Sabancı

İÇİMİZDEKİ MİSYONERLER

İÇİMİZDEKİ MİSYONERLER

 

İÇİMİZDEKİ MİSYONERLER

Osmanlı hükûmetindeki hürriyete ne diyorsun ve Avrupa hakkında fikrin nedir, diye soran bir alime Bediüzzaman; "Osmanlı hükûmeti Avrupa ile hâmiledir; Avrupa gibi bir hükûmeti doğuracak.

Avrupa da İslamiyet’e hâmiledir; o da bir İslâm devleti doğuracak. Birinci tevellüdü gözümüzle gördük. Bir çeyrek asır Avrupa'dan daha dinden uzak... İkinci tevellüt de inşallah yirmi otuz sene sonra çıkacak. Çok emarelerle hem şarkta hem garpta Avrupa içinde bir İslâm devleti çıkacak" şeklinde cevap verir. Evet, verdiği bu cevaptaki Avrupa ülkeleri hızla İslamiyet’e doğru akın akın geliyorlar. Yalnız biz Müslümanlar bu hususta bize düşen görevi yerine getiremiyor, onlara örnek davranış gösteremiyoruz. Bir de Avrupa siyasetçisi ve medyası elinden geldiğince kara propaganda yapmak suretiyle milletlerini İslamiyet’ten uzak tutmaya çalışıyorlar. İngiltere’nin pitbul terriere benzeyen başbakanı bunlara en güzel örnektir.

 

Oysa gerek yazılı ve görsel medya, gerekse uzantıları eliyle onlar içimize sonuna kadar girmiş, Hristiyanlık propagandası maalesef bu satırları okuduğunuz sitede bile Google reklamlarıyla her açışta yer alıyor. Birkaç yıl önce kızımı gönderdiğim bir yabancı dil kursu gençlerle karma bir kamp yapma iddiasıyla ABD’den getirttiği birkaç kişiyle çocuklarımızı resmen propaganda bombardımanına tabi tutmuştu. O kursun sahibesi zaten bize “İngilizce bir dil değil, bir kültürdür” demek suretiyle dilin aslında bir araç, asıl amacın ise Hristiyanlık kültürü olduğunu ifade etmiş, ancak biz son günlerdeki kampa kadar anlayamamıştık. İlimizde yabancı vakıfların büyük harcamalarını bazı raporlardan görüyor, bu harcamaların kimlere, hangi gayelerle yapıldığını bilemiyoruz. Ancak bu harcamaların misyonerlik faaliyetlerine gittiğini tahmin etmek hiçte güç değil. Büyük Park önünde geçtiğimiz yıllarda ücretsiz Yehova Şahitlerini anlatan broşürleri bedava dağıtan iki erkek, bir bayandan oluşan gruba rastlamıştım. Bana broşürde tüm dinleri kıyaslamalı anlatıyoruz deseler de içerikte İslam Dini kesinlikle yer almıyordu.

Siz kendi çocuğunuza, ailenize, milletinize sahip çıkmazsanız birileri mutlaka sahip çıkacaktır. Güneydoğuda müftülük yapmış bir abimiz Siirt’te 200 yıllık Kürtçülükle ilgili eserlere rastladım demişti. O sırada tedbir almayan devlet sonraki yıllarda da buralara devletin hep yaramaz çocuklarını gönderdiği için 40 senedir terör belasından çekiyoruz. Yabancı filmlerde papazlar son derece sevimli ve ciddi şahsiyetler olarak sunulurken Yeşilçam’lı satılmış ruhlar imamlarımızı, hocalarımızı şaklaban, üç kağıtçı, menfaatçi, nefsani arzularının esiri kişiler olarak lanse etmektedir. Ancak birileri ne yaparsa yapsın, Allah nurunu tamamlayacaktır. Akan selin önünde kimsenin durması mümkün değildir. Ancak bu hareket oluşurken biz ne yapıyorduk, bunun hesabı öbür tarafta elbet sorulur.

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.