HANIMLARLA İYİ GEÇİNMEK NE DEMEK?
Bir keresinde bir dostum ailevi sorunlarından bahsetmişti. Eşi ile aralarında bir sorun çıkmış. Tartışma büyümüş ve hanımı annesinin evine gitmiş. Meseleyi bana anlattığında kendisini haklı bulmama rağmen ona şöyle demiştim:
“Ağabey belki sen haklısın ama ‘Rabbimiz hanımlarınızla iyi geçinin.’ buyuruyor; ne desem bilmiyorum.”
O da bana "hanımlarla iyi geçinmenin ölçüsü ne? Her kaprislerine eyvallah etmek mi? Her istediğini yerine getirmek mi?” diye sitemli bir mukabelede bulundu.
Açıkçası ben de bir şey diyemedim. Gerçekten bunun ölçüsü ne?
Aklıma Halid Baba geldi. Muhtemelen aradığımız cevap onda olabilirdi.
Ama ona tembih ettim; “sen bir şey sorma, gerekirse ben usulünce sorarım,” dedim.
Yanına gittik. Her zamanki gibi ilk karşılaşmada umursamaz bir tavır sergiledi. O ağabey sanırım onunla ilk kez görüşüyordu.
Bir müddet sessizce oturduk. Ben acaba meseleyi dolaylı yoldan sorsam mı diye düşünüyorum. Çünkü doğrudan bir mesele sorunca genellikle kızar ve şöyle der:
“Ben ne evliyayım ne de alim; git ehline sor!”
Dolaylı olarak anlatıp yine dolaylı olarak fikrini sordum. Nihayet bir müddetlik sükûtun ardından şöyle dedi:
“Adam yumurtayı kesti diye tavuğuna kızmış ve tavuğun yemini kesmiş. Sonra da tavuk kaçmış gitmiş. Yemi kesmeseydi yine bir gün yumurta verirdi.”
Bu sözden anlaşılıyordu ki hanımı kendi vecibelerini yerine getirmediği için o ağabey de kendi sorumluluklarını yerine getirmemekle güya onu cezalandırmış.
Nitekim daha sonra böyle olduğunu bir anlamda itiraf etti.
Böylece anlaşıldı ki, hanımlarla iyi geçinmenin anlamı, hanım sorumluluklarını yerine getirmese bile erkeğin kendi sorumluklarını yerine getirmesi imiş.
Böyle olunca, kaba davranan hanıma nazik davranmak da galiba bunun içine giriyor.
Güya ben üç beş satır ilmi olan biriyim ama bir ümmiden, bir ayetin o güne kadar duymadığım, okumadığım muhteşem bir yorumunu öğrenmiş oldum.
Bu veliler ne yaman adamlar!
*****
Aldığımız terbiye gereği, karşıdakinin bize tavrı ne kadar saygısızca ve nezaket dışı olsa da nezaketimizi bozmamak ve saygıda kusur etmemek temel ilkemizdir.
Çünkü biz biliyoruz ki testide ne varsa dışına da o sızar.
Akrep ile bilgenin hikayesini bilirsiniz.
Akrep bilgeyi sokmak için hamle yapar, bilge elini çeker ve akrebi boğulmaktan kurtarmak için yine yardım etmeye çalışır.
Bu davranışın nedenini merak edip soran bir faniye bilgenin verdiği cevap çok manidardır:
“Akrep, kendi yaradılışının gereği sokacak diye biz kendi yaradılışımızdan, sevmekten ve merhametten vaz mı geçelim?”
Evlilik birliği içinde de böyledir.
Madem ki geçinmek zorundayız o zaman eşlerimiz kendi görevlerini yapmayıp kabalaşarak bir güler yüz göstermeseler bile nazik olup gülüp konuşmak bize düşüyor.
Nazik olup saygılı olmaya devam olunması halinde tavuğun yumurtlama ihtimali her zaman var.
Ne diyelim: “Allah’tan ümit kesilmezmiş.”
Sevgiyle kalın
Kamil Akdoğan