika ile Britanya’yı işaret etmesi, mevcut diplomatik ayrışmalar çerçevesinde dikkat çekici bir siyasi açıklama niteliği taşımaktadır. Birleşik Krallık’ın anayasal statü tartışmaları ise kendi tarihsel ve siyasi dinamikleri içerisinde devam etmekte olup bu gelişmelerin İsrailli Bakan’ın açıklamasıyla bağlantılı olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bulgu bulunmamaktadır.
Asıl mesele, bir müttefikin dış politika tercihlerinin neden ihanet söylemiyle değerlendirilebildiği ve diğer Avrupa ülkelerinin geleceğine ilişkin bu tür açıklamaların diplomatik ilişkilerde nasıl yorumlanması gerektiğidir. Uluslararası siyasette bazen asıl dikkat edilmesi gereken, yalnızca söylenen sözler değil; bu sözlerin hangi dönemde, hangi ülkelere ve neden yöneltildiğidir.
Kaynakça
Greenfield, P. (2026, October 17). SNP says campaign for next referendum on independence ‘has already begun’. The Guardian. https://www.theguardian.com/politics/2026/oct/17/snp-campaign-second-referendum-independence-john-swinney
JNS Staff. (2026, October 18). Chikli: Civil war has begun in France, ‘I wish France victory over barbarism’. Jewish News Syndicate. https://www.jns.org/news/world/chikli-civil-war-has-begun-in-france-i-wish-france-victory-over-barbarism
Laizans, J., Prousalis, S., & Tessier, Y. (2026, October 17). Mass protests in France spiral into worst riots in years. Reuters. https://www.reuters.com/world/students-trade-unions-yellow-vests-set-protest-across-france-2026-10-17/
La Moncloa. (2025, September 8). The president of the Government of Spain announces nine measures to stop the genocide in Gaza and help the Palestinian people. https://www.lamoncloa.gob.es/lang/en/presidente/news/Paginas/2025/20250908-gaza-measures.aspx
Ministère de l’Europe et des Affaires étrangères. (2026a, September 7). Israël/Palestine – Propos de M. Amichai Chikli, ministre du gouvernement israélien. France Diplomatie. https://www.diplomatie.gouv.fr/fr/presse-et-ressources/decouvrir-et-informer/actualites/israelpalestine-propos-de-m-amichai-chikli-ministre-du-gouvernement-israelien
Ministère de l’Europe et des Affaires étrangères. (2026b, September 8). Statement of the Foreign ministers of Canada, Denmark, Finland, France, Iceland, Ireland, Norway, Poland, Portugal, Spain, Sweden and the UK on the two-state solution. France Diplomatie. https://www.diplomatie.gouv.fr/en/presse-et-ressources/decouvrir-et-informer/actualites/declaration-des-ministres-des-affaires-etrangeres-de-la-france-du-royaume-uni-du-canada-du-danemark Northern Ireland Office. (1998, April 10). The Belfast Agreement. GOV.UK. https://www.gov.uk/government/publications/the-belfast-agreement
Présidence de la République française. (2026, September 8). Joint statement by President Macron, Prime Minister Burnham and Prime Minister Carney on the two-state solution. Élysée. https://www.elysee.fr/en/emmanuel-macron/2026/09/08/joint-statement-by-president-macron-prime-minister-burnham-and-prime-minister-carney-on-the-two-state-solution Reuters. (2026, March 16). Spain rules out participating in military operations in Strait of Hormuz. https://www.reuters.com/world/spain-rules-out-participating-military-operations-strait-hormuz-2026-03-16/
Sinn Féin. (2026, September 14). Leaders of Plaid Cymru, SNP and Sinn Féin agree Memorandum of Understanding to build towards constitutional change. https://sinnfein.ie/news/leaders-of-plaid-cymru-snp-and-sinn-fein-agree-memorandum-of-understanding-to-build-towards-constitutional-change/
SPF Chancellerie du Premier Ministre. (2026, July 18). Introduction d’une réglementation spécifique pour les marchandises provenant des colonies israéliennes, situées dans le territoire palestinien occupé. News.belgium. https://news.belgium.be/fr/introduction-dune-reglementation-specifique-pour-les-marchandises-provenant-des-colonies
Torrance, D. (2026, May 8). The United Kingdom and independence. House of Commons Library, Research Briefing CBP-10649. https://commonslibrary.parliament.uk/research-briefings/cbp-10649/
Wagenheim, M. (2026, March 25). Jerusalem’s point man on antisemitism calls Spanish leader ‘an enemy of Western civilization’. Jewish News Syndicate. https://www.jns.org/news/israel-news/jerusalems-point-man-on-antisemitism-calls-spanish-leader-an-enemy-of-western-civilization
Welsh Government. (2026, September 14). The Cardiff Agreement – Cytundeb Caerdydd between the Welsh Government and the Scottish Government. GOV.WALES. https://www.gov.wales/the-cardiff-agreement-cytundeb-caerdydd-between-the-welsh-government-and-the-scottish-government-html
====
İsmail Cingöz; Uluslararası Siyaset Uzmanı ve Kapadokya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Doktora Programı öğrencisidir. BULTÜRK Ankara Temsilcisi, TDPB Basın Kulübü Başkanı ve Dünya Avşarlar Derneği Türk Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıdır.
Akademik ve mesleki çalışma alanları; uluslararası güvenlik, jeopolitik, savunma sanayii çalışmaları, Türk dış politikası, Türk Dünyası ve çağdaş uluslararası sistemin dönüşümü üzerine yoğunlaşmaktadır.