EKONOMİK KRİZ
Son dönemde önümüze çıkan tüm muhalif tipler 2019’un, özellikle seçim sonrasının yoğun bir ekonomik kriz yaşanacağı, adeta buhran yaşanacağı yönünde görüşler serdetmektedir. Hükümet yönünden gelen haberlere bakılırsa bu tarz bir daralmaya karşı tedbir mahiyetinde tedbirler alındığına şahit oluyoruz. Karşımızda kendi bastığı kâğıt parçalarına değer biçen, yükleyen, bu kâğıdı kullanmayan, kullanmayı reddeden tüm ülkelere karabasan gibi çöken bir başıbozuk, devlet namında bir terörist var. Uydurduğu sistem ise sahibinin sesi misali, çağırdıkları anda kazandığı gelirle birlikte kendisine dönen bu dolarlar, adeta kullananları monopol oyunu gibi zayıflatıp sahibine ise bolca, çalışmadan kazandırıyor. İşte bize kurulan bu berbat tuzak, milletimizi biraz zayıflatsa da binlerce yıllık bir medeniyetin mensuplarına pek ağır gelmese gerektir.
Mevcut hükümete karşı iktidara geldiği ilk günlerden bu yana çeşitli tuzaklar kuruldu, yıkılması için tertipler denendi. İlk sıralar halaskar paşalar(!) kaktırıldı, darbe yapmaları yönünde kulaklarına üflendi. O sıralar tekel konumundaki birkaç gazete isimsiz askeri yetkiliden çok sert açıklamalar yayınlar, borsayı yerin dibine geçirmek için çabalar harcandı. Yetmeyince internete bir uyarı yazısı konuldu, hem de gece yarısı… İstendi ki öncekiler gibi kapı önünde titrek bir açıklama yapılıp sonra da toptan hükümet istifa etsin. Şapkayı alıp gitmediler, hemen sabah kamera önüne geçen her bakan, başbakan, herkes kendi görevini yapsın, başka da işe karışmayın denilerek hadleri bildirildi. Gezi parkında iki yüz liralıklar, bol şarap, bira ve kadın desteğiyle ayak takımı önüne gelen her şeyi yakıp yıkmaya başladı. Ateşi söndürmesi gereken emniyet güçleri maalesef üst tarafta onlarla aynı gayeye hizmet ediyordu ve üzerine benzin dökmekten geri durmadılar. Nitekim ABD ve tüm şer güçlerinin desteğiyle FETÖ nam bir hainler çetesi açıktan darbeye kalkıştı. Ancak o gece Allah milletimizden korkuyu kaldırdı. O hainler çetesine gereken cevap verildi, bir daha doğrulamayacakları şekilde çökertildi.
Şimdi artık gizli saklı kalkışmalar, ihtilal girişimleri, hükümeti düşürecek girişimler açıktan yapılıyor. Dünyanın süper gücü bizi elsiz ayaksız bırakmaya, bizi karanlıkta, çukurların arasına terk etmeye çalışıyor. Düşelim ki üstümüze iyice abanıp bizi bitirebilsinler. Ama bilmiyorlar ki bu serserilik uzun sürmez. O değer atfettikleri kâğıt parçalarını elimizden çıkartıp suratlarına çarptığımızda acaba kendilerini kime zorla beslettirecekler? Bizim şanlı harekâtımız elbette tüm mağdur ülkeleri peşimize takacak, yaslandıkları her taş domino etkisiyle yıkılarak kendilerini bitirecektir.
Şimdi gelelim 2019’da bir ekonomik kriz, darboğaz yaşanıp yaşanmayacağı hususuna… Ufak tefek bazı sıkıntılar yaşayabiliriz. Ama bu Müslüman milletimizin oruç tutması gibi bir şey olacaktır. İftar er ya da geç gelir. Ancak yıkılan bir devlet bir daha zor gelir. Eğer bir kriz yaşarsak, ABD ve Batı biter. Böyle biline!