Sabancı
DÜŞMANIN MERDİ

 

DÜŞMANIN MERDİ

Allah düşmanın bile merdini nasip eylesin diye dua ederlerdi büyüklerimiz…

Mertlik, insaniyet önemli özellikler, namert bir düşmanın nereden, nasıl hücuma geçeceğini, atak yapıp seni mağlup etmeye çalışacağını kestiremezsiniz. Talihe bakın ki en önemli düşmanlarımızı bize stratejik müttefik, vazgeçilmez dost nitelemesiyle hemen dibimize, hatta içimize sokmuşuz. Her gün yeni bir alçaklığın dibine kadar iniyor, biz kızdığımızda ise sizden vazgeçemeyiz ayaklarına yatıyorlar. Şu sıra Corona virüsü, öncesinde SARS, Zika, MERS, AIDS ve daha bir sürü hastalığın ABD laboratuvarlarında üretilip millete özel adrese teslimiyle o coğrafyaya bulaştırılıyor. Bu iddia dünyadaki tüm tıp otoritelerinin kabul ettiği, bazılarının dile getirdiği bir gerçek. Ben daha Avustralya’da yanan koaladan, öldürülen develere, Grönland’daki buzulların erimesinden, kutup ayılarının yok olmasına kadar tüm olumsuzluklardan ABD’yi sorumlu tutmam şizofrenliğin işareti olamaz. İklim Değişimine ilişkin Kyoto Sözleşmesinden imzalarını çektiler. Trump her gün başka bir antlaşmadan imzasını çektiği için şimdi sayamayacağım ama son çektiği sözleşme antik yapıların savaşlarda zarar görmemesine ilişkindi, onu da kapattılar ki rahatça Saddam’ın piyanosunu çalıp kraliçeye hediye edebilsinler.

Bir noktada ABD sıkıştığı anda hemen bel altı hamlelere başvurması nasıl bir alçaklığı gösterir, neye işarettir biz yüksek yaradılışımız sebebiyle bir türlü anlayamıyoruz. Tıpkı Kızılderililerin saf duygular içerisinde gelen İngiliz çapulcularına sadece gülümseyip onlarla sahip oldukları her şeyi paylaşmaları gibi… Oysa karşımızda çok basit sebeplerle canımıza, namusumuza, vatanımıza dahleden bir seri katil var. Huawei’nin kendi teknolojilerine fark attığını gördüğü anda CEO’sunu başka bir ülkede derdest ettirmeleri, bunun işe yaramaması üzerine Google yazılımlarının bu telefonlarda kullanımını yasaklayan, bu tip tedbirlerin aperatif akşamdan sabaha çökeceğini görmesiyle de laboratuvarlardan o ülkenin insanlarını biyolojik savaşla hedef alması nasıl bir çukurluktur? Bizim borsanın kapalı olduğu saatlerde Londra’dan kur atakları yaparak bizleri ekonomik olarak çökertme çalışmaları, Libya’da, Suriye’de emirlerini dinlemememiz sebebiyle çeşitli illerimizin HAARP teknolojisiyle hedef alınması yine farklı bir namertlik olarak karşımıza çıkıyor. Eşkiyayı dünyanın başına hükümdar etmişiz, hangi gün nasıl oynamak istiyorsa oyunun kurallarını öyle belirleyip birimizin kanına giriyor.

Ortalıkta dönen söylentiye bakılırsa paranın babaları dünyanın nüfusunu çok fazla buluyor ve bunu bir milyarın altına indirmeyi planlıyor. O şekilde her yer kendilerine kalacak, bolluk, refah içerisinde hayat sürecek, uçsuz bucaksız çimliklerde golf oynayıp eğlenecekler! Oysa Bediüzzaman’ın da belirttiği gibi “İnsanı büyütseniz kâinat, kâinatı küçültseniz insan olur.” Siz bir insanı bir anda 5-6 kat şişmanlatamayacağınız gibi, o kadar küçültemezsiniz de. Bunlar doğal yollarla olursa anlamlıdır, işe yarar. Yoksa bünyede çok büyük tahribatlara, büyük acılara sebep olur. Dünya Harbinde bizim başımızdaki üç beyinsiz gibi dünyanın başına bela olmuş birkaç beyinsiz gezegenimizi bilinmez bir kara deliğe doğru hızla yol aldırıyor ki, o deliğin hepimizi yutup yok etmemesini ümit edelim. Allah bizleri namert, insafsız ve beyinsizlerin şerrinden korusun.

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.