Sabancı
HALİFELİK HAYALİ

HALİFELİK HAYALİ

 

Hazreti Peygamber sonrasında İslam Ümmetini birbirine bağlayan en önemli unsurlardan bir tanesi şüphesiz hilafet makamı idi. Ümmet oradan gelecek her hükmü dinin bir gereği, emri olduğu düşüncesiyle pek düşünmeden, yargılamadan yerine getiriyordu. İngilizler bu hususu çok iyi biliyor, yeri geldiğinde kullanabilmek için uğraşıyordu. Türkleri tarihin her çağında kendilerinin önlerindeki en büyük engel olduğunun farkındaki Batı, İslamiyet’in bu millet arasındaki kabulü ile dünya üzerindeki tüm hakimiyetini kaybetti. Adeta kendi ülkelerinde bile yüzlerce yıl esaret hayatı yaşadı. İşte Birinci Dünya Harbi tüm Hristiyan aleminin organize bir şekilde İslam’ı yok etme maksatlı bir haçlı seferiydi. Hasta adam dedikleri Osmanlı’nın zaaflarını, güçsüz taraflarını çok iyi bir şekilde analiz etmişler, Türklerin başına kendileri gibi düşünen birilerini getirme fırsatını bulmuşken bunlardan ilelebet kurtulmanın yegâne yolu olarak görmüşlerdir.

Evet, Batılı kafanın öğretileriyle hilafeti, padişahlığı kötü gören içimizdeki kandırılmışlar, onlardaki krallara gelince nedense hoş görü abidesi kesiliyor. Halbuki Lozan’ı onaylamak için halifeliğin kaldırılmasını ve laikliği şart koşup, gerçekleşmesini bekleyen İngilizlerde kraliyet baki, ve bizlere muhteşem gösterdikleri fareli sarayları eskide olduğu gibi kullanımda… En küçük anlaşmazlıklarında ayaklarına kapandıkları Papalarını başlarında bayrak gibi tutarken, içimize yerleştirdikleri hainler bizim son halifeyi hainlikle suçlamıştı. Oysa kendilerinin tek taraflı isteklerini yerine getirmemekten başka bir şey yapılmamıştı.

Şimdilerde Müslümanları bir araya getirecek çok önemli bir makam olan hilafetin yeniden ihyası oldukça kolay olmasına rağmen, önümüzde sayılamayacak kadar da engel bulunmaktadır. Emin olun en büyük engel yine içimizdeki Kemalist güruh olarak karşımıza çıkacaktır. Batının mankurtları kaç kişi olduklarına bile bakmadan terör gruplarıyla birlikte ortalığı ateşe vermekten kaçınmayacaktır. Sonra, halifenin hangi mezhepten olacağından tutun, nerede ikamet edeceğine kadar bir sürü boş tartışma bizlerin yıllarca enerjisini tüketecektir.

Aslında halifelik için Müslümanların en büyük umudu olarak kalan Türkiye, onun başındaki lidere yapılacak biat, bu makamın kurulması için yeterlidir. Ülke liderleri, kanaat önderleriyle birlikte yapılacak bir törenle bu iş herhangi bir İSEDAK toplantısında rahatlıkla yapılabilir. Batının dinimizle bağlantısı olmadığına göre söz hakkı da yoktur. Ancak kendilerine Haremi Şerifin hadimi diyenlerin, kendi vatandaşlarını sırf muhalif diye parçalara ayırıp yok ettiği bir dünyada bu gerçekten üzerinde epey kafa yorulması gereken bir iştir. İslam ülkeleri silkelenip üzerlerine yapışan kenelerden kurtulmalı, kanını emen liderleri layık oldukları yere göndermelidir. Gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.

O zaman hiçbir ABD askeri, uçağı, füzesi bizleri tehdit edemeyecektir. Değil ki ülkelerimizi tarümar etsin…