BEKLEDİKLERİMİZ, KARŞIMIZA ÇIKANLAR
Beklenti; bir olgunun sonunda olması umulan, gerçekleşmesi beklenen şey, belirli bir olayın baş göstereceğinin sezinlenmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı belirli bir dizi hareketlere bir dizi hareketlere hazırlayan coşkusal gerilim olarak adlandırılıyor sözlüklerde… Ümit ve vicdan ikileminde olsa olsa diyerek kendimizi böyle bir olaya hazırlıyoruz. Yaptığımız her iş ve işlemin sonunda bir beklentimiz vardır. Bir partiye oy vermekten, söylediğimiz bir sözün sonucunda beklentilerimiz olacaktır. Son dönemde insanlar insanlıktan epey uzak durmaya gayret ettiklerinden beklentilerimiz tam aksi yönde gerçekleşiyor. Mesela GSM şirketleri ülkemizin en çok kazandıran sektörü olarak karşımıza çıkarlar. Batmış koca bir holdingi elinde kalan cep operatörü yeniden küllerinden diriltti. O halde konuşma satan cep telefonu operatörleri interneti bedava hizmet olarak veremez mi?
Bankalar son birkaç yıl içerisinde çok obez bir şekilde büyüdüler. Öyle dehşet kar oranları açıkladılar ki, dünya bankacılık sektöründe tüm kuruluşlar parmak ısırdı. Ona rağmen devlet başkanımızın yoğun baskısı olmasa faizde yarım puan indirim yapmazlardı. Bu kadar acayip kar eden kuruluşların resmen sömürdükleri insanlara sosyal sorumluluk adına bir şeyler yapması gerekmez mi? Bankaların ücretsiz insanlara sunduğu bir hizmet bilen var mı? Kendilerine sorsanız sırıtarak bonus, para puan gibi harcadıkça çoğalan bir imkândan söz ederler. Gerçekte aldıkları karşısında verdikleri yüzde 5’i bulmaz. Dış ülkelerdeki meslektaşlarından yıllık yüzde 4-5 gibi bir oranla aldıkları parayı içeride aylık yüzde 2, yıllık yüzde 24 faizle veriyor. 100 lirayı aşan bir harcamaya o yüzden hemen yüzde 15’lik faizle 3 ay sonra ödeyin mesajı gönderiliyor. İnanın tefeciler bankaların yöntemlerini biz nasıl düşünemedik diye iç geçirerek izliyor.
Beklentileri büyük tutmamak gerekiyor bu hayatta, çünkü seçtiğiniz belediye başkanı işe sokacağı ailesinin son ferdini, şehirdeki en iyi bölgeleri nasıl eline geçireceğini, şirketler yasal olsun-olmasın sizi nasıl sömüreceğinin hesaplarını yapıyor. Haksızlık karşısında mahkeme geri ödeme kararı veriyor, gelin görün ki sadece dava açana ödeme yapılıyor. Sosyal sorumluluk denen olguyu maalesef birkaç vatansever dışında kimsenin aklına gelmiyor. Mesela kendilerinin üretimiyle ilgili bölümlerin fakültelerine bina ve ekipman temini noktasında şirketlerin elini taşın altına koyması gerekir. Bankaların insanların bilinçlendirilmesi konusunda olsun, hayatı kolaylaştırma noktasında önemli projelere imza atması beklenir. Umarım yakında bu hususta yasal bir düzenleme yapılır. Gerçi vergi indirimleri bile kendilerinin değişik hilelerle karını artırmasından başka bir işe yaramadı.


.png)
