BAYRAMA DAİR...

BAYRAMA DAİR...

Katıksız DUYGULARIM:

Dostlar!
BÜYÜK DÜNYAMIZ Pandemi dolasıyla sosyal ve ekonomik bir buhran geçirirken; “Her insan bir dünyadır” gerçeğiyle bakıldığında kendi KÜÇÜK DÜNYAMIZDA da insanlık tarihinde az görülen, belki de bir ilk olan “Tecrit” ve yalnızlığı yaşıyoruz.

Bayramların ruhuna ve doğasına aykırı bir şekilde; Kucaklaşamadan, büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpemeden, dahası olmazsa olmaz olan, belki de Bayramların özü sayılan Bayram Namazını kılamadan idrak etmeye çalıştığımız bu Ramazan Bayramını çok BURUK ve çok SANAL yaşıyoruz.

Öyle ki:
Tıpkı biberonla beslenen bir çocuğun bol besin ve vitamin almasına karşılık; anne kucağının sıcaklık ve şefkatinden mahrum kalması gibi, 
Tıpkı vitrinlerde teşhir edilen eşya ve yiyeceklerin seyredilip de dokunulamaması, tadılamaması gibi,
Tıpkı eş, dost ve akrabalar ile teknolojinin geldiği son nokta sayesinde; sesli ve görüntülü konuşulmasına karşılık, sevgi ve muhabbetin yakın sıcaklığından mahrum kalınması gibi, 
Tıpkı “Yeryüzü bir Mescid” sayılmasına rağmen; Ezanlarla gelen davetlere icabet edemeyip, Allah’ın Evlerindeki o Rukû ve Secdenin kurbiyetinden ve sıcaklığından mahrum kalmak gibi...


Ve İNSANLIK nasıl bir noktaya geldi de, Allah’ın emir ve yasaklarından uzaklaşıp nasıl zâlim ve azgın bir toplum haline dönüştü ki; çok daha vahim olanı -ki bu benim bakış açım ve katıksız duygularımdır

Yüce Yaradan tabiri caizse, dünyanın dört bir yanında yer alan, bilhassa MEKKE VE MEDİNE’deki evlerinin kapılarını âdeta ziyarete kapatarak bizlere çok büyük bir îkaz-ı İlahî vermiş oldu. 


Düşünün ki, dünyada yaşayan tüm insanlar COVİD-19 virüsüne enfekte olmuş olsalar bile, tamamı BİR GRAM bile etmeyen ve ancak elektron mikroskobuyla görülebilen bir canlı, tüm dünyaya ALLAH’IN SONSUZ KUDRETİNİ ve insanlığın ACZİYETİNİ gözler önüne seriyor ve adeta haykırıyor! 


BU DA GEÇER YÂ HÛ diyerek ve bu duygu ve düşüncelerle,
ORUÇ TUTARAK İDRAK ETMEMİZE RAĞMEN; BİRBİRİMİZLE KUCAKLAŞMAKTAN, BÜYÜKLERİN ELLERİNDEN KÜÇÜKLERİN GÖZLERİNDEN ÖPÜLMESİNDEN MAHRUM KALDIĞIMIZ VE BURUKÇA YAŞADIĞIMIZ BU RAMAZAN BAYRAMININ HAKİKİ CENNETİMİZ İÇİN BİRER “BERAAT VE GEÇİŞ BİLETİ” OLMASINI YÜCE YARADANDAN TEMENNNİ EDERİM. 


NİCE BAYRAMLARIMIZ OLSUN!


KUTLU OLSUN!