İSTEMEYİ BİLMEK
Ebu Düllame, Abbasi hükümdarlarına çok güzel bir kaside yazınca, Halife:
-Çağırın şairi gelsin, der, ihsanda bulunalım...
Şairi çıkarırlar huzuruna.
Halife sorar:
-Kasiden çok güzel olmuş, caize olarak ne istersin?
Şair şöyle bir etraftaki kalabalığı süzer ve der ki:
-Sultanım kulunuz bir av köpeği ister.
Herkes şaşkındır. Sen sultanın huzuruna çık, “dile benden ne dilersen” desin, bir av köpeği iste! olacak iş mi bu?
Halife:
-Verdik gitti der şaşırarak, istediğin av köpeği olsun.
Şair kapıya yönelmiştir ki, bir ara dönüp sorar:
-Fakat efendim ava ne ile gideceğim?
-Haklısın der halife bir de at versinler.
Bir iki adım atan şair tekrar geri döner, boynunu büker:
-Şey efendim ata nasıl bineceğim?
Güler halife:
-Doğru güzel bir eyer takımı da versinler.
-Efendim ata kim bakacak?
-Bir de seyis versinler
Bir iki adım daha atar bizimkisi:
-Sultanım diyecektim ki, bu seyisi nerede yatırayım?
-Bir de köşk versinler.
Şair tekrar döner geriye:
-Bu kadar insanı bu köşkte ne ile geçindireyim?
-1000 altın da harçlık versinler...
Ebu Düllame bir kez daha geriye dönecektir ki halife Mehdi ondan önce davranır:
-Bak şair efendi, masraf idaresine bir kethüda, hesap tutmaya da bir katip istersen av köpeğini geri alırım ha..!
*****
İsteyebilmek de bir hüner gerektirir.
Utanarak istemekten kaçınmak da istekleri abartıp insanları bunaltmak da doğru değil.
İstemeyince hiç kimse “Bu da senin hakkındır” deyip hakkınızı teslim etmiyor.
“Hep bana, hep bana” diyerek her şeye talip olmak ve diğer insanları yok saymak da insanlığa yakışmıyor.
Sevgiyle kalın
Kâmil Akdoğan
İSTEMEYİ BİLMEK
Yazı Boyutu