Reklamı Geç
Güneyler
Asi Künefeleri
Hatay Market
Esmergil
Muhammet Kemaloğlu Gazi Yüzbaşı

Muhammet Kemaloğlu Gazi Yüzbaşı

Mail: [email protected]

BİR MİLLET ÜÇ DEVLET

BİR MİLLET ÜÇ DEVLET

 

Kıbrıs, 1571 yılında Venediklilerden alınan ve 307 yıl Osmanlı hâkimiyeti altında kalan Kıbrıs’ın yönetimi 1878 yılında, hükümranlık hakkı Osmanlı İmparatorluğunda kalmak kaydıyla, İngiltere'ye (Rus tehdidi karşısında İngiliz desteğini alacak umuduyla) devredilmiştir bir Türk toprağıdır.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı İmparatorluğu ile İngiltere’nin ayrı saflarda yer almasının da bir sonucu olarak, İngiltere 1914'te tek taraflı bir kararla adayı ilhak etmiştir. Türkiye Ada üzerindeki İngiliz egemenliğini Lozan Antlaşmasıyla 1923'te tanımıştır.

Kıbrıs’ta sorun çıkarmak isteyen taraf Yunanistan olup, kullandığı unsurda adadaki rumlardır.1931’den itibaren Kıbrıslı Rumlar, Yunanistan ile birleşme taleplerini yoğunlaştırmışlardır.

Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleştirilerek, tamamen bir “Elen” adası haline getirilmesi şeklinde özetlenebilecek olan “ENOSİS” kampanyasına, İkinci Dünya Savaşından sonra hız verilmiştir. Yunanistan Albay Grivas 1955 yılında EOKA terör örgütünü kurarak ve Ada’da şiddeti artmıştır. Akabinde, Türkiye ile Yunanistan 11 Şubat 1959 tarihinde Zürih'te anlaşmaya varmışlar, Zürih ve Londra Anlaşmaları bağımsızlık, iki toplumun ortaklığı, toplumsal alanda otonomi ve çözümün Türkiye, Yunanistan ve İngiltere tarafının etkin garantisi ilkelerine dayandırılmıştır. Kıbrıs Rum tarafı 21 Aralık 1963 tarihinde Kıbrıs Türk toplumuna karşı kapsamlı ve sistematik saldırılara geçmiştir. Kıbrıslı Türkler devlet kurumlarından uzaklaştırılmıştır. Kıbrıs Türk tarihine “Kanlı Noel” adıyla geçen bu kampanya önceden hazırlanmış olan “Akritas Planı”na dayandırılmıştır. Türklerin imhası veya Ada'dan atılmasını öngören Akritas Planı, basit bir örgütün eylem planı olmayıp, Rum yetkililerce hazırlanan bir etnik temizlik girişimidir. Akritas planının uygulanması sonucunda, 30.000 Kıbrıslı Türk 103 köyü terk etmek zorunda kalmıştır.

Adada, Türklere karşı çifte standart var ve devam ediyor. Kosovalı, Makedonyalı devlet kuruyor ama bu durum Türklerden, Kuzey Kıbrıs Türklerinden esirgeniyor. Ancak, GKRY 1 Mayıs 2004 tarihinde, “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında AB’ne tam üye olmuştur. Türkiye tarafında aynı gün yapılan açıklamada, AB’ne katılacak olan Rumların, Kıbrıs Türklerini veya Kıbrıs’ın tamamını temsil etmeye yetkili olmadıkları, eşit statüye sahip Kıbrıs Türkleri veya Kıbrıs Adası’nın tamamı üzerinde yetki veya egemenliklerinin bulunmadığı bildirilmiştir. Türkiye ve KKTC ise bunu asla tanımamaktadır.

Adada,1974 Türk Barış Harekâtı ve 1983’te KKTC’nin kuruluşu ile Yunan ve GKRY’nin sorun dediği olay kapanmıştır.

Kapanmıştır kapanmasına ama adanın kuzey tarafı Türkiye hariç diğer devletler tarafından ayrılıkçı olarak görülmektedir.

KKTC’yi tanımayan ülkelere baktığımızda sadece Avrupa ülkelerinin olmadığını Müslüman Arap ülkeler ile bağımsız Türk ülkelerinin de KKTC’yi tanımadığını görmektesiniz.

Ancak bu Türk ülkelerinden Azerbaycan’ın durumu diğer Türk devletlerinden biraz farklı.

2011 Yılında, Başbakan Yardımcısı Ali Hasanov, “Türkiye’nin Kıbrıs’ı tanımamızı beklemeye hakkı var. Biz bunu anlıyoruz. Sanmayın ki Kıbrıs bize göre sizden az önemlidir. Sizin devletinizi yönetenler şunu çok iyi bilirki bugün bir tek Azerbaycan Kuzey Kıbrıs’ı tanırsa, 15 devlet Dağlık-Karabağ tanıyacak. Bunu koyun terazinin gözüne. Türkiye onu istemez.” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Ancak Karabağ Savaşı ile şartlar ve söylemler de değişmeye başlamıştı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 3 Eylül 2020 tarihinde Yunanistan Büyükelçisi Nikolaos Piperigos'u kabul ettiğinde ise, “"Türkiye'nin sadece dostumuz ve ortağımız değil, bizim için kardeş ülke olduğu da bir sır değil. Türkiye'yi tereddütsüz destekliyoruz ve her durumda destekleyeceğiz. Türk kardeşlerimizden de aynı desteği görüyoruz. Azerbaycan'ı her konuda destekliyorlar ve biz de onları Doğu Akdeniz'deki keşif konuları dahil her konuda destekliyoruz. Tutumumuzu bilmenizi istiyorum. Bu durum benim talimatım üzerine Azerbaycan hükümeti tarafından resmen ilan edildi. Türkiye bizim için sadece dost değil, kardeş bir ülkedir ve Türkler bizim kardeşimizdir. Bu yüzden her konuda onların yanında olacağız. Değinilecek olumlu bir konu bulmak istiyorum ama maalesef bulamıyorum. Yunan hükümetinin, bir önceki hükümetin Azerbaycan'a karşı politikasını yeniden gözden geçireceğini umuyoruz.” demişti.

Azerbaycan Mehmetçiğinin başarılı taarruzu ve nihayetinde imzalan Karabağ Antlaşma/Ateşkesi sonrası defacto sözde Karabağ cumhuriyetinin tarihin kirli sayfalarına karışması, Azerbaycan için Demokles’in kılıcı gibi sürekli kullanılan "Biz de Dağlık Karabağ Özerk Cumhuriyeti'ni tanırız" tehdidi tamamen ortadan kalkmıştır.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Azerbaycan’ın, işgal altındaki topraklarını kurtarmak için verdiği mücadeleyi destek, Şuşa kentini işgalden kurtarılması sonrası, “Azerbaycan’ın, işgal altındaki topraklarını kurtarmak için verdiği mücadeleyi destekliyoruz. Dağlık Karabağ’ın işgalden kurtarılmasında kritik öneme sahip Şuşa kentinin işgalden kurtarılmasını sevinçle karşılıyoruz. Gardaşımızın zaferi kutlu olsun. Azerbaycan’ın, işgal altındaki topraklarını kurtarmak için verdiği mücadeleyi destekliyoruz. Kardeş Azerbaycan ordusunun Dağlık Karabağ'ın işgalden kurtarılmasında kritik öneme sahip Şuşa kentini işgalden kurtarmasını sevinçle karşılıyoruz.” ifadeleri ve akabinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Lefkoşa’daki KKTC'nin 37. kuruluş yıl dönümü töreninde “Azerbaycanlı kardeşlerime KKTC’den de selam gönderiyoruz. Ve inşallah en yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Azerbaycan’a bir ziyaret suretiyle bu adımı çok daha farklı bir duruma getirecektir…” demesi bu sefer güneşin KKTC üzerine daha güçlü doğması için atılacak adımların başlangıcı gibi görünüyor.

Gardaşın gardaşına kavuşmasından ve onu tanımasından daha doğal ne olabilir ki…

Ne diyelim… KUTLU OLSUN

Kaynakça

http://www.mfa.gov.tr/kibris-meselesinin-tarihcesi_-bm-muzakerelerinin-baslangici.tr.mfa

KEMALOĞLU, Muhammet, “Türk-Yunan İlişkilerinde Temel Sorunlar-Yunan Talepleri”, adlı makale, Ayvalık Gazetesi’nde yayımlanacak.

Komagene

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Abone Ol HİT