KAÇINILMAZ DÖNGÜYE HAZIR OLMAK

KAÇINILMAZ DÖNGÜYE HAZIR OLMAK

KAÇINILMAZ DÖNGÜYE HAZIR OLMAK:
.....
Kandaş toplulukların, türdeş topluluklara dönüşmesinin yarattığı sıkıntılar; yok olmamak adına girilen yeni biçimlenme ve yaşamı devam ettirme zorunluluğunun kamufle edilmiş topluluklar ürettiği, gözlemlenmesi gereken bir çalışma alanı sayılmalıdır. 
Kültürel biçimlenme kodlarını oluşturan; dil-din -gelenek ve alışkanlıkların, kendi içinde kopmaz bağlar oluşturma gerçekliği, her zorluğa rağmen, kendini yeniden üretebilme potansiyellerini hep kendinde saklı tutabilmiştir..
Gens-Klan-Aşiret-Halk-Ulus; kandaş toplulukların türdeş topluluklara; kapalı ekonomik birimlerin, bir ortak bölen adına, herkesi içinde barındırma nüveleri içeren ortak pazara evrilmesi; bilimsel ve teknolojik gelişme ile start alan reform ve devrimlerin muazzam etkisi; bir bütün halde YENİ BİR GELECEK ADINA ele alınması gereken temel kilometre taşları durumundadır..
...
Bugünün gözüyle geriye gidildiğinde, bugünün bilinciyle geçmişi irdelediğimizde, var olan koşullarımızın, tarihin-toplumun ve siyasal alt-üst oluşların müthiş bir süzülüşü ve anlamlı bir sentezi olduğunu görürüz..
...
Ulusul sınırların aşıldığı bir tarihsel gerçeklikte, DÜNYA VATANDAŞLIĞI fikir ve çabasının, dünyayı küçülten bilgi ve bilişim teknolojisiyle, yeni bir biçimlenme, yeni bir kültürel inşa ve YENİ BİR İNSAN MODELİ yaratması kaçınılmaz sayılmalıdır..
...
Alışkanlıklarımızın;
Tüm kültürel kodlarımızın;
Aile-toplum ve coğrafya gerçekliğimizin, birden buharlaşıp-yok olmasının olanaksızlığı, yeni bir bilinç ve YENİ BİR İNSAN MODELİ ile asgari bir sıkıntı ile giderilebilecektir.
...
Her koşul, kendi düşünüş tarzını ve kendi öznesini yaratmıştır.İnsana ve canlı yaşama dair duyarlı bir kaygı taşıyan bilinçli insanlara düşen, ETKİN ÖZNE olabilme gerekliliğidir. Hayatın içinde savrulan değil, hayatı biçimlendiren, dönüştüren ve yeni bir geleceğe taşıyan YENİ BİR İNSAN MODELİ..!
...
Kendini ve yönettiği toplumu, insanlık aleminden ayrı görmek ve ucube bir yalnızlığa sürüklemek, bilimsel teknolojik gelişkinlik düzeyinde, ne mümkündür-ne de üretici bir çabadır.
Süreç, bunun aksi bir yolda hızla ilerlemişken, evrim ve devrimin kaçınılmaz girdabına yakalanmaktan hiç kimse kurtulamamıştır..!

.....
KIBLESİ İNSAN OLAN YÜREKLERE SELAM OLSUN...!

YÜREĞİ ÖNDE GİDENLERE SELAM OLSUN...! M.Doğan/