Reklamı Geç
arslanoğlu 800x600
Sonay İnşaat
Yükseliş Koleji
Yılmaz Tuhafiye
Halep Tur
Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

Mail: [email protected]

Gönül Kahvesi

Devir değişmiş ama kafa değişmemiş

Tarkan

 

Devir değişmiş ama kafa değişmemiş

18 Nisan 1999 seçimlerinden sonra Meclis’te milletvekillerinin yemin töreni vardı. Ama gözlerimiz Merve Kavakçı’nın üzerindeydi. Merve Kavakçı, Nazlı Ilıcak’la birlikte genelkurul salonuna girdi. Fazilet Partililerin bir kısmı alkışlamaya başladı ama o sırada başka bir şey oldu. Ecevit, ilerleyen yaşına rağmen yerinden yay gibi fırlayıp itiraz etmeye başladı. DSP milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak “Dışarı! Dışarı!” diye tempo tutuyorlardı. Sanki Meclis’in kubbesi çökmüş, başımıza yıkılmıştı. Merve Kavakçı ise şok halinde olan biteni izliyordu. Ecevit kürsüye çıktı ve DSP’lilerin “Dışarı! Dışarı!” sesleri eşliğinde “Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz” diye başlayan konuşmayı yaptı.

Kamer Genç “Bu kadını dışarı at” diye bağırırken, oturumu yöneten Ali Rıza Septioğlu “Laik Cumhuriyet’le ne alakası var birader” diye karşılık veriyordu. Ama film orada koptu. Başkan oturuma ara vermekten başka çare bulamadı. Çünkü DSP’nin kadın milletvekilleri başörtülü bir kadının yemin etmesini önlemek için Meclis kürsüsünün etrafını sarmışlardı. Kadın, kadının düşmanıydı. Zaten tek bir kadın derneği çıkıp bir kadına yapılan bu muameleyi kınamadı. 

CHP DEĞİŞMİŞTİ HANİ?

 

2 Mayıs 1999 tarihinden tam 20 yıl sonra aynı sözü CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un ağzından işitince kanım dondu. Aradan 20 yıl geçmiş ama zihniyet değişmemiş diye düşündüm. Hem de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başörtülü oldukları için saldırıya uğrayan genç kızları aradığı bir günde. Artık CHP de değişti, başörtüsü yasağını savunmuyorlar diye düşünürken geldiğimiz yer burası olmamalıydı. CHP değişmişti hani? Çünkü Türkiye 12 Eylül darbesinin ürünü olan, 28 Şubat’ın gerekçesini oluşturan başörtüsü yasağını aştı. Artık başörtülü bakanlarımız da var, milletvekillerimiz de. Ne oldu? Ülke bölündü mü? Laiklik tehlikeye mi düştü? Kendisi hukuk fakültesi öğrencisi olduğu dönemde 28 Şubat’ın başörtüsü zulmüne karşı mücadele vermiş Özlem Zengin gibi bir insana karşı bu muamelenin yapılması ise üzüntü vericiydi.

ERDOĞAN’IN TEPKİSİ

28 Şubat’ın yasaklı yıllarında başörtülü olan çocuklarını Türkiye’de okutamayan Cumhurbaşkanı Erdoğan o nedenle CHP’li Özkoç’a çok sert tepki gösterdi.

“Geçmişte Ecevit, yine bir bayan milletvekilimize, şimdi Malezya büyükelçimiz, ‘Susturun bu kadını’ diye hakaret etmişti. Dün de herhalde oradan ilhamla grup başkanvekilimiz Özlem Hanım’a ‘Susturun bu kadını’ diyecek kadar ahlaksız, edepsiz davranan CHP’nin yetkilileri var. Kimse kusura bakmasın, bu ahlaksızlara prim verecek durumda değiliz” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e önce aşağılar bir ifade tarzıyla “bu kadın” diye hitap edip ardından da “Lütfen bu hanımefendiye haddini bildirin sayın başkan” diye bağırması ibret vericiydi. Meclis’te Merve Kavakçı’ya haddinin bildirilmesini isteyen Ecevit’in ruhu dolaşıyordu adeta.

Haddi bildirilip ne olacak? Özlem Zengin Meclis’ten mi atılacak, Merve Kavakçı’ya yapıldığı gibi kapısına DGM savcısı Nuh Mete Yüksel’in talimatıyla polisler mi gönderilecek? Bunlar artık eski Türkiye’de kaldı. Biz o utanç defterini millet olarak kapattık. Ama belli ki bazılarının dünyasında kapanmamış. Muhafazakâr kesimlerden oy alarak İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanlıklarını kazanan CHP, seçimden önce bunun birini yapsa o oyları alabilir miydi? Demek ki devir değişmiş ama birilerinde zihniyet değişmemiş.

 

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un sonradan özür dilemesi bu ayıbı ortadan kaldırmaz. Çünkü bizim milletimizin zihninde seçildiği halde milletvekili yemin ettirilmeyen Merve Kavakçı travması tazeliğini koruyor.

ECEVİT’İ EN ÇOK CHP’LİLER ELEŞTİRDİ

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un Ecevit’in hukukunu koruma çabasını anlayabilirdim, fakat bu talihsiz sözü söylemese... Ama “Sayın Bülent Ecevit’le ilgili konuşmak sizin haddiniz değildir” demesini anlayamıyorum. Meslek hayatım önce SHP’lilerin, sonra CHP’lilerin Ecevit’e yönelttikleri “bir bölen” eleştirilerini izlemekle geçti. SHP ve CHP’ye göre Ecevit DSP’yi kurmakla solu bölmüştü. Ecevit de CHP’ye yönelik sert eleştirilerde bulundu. Hatta siyasete veda ettiği 25 Temmuz 2004 tarihli DSP kongresindeki konuşmasında dahi “Birçok arkadaşımız CHP’den ayrıldı ve biz bölündük. Bölündükçe arındık, arındıkça güçlendik. Türkiye’nin en çetin dönemlerinde, DSP’nin oylarını yüzde 42’lere yaklaştırdık” demişti.

Ecevit’i en çok CHP’liler eleştirdi, CHP’yi de en çok Ecevit eleştirdi.

Ecevit’in CHP hakkında, CHP’lilerin Ecevit hakkında söylediklerini toplasam kitaplara sığmaz. Ansiklopedi olur.

Allah’tan ki Engin Özkoç’a eski günlerde olduğu gibi CHP koro halinde destek vermedi. Engin Özkoç’un bu çıkışından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da memnun olduğunu düşünmüyorum.

 

Kapan Mobilya

Yorum Yazın

Esmergil
İstanbul Oto Gaz