Sabancı

Doğu Akdeniz'de Kırılan Kement: Türkiye'nin Libya Hamlesi

Doğu Akdeniz'de Kırılan Kement: Türkiye'nin Libya Hamlesi

Türkiye, Doğu Akdeniz'de dengelerin tamamen değiştiği tarihi bir anlaşmaya imza attı. Bugün Libya'yla Türkiye, Doğu Akdeniz bölgesini ortadan ikiye bölerek adeta tamamen kesmiş durumda.

 

Doğu Akdeniz'de Kırılan Kement: Türkiye'nin Libya Hamlesi    

 

 Türkiye, Doğu Akdeniz'de dengelerin tamamen değiştiği tarihi bir anlaşmaya imza attı. Bugün Libya'yla Türkiye, Doğu Akdeniz bölgesini ortadan ikiye bölerek adeta tamamen kesmiş durumda.

Bu anlaşma imzalanır imzalanmaz Yunanistan Dışişleri Bakanlığı derhal açıklama yaptı. Avrupa Birliği'nden de "Böyle bir anlaşmayı tanımıyoruz" yönünde açıklamalar geldi. Güney Kıbrıs zaten durmuyor, devamlı konuşuyor. İsrail de konuşuyor... Ancak bugün geldiğimiz noktada, Türkiye'nin olmadığı bir masada, bu bölgede tek bir adım bile atamayacağınızı Avrupa'nın ve dünyanın artık anlaması gerekiyordu.

Hani devamlı bize söylerlerdi ya, Müslüman herhangi bir coğrafyada bir şey olduğu zaman Türkiye ancak kınayabiliyor" diye... Şimdi Avrupa Birliği de tam olarak aynı konuma geldi. Oturup ancak kınama yaparsın, sadece kendi kendini tatmin edecek açıklamalar yaparsın. Ne Türkiye'nin ne de bu coğrafyadaki diğer Müslüman ülkelerin birbirleriyle yapmış oldukları egemen anlaşmalar, Avrupa Birliği tarafından onaylanmaya, tasdik edilmeye ihtiyacı olan adımlar değildir.

Sürece baktığımızda; Kaddafi'den sonra Libya'da büyük bir karışıklık ortaya çıktı. Dokuz yıl boyunca Türkiye burada amansız bir mücadele verdi. Birleşmiş Milletler'in de tanımış olduğu meşru hükümeti ayakta tutabilme adına gece gündüz uğraş verdi. Gücüyle, silahıyla, diplomasisiyle oraya tam destek sağladı ve gelinen noktada Türkiye çok önemli bir şeyi başardı: Libya'daki o ayrılığı ortadan kaldırdı. Bütün Libyalıların oturabileceği bir masa kurdu ve o masayla Libya'da yeniden bir birlik oluşturdu.

Ve bugün, aynı masa etrafında toplanan o Libya birliğiyle, o kementi vurdu Türkiye oraya. Yani Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin izni olmadan, müsaadesi olmadan yaprak kımıldayamayacağını, kuş uçamayacağını bütün dünya, Avrupa Birliği dahil, şimdi kabul etmese bile önümüzdeki günlerde mecburen kabul edecek.

Hep konuşuyoruz ya, "Musul, Kerkük bizde olsaydı... Ah, Musul ve Kerkük'ü vermeseydik." Neden böyle diyoruz? Çünkü petrolün yok, doğalgazın yok, enerjin yok. Zamanında bıraktık onu. Onu bırakınca ne oldu? Yıllarca birilerine muhtaç hale geldik. Eğer yüz yıl önce, bu ülkenin başında olan yöneticiler ortaya gerçek bir irade koyabilmiş olsaydı, Musul ve Kerkük'ü vermemiş olsaydık, şu anda belki de bu kadar büyük sıkıntılar yaşamayacaktık.

İşte önümüzdeki yüz yıl boyunca ahlanıp vahlanmamak için, Türkiye bugün adeta iğneyle kuyu kazdı, Libya'da zorlu bir mücadele verdi ve bu stratejik anlaşmayı imzaladı. Bu ülkenin yarınlarını düşünmeyen, sadece anlık olarak "Ne yiyoruz, benim cebime ne giriyor?" diye gündelik, küçük hesaplar yapan insanların, Libya'yla yapılan bu anlaşmanın neye tekabül ettiğini, nasıl bir vizyon taşıdığını anlamaması gayet normaldir.

Ama Türkiye, yarınlarını sağlam temeller üzerine inşa edebilme adına bugün büyük bir mücadele veriyor. Türkiye'nin huzurundan, elde ettiği kazanımlarından ve başarısından mutlu olan insanların ancak alkışla, gururla ve duayla karşılayacakları tarihi bir anlaşmadır Libya'yla yaptığımız bu mutabakat.

 

 

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.