Bir Duada Olmanız Dileği İle
Hikâye uzun, biz kısaca anlatacağız. Okumayı sevmeyen dostlarımız da okuyup ibret alsınlar diye.
Tasvip edilmeyen davranışlarından dolayı köylü tarafından pek de sevilmeyen yaşlı adam ölünce cenazeyi kimse gömmek istememiş.
Muhtar “O zındık mezarlıkta da rahat durmaz ölüleri taciz eder” diyerek köy mezarlığına gömülmesine karşı çıkmış;
Köyün imamı da “Sağlığında bir kez bile camiye gelmedi. Ölüsünü ne yapayım” diyerek camiye almamış. Sonuçta cenaze gömülememiş.
Karısı çaresiz, ufak tefek olan kocasını sırtlanıp dağa doğru giderken çobana rastlamış.
Olan biteni anlatınca çoban hemen oracıkta bir çukur kazıp cenazeyi gömmüş.
Ve mezarın başında ellerini kaldırarak kendince bir şeyler mırıldanmış.
Aynı gece muhtar rüyasında, ölen adamı Cennet’te gezinirken görür ve yorumlaması için imama sorar. Meğerse imam da benzer bir rüya görmüştür.
Bunun üzerine karısına cenazeyi ne yaptığını sorup çobanın gömdüğünü öğrenirler.
Ve çobanı bulurlar neler yaptığını anlatsın diye.
Çoban “Ben garip, cahil bir adamım öyle dini bilgim de yoktur. Kadını çaresiz görünce cenazeyi öylece gömdüm” demiş sıkılarak.
“Tamam” demişler. Daha sonra ne yaptın? Ne söyledin?
Çoban, cenazeyi gömdükten sonra bir şeyler söylenmesi gerektiğini bilirim ama ne söylendiğini bilmem demiş utanarak.
Ve ellerini kaldırarak ne söylediğini nakletmiş: “Allah’ım hep sen bana misafir gönderdin. Ben de Tanrı misafiridir diyerek ekmeğimden aşımdan verip ağırladım. Ama hep sen gönderdin. Şimdi de ben sana bir misafir gönderiyorum. Sen de şanınca, şerefince ağırla şanı büyük yüce Allah’ım”
Belli ki Yüce Allah’ım da şanınca şerefince ağırlamış.
İnsan, iyidir- kötüdür biz bilemeyiz.
Kötü olsa bile bir iyinin duası Allah’ın hoşuna gidip affedebilir.
O’nun merhameti ve affediciliğinin sınırı yoktur.
Bir duada olmanız ümidi ile
Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN