Reklamı Geç
Muhtarın Yeri
Alo Böcek
Değer
Güneyler
Necmi Özdemir

Necmi Özdemir

Mail: [email protected]

Endüstriyel yangınlar ve patlamalar üzerine

 

Endüstriyel yangınlarve patlamalar üzerine

 

Endüstriyel yangınlar ve patlamalar üzerine

 

Haziran 2022 ye girmeye çok kısa bir zaman kalmışken;

Yaz dönemlerinde Orman Yangınlarının daha çok gündemde olduğu ve olacağı kesin iken , Endüstriyel Yangınların her mevsim yadsınmaması 2.plana atılmamasını  sağlamak amaçlı aşağıdaki güzel çalışmayı köşeye  taşıdım. TMMOB Kimya Mühendisleri Odası istanbul Şubesi’nin her yıl emek vererek yaptığı bilimsel ve toplumsal çalışma  2021 için “ENDÜSTRİYEL YANGINLAR VE PATLAMALAR 2021 YILI RAPORU” başlığında ve oldukça değerli.

 

 Bu değerli çalışmaya müdahale etmem doğru olmaz. Ancak yaşadığım şehirde 2021’de 70 ve 27.02.2022 itibarıyla 38 endüstriyel yangın  olduğunu  güncel  bilgi olarak ekleyebilirim.

 

necmi özdemir

ENDÜSTRİYEL YANGINLAR VE PATLAMALAR 2021 YILI RAPORU

 

 

1. GİRİŞ

 

Bilimin ve teknolojinin gelişmesine paralel olarak endüstriyel tesislerin sayısı arttıkça kullanımı artan kimyasallar ve kimyasal süreçler, bir yandan üretim süreçlerini ve hayatı kolaylaştırırken, diğer yandan da denetlenmeden, önlem alınmadan ve uygunsuz kullanımları ile hem insan hem de çevre için risk teşkil edebilmektedir.

 

Kimyasal maddeler, tüketici mallarının yanı sıra, tarım, imalat, inşaat ve hizmet sektörlerinin de önemli üretim bileşenlerindendir. Bu maddelerin taşınması, depolanması, üretimi, kullanımı ve bertarafı sırasında oluşabilecek bir aksaklık sonucu meydana gelebilecek kazalar ağır tahribata yol açma potansiyeli taşımaktadır.

 

Tehlikeli kimyasallar patlayıcı, oksitleyici, çok kolay alevlenir, kolay alevlenir, alevlenir, toksik, çok toksik, zararlı, aşındırıcı, tahriş edici, hassaslaştırıcı, kanserojen, mutajen, üreme için toksik ve çevre için tehlikeli özelliklerden bir veya birkaçına sahip madde ve/veya karışımları kapsamaktadır.

 

Tehlikeli kimyasallar sadece bu maddeleri doğrudan kullanan kişi ya da işletmeleri değil, olası endüstriyel kazalar halinde kitleleri, çevreyi ve doğal yaşamı etkileyebilecek potansiyele sahiptir.

 

Yaşanan kazalar işçilerde ve/veya bölge sakinlerinde can kayıplarına, yaralanmalara, akut veya sebep olmakta; havayı, suyu, toprağı, hayvanları kısacası doğayı olumsuz etkilemekte ve zarar vermektedir. Kimyasal kaynaklı olan endüstriyel kazalar genellikle yangın, patlama ve kimyasal yayılım şeklinde meydana gelmektedir.

 

Yanma, oksijen ile yanıcı maddenin belli bir orandaki karışımının tutuşturma kaynağı ile birleşmesi sonucu oluşan kimyasal tepkimedir. Patlama ise yanıcı maddenin tamamının veya büyük  bir kısmının hızla yanması sonucu bir şok dalgası oluşturan kimyasal reaksiyon olarak tanımlanır. Yanıcı maddeler; gaz, buhar, sis veya toz şeklinde olabilir. Patlamalar kimyasal olduğu gibi fiziksel  nedenlerle de olabilmektedir. Bu tür patlamalar genellikle basınç artışı sonucu gerçekleşmektedir.

 

Yangın sonucunda patlamalar gerçekleşebildiği gibi patlamaların sonucunda da yangınlar tetiklenebilmekte, ayrıca yanma tepkimesi sonucu ortaya çıkan gazlar boğucu, zehirleyici vb. olumsuz etkiler yaratabilmektedir.

 

Yangınlar ve patlamalar önüne geçilemez olaylar değildir. Uzman kişilerce bilimsel ve teknolojik kökenli yangın, proses ve iş güvenliği tedbirleri ile endüstriyel yangın ve patlamaların birçoğu önlenebilir ve insana/çevreye olan etkileri azaltılabilir. Her endüstriyel tesisin yangın ve patlama riski farklı boyutlarda olmasına rağmen havadaki oksijen oranının yeterli seviyelerde olduğu, yanıcı/patlayıcı malzemelerin bulunduğu bütün tesislerin yangın çıkma potansiyeline sahip olduğunun kabul edilmesi, yangın güvenliğinin ilk adımı olmalıdır. Yangın ve patlama güvenliğinin

sağlanmasında yanıcı malzemeler ve tutuşturma kaynaklarının kontrollü kullanımı gerekmektedir.

 

Yanıcı malzemelerin temel depolanma kurallarına uyulmaması, açık alev vb. işlerde iş izni sisteminin olmaması veya etkin olarak kullanılmaması gibi faktörler endüstriyel yangın ve patlamaların en önemli sebeplerindendir.

 

Amerika Birleşik Devletlerinin Ulusal Yangından Korunma Kurumu’na (National Fire Protection Association) göre endüstriyel yangınların beş temel sebebi vardır. Bu sebepler; yanıcı tozlar, sıcak işler, yanıcı sıvılar ve gazlar, hatalı ekipman ve makineler, elektriksel tehlikeler olarak belirlenmiştir. Belirtilen bu sebepler değerlendirildiğinde, toz patlamaları, yanıcı sıvı ve gazlar için koruyucu uygulamaların önemi anlaşılmaktadır. Elektriksel tehlikeler ise zarar görmüş kablolar,

aşırı yüklenmiş priz veya devreler, aşırı uzun ve eklemeli uzatma kabloları, statik boşalma olarak sınıflandırılır. Ülkemizde çıkan yangınlarda da bu beş temel sebebi sıklıkla görmekteyiz.

 

Son dönemde ekonomik kriz koşullarının da etkisiyle, endüstriyel yangınları fimaların sigorta şirketlerinden para alabilmek için bilinçli olarak çıkardıkları kamuoyunda sıkça dile getirilmektedir.

 

Söz konusu iddianın günümüzde ve hatta geçmişte hiç gerçekleşmediğini söylemek doğru olmaz ancak endüstriyel yangınların çoğunluğunu bu şekilde yorumlamak da sağlıklı bir bakış açısı değildir. Yangınların bilinçli çıkarıldığı iddiası her yangın için ayrı ayrı kanıtlanmaya muhtaçtır. Endüstriyel yangın, patlama ve diğer büyük endüstriyel kazaların en büyük sebebinin proses ve iş güvenliği

tedbirlerinin yeterli olmaması olduğu unutulmamalıdır.

 

Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak bizlerde Endüstride meydana gelen yangın ve patlamalara ait verileri derleyerek, bu olayların tekrar etmemesi adına çözüm önerilerimizin yer aldığı Endüstriyel Yangın ve Patlamalar raporunu 2017 yılından beri kamuoyu ile paylaşmaktayız.

 

 

 

2. ÇALIŞMANIN YÖNTEMİ

2021 Yılı Endüstriyel Yangın ve Patlamalar Raporu hazırlanırken önceki yıllara ait raporlara göre veri kaynakları arttırılmaya çalışıldı. Basından tarama işlemini yaparken ulusal ve yerel basında yer alan hiçbir haberi atlamamak için uğraş verildi. Basının haricinde, bilgi edinme kanunu kapsamında çeşitli devlet kurumlarından yangın ve patlamalar konusunda bilgi talep edildi.

Bütün il belediyelerinin İtfaiye Daire Başkanlıklarına bilgi edinme kanunu kapsamında e-posta veya CİMER aracılığı ile yazı yazılarak 2021 yılı içerisinde kendi illerinde yaşanan endüstriyel yangın ve patlamalar ile ilgili bilgiler talep edildi. Resmi kurumların yanı sıra birçok sigorta şirketinden de e-posta aracılığı ile 2021 yılı içerisinde tespit ettikleri endüstriyel yangın ve patlamalar ile ilgili veriler talep edildi. Talep edilen birçok sigorta şirketinden tarafımıza dönüş olmamış veya bilgilerin gizli olduğu ve paylaşılamayacağı bildirilmiştir.

2021 Yılı Endüstriyel Yangın ve Patlamalar Raporu‘nun hazırlık aşamasında bilgi paylaşımı ile katkıda bulunan kurumlar Tablo 2’de belirtilmiş olup, veri tabanlarında olan bilgileri bizlerle paylaşan kurumlar belirtilmiştir. Bilgi talep edilen diğer il belediyeleri ve kurumlardan ise bir kısmı illerinde endüstriyel yangın ve patlama olmadığını belirtmiş veya raporun son düzenleme tarihine kadar tarafımıza dönüş yapmamıştır. Talebimize geri dönüş yapan tüm kurumlara da teşekkür ederiz.

Sigorta şirketlerinden gelen yangın ve patlama verilerini incelediğimizde, ihbarı yapan kurumlar makine hasarı, poliçe yenilenmesi vb. zararları da sehven yangın olarak yazmış; ramak kala olarak niteleyebileceğimiz ancak endüstriyel yangın ya da patlamaya dahil edemeyeceğimiz veriler de bulunmaktaydı. Toplanan tüm veriler büyük bir titizlikle incelendi ve uygun bulunanlar rapora dahil edildi. Bu kapsamda, Aksaray Belediyesi, Çankırı Belediyesi, Türkiye Sigorta, Groupama Sigorta, Dubai Sigorta kurumlarından gelen verilerin çalışmamızın temelini oluşturan veri tabanına aktarımında uyarlamaya ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. İlerleyen dönemde daha sağlıklı bir örtüştürme yapmak için iletişim halinde kalacağımızı belirtir, değerli paylaşımları için kendilerine teşekkür ederiz.

Endüstriyel yangın ve patlamaların tutuşturma kaynaklarını ve oluş biçimlerini belirlerken kullandığımız terminoloji aşağıdadır:

Açık Alev: Kaynak, şaloma vb. işlemlerde alevin yanıcı maddeleri tutuşturması

Aşırı Isınma: Malzemelerin kendi kendine tutuşma sıcaklığını geçmesi

Bakım-Onarım: Bakım ve onarım işlemleri sırasında gerekli tedbirlerin alınmaması

Dışarıdan Sirayet Etme: Tesisin dışında çıkan yangınların tesise sirayet etmesi

Mekanik Kıvılcım: Çeşitli makine ve aletlerin çalışması esnasında oluşan kıvılcımın yanıcı maddeleri tutuşturması

Elektriksel Kıvılcım: Elektrik tesisatında ve elektrikli aletlerden çıkan kıvılcımın yanıcı maddeleri tutuşturması

Elektrik Tesisatında Arıza: Elektrik tesisatındaki kusurlar

Elektrikli Cihazlarda Arıza: Elektrikli aletlerdeki kusurlar

Kaçak/Sızıntı: Tank veya borulardaki yanıcı sıvıların kaçak sebebiyle dışarıya sızması

Kaynak/Kesme: Kaynak ve kesme işlemlerinin uygun yapılmaması

Yıldırım: Tesise yıldırım düşmesi

Sabotaj: Kişi veya kişilerce kasıtlı olarak yangın çıkarılması

Sigara Kullanımı: Uygun olmayan yerlerde sigara içilmesi veya izmaritlerin uygun olmayan yerlere

atılması

Kimyasal Tepkime: İki farklı kimyasalın istek dışı veya istenilen ortam dışında tepkimeye girmesi

3. 2020 YILI VERİLERİNİN YORUMLANMASIVE ÖNCEKİ YILLAR İLE KARŞILAŞTIRILMASI

2021 yılında, Türkiye’de en az 394 endüstriyel yangın ve patlama gerçekleşmiştir. Bu olayların 358 ‘i endüstriyel yangın, 36 tanesi ise endüstriyel patlamadır. Bu endüstriyel yangın ve patlamalarda en az 8 işçi hayatını kaybetmiş, 103 işçi yaralanmıştır. Yüzlerce kişi ise yangından sonra ortaya çıkan boğucu ve zehirleyici gazlardan etkilenerek tedavi görmüştür. Değerlendirme yapılırken sadece hastanede tedavi altına alınan kişiler yaralı olarak kabul edilmiştir. Mesai saatleri dışında
yaşanan olaylar bilançonun çok daha ağır olmasını yine engellemiştir.


Grafik 1’de görüldüğü üzere; 2021 yılı içerisinde yaşanan endüstriyel yangın ve patlamaları önceki yıllara göre karşılaştırdığımızda; ölüm ve yaralanmalarda azalış görülmüştür. 2021 yılı içerisinde çok büyük bir ölçekte endüstriyel patlama ve yangının olmaması bu durumu doğurmuştur. Azalmakla birlikte ölüm ve yaralanma sayısının çokluğu endüstriyel yangın ve patlamaların ciddiyetini ortaya sunmaktadır.

2018 yılında en az 436, 2019 yılında ise en az 541, 2020 yılında ise 493 endüstriyel yangın ve patlama gerçekleşmişti (Grafik 2). Beş yıl boyunca rapor hazırlanırken bilgi kaynaklarımızın artışından kaynaklı yangın ve patlama sayılarının zamanla değişimi, güvenilir bir yorum yapmayı güçleştirmektedir. Bu sebeple 2017 yılı yangın ve patlama raporumuzun verileri bu yılın raporuna dahil edilmemiştir. Karşılaştırmalar  2018-2019-2020 yıllarını kapsamaktadır.

2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında yaşanan endüstriyel yangın ve patlama vakalarının sektörel bazda sayıları, karşılaştırmalı olarak Grafik 3’te görülmektedir. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi ağaç, kağıt, mobilya, metal ve tekstil sektörleri yine en yüksek olayların yaşandığı iş kolu olarak görülmektedir.

Grafik 4’te ise 2021 yılındaki endüstriyel yangın ve patlamaların aylara göre dağılımı verilmiştir.

Yaz aylarında daha fazla olay yaşanmasına rağmen, genellikle yıllık izin dönemine gelmesi hayatını kaybeden ya da yaralanan çalışan sayısında da doğrudan bir artış olmamasına etki olarak görülebilir. Bunun yanı sıra edinilen veriler çerçevesinde ‘kendi kendine tutuşma’ şeklindeki olayların daha çok bu dilime denk geldiği görülmektedir. Bu anlamda endüstride mevsim koşullarına uygun aksiyonların alınması fayda sağlayacak olup, sonuçlar başlığında daha ayrıntılı yer verilecektir.

Yaşanan endüstriyel yangın ve patlamaların çoğunlukla hangi günlerde gerçekleştiği yönünde inceleme yapıldığında, Pazar günü haricinde dağılımın benzer eğilimde olduğu görülmektedir. Bu durumun yanı sıra hafta tatili olan cumartesi ve pazar günleri yaşanan yangın ve patlamalar incelendiğinde, normal çalışma günlerine göre büyük farkların olmadığı görülmektedir. (Grafik 5)

Grafik 6 ve Grafik 7’de 2021 yılında yaşanan Endüstriyel Yangın ve Patlamaların sektörlere göre sayıları ve yüzdesel dağılımları görülmektedir. Endüstriyel yangın ve patlamaların sektörel dağılımına bakıldığında; “metal”, “tekstil”, “ağaç, kağıt, mobilya”, “kauçuk ve plastik” sektörlerinde yoğunluk görülmektedir. Tüm yangın ve patlamaların en az %66’sı bu dört sektörde gerçekleşmiştir.

Geçtiğimiz sene de bu oran benzer şekilde %65 idi. Endüstriyel yangın ve patlamaların yaklaşık %11’inin ise sektörü tespit edilememiştir.

Tespit edilen yangın ve patlamaların 81’i ağaç, kağıt, mobilya (%21), 65’i metal (% 16), 64’ü tekstil (% 16), 50’si kauçuk ve plastik (% 13) ve 36’sı gıda (%10) sektörlerinde faaliyet gösteren endüstriyel tesislerde gerçekleşmiştir.

2018 yılından 2021 yılına endüstriyel yangın ve patlamalarda öne çıkan sektörler değişmemiştir. En çok endüstriyel yangın ve patlama olan sektör 2018 yılında tekstil, 2019 yılında metal, 2020 ve 2021 yılında ise ağaç, kağıt, mobilya olmuştur (Grafik 3). Bu konuda ayrıntılı bir karşılaştırmayı daha sağlıklı yapabilmek adına sektörü tespit edilemeyen yangın ve patlamalar çıkarıldığında geriye kalan yangın ve patlamalardaki yüzdesel dağılıma bakmamız gerekmektedir.

Endüstriyel yangın ve patlamalar incelendiğinde sektöründen bağımsız olarak geri dönüşüm ve atık bertaraf tesisleri, yangınların en sık görüldüğü tesis türlerinden biridir. 2021 yılı içerisinde atıkların çeşitli amaçlarla toplandığı tesislerde 36 yangın tespit edilmiştir. Bu tesislerde düzensiz istiflemenin yaygın olması, kağıt, karton, plastik vb. yanıcı maddelerin çoğunlukta olması gibi sebepler yangın ve patlamaları arttırmaktadır. Atık ve geri dönüşüm tesislerinde denetimler mutlaka arttırılmalıdır.

Endüstriyel yangın ve patlamaların tesis içerisinde gerçekleştiği bölümler incelendiğinde, bölümü tespit edilen 156  yangın ve patlamanın 55’inin depolama yapılan depo ve silo bölümlerinde gerçekleştiği görülmektedir. Depolama, yangın güvenliği için özel tedbirler gerektiren bir alandır. Bu durum özellikle yanıcı malzemelerin depolanması üzerinde durulması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Grafik 8’de gösterilen, 2020 yılında gerçekleşen endüstriyel yangın ve patlamaların illere göre dağılımları incelendiğinde ise beklenildiği üzere sanayinin yoğun olduğu bölgelerde daha fazla olduğu görülmektedir.

Grafik 9’da verilen bölgesel dağılımlar incelendiğinde ise Marmara Bölgesi’ndeki yangın ve patlamalar toplamın %43,1 ’ini, Akdeniz ve Ege Bölgeleri toplamı ise %38,2 ’sini kapsamaktadır. Özellikle bu bölgelerde alınan önlemler, yapılan çalışmalar ve denetimler arttırılmalıdır.

Endüstriyel yangın ve patlamaların en çok gerçekleştiği il olan İstanbul’da yangın ve patlamaların ilçelere dağılımına bakıldığında, özellikle kimya sanayi sitelerinin yoğun olarak bulunduğu Tuzla ve Esenyurt’un ön plana çıktığı görülmektedir. Bu iki ilçeyi, yine sanayinin yoğun olduğu Arnavutköy, Başakşehir ve Silivri takip etmektedir. Tuzla, Esenyurt, Zeytinburnu, Başakşehir ve Ümraniye ilçelerinde çıkan yangın ve patlama sayısı İstanbul‘daki toplam yangın ve patlama sayısının %43,5‘ini oluşturmaktadır. Bu ilçelerde sanayi tesisleri ve diğer fabrikaların yaşam alanlarından tam anlamıyla soyutlandığı söylenemez. Bu durum, endüstriyel yangın ve patlamaları toplumsal bir sorun haline dönüştürmektedir. Önceki yıllara bakıldığında da İstanbul’daki endüstriyel yangın ve patlamaların neredeyse aynı ilçelerde yoğunlaştığı görülmektedir.

Geçmiş yıllardaki raporlarımıza benzer bir şekilde, bu raporda yer alan endüstriyel yangın ve patlamalardan sadece %16‘lık kısmının tutuşturma kaynağı tespit edilmiştir. Bu durumun sebebi, yangın ve patlamalar hakkında basına ayrıntılı bilgi verilmemesidir. Tutuşturma kaynağı tespit edilen yangın ve patlamalarda elektriksel kıvılcım kaynaklı olanlar ön plana çıkmaktadır. Elektrik tesisatlarının periyodik bakım ve kontrollerinin yapılmaması, elektrikli çalışmalarda iş güvenliği kurallarının ihlal edilmesi, elektrik kaynaklı yangınların artmasına sebep olmaktadır. Elektriksel kıvılcım kaynaklı yangın ve patlamaları, mekanik kıvılcım kaynaklı olanlar takip etmektedir. Mekanik kıvılcım kaynaklı yangın ve patlamaların önüne geçebilmek için mekanik kıvılcım kaynağı olduğu bilinen ekipmanların çalışmaları sırasında özel tedbirler alınmalı ve iş izni sistemi uygulanmalıdır. Açık alev kaynaklı yangınlar için de aynı durum geçerlidir. Aşırı ısınma kaynaklı yangın ve patlamaların ise genellikle havalandırma bacalarının içindeki kurumun ısınmasıyla ortaya çıktığı görülmektedir

2021 yılında tespit edilen endüstriyel yangın ve patlamalardan yaklaşık olarak %13‘ünün oluş biçimi tespit edilmiştir (Grafik 12). Oluş biçimi tespit edilen yangın ve patlamalarda elektrik tesisatında arıza, dışarıdan sirayet etme ve kapalı alan çalışmaları ön plana çıkmaktadır

Yanıcı ve parlayıcı maddelerin bulunduğu endüstriyel alanlardaki sigara kullanımı, ateşli çalışma yapılması (kaynak, spiral kesme-taşlama vb.) fimaların oldukça dikkat etmesi gereken konulardır. Firmaların bir kısmı çalışanların işe fazla ara vermemesi vb. sebeplerle sigara kullanımına izin verebiliyor veya zaman zaman göz yumabiliyor. Ayrıca sadece yasaklamakla yetinilmemeli, çalışanlar sürekli olarak kontrol edilmelidir. Ateşli çalışmalar yapılacaksa gerekli önlemler (yanıcıların uzaklaştırılması, gaz ölçümü vb.) alındıktan sonra kontrollü şekilde yaptırılmalıdır.

Basında sık sık sabotaj sonucu meydana gelen endüstriyel yangınların çok fazla olduğuna dair haberler görülmektedir. Özellikle ekonomik kriz koşullarında işverenlerin sigortadan para almak amacıyla kasıtlı olarak yangın çıkardığı iddiası yaygındır. Bu durumun zaman zaman gerçekleştiği doğrudur ancak kesin bilgiler olmadığı sürece yangınların sabotaj olduğunu söylemek gerçek dışı olacaktır. 2019 yılındaki endüstriyel yangınlar içinde sadece 5 tanesinin sabotaj olduğunu tespit edebildik. Bu sayı tespit edilemeyenler ile birkaç katına çıkacak da olsa yangınların çoğunluğunu oluşturmayacağı muhakkaktır. Endüstriyel yangın ve patlamalarda, yangın, patlama, proses ve iş güvenliği tedbirlerinin yetersiz olmasının açık ara en önemli sebep olması ve yine dış kaynaklardan gelecek olan sabotajların da tedbir alması gereken ve önemli oranda önlenebilecek ya da en azından zararları azaltılabilecek bir güvenlik sorunu olduğu akıllardan çıkarılmamalıdır

4. ÖNE ÇIKAN OLAYLAR

20 Şubat 2021’de Bursa’nın İnegöl ilçesinde bulunan mobilya fabrikasında meydana gelen buhar kazanı patlamasında 1 işçi hayatını kaybetmiş, 6 işçi yaralanmıştır. Flokser Tekstil fabrikasında meydana gelen yağ kazanı patlamasında 1 işçi hayatını kaybetmiş, 3 işçi yaralanmıştır.

9 Kasım 2021’de Çaykur fabrikasında meydana gelen kazan patlamasında ise 2 işçi hayatını kaybetmiştir.

Endüstride kullanılan kazanlarla ilgili basında sık sık patlama haberleri duymaktayız. Maalesef bu olaylarda yukarıdaki iki örnekte de olduğu gibi yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. Buhar kazanlarının patlama nedenlerine bakıldığında, kazanın susuz kalması, aşırı basınç artışı, korozyon oluşumu, kullanım suyu sebebiyle ısıtma yüzeyleri ve seviye kontrol cihazları gibi güvenlik komponentlerinde oluşan kireç taşı ve akabinde arıza oluşumu sayılabilir. Bu anlamda basınçlı kapların standartlara uygun şekilde üretilmesi önem arz etmektedir. Basınçlı kapların kullanım aşamasında ise, her yıl periyodik kontrol ve denetimlerinin yapılması gerekmektedir. Ayrıca kazan dairelerinin uzmanlık eğitimlerini tamamlamış olan bir kazan görevlisi tarafından işletilmesi gereklidir.

5 Mart 2021’de Maret Et fabrikasında meydana gelen yangında 2 işçi hayatını kaybetmiştir. Ayrıca fabrikada bulunan amonyak  tanklarının yangından etkilenmemesi büyük bir felaketin önüne geçmiştir.

12 Ekim 2021’de Busan fabrikasında meydana gelen patlamada 1 işçi hayatını kaybetmiş, 6 işçi yaralanmıştır.

Hera Geri Dönüşüm Tesisinde  26 Ekim, 10 Kasım ve 19 Kasım 2021 tarihlerinde 3 kez yangın çıkmış ve fimanın lisansı iptal edilmiştir.

Yangın ve patlamalara karşı ısrarla tedbir almayan fimalara karşı benzeri uygulamalar devam etmeli, cezasızlık veya caydırıcı olmayan cezalarla idare edilmemelidir

5. SONUÇ

Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak mesleğimizin getirdiği bilgi ve tecrübe ile yangın ve patlamalar konusunda söz söyleme ihtiyacı duymaktayız. 2021 yılında meydana gelen yangın ve patlamalar şehir, fima, kayıp, fabrika türü, sektör, oluş biçimleri kategorilerinde incelenmiş ve sonuçlar  Ek-1’de detaylı olarak paylaşılmıştır. Ekteki tabloda görüleceği üzere kazaların oluş sebeplerine ve fima isimlerine dair medyada bilgi eksikliği bulunmaktadır. Bu sebeple oluş sebepleri ve fima büyüklüğüne dair yeterli yorum yapılamamaktadır. Rapor araştırması yapılırken fima isimlerinin sadece %36’sının basına yansıdığı görülmüştür. Firma isimlerinin basına yansıtılmaması akıllarda çeşitli soru işaretleri yaratmaktadır. Firma isimlerinin ticari kimliğe zarar vermesi düşüncesiyle yapılan bu davranış, fimaların konuyla ilgili önlemleri yerine getirmesinde bir engel taşıyabilmektedir. Yangın ve patlamaların yaşadığı fima büyüklükleri çeşitlilik göstermektedir. Gerek büyük endüstriyel tesislerde gerek atölye tipi üretim yapılan yerlerde yangın ve patlamalar yaşanmakta olup; ölüm, yaralanma ve büyük maddi kayıplara sebep olmaktadır. Başta İstanbul olmak üzere birçok büyükşehirde yangın ve patlamaların önemli bir kısmının artık yaşam alanlarının yanı başında hatta içinde kalan tesislerde gerçekleştiği görülmektedir. Bu durum plansız yerleşim ve sanayileşmenin İstanbul halkı için çok önemli bir risk olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak daha önceki açıklamalarımızda da söylediğimiz üzere riskli üretim tesisleri Organize Sanayi Bölgeleri’nde toplanmalı ve yaşam alanlarında risk oluşturmamalıdır. Özellikle kimya sektörüne ait tesislerinin Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) toplanması gerekmektedir. OSB’ler kurulurken bölgenin halk ve çevre sağlığı açısından, ekolojik ve lojistik olarak bu yükü kaldırıp kaldırmayacağı meslek örgütlerinin, bölge halkının ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınarak karar verilmeli, OSB’ler etkin bir şekilde yetkili merciler tarafından denetlenmelidir.

Basından görülebildiği kadarıyla oluş şekli itibariyle birçok yangın ve patlama elektrik tesisatındaki sorunlar, gaz genleşmesi, malzemenin veya ekipmanın aşırı ısınması, yanıcı gaz ve sıvıların uygun şekilde depolanmaması, kaynak vb. açık alevle yapılan işlerde kurallara uyulmaması ve periyodik bakımların yapılmaması gibi basit sebeplerle meydana gelmektedir.

Endüstriyel yangınlarda, çalışanlar Acil Durum Planlarına göre hareket etmeli, hızlı bir şekilde toplanma noktasına gitmelidir. İçeride mahsur kalanlar, itfaiye ve eğitimli ekipler tarafından kurtarılmalıdır. Yapıdaki yangın diğer yanıcı malzemelere sıçrayıp çok hızlı büyüyebilir, patlama yaşanabilir ve yanıcı malzemelere bağlı olmakla birlikte boğucu ve zehirleyici özellik gösterebilir. Bu sebeple yangına müdahale eden itfaiye ve iş yerinin yangınla mücadele ekibi dahi yangına önce kendi güvenliklerini sağlayarak müdahale etmelidirler.

 

 

 

Yangın ve patlamaların önüne geçebilmek adına kamuoyuna konu ile ilgili önerilerimizi tekrar etmek isteriz.

1. 2021 yılında küçük/büyük birçok tesiste yangın ve patlamaların yaşandığı, en az 8 kişinin hayatını kaybettiği, yine en az 103 kişinin yaralanmanın olduğu görülmektedir. Tesis büyüklüğü ayırt etmeden, gereken bütün önlemlerin alınması yasal bir zorunluluktur.

2. 30 Nisan 2013 tarihli, 28633 sayılı ‘Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik’ gereğince işletmeler, patlamadan korunma dokümanı hazırlamalı, burada belirtilen kritik noktalara göre aksiyonlar almalıdır. Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı patlamadan korunma dokümanı hazırlaması gereken fimaların listesini çıkararak hazırlamayanlara yaptırım uygulamalıdır.

3. Tesislerde yaşanan yangın/patlamalar yalnızca tesis için bir risk unsuru değildir. Çevresindeki yapılar için de benzer riskler söz konusudur. Yangın/patlamanın etkisi ile çevredeki yapılar zarar görmekte ve can kaybı ya da maddi kayıplar yaşanmaktadır. Mevcut tesislerde komşu yapılarıyla aralarına set oluşturabilecek şekilde güvenlik önlemi alınması bir zorunluluktur. OSB’lerin ve fabrikaların kurulumunda yerleşim alanlarına yönelik riskler dikkate alınmalı, hali hazırda çalışan tesislerden de yerleri uygun olmayanlar tespit edilerek yerlerinin değiştirilmesi için çalışmalar başlatılmalıdır. Yer seçimi, risklerin belirlenmesi, denetim ve eğitim konularında KMO daha önce defalarca açıkladığı gibi bilgi birikimini kamu yararına sunmaya her zaman hazırdır.

4. Kimyasal madde üreten ve kullanan işletmelerde, 15.02.1954 tarih ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanuna uygun olarak “Sorumlu Müdür” bulundurulması zorunludur. Artık işverenlerin ve yerel yönetimlerin bu zorunluluğun ne kadar önem arz ettiğini anlamaları ve kanunda yazanları hayata geçirmeleri gerekmektedir.

5. Yapılan araştırmalar esnasında, şirketlerin prestij kaybı yaşamaması için isimlerinin çok fazla basına yansıtılmadığı görülmektedir. Bu durumun, ülkemizdeki şirketler için ticari bir kazanım olduğu düşünülebilir. Ancak prestij kaybı yaşanmaması, diğer fimaların da gerekli önlemleri almadan daha tehlikeli şekilde çalışmaya devam etmesinde bir etkendir. Firma isimlerinin kamuoyu ile paylaşılması kamuoyunun bilgi alma hakkı açısından gereklidir.

6. Büyük veya küçük ölçekli tüm endüstriyel kazaların takibi merkezi bir şekilde yapılarak, kazaların kök sebeplerini ortaya koyan raporlar, yangın ve patlamalar, uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmalı, bu raporlar şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bu sürece Kimya Mühendisleri Odası dahil edilmelidir. Raporlar sonucunda sorumluluğu ortaya çıkan kişi ve kurumların etkin bir şekilde yargılanarak cezalandırılması sağlanmalı, maddi cezalar caydırıcı nitelikte olmalıdır.

7. Özellikle büyük kentlerde birçok fabrika ve atölye, yerleşim yerleri içinde kalmıştır. Birçok sınai işletmenin plansızca kent içinde kalması, böyle kazaların daha fazla insanı etkilenmesi ve daha fazla can kaybına yol açması anlamına gelmektedir.

8. Tehlikeli kimyasalların bulunduğu iş yerlerine yönelik bir risk haritası hazırlanmalıdır. Bu çalışmalar yerel yönetimlerin, bakanlıkların, başta Kimya Mühendisleri Odası olmak üzere ilgili örgütlerin ve bu risklere yakın yerlerde yaşayan halkın etkin katılımıyla gerçekleştirilmelidir. Bu çalışma kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

9. Tehlikeli kimyasal kullanan iş yerlerinin ruhsatlandırma sürecine yerel yönetimler, itfaiye ve devlet kurumlarıyla beraber Kimya Mühendisleri Odası da dahil edilmeli, kullanılacak kimyasalların envanterinin tutulması, güvenli kullanım koşullarının sorgulanması gibi konulara denetimlerde daha fazla önem verilmelidir.

10. ABD’de faaliyette olan “Chemical Safety and Hazard Investigation Board (CSB)” ve bazı ülkelerde de benzeri örnekleri bulunan özerk bir “Kimyasal Kazaları Araştırma Kurumu” ülkemizde de kurulmalıdır. Bu kurum, ülkemizde gerçekleşen kimyasallardan kaynaklı büyük kazaları araştırarak kazaların kök nedenlerini ve alınmış olması gereken önlemleri tespit etmelidir. Kurum, yaptığı tüm araştırma ve tespitleri kamuyla paylaşmalı, böylece kimya endüstrisinin daha güvenli olmasına katkı sağlamalıdır.

11. Kimyasal madde kazalarında müdahale yöntemini belirleyen karar üretme süreçlerinin bilgi temelli hale dönüştürülmesi ve coğraf bilgi sistemlerinin bu açıdan geliştirilmesi gerekmektedir.

12. Tehlikeli bir kimyasalın üretiminden son ürününe kadar oluşum aşamalarında meydana gelecek her türlü emisyon, imisyon ve ortaya çıkacak atık miktarlarının tespitinin yanı sıra olası kazalarda can ve mal güvenliğini önlemeye önemli katkı sağlayacak olması nedeniyle il ve bölge bazında “Tehlikeli Kimyasal Maddeler Envanteri” çıkarılması gerekmektedir. Kent içindeki kimyasalların envanteri tek bir elde toplanmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

13. Kamu denetiminden sorumlu birimler ve yerel yönetimlerin ilgili müdürlükleri kimya mühendisi istihdam etmeli ve mevcut kimya mühendisi sayısını arttırmalılardır.

14. Kimyasalların yönetimine dair gerekli önlemlerin alınması ve gerekli denetimlerin yapılması, ertelenemeyecek bir duruma gelmiştir. Önemli bir bölümü deprem bölgesinde bulunan ülkemizde, yaşanacak büyük bir depremde tehlikeli kimyasallar, doğalgaz ve LPG tesislerinde yaşanabilecek bir kaza, depremin zararını arttıracak hatta çok daha büyük zarar verebilme potansiyeli taşıyacaktır. Bu sebeple depreme hazırlık master planlarının sürekli güncel tutulması ve bölgesel bir eylem planı hazırlanması önem taşımaktadır. Şimdiye dek yapılan çalışmaların derlenmesi, kamuoyuyla paylaşılması ve eksiklerinin tamamlanması için vakit kaybına tahammül kalmamıştır. Bu konuda gerek Kimya Mühendisleri Odası’nın gerekse de yurt içi-yurt dışı pek çok kurumun yeterli birikimi ve çalışması vardır. Kimya Mühendisleri Odası bu konuda görev almaya taliptir ve bu rapor aracılığıyla bir kez daha vurgulamaktadır.

15. Sigorta sektörünün bu rapordaki veriler ışığında projeksiyon yapması pek çok riski azaltıcı bir etki oluşturacaktır. Kimya Mühendisleri Odası olarak sigorta sektörü ile ortak çalışmalar geliştirilmesinin önem taşıdığını düşünmekteyiz. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda bu rapor serimize sigorta fimalarının ve sektörel kurumların daha fazla veri sağlamalarını umuyoruz.

16. Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik gereği büyük endüstriyel kazaların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirilmesi gerekmektedir. Bakanlığın bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kaç kaza bildirimi yapıldığını ve bu kazaların içeriklerini kamuoyu ile paylaşmasının endüstriyel yangın ve patlamaların önlenmesi konusunda faydalı olacağını belirtiriz

 

EK 1 :

ENDÜSTRİYEL YANGIN VE PATLAMA VERİLERİ

 

(Okuyucuya  kazalar ve kazaların oluş sebepleri ile ilgili özet bilgi verebilmek amacıyla  2021 yılı 12 aylık veriler üzerinden düzenlenen  Ek 1’den 2021 Ocak ve Aralık  aylarına ait veriler yazıya alınmıştır. Ek 1’in detayına rapordan ulaşılabilir.)

İrdeleme ve Gözlem olarak eklemem de yarar gördüğüm bir konuda ; Digital Dünya’nın getirdiği pozitif uygulamalar bu sektörde ÖnlemedenMüdahaleye olan ve hatta müdahale sonrası hasar tesbiti ve çevresel etki faktörlerinin analizlerine yönelik çalışmalarda oldukça yaygın olarak İtfaiye birimlerince kullanılmaya başlanmıştır.

Bu konuda Denizli Büyükşehir İtfaiyesinin ve Yeni Göreve Atanan Kocaeli İtfaiye Daire Başkanı Ömer İSLAMOĞLU’nun çalışmaları hem takdire şayan hemde referans alınması gereken çalışmalar olarak öne çıkmaktadır.

 

Sevgiyle ve Sağlıkla Kalın.

 

ncmCozdmr

 

Kaynak :

 

www kmo org tr/resimler/ekler/020aaff80220105_ek.pdf

endüstriyel yangınlar ve patlamalar raporu 2021

TMMOB KiMYA MÜHENDiSLERi ODASI

İSTANBUL  ŞUBESİ

 

Hüsnü Baysal’ın katkılarıyla

 

Antikya

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Dilan Polat