Allah düşmanın bile akıllısını nasip etsin diye dua edermiş atalarımız. Çünkü akıllı insanın nasıl hareket edeceğini az çok tahmin eder, ona göre yolunuzu çizersiniz. Akılsızdan ne dost olur, ne de düşman. Bir Anamuhalefet Partimiz var ki, evlere şenlik diyemeyeceğim. İngilizler misyoner Lavrence’i Ortadoğu’ya gönderdiklerinde bu adam öyle bir eğitimden geçirilmiş ki, rüyasında resmen Arapça sayıklıyormuş. Anlayacağınız Arap kültürünü iliklerine kadar öğrenip hazmetmiş. CHP milletvekilleri tamam İngilizler tarafından bizlere dinimizi unutturmak, her konuda geri bıraktırılmak üzere kurulmuş bir partiye mensup olsalar da halkın içerisine karışacağınız için en azından dini literatür hakkında bir yerlerde bir şeyler öğrenin. Ta, halk nazarında rezil olup yaptığınız her harekette rezil olmayasınız. 28 Şubatçılar konsomatris bir bayandan, dini bütün kız ve uyuşturucu tüccarı ve müptelası bir adamdan şeyh çıkarmıştı. Darbecileri o kadar destekliyorsunuz da onlardan azıcık ders almıyor musunuz?
Düşünün ki seçim çalışmaları nedeniyle ziyaret ettikleri bir eve adet ve geleneklerini hiç bilmediklerinden ayakkabılarıyla ahıra dalar gibi girenler, hacca gitmek için para biriktirmeye çalışan zavallı ihtiyara “paranı Arap’a kaptırma, gitme hacca” diyenler, şehit cenazesinde birbiriyle gırgır geçip gülenler, şehitler tepesini kentin seyir tepesi zanneden lidere kadar al birini, vur ötekine! Halkımız arasında güzel söz olarak söylenen “Biliyorsan konuş alim sansınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar” deyişini rakı masalarında kimse kullanılmıyor olsa gerek. İslam Dini lügatı ve kültürü hakkında hiçbir şey bilmemeleri ayrı bir ayıp, sonra bu cehaletin verdiği cesaretle her şeye laf yetiştirme çabaları çok daha büyük bir ayıp olarak milletimiz maalesef esefle izliyor. Sonra dinsizlikten falan söz edildiği anda birdenbire hindi gibi kabarmaları da cabası…
İngilizlere buradan teessüflerimi bildirmek durumundayım. Arap Yarımadasına kendi dillerinden sayıklayacak kadar eğitimli adamları gönderirken, bize böyle kahvehanede bile adam yerine koyup söz söylenmeyecek kişileri layık görmüştür. Bu halleriyle yüce meclisin genel profilini de oldukça olumsuz etkiledikleri için her küfürlü tartışma sonrası dünya bizi Tayland, Tayvan, Güney Kore gibi ülkelerle aynı kategoride değerlendiriyor. Eskiden meclisi içimizden süzülen bir parça olarak görür, sonra madem öyle bu kadar çok mu hainimiz var diye iç geçirirdim. Ama hayır, bir CHP’li vekilin ağzından “Genel Başkanımız bir sepet yumurta içinden çürük olanı bulur, kendine yardımcı (vekil, grup başkan vekili) yapar” itirafı bu tiplerin toplumumuzdan özenle seçildiğini gösteriyor. Ne diyelim Allah selamet versin, akıllarını başlarına getirsin. Ya da bizleri kurtarsın!