Sabancı

BİR DELİYE BİR VELİ ROLÜ

BİR DELİYE BİR VELİ ROLÜ

BİR DELİYE BİR VELİ ROLÜ

Bir toplulukta hemen herkes hanımından şikayette bulunmaktadır. Ancak sadece bilge kişiliği ile tanınan bir zatta şikayet filan yoktur. Sorarlar:
“Veli gibi bir hanıma düştün de sesin sedan çıkmıyor değil mi?”
Bilge kişi omuzlarını silkerek cevap verir:
“Bizimki veli filan değil, kelimenin tam manasıyla delidir deli!”
“Öyle ise nasıl geçiniyorsun böyle deli biriyle?”
Cevap verir:
“Ben usulünü biliyorum da öyle geçiniyorum, kavga gürültümüz o yüzden olmuyor!”
Büsbütün meraka düşerler ve “Deli gibi biriyle kavgasız gürültüsüz geçinmenin usulü nedir ki?” diye sormaktan kendilerini alamazlar.
Bilge kişi geçinmenin sırrını şöyle açıklar:
“Hz. Allah, Âdem’i topraktan yarattığında bedenine önce aklı koydu. Adem akıllı bir adam oldu.
Sonra öfkeyi yarattı. Ona da Âdem’in bedenine girmesini emretti.
Öfke:
“Ben Âdem’in bedenine giremem. Çünkü orada akıl vardır! Akılla ikimiz bir yerde asla duramayız” dedi.
Rabbimiz:
“Ey öfke! Sen Âdem’in bedenine girmeye çalış, oraya yönel. Akıl senin geldiğini görünce hemen çıkıp gider. Kendi yerini sana bırakır. Böylece sen de Âdem’in bedeninde hükmünü icra eder, onu deli yaparsın.” Buyurdu.
Bilge kişi burada kendi fikirlerini söyler:
“İşte biz hanımla bu konuda anlaştık. Dedik ki; mademki insana öfke gelince akıl gidiyor, insan delinin teki haline geliyor. Öyle ise evde kim öfkelenirse o an sanki o delidir. Deliye karşı ise bir veli lazımdır. Ben öfkelenirsem hemen farkına varacaksın, sabır gösterip ters cevap vermeyeceksin. Çünkü ben o an deli sayıldığımdan deli adamdan her şey beklenir diyerek veli rolüne gireceksin. Aklım başıma gelinceye kadar bir deliye bir veli rolü oynayacaksın.”
Bilge kişi burada şunu da ilave eder:
“Tabii, bu sabır benim için de geçerli bir görevdir. Bazen hanım öfkelenir, bu defa o deli durumuna girer bana veli rolü düşer. Ben bir veli gibi sabır gösterir, karşılık vermemeye çalışırım. Aklı gelip de akıllı insana muhatap olduğumu anlayıncaya kadar bu sabır devam eder.” Ve sözünü şöyle tamamlar:
“İşte ey dostlar, benim hanımdan şikayetçi olmayışımın sebebi budur. Gül gibi geçinip gitmemizin sırrı da buradadır. Tavsiye ederim, siz de bir deliye bir veli rolü oynayın. Öfkelenince karşı taraf veli rolüne girsin, sabır ve tahammülü esas alsın. Göreceksiniz ki tartışma kısa zamanda son bulacak ve taraflar birbirlerine karşı sevgiyle dolacaktır. Çünkü öfkeli taraf kendisine karşılık verilmeyişinin takdirini, minnettarlığını duyacaktır ki bu da mutluluk vesilesi olacaktır.”
Sakın “bir deliye bir veli rolü basit bir şey” deyip de geçmeyin. Sadece bir deneyin yeter. 
İşte size güzel geçinmenin sırrı.
Evde birimiz öfkelenip sesini yükselttiğinde ister adına velilik diyelim, ister “sanki dilimi yuttum “ diyelim yeter ki susmayı bilelim. 
Bu durum susanın haksız olduğu manasına gelmeyeceği gibi sessiz kalarak olayı büyütmeyen kişi, eşinin gönlünde sorunun değil kendisinin büyümesini sağlayacaktır.

Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN