En Hakiki Mürşit
İlim, Allah’ın insana verdiği anlayış ve seziş kabiliyetinin ürünüdür. Doğru ile yanlışı ayırt edebilmenin en önemli vasıtalarından biri ilimdir. Gerçek ilim ve doğru bilgi, insanı hakka ve hakikate ulaştırır.
Güzel dinimiz İslam’da:
*İlim tahsili için bir yola girene cennet yolunun kolaylaştırılacağı;
*Sona ermeyen üç amelden birinin faydalanılan ilim olduğu;
*Dünya ve içindeki her şeyin değersiz olduğu ve sadece alim ve öğrenci olmanın bunun dışında olduğu;
*İlim tahsili için yola çıkanın evine dönünceye kadar Allah yolunda sayıldığı müjdelenmiş,
Yine Kutsal Kitabımız Kuran’da da:
“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
Zümer sûresi (39), 9
“Allah içinizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir.”
Mücâdele sûresi (58), 11 denilmek suretiyle ilim teşvik edilmiştir.
Peki kendisinin İslam alimi olduğunu söyleyen bazı kimseler nasıl oluyorda bilgiye, bilime ve bilgi sahibi olanlara karşı duruyorlar?
Ve hatta neden hiçbir aşı, hiçbir ilaç, hiçbir keşif veya tekamüle dair hiçbir çalışma Müslümanlar tarafından yapılmıyor?
Evrende hastalığa sebep olan bir mikrop, bakteri veya virüs varsa bunun muhakkak şifası da vardır.
Şimdi gündemde corona virüsü var.
İran virüs nedeniyle Cuma namazlarını iptal etti, Suudi Arabistan da Kabe’yi ziyaretlere kapadı.
Peki ne bekliyorlar?
Müslüman olmayan kafirlerin(!) hastalığa şifa, virüse de aşı bulmasını bekliyorlar ne yazık ki.
İslamın emirlerine rağmen bilime mesafeli olan İslam aleminin haline bakar mısınız?
Başımıza ne geliyorsa Allah’ın dinini bir yana bırakıp madrabazların uydurduğu dine inanmaktan geliyor.
Kuran’ın işareti gibi nurlar içinde uyusun, Atatürk de ne güzel işaret etmiş: “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir.”
Sevgiyle kalın
Kamil Akdoğan