EŞEK ANIRDI, ABDEST BOZULDU
<< K>
Köylü ile çok güzel anlaşır. Bu arada her eşek anırışında, köylünün abdest yenilediğini görür ve buna bir anlam veremez.
Dikkatini çeken bu durumun nedenini sorar.
İçlerinden birisi, yıllar evvel köyün imamının, “eşeğin anırdığını duyarsanız abdestiniz bozulur” dediğini, o yüzden de, yıllardır bunu uyguladıklarını söyler. İmam, böyle bir şeyin olamayacağını söyleyerek olayı araştırır.
Öğrenir ki, uzun yıllar önce, köyde su olmadığı için köy halkı toprakla abdest alır, yani teyemmüm yaparmış.
Tabi ki köye su, eşeklerin sırtında taşındığı için de, o zamanın imamı bir vaazında; “köyde su olmadığı için, abdestinizi toprakla alabilirsiniz ancak, eşeğin sesi duyulduğunda sırtında su taşıdığını bildiğiniz için, toprakla alınan abdest bozulur; çünkü artık su vardır” demiş.
Ancak, vaazı gönülsüz dinleyen bir köylü, sadece “eşek anırmasını duyarsanız abdest bozulur” kısmını duyup, bunu da halka yaydığı için, herkes sorgulamadan bunu uygulamış.>>
*****
Görünen o ki, zaman geçtikçe bu hikayedeki şartlar değişmiş olsa da, insanoğlunun huyu, pek değişmemiş.
Ne yazık ki, insanoğlu hala bir konu hakkında bilgi edinme, ya da doğrusunu araştırıp öğrenme yerine, duydukları ile hareket edip, duyduklarına gösterdiği tepkilerle, toplumsal refleksler oluşmasına neden oluyor.
Sormuyor, sorgulamıyoruz.
Doğru mu, yanlış mı? Araştırmadan bir kişinin peşinden gidiyoruz.
Peşinden gittiğimiz insanın yanlış düşünebileceğine ya da yanlış karar alabileceğine ihtimal vermeden gözümüzü kapatıp biat ediyoruz.
Buna lidere sadakat; düşünen, araştırıp sorgulayanlara da hain diyoruz.
Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN