Sevgili okurlar, kim ne söylerse söylesin, bir çoğumuz, ilk defa gittigimiz, bize yabancı olan yerlerde navigasyon sistemlerini kullanıyoruz. Üç katmandan oluşan bu sistemi bulan, geliştiren, kullanıma sunanlardan Allah binlerle razı olsun. Donanım,yazılım ve harita üçlemesi birleştirilmiş bu sistem oluşturulmuş, biz de bu uygulama sayesinde, belirlediğimiz hedefe, bulunduğumuz konum esas olmak üzere hatasız varıyoruz. Hatta hedefe ilerlerken, dönüş yapacağımız kavşağı herhangi bir sebepten kaçırsak bile, sistem bize derhal alternatif bir güzergah çiziyor,yolumuz biraz uzasa da bizi yine hedefe götürüyor. Bu donanım içinde sesli komutlar da yerleştirilmiş olup, bize sesli olarak da mütemadiyen uyarı yapıyor. Ne harikadır ki sistemde yasaklı yollar, çıkmaz yollar, kapalı yollar da hep uydudan görüntüleniyor ve bilgiler sık sık güncelleniyor ve kullanıcılar yolda yolakta ikide bir adres sormak zorunda kalmıyor. En sonunda da "Hedef sağınızda/ solunuzda kaldı." cümlesiyle de istediğiniz yere kavuşmanın mutluluğunu yaşıyorsunuz.GPS sinyalleri kullanılarak uydu fotoğraflarından ve karasal taramalarla elde edilen dijital haritalar üzerinde GPS sinyalleri yerleri bulabilir, haritada gideceğimiz yerin, Ülke, İl, İlçe, Mahalle, Cadde-Sokak ve Kapı No. olarak girişlerini yapabiliriz. Aslında yapılan bu girişler koordinat bilgisinden başka hiç bir şey değildir ve sistem bulunduğu koordinattan gideceğimiz yere, yön bilgilerini kullanarak (Örn: Yol önem sırası, Ana yol, Ara Yol, Kavşak… Tek Yön, Taşıt Giremez, Köprü kullanamaz… gibi) 50’den fazla tanımlama doğrultusunda hesaplama yapar. Bazı pesimist arkadaşlar sistemin, bizim konunumuzu nokta olarak belirlemesinden, nereye dogru seyrü sefer yaptığımızın uydu vasıtasıyla tespit edildiğinden rahatsızlık duyarlar. Aslında hangi teknoloji amacına uygun kullanılmıyorsa, bize zarar verici hale gelir. Örneğin,Tv bile bilinçsizce saatlerce seyredilirse bize zarar verir. Öğrenci çocuklarımızın anneleri,biraz çalışmalı, günlük yayın akışlarını önceden araştırarak, çocuklara uygun proğramların saatlerini evde bir panoya asarak çocukları bilgilendirmeli ve onların bilinçli bir seyirci olmalarına yardımcı olmalıdır.
Gelelim meselenin üssül esasına. Şimdi yapacağım bir tarifi esas alarak, mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'in yaşamımızın vazgeçilmez ve harika bir sûrette dizayn edilmiş bir navigasyon(Yol kılavuzu) olduğu gerçeğini görürüz. Bu tarif: İslamiyet alem-i manevisinin güneşi, temeli, hendesesi, ve avalim-i uhreviyenin mukaddes haritası, ve zat ve sıfat ve esma ve şuun-u İlahiyenin kavl-i şarihi, İslamiyetin ma ve ziyası; ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi, ve insaniyeti saadete sevk eden hakiki mürşidi ve hadisi, ve insanlara hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubudiyet, hem bir kitab-ı emir ve davet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir,.,., diye devam eder. Bu tarife göre Kur'an bizi hem dünyada esenliğe hem de ahiret hayatımızda bizi CENNET diye belirlediğimiz hedefe kavuşturacak mükemmel bir navigasyondur. İslamiyetin caddelerinde yaklaşık 1500 yıldır bu navigasyon güvenle kullanılır. İnsan olarak yaptığımız hatalı ilerlemelerden sonra Kur'an navigasyonuna başvurduğumuzda, ayetler bizim konumumuza geri doğru yolu tekrar bize sunacaktır. Ayrıca çıkmaz yollar, yasaklı yollar, dönüş yapabileceğimiz uygun kavşaklar çok net olarak belirlenmiştir. Bize düşen bu dâğvari dalgaları olan bu dünyayı en iyi bilen ve içerisinde asırları aşarak bize ulaşan nebevî sesli komutunu da ihtiva eden navigasyonu hayatımızın her safhasında esas almaktır.
Çok saygılarımla