Bağışıklık sistemi güçlü olmayınca insan her türlü hastalığa açık hale geliyor ve küçük bir virüse dahi yeniliyor.
O halde öncelikle bağışıklık sistemi güçlendirilmelidir.
Cirona virüsün Türkiye’de olduğu açıklamasından sonra insanların dezenfektan ve kolonyaları hücum ettiği ve stoklarda bile kalmadığı haberlerini okuyoruz.
Tabii ki temizleneceğiz, tabii ki kendimizi koruyacağız ama bağışıklık sistemi güçlü olmayan insana kolonya ve dezenfektan çare değildir.
Sıklıkla yazarız: “İnsanların temel görevi, kendi vücut bütünlükleri ile sağlıklarını korumaktır.” diye.
Oysa insanlar, düzensiz bir hayat yaşayarak sözgelimi olması gereken uyku ve yemek düzenine riayet etmeyerek çalışmalarını sürdürür ve bunu da bir marifet sanarak övünür.
Bu yanlış yaşam tarzından sonra da bağışıklıkları yani dirençleri düşer, sağlıkları bozulur ve hastalıklarla uğraşmaya başlarlar. Dolayısıyla kendilerine zarar verdikleri gibi çevrelerine de bir faydaları olmaz.
İnsanların bedensel sağlıkları bozulduğunda ruh sağlıkları iyileşir mi?
Hiç sanmıyorum!
Fiziksel sağlığın bozulması sonucu yaşanan endişeli durum, insanın ruh sağlığını da bozacaktır.
Sağlam kafanın sağlam vücutta olması işte böyle bir şey.
Vücut sağlam olmayınca kafa da sağlam olmuyor ne yazık ki.
Kanuni Sultan Süleyman, Muhibbi mahlası ile yazdığı beytinde ne güzel ifade etmiş: