Reklamı Geç
Vadi
Asel İletişim
Çelik Sigorta
Beyza İnşaat
Serdar Kayhan

Serdar Kayhan

Mail: [email protected]

DUYARSIZLIK

 

DUYARSIZLIK

İnsanlar neden duyarsız?
Her gün garip garip olaylar yaşıyoruz garip ölümler yaşıyoruz,yakınlarımızı kaybediyoruz ancak bir türlü ne olduğunu sorgulamıyoruz?

Belki de yaşadığımız gariplikler o kadar çoğaldı ki sıradan bir hal aldı.

Eğer işlek bir sokakta yaşıyorsanız, sakin bir sokakta yaşayan birinin aksine gün içinde fazlasıyla sese maruz kalırsınız. Gürültülü ortamlara alışık değilseniz, maruz kaldığınız sesler sizi rahatsız edebilir. Ancak bir süre sonra bu durum tamamen tersine döner. Artık dışardan gelen seslere dikkatinizi vermemeye başlarsınız. Hatta artık tamamen sessiz bir ortamda bulunduğunuzda, sükûnet sizde neredeyse bir alarm algısı yaratmaya başlayabilir.  Kısacası artık sese karşı duyarsızlaşırsınız.

Duygular dünyasında da durumlar bu örnektekiyle aynı olmasa da benzer şekilde işler. Çok büyük duygusal acılardan geçmiş olan kişiler, insanların acılarına ortak olma yolunda çok daha anlayışlı ve duyarlı olma eğilimindedir. Ancak bu durum tamamen aksi yönde de de gelişebilir. Özellikle yaşadıkları acı kaldırabileceklerinden çok daha fazlaysa ya da durumları ile ilgili aşırı hassasiyet yaşıyorlarsa, bu kimselerde dışarıya karşı duyarsızlaşma gözlemlenebilmektedir.

Esas rahatsız edici kısım, bu bahsettiğimiz durumun tam aksinin gerçekleşmesidir; yani herhangi büyük bir acıdan geçmemiş, yalnızca ufak sorunlar yaşayan kimselerin duyarsız olmaları durumu. Bu tür kişiler başka insanların yaşadıkları acılara karşı hiçbir duygusal tepki göstermez; empati yetenekleri gelişmemiştir ve bu yüzden bir tür duygusal cehalet sergiler. Bu duygusal cehalet, mutlu anlara ortak olmayı da engeller.

Aynı anda hem hassas hem de duyarsız hissettiğiniz zaman.

Ne demek istiyorum?

Geçtiğimiz günlerde mahkeme tarafından evden uzaklaştırma kararı verilen bir adam arabada ısınmak isterken tüpten zehirlenerek öldü.

Toplumun belki üçte ikisi bu olaydan haberdar bile değil..

Haberdar olanların üçte ikisi bile sadece haberi okuyup geçtiler.

Belki tüm tüm toplumun ancak yüzde onu Bu olay üzerine düşünüp kafa yormaya başladı.

Oysaki yapılması gereken Hadise şu:
Herkes şu soruyu kendine sormalı,

Ne oluyoruz ?
Nereye gidiyoruz ?
Bu ölümler neden oluyor ?
yarın aynı olay benim başıma geldiğinde farklı bir şey olacak mı?

Bir yerde yanlışlık mı var ?
Yanlışlık var da görmemiz mi engelleniyor?

Ben bunun için ne yapabilirim
Acaba ben olaylara karşı duyarsızlaşiyor muyum
Ben hayata karşı kayıtsız mıyım?
Benim gücüm hiç mi yok?
Birey olarak tek başıma aciz miyim?

Gibi soruları sormak elzemdir.

insanlar bu soruyu sormuyorsa peşinen teslimiyeti kabullenmişler demektir.

Böyle düşünen bir milletin zaten kurtarıcıya da ihtiyacı yoktur
Unutmayalım ki
Ağır ağır  ısıtılan sudaki kurbağa ölür ancak kaynamış suya atılan kurbağa kendini kurtarabilir.

Sağlıcakla..
Serdar Kayhan

Komagene

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar