BİR HAYALİM VAR DOSTLAR
Bu ülkede şayet imkanlarım el verir ve, Allah nasip ederse bir enstitü kurmak istiyorum.
TÜRKİYE BİLGİ ENSTİTÜSÜ.
Nedir bu?
Öyle bir enstitü ki kurumsal hafızayı ve elde edilen değerli bilgileri sonraki nesillere aktaran ve devletin en önemli birimlerinin kurumsal hafızasını bünyesinde taşıyan, bir kurumda elde edilen başarılı sonuçları başka kurumlarda uygulanma imkânını araştıran,
Örneğin yargı, emniyet, silahlı kuvvetler, maliye, eğitim, endüstri gibi kurumların önceki dönemlerdeki yaptığı hatalari, doğruları, güzel deneyimleri enstitünün akademik destekli bilimsel perspektifi çerçevesinde damıtarak sonraki nesillere taşıyan, nerede hata yapıldığını, nerede iyi sonuçlar alındığını beyin fırtınası ile hakikati ve doğru bilgileri ortaya çıkaran ve bunu bilimsel metodoloji ile geliştiren bir enstitüsü kurmak isterdim.
Bu sayede yanlışlardan arınmış doğru bilgiyi yazılı kaynaklara aktararak kalıcı hale getimek ve herkesin istifadesine sunmak, yapılan hatalardan deneyim çıkarmak ülkenin gerek yurtiçinde gerekse yurtdışındaki en zeki beyinlerinden istifade etmek ve bu bilgileri dünyanın ulaştığı bilgi seviyesi ile sürekli geliştirerek sonraki nesillere ulaştırarak daha az hata yapmalarının önüne geçmek ve ülkenin önünü açmak için bir enstitü kurmak isterdim.
Bir nevi ülkeye ve topluma rehberlik edecek adeta hocalık yapacak bir lokomotif kurmaktır hayalim.
Neden böyle bir kurum?
Çünkü bu ülkede muhalefet bir şey söylediğinde sırf muhalefet diye dikkate alınmıyor; bireyler bir şey söylediğinde birey diye dikkate alınmıyor(tecrübeyle sabit) peki biz doğru bilgiye nasıl ulaşacağız.
Bizi objektif bir gözle değerlendiren, eleştiren ve doğruyu ortaya koyan bir bilgi merkezine ihtiyacımız var.
Mesela yargıda öyle hakimlerimiz var ki kendi formülleri ve kendi buluşlarıyla gerçekten lokal olarak adaleti tam hakkı ile yerinde tesis eden, taraflar arasındaki husumeti bitiren formüller inşa ediyorlar. Ancak bunu ortaya çıkarıp ülkedeki tüm yargıya genelleştirecek bir sistem olmadığı için tüm ülkeyi bu uygulamalardan mahrum bırakıyoruz.
Milli eğitim'de dün veya bugün bir öğretmenin yaptığı çok güzel bir çalışmayı bilimsel metodoloji ile inceleyip ülke geneline yaygınlaştırmaktan yoksunuz.
Serdar Kayhan