Sabancı
İlla ki Vefa

İlla ki Vefa

Hz. Ömer’e gelen bir adam ”eşimi boşamak istiyorum” der.
Aile birliğine çok büyük önem veren Hz. Ömer sorar: “Neden eşini boşayacaksın? Eşinin hangi kusuru seni eşinden soğuttu?
Haklı bir gerekçen var mı?”

Adam der ki; “Ben artık onu sevmiyorum. Bunun için de boşamak istiyorum.”

Hz. Ömer’in cevabı son derece manidardır; “Sen bütün evliliklerin sevgi ve aşk ile devam ettiğini mi zannediyorsun?
Sende hiç mi vefa yok? Hani vefa nerede? Git ve eşinle yola devam et.”
*****
Evliliği devam ettiren en önemli nokta hakikaten “vefa” duygusudur. Çünkü en büyük sevgiler, tutkular, aşklar zaman geçtikçe monotonlaşabilir ama vefa duygusu böyle değildir.
Eşimizin zor günlerimizde yanımızda olduğunu;
Bizimle yola çıktığını, bize evlat verdiğini, baba ve annesini terk ederek bize geldiğini unutmamak lazım.

Vefanın ne olduğunu bir kez daha hatırlayalım mı?
Vefa, bir şeyi yerine getirmek, sözünde durmak ve bağlılıktır; iyilikleri unutmamak, iyilikte bulunanlara misliyle veya daha fazlasıyla karşılık vermektir. Vefa, dostlukta, bağlılıkta sebat etmektir. Arkadaşa yaptığı iyiliği az görmek, onun yaptığını çok bilmek vefadandır. Vefa demek gerek hayatta iken ve gerekse öldükten sonra sevgi ve ilgiyi devam ettirmek demektir. Yapılan akitlere, verilen sözlere bağlılığın bulunmadığı toplumlarda güvensizlik doğar ve sosyal çözülme meydana gelir. Vefasız olanı Allah da sevmez kul da.

Vefa’nın sadece İstanbul’da bir semtin adı olmadığını bilen sözüne ve davasına sadık dolayısıyla, gerçekten dost ve vefalı olan bütün arkadaşlarım sevgiyle kalsın.
Kamil Akdoğan