Sabancı

Hankendi, Ağdere, Hocalı ve Hocavend’i Unutalım Mı?

Hankendi, Ağdere, Hocalı ve Hocavend’i Unutalım Mı?

Hankendi, Ağdere, Hocalı ve Hocavend’i Unutalım Mı?

 

9/10 Kasım tarihinde imzalanan/kabul edilen Putin Beyannamesi/Ateşkesi/Antlaşması sonrası ortaya çıkan bazı muğlak durumlar birçoklarını endişeye sevk ettiği gibi bizleri de tarihin sayfalarını çevirmeye sevk etti.

 

Çünkü antlaşmanın 4’üncü maddesi, “Rusya Federasyonu barış gücü, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin çekilmesine paralel olarak konuşlandırılır. Rusya Federasyonu barış gücünün görev süresi 5 yıl olup Taraflardan hiçbirinin bu hükmün yürürlüğünün sona ermesinden 6 ay önce beyanda bulunmaması halinde, sonraki 5 yıllık dönemler için kendiliğinde uzar.” diyordu.

 

Çünkü antlaşmanın 6’ncı “Ermenistan Cumhuriyeti, Kelbecer ilçesini 15 Kasım 2020'ye, Laçin ilçesini 1 Aralık 2020'ye kadar Azerbaycan Cumhuriyeti'ne iade eder. Dağlık Karabağ ile Ermenistan'ın bağlantısını sağlayacak ve aynı zamanda Şuşa şehrini etkilemeyecek olan Laçin koridoru (5 km genişliğinde) Rusya Federasyonu barış gücünün kontrolünde kalır.” diyordu.

 

Peki, 9/10 Kasım 2020 tarihinden 4,5 yıl sonra Azerbaycan, Barış Güçleri’ne (aslında tek bir Barış Gücü var ve antlaşmada başka herhangi bir Barış Gücü unsurundan bahsedilmiyor.), Azerbaycan’da/Karabağ’da huzur ve barış iklimi tesis edildi, gidebilirsiniz, dediğinde Hankendi, Ağdere, Hocalı ve Hocavend ile Laçın’ın tamamında Azerbaycan Bayrağı dalgalanacak mı?

 

Yoksa….

Utansın deryalar,

Utansın denizler,

…

…

Beyaz köpüklerle akan sen değildin…

Her yanın ŞEHİT, her zerren ŞEHİT KANI…

Nil,

Tuna,

Meriç,

Dicle,

Aras,

İdil,

Niğbolu,  Kosova,  Varna,  Eflak,  Mora,  Girit,  Kefe,  Sudak, Kırım, Rodos, Kili,  Akkerman,  Modon,  Koron,  Navarin,  İnebahtı,  Tebriz,  Mercidabık,  Ridaniye ,  Suriye,  Filistin,  Mısır,  Hicaz,  Belgrad,  Rodos,  Macaristan,  Mohaç,  Viyana,  Erivan,  Bağdat,  Erdel, Kazan, Kasım Hanlığı, Nogay Hanlığı, Astrahan Hanlığı, Başkırdistan Hanlığı, Cezayir, Fizan, Trablusgarp, Kuveyt, Bosna Hersek,  Litvanya,  Hırvatistan,  Ermenistan,  Kudüs,  Güney Kıbrıs,  Kuzey,  Karadağ,  Polonya,  Tunus,  Slovenya,  Yunanistan,  Voyvodina,  Letonya,  Arnavutluk,  Suudi Arabistan,  Umman,  Bahreyn,  Gürcistan,  İsrail,  Irak,  Ukrayna,  Kosova,  Sırbistan,  Moldova,  Katar, Romanya, Slovakya,  Bulgaristan,  Ürdün,  Yemen, Tataristan, Başkurdistan, Çuvaşistan, Tuva, Yakutistan, Hakasya, Altay, Kabarday-Balkarya, Kumuk, Nogay, Dağıstan, Tebriz, Maraga, Merend, Hoy, Erdebil, Urmiye, Salmas, Zencan, Selanik, Kırcaali…..

Ve niceleri gibi

Hankendi,

Ağdere,

Hocalı,

Elmalı, Karakötük, Ballıca, Hanyurdu, Mehdibeyli, Cemilli, Çanakçı, Sığnak, Dağyurd, Taşbulak, Badara, Hanyeri, Kayabaşı, Suncinka, Harov, Dağdağan, Hanabad, Akgedik, Aşağı Kılıçbağ, Kosalar, Başkent, Canhasan, Tazebine, Kışlak, Cavadlar, Yalovakent, Karabulak, Demirciler, Kuşçubaba, Medetkend, Kızıloba, Aşağı Yemişcan, Xaçmaç, Yukarı Yemişcan, Ormanlık, Nahçivanlı, Akbulak, Aranzemin, Dehrez, Pircemal, Pirler, Daşbaşı, Farruh, Seyidbeyli, Ulubaba, Şuşakent, Taşkent, Muhtar, Serdarkend, Şelve….

Hocavend,

Şeker, Şıh Dursun, Dağdöşü, Edişe, Kırmızıkaya, Koçbeyli, Tağaser, Venga, Ağkend, Akullu, Arakül, Bünyadlı, Cilen, Taşbaşı, Zerdanaşen, Müşkapat, Kiş, Eski Tağlar, Yemişcan, Gargar, Harhan, Zavadık, Tağaverd, Çağadüz, Mülküdere, Arpadüzü, Azık, Zoğalbulak, Bine, Binederesi, Sor, Büyük Tağlar, Bulutan, Harmancık, Melikcanlı, Toplu, Çaylakkale, Arpagedik, Petrosaşen, Çiraguz, Memmeddere, Tsakuri, Derekent, Ağcakend, Hakaku, Kağartsi, Kuzumkend, Karazemi, Mirikent Avdur, Tuğ, Atakut, Kuropatkin, Şahyeri, Dolanlar, Edilli, Akbulak, Düdükçü, Emiranlar, Gavahın, Güneyharman, Çörekli, Kuzeyçartar, Kuzeyharman, Güneşli, Kuşçular, Heşan, Hanoba, Hocavend, Kenthurd, Karıtepe, Karadağlı, Karakent, Muğanlı, Salaketin, Sos, Cütcü, Susanlık, Yenikent, Güneyçartar’ı da UNUTACAK MIYIZ?

 

Yad Ellere,

Yaban Ellere,

Kem Gözlere,

Sizi namahremlere terk ettik mi diyeceğiz.

 

O YÜZDEN ŞİMDİLİK ÜZÜLMEYİN…

Ağlamayın artık mavi gökleriniz yok diye…

Ne kız kardeşlerinizin gelinliği ne şehidinizin son örtüsü…

Ne bayrağınız ışığı ve dalgalanışı yarım kaldı diye…

 

Şimdi destanlarınızı okuyoruz sadece..

 

Destan yazmak mı?

Galiba bir sonraki bahara kaldı…

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.