Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basın hergün kendisiyle uğraşıyordu. Artık canına tak
etmişti ve “Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun” diye düşünürken aklına bir fikir geldi. Bakanın aslında bazı özel yetenekleri vardı ve bu yeteneklerinden sadece birini kullanmak suretiyle basın mensuplarını etkilemeye karar vererek bir basın bildirisi
yayınladı: “Pazar günü saat 10:00 da bakan, denizin üzerinde yürüyecek…”
Pazar sabahı saat 10:00’da tüm basin mensupları bildiride belirtilen yerde toplandılar…
Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı ve karşı kıyıya kadar da yürüyerek ilerledi…
Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı. Fakat ertesi gün bütün gazetelerde şu başlık okundu :
“Bakan yüzme bilmiyor!..”
*****
Değiştirilmesi en zor olan şey önyargılardır.
Bir insanı tanımadan ona karşı beslenen duygu da önyargıdır.
Ve önyargılar insanın gözünü o denli kör eder ki deniz üstünde yürümeyi bir hüner, olağanüstü bir güç olarak değil, bir eksiklik gibi görmenize neden olur.
Bir insan ile insani bir ilişki kurmanın temel kuralı o kişi hakkında önyargı sahibi olmamak, varsa da zihni temizlemektir.