Sabancı

Cennete mi Gideceğim?

Cennete mi Gideceğim?

Cennete mi Gideceğim?

Rivayet o ki Hızır Aleyhisselam Anadolu’yu gezerken yolu Nusaybin’e de düşüyor.
Buradaki sohbet esnasında insanlar hasada, yağmura, savaşa ve diğer beşeri olaylara dair sorular soruyorlarsa da daha çok merak ettikleri konu ve dolayısıyla yönelttikleri soru “Ölünce Cennete mi? yoksa Cehenneme mi gideceğim?” sorusu oluyor. 
İmanlısı, imansızı, Müslümanı, Hıristiyanı, Yahudisi, Mecusisi herkes merak ediyor:
“Ölünce Cennete mi? yoksa Cehenneme mi gideceğim?”
Hızır As. Nusaybin’in kıdemli ayyaşına da soruyor “Benden bir dileğin var mı?” diye. O da “Herkes ne istiyor? “diye soruyor. Hızır, Cennet ve Cehennem merakını söyleyince “ben de öğrenmeni istiyorum” diyor.
Gel zaman, git zaman derken Hızır, Nusaybin’e dönüyor.
Herkesin merak ettiği konuları aydınlatıyor, sorusunu cevaplıyor. 
Cennetse Cennet; Cehennemse Cehennem.
Cami çıkışında şehrin tanınmış eşrafından olan mütedeyyin bir hacı efendiye de müjdeyi veriyor “Sen Cennet’e gideceksin.”
Bu kişi, “Ben zaten biliyordum” dercesine kibirle gülümsüyor. Hızır bu durumdan rahatsızlık duyuyor.
Bu arada kıdemli ayyaşı caminin duvarına yaslanıp sızmış vaziyette buluyor.
Dürterek uyandırıyor ayyaşı.
Ayyaş, kendisini dürtenin kim olduğuna bakmadan koynundaki şarap şişesinden bir yudum çekiyor.
Hızır “Beni hatırladın mı? Hani Cennete mi yoksa Cehenneme mi gideceğini sormuştun” 
Ayyaş “Eee ne olmuş, cevabın nedir?” diye sorunca Hızır “Cehenneme gideceksin” diyor.
Bu konuşmaya tanık olan Cennetle müjdelenen kişi yine kibirle “Elbette Cehenneme gideceksin. Cennete gitmeyi mi umuyordun?” dercesine ayyaşı aşağılayıcı bir bakış atıyor.
Ayyaş ise elindeki şarap şişesini duvara çarpıp kırarak “Şükürler olsun sana Ya Rabbım, şükürler olsun. Bu dünyada hiçbir kulun beni evine, ocağına, camisine ve sokağına kabul etmezken sen bu büyüklüğünle beni Cehennemine kabul ediyorsun, şükürler olsun” diyerek hamd ediyor.
Hızır Aleyhisselam oradan ayrılırken “Şu anki durumlarından dolayı her ikisi de gidecekleri yerin değiştiğini öğrenselerdi acaba ne yaparlardı?” diyor.
*****
Şüphe yok ki Allah, kendini beğenen ve çok övünen kimseleri sevmez. (Nisa Suresi 36. Ayet)
Peygamberimiz Hz. Muhammed de (SAV) "Kalbinde zerre miktar kibir bulunan kimse asla cennete girmeyecektir!" 
“Kibir, hakkın iptali ve insanların tahkiridir (Aşağılanmasıdır)" buyurmuşlardır.

Her şeyi bilip her şeyin de en iyisini yapmakla birlikte bütün bunların aslında insani bir görev olduğunu ve bizi diğer insanlara nazaran yüceltmediğini de kabul edersek tekamülde bir adım daha atmış oluruz.
Yaptığımız iyi şeyler bizi diğer insanlardan daha üstün yapmaz, sadece iyi insan yapar.

Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası