Sabancı

HAYATIN DÖRT KATMANI

HAYATIN DÖRT KATMANI

-HAYATIN DÖRT KATMANI-

 

Olaylar kimi zaman gördüğünüz gibi değildir. Herkes aynı gözle bakar ancak aynı şeyi göremez. Zira görme eylemi sadece gözle yapılan bir faaliyet değildir. Kalp ruh, akıl hepsi devrededir. Akıl yorgun olursa göz her şeyi tam olarak algılayamaz. Göz ve akıl sağlımızın yerine olduğu varsayarak hadiseler bakışımızı irdeleyelim.

 

Bütün hadiselerin ve sorunların 4. katmanı vardır

 

Birinci katman olayların görünen yüzüdür.

 

Burası genelde halkın/avam tabakasının müşahaade ettiiği olaylardan oluşur. (Örneğin bir ülkede trafik kazalarında çok insanın ölmesi, veya suç oranlarının azami derecede oluşu vs.)Sadece bu katmanı müşahaade eden insanlar nispeten mutlu ve huzurlu olurlar. Zira akıllarına fazla bir şey gelmez. Her şeyi olduğu gibi algılarlar. Düz ve sade bir hayat yaşarlar. Bir söz va ya. Bilgi güçtür ancak fazlası yüktür.

 

İkinci katman olayların sebeplerinin cereyan ettiği tabakadır. Bu bölümü biraz eğitimli , okumuş  ve analazi yapabilen insanlar  fark edebilir. (Trafik kazalarında insanların ölmesinin nedenleri örneğin  trafik kurallarının bilinçsiz ve keyfi konulması, denetimin yetersiz oluşu ve insanlardaki kurallara uyma iradesinideki gevşeklik. Veya suçların artış nedeni olarak ise kanunların etkisiz oluşu sistemin suç işlemeye teşvik eden fonksiyonel yapısı vs. )

 

En huzursuz insan tipi bu katmanı algılayan eden insanlardır. Çünkü sorunu bilip çare olamamak insanı derinden huzursuz eder. Kaybedilen her canın gereksiz yere yok olduğunu israf olan her değerin heba olduğunu düşünür. Yalnız bu katmanda olup da huzursuz olmayanlar da mevcuttur. Onlar düzenin çarpıklığından nemalanan insanlardır.

 

Üçüncü katman ise bir bakıma determinizm ilkesini barındırıyor yani sebepleri doğuran ana sebeplerinin bulunduğu katmandır.

 

(Bu katmanda ise insan şunları fark eder: “o ülkede yaşayan insanlar bu sorunu belleklerinde yahut genlerinde barındırmaktadır. Yani bu durumu hak etmesi, buna layık olmasıdır.  At sahibine göre kişner hesabı.

 

Her millet layık olduğu şekilde yönetilir.3 katmanı bilmeyen insan sürekli öfke ve gerilim halindedir sürekli olayların anlamını sorgulamaya çalışır ve bir türlü netice alamaz. Gönül yorgunluğuyla sürekli iç dünyasına kırık bir dönüş yapar.

 

Bir ülkede trafik kazalarındaki ölümlerin fazla oluşunu sorun yapmayan Bu sebeplerin üzerine gitmeyen sebeplerini sorgulamayan ve trafik kazasındaki ölüm sayısının bir türlü az almamasını takip etmeyen irdelemeyen insan kitlesi bu sisteme entegre olmuş sistemin asıl hamurunu oluşturan insan kitlesi demektir. Bu nedenle sebepleri başka yerde aramanın bir izahı yoktur.

 

Bu katmanda yaşanan hadiseleri ancak basiret sahibi kalp gözü açık insanlar görür 3. katmanı görmeyenler olayların mahiyetini kavramakta zorluk çekerler ve çözüm için bir türlü neticeye varamazlar. İnsan 3. katmanı fark ettiği andan itibaren bütün telaşesi biter olgun bir bakış açısına sahip olur ve kendini yerli yersiz çabalar içine sokmaz. Bu katmanı gören İnsan huzurlu ve mutlu insandır..

 

Bir de tüm hadiselerin ana çekirdeğini oluşturan 4. Katman vardır.

 

Bu katman bir yönüyle kadere, bir yönüyle ilahi adalete, bir yönüyle metafizik aleme bakar bir yönüyle de fıtrata bakar. İnsanların ve maddenin bir ruhu olduğu gibi Milletlerin de bir ruhu vardır. Geçmişten bugüne yapılan iyilikler ve kötülükler milletin ruhunda bir birikim ve bir eser bırakır.

 

Öncekilerin yaptığı kötülükler bir yazılım olarak genlere işlenir ve sonraki nesillere sirayet ederek onları huzursuz eder. Bir babanın almış olduğu beddua evladından veya torunundan çıkabilir. Bu Milletler için de böyledir. 

 

Tarih bize göstermiştir ki milletler yaptığı zülüm ve kötülüklerden sonra hiçbir şey olmamış gibi yaşayamazlar. Arap devletlerini düşünün Osmanlı imparatorluğu yıkılırken buna seyirci kalmaları ve hatta pek çoğunun İngilizlerle işbirliği yapmış olmalarının ceremesini bugün Ortadoğu'nun her karış toprağında çekmiyorlar mı? . Belki henüz keffaretlerini tam olarak ödememiş de olabilirler. En iyisini Allah bilir...

 

 Yapılan kötülükler kadar iyiliklerin  de tesiri sonraki kuşaklara yansır. 

 

Dünyanın karanlık ve aydınlık zamanları vardır. Milletler zülüm ve adaletsizlikte ileri giderse ve toplumun büyük çoğunluğu buna itiraz etmezse bunun hayata mutlaka bir yansıması olur ki buna ilahi adalet diyoruz. Nuh kavminin helak olması ahlaksizlik  sınırını aşmış olmaları nedeniyledir.

 

İlahi adalet tecelli ettiği zaman kötü ve iyi ayrımı yapmaz. İyiler de kötülere itiraz etmedikleri için bu tufanın altına kalıp ezilirler.

 

İnsanlar kendileri hakkındaki düşüncelerini değiştirmezse Allah onlar hakkındaki düşüncesini değiştirmez. Mazlum milletlerin umudu olmak ilahi yardımı celb eder. Kötülük yapmış milletlerin huzur bulduğu vaki değildir. Onlar huzur bulduklarını zannederler. Sürekli bir korku içinde yaşarlar.

 

Bir de unutmamamız gereken bir husus var ki o da Bir neslin kaderini b büyük oranda bir önceki nesil belirler. Bir önceki nesil sorunlarla dolu bir devlet nizamı bırakmış ise sonraki neslin ömrü o sorunları yok etmeye yetmeyebilir. Bunun tersi de mümkündür.

 

4. katman dünyaya ve hadiselere çok derinden bambaşka bir boyutla bir bakış demektir. Tarihin süzgecinden, ilahi  ve kader perspektifinden bir bakıştır. 

 

Öyle zamanlar olur ki zaman  insanın çabası hiçbir sonuç vermez. İnsan bunun şaşkınlığı altında ezilir.  Belki muradi ilahi henüz o yönde tecelli etmemiştir. Zira muradı ilahi hangi yönde tecelli ederse olaylar o yönde gerçekleşir. Buna bir başka ifade ile külli irade diyoruz. Ancak insan kendi imtihanı için kendi yaptıklarından sorumludur. Bu katmanı müşahade edenlerin bir gözü bu dünyaya bir gözü öbür dünyaya dönüktür daima..

 

Tarihin seyrini değiştirmek her zaman mümkün olmasa da alimlerin ve ariflerin  milletler üzerinde ki derin etkileri ve tasarrufları inkar edilemez.  Yapılan yanlışları zamanında fark edip uyarı vazifesini yerine  getirmek, sürecin nereye gittiğini görmek ve milleti ilahi gazabı celb edecek davranışlardan uzak tutmak bu ilim ehlinin görevidir.

 

Bizlere düşen, birinci katmanın sığlığından kurtularak kademe kademe diğer 3 katmanın farkına varmak ve kendimizi, çocuklarımızı, neslimizi her türlü bela ve musibetten koruyarak ve her türlü terakkiye yardımcı olmaktır.  Ayrıca üzerinde yaşadığımız bu vatan toprağının kıyamete kadar huzur ve güven içinde kalmasını temin etmektir.

 

Serdar Kayhan

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.