İPEK BÖCEKÇİLİĞİ
Çocukluğumda ninem bir zaman ipek böceği almış, bunları geniş bir sini içerisinde besliyordu, bizde çevredeki dutlardan yapraklar toplayıp onların önüne koyup kırt kırt yemelerini büyük bir zevkle izlerdik. Bu güzel hayvanların yedikçe büyümeleri, büyüdükçe daha fazla ve hızlı yemeleri, sonra hareketsiz kalıp çevrelerine koza örmeleri, belirli bir süre sonunda ise kelebek olarak kanat çırpmaları olağanüstü bir durumdu. Son yıllarda Hatay’da bu işi yapan neredeyse kalmayınca İl Tarım Müdürlüğü, ilçe kaymakamlıkları projelerle unutulmaya yüz tutan bu mesleği canlandırmaya çalıştı. Biz ise fidanlıktan bunlara olabildiğince iri dut fidanlarını ücretsiz vermek suretiyle taşın altına elimizi koyduk. Defne ve Antakya’da birkaç üretici dışında yok olmaya yüz tutmuş bu güzelliği yaşatmak gerçekte hepimizin boynunun borcudur.
İpek böceğinin sergüzeşti hayatını insana benzetirim nedense… Küçücük bir yumurtadan çıkan böcek yapraklara zor tutunmaya başladığı gibi insan da ana rahminde küçük bir yumurta olarak hayata başlıyor. Doğum sonrası her şeye muhtaç, aciz, garip bir şekilde anasının kucağında yıllar geçiriyor. Biraz büyüdüğünde ise kendisini bekleyen ödevleri yerine getirmesi isteniyor. Her ne kadar cismi büyüse de bu ödevler yerine getirilmediği takdirde kıymeti artmıyor. Sonra bir gün aniden ölüm kapımızı çalıyor. Hareketsiz bir şekilde iken bizi götürüp kozamız olan mezara, hesap gününe kadar bırakıyorlar. Sonra oradan ya cennete uçup gideceğiz veya kozaları sıcak suya bandırıp cırlatarak hayatlarına son verdikleri gibi bizi de haykırışlarımıza aldırış etmeden cehenneme odun olarak atacaklar…
Dostlar ipek böceğinin bu serüveni dünya kurulduğundan bu yana devam ediyor. İnsanların da öyle… Bu meslek unutulmamalı, insanlar ise vazifelerini göz ardı etmemelidir. Çünkü hayat çok kısa ve zahmetli, yapılacak işler ise pek fazladır. İnsan olarak Yaratanımıza olan vazifeler olduğu kadar, birbirimize karşı da yapacaklarımıza dikkat etmemiz elzemdir. Dünyanın daha güzel, daha huzurlu, daha yaşanabilir olması bizlerin birbirimize karşı vazifelerimizi yerine getirmemiz kadar Allaha karşı da en iyi şekilde yapmamızla mümkün olacaktır. Yoksa beşerî düzenlerin getirdiği huzur, götürdüğünün çok gerisinde kalır.


.png)
