Karabağ Antlaşması’nda Kazanan Kim?
Azerbaycan ve Karabağ Savaşı ile ilgili birçok mecrada yorumlar/analizler yapılmakta. Yapılan yorumlar ve bu yorumları okuyan ve dinleyen inşaların bakış açısı da bulundukları konum veya fikri yapıdan uzağa gidememekte. 27 Eylül’den bu yana Azerbaycan ordusunun ermeni tecavüzüne karşı başlattığı Karabağ Taarruzu sonucunda en son Dağlık Karabağ içerisinde yer alan tarihi Şuşa şehrini alınmıştı. Artık, Hankendi’ne 5-10 km’lik mesafede kalmış ve Hocalı kasabasının merkezine girebilmenin de önü açılmıştı. Beş şehir 4 kasaba, 300’e yakın köy kurtarılmıştı.
Nihayetinde Rusya’nın sahaya çıkması ve gece yarı yapılan (ki o saatlerde ve hala Paşinyan tarafından antlaşma imzalanmadı) antlaşma ile Azerbaycan taarruzu sonlandı. Son nokta diyoruz çünkü artık savaş yok. Ermenilerin antlaşma esnasında Azerbaycan’a attığı İskender füzesinin Azerbaycan hava savunma sistemleri vasıtasıyla Bakü yakınlarında imha edilmesi saymaz isek. Burada Ermenilerin Rus savaş helikopterini kaçırıp Azerbaycan hava sahasına girmesi ve Azerbaycan ordusu tarafından vurulmasını da bir kenara eklemek gerekir. Barış için veya savaşın sonlandırılması için bir etkisi olmuş mudur, bir bahane midir onu da kaydetmekte yarar vardır diye düşünüyorum.
Tabiki dünyanın her yerinde ve her savaştan sonra antlaşmalar yapılır=yaptırılır. Antlaşmalar çoğu zaman savaşı kazanan tarafın dikteleri üzerinden yürür. Peki, 10 Kasım 2020 tarihinde imzalan Karabağ Antlaşması nasıl oldu, neler hükmetti, taraflara neler kazandırdı neler kaybettirdi.
Yazımızda açıklayacağımız huşuları okuduğunuzda, açıklamaları ele aldığımızda bir tarafgirlik yolu tuttuğumuzu/tutacağımızı belirtmek istiyorum. Böylece baktığımız açılardaki hamaset/hissiyat veya sevinçleri de göstermeye çalışacağız.
Olayı Azerbaycan’ın kazançları ve kayıplarımız açısında ele alacağız. Yazdıklarımı okuduktan sonra kazananın kim olduğu hakkında kararınız/fikriniz olacaktır. Umarım kazançlı olan kardeşlerimiz ve nihayetinde biz olmuşuzdur.
Karabağ Antlaşması’nda Kazanan Kim?
Antlaşmanın Azerbaycan İçin Kazanımları:
Azerbaycan kazançları açısından bakınca,
1. Nahçıvan’dan açılacak karayolu/koridor vasıtasıyla,
-Türkiye, Azerbaycan ile (ki zaten Nahçıvan zaten Azerbaycan toprağıdır.)
-Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü sağlandı (Bakü’de, Şeki’de, Kazak’ta oturan bir Azerbaycanlı, Ordubat’a, Keleki’ye doğrudan gidebilecek. ) sınır oldu
2. Azerbaycan, savaşmadan/zayiat vermeden, tek mermi atmadan Kelbecer, Laçın, Ağdam’ı kurtarıldı (Madrid ilkeleri ile ortaya konulan söz konusu 7 rayonun/ilin 5+2 şeklinde boşaltılmasının somut hali. “Madrid ilkeleri 29 Kasım 2007'da AGİT Minsk Grubunun Azerbaycan ve Ermenistan'ın dışişleri bakanlarıyla yaptıkları toplantıda kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre Dağlık Karabağ çevresindeki 7 rayon/il Ermeni işgal güçleri tarafından boşaltılacaktır. Karabağ için Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ilkesini ihlal etmeyen geçici statü hazırlanacaktır. Ermenistan ve Dağlık Karabağ arasında koridor sağlanacak, Karabağ'ın nihai statüsü bölgede yapılan bir "referandum"la belirlenecektir.” demektedir).
3. Yenilemez denilen Ermenilerin bir toz gibi savurulduğu, 30 yıllık tahkimatlarını yerle bir edildiği, Azerbaycan Ordusunun savaşma azmi ve kararlılığı tüm dünyaya gösterildi ( Paşinyan, anlaşmanın “kendisi ve Ermenistan halkı için ‘son derece acı verici’ olduğunu” ifade etti.).
4. Azerbaycan içerisinde oluşturulan sözde Karabağ Cumhuriyeti tarihe karıştı (İmzalan bu son antlaşmada Dağlık Karabağ'ın statüsü hakkında tek bir kelime yoktur).
5. Rusya, Ermenilerin kısmen de olsa (soros destekli iktidara gelmiş paşinyan’ın) cezalandırılmasını sağladı.
6. Rusya, Azerbaycan Türklerine yardım ettiğini gösterdi (45 günlük savaşa antlaşmaya kadar fiilen iştirak etmedi).
7. Türk silahlarının ne kadar etkili olduğu bu vesile ortaya çıktı.
8. Bu savaş sonunda inanılmaz kayıplar veren Ermeni ordusu bu saatten sonra kendisini en az 10 yıl toparlayamayacak hale getirildi.
9. Kazanmadığımız/alamadığımız topraklarda (Hankendi, Hocalı, Hocavend, Ağdere) Ermenilerin yaşamayacağı buraları terk edeceği beklentisi ortaya çıktı.
10. 30 yıldır zaten hiçbir kazancımız yoktu en azından 7 ili kurtardık.
11. Azerbaycan bu savaş öncesi Nahçıvanla bağlantı kuramıyordu. Bu vesile ile (yüz yıl önce Azerbaycan’ın elinden çıkmış Zengezur ve Meğri toprakları vasıtasıyla) bunu imkânı kısmen de olsa kazandı. Haliyle Türkiye’de bu karayolu ile Bakü’ye doğrudan ulaşmış olacak.
12. Yine Azerbaycan, Karabağ haricinde olup ta işgal edilen 7 kasabayı da savaşmadan kazandı. Bu 7 kasaba farklı mecralarda yazılıp ve çizilmesi dışında savaş başladığında gündem de bile değildi.
Azerbaycan’ın kayıpları açısından bakınca;
1. Bu antlaşma ile Laçın Koridoru’na paralel bir koridor/yol ile kendi toprakları içerisinden (sözde Karabağ Cumhuriyeti toprakları olarak adlandırılan Hankendi, Hocalı, Hocavend, Ağdere’de), ( üç yıl içinde, başkent Hankendi'ni Ermenistan'a bağlayacak olan Laçin koridoru üzerinden, bu yolu kontrol edecek barış güçlerinin daha fazla konuşlandırılması için yeni bir yol inşa edilecek.) Ermenistan’a/Rusya’ya bağlanıldı.
2. Zafer kazanmış bir ordu bir millet, birçok noktaları, köyleri, kasabaları alınmış olmasına rağmen, Hankendi, Hocalı, Hocavend, Ağdere kaybetti. 26 yıl süren eski statü korunmuş oldu. Yeni denklemde Karabağ’ın Şuşa şehri ve işgal altındaki 3 vilayet Azerbaycan’a geçerken Ermeni tarafı da özerk Karabağ toplam yüzölçümü kadar bir sahaya hâkim bırakıldı (Karabağ’daki temas hattı boyunca Rusya’nın barış güçleri konuşlandırılacaktır).
3. Dünyanın gözleri önünde cereyan eden hatta birçok anını izleme imkânı bulduğumuz bu savaşta, 20.000’den fazla kayıp veren ermeni ordusu yok olmaktan kurtuldu.
4. Bu antlaşma ile 1992’de Elçibey’in Azerbaycan’dan çıkardığı Rus ordusu, Azerbaycan’ın izni/onayı ile tekrar Azerbaycan topraklarına yerleşti. (Rusya Federasyonu barışı koruma birliği, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin çekilmesine paralel olarak konuşlandırılacak hem de özel kuvvetleri, toplamda yaklaşık 2 bin asker, 90 zırhlı personel taşıyıcı ve 380 araç ile askeri malzeme parçaları bölgede olacak.)
5. Azerbaycan içerisinde, (Hankendi, Hocalı, Hocavend, Ağdere’de )Azerbaycan’a düşman bir (belki 100.000 civarında insan Rus destekli ermeni) unsur bırakıldı.
6. Bu savaşın her anında Azerbaycan’ın yanında olan Türkiye ve Türk barış gücü askerleri Dağlık Karabağ'da, ateşkesi gözlemleyecek bir gözlem noktasında olma hakkı elde etti ancak bu gözlem noktası da Dağlık Karabağ'ın dışında bırakıldı.
7. Antlaşmanın yapılması esnasında ağırlığını koyan Rusya, bundan sonrası içinde her şey Rusya'nın inisiyatifindedir mesajını verdi. Bu şunu gösteriyor biz ne kadar savaşırsak savaşalım Rusya ve ABD ne kadarına izin verirse o kadar ilerleyebiliyoruz. (Türkiye, 2 günde Suriye’nin 45 km içine kadar girmiş, binlerce ypg’li teröristi ortadan kaldırmış ama Mümbiç e girememişti. )
8. Ermenistan, Azerbaycan ve Nahçıvan arasında insan, mal ve taşıt ulaşımına dair gerekli yolun açılmasına izin verecek. Bu yolun kontrolünü de Rusya yapacak (Rus FSB’si ne kadar iyi davranacak göreceğiz). Bu Türkiye’nin Nahçıvan üzerinden Azerbaycan’a ulaşabilmesi anlamına gelmekte. Nahçıvan’a açılan bir koridor değil, bir nakliyat geçididir. Bu ise temelde Ermeni’ye yarayacak/yaradı. Bununla ilgili Türkiye ve Azerbaycan'a bakın bunu da size verdik demek istiyorlar. Karşılığında Türkiye ve Azerbaycan'dan ermeninin yolunu açmağı talep ettiler ve de aldılar. Ermenistan’la Rusya arasında demiryolu Bakü üzerinden yapılacak/başlayacak. Oysa Azerbaycan İran’la konuşup, (Rusların büyüklüğü yerine Meğri’den geçmek yerine), Güney Azerbaycan’dan geçen 35 km’lik bir demiryolu köprüsü inşa edebilirdi hem de paralı (İran’a) serbestçe gidilip geline bilinirdi.
9. İran, içerisinde yaşayan Türklerin psikolojik ruh yüksekliğine ket vurulmuş oldu. Savaş başladığında İran’da her ilde Azerbaycan’a destek mitingleri yapılmıştı. Ermenistan’a askeri yardım malzemesi taşıyan araçlar daha İran’dan çıkmadan yakılmıştı. Bu olayların sonucunda da İran, içerisinde yaşayan 40 milyon Azerbaycan Türkü’nü göz önüne alarak bu yolu kapatmış ve yardımların geçmesini engellemişti.
10. Rusya, Ermeniler tarafından çok eleştirse de yine de Ermenilerin yanında olduğunu gösterdi.
11. Savaş ve antlaşma sonrası Karabağ’da ermeni nüfus ile Rus askerinin varlığı yüzünden 1 milyon kaçgın göçkün Azerbaycan Türkü’nün elini kolunu sallayarak eski topraklarına dönemeyecektir.
Bu antlaşma ile Türklerin savaşta kazandıklarını masada kaybetme alışkanlıkları veya istediklerini alamaması durumu bir kez daha ortaya çıktı. Bu şartlar altında son Karabağ Savaşını Azerbaycan kazandı. Karabağ Ermenileri Azerbaycan egemenliğinde (ancak hakları Rusya’nın güvencesinde) kalacaklar.
Azerbaycan ordusu, Dağlık Karabağ'da 27 Eylül'de başladığı operasyonda, 5 kent merkezi, 3 kasaba ve 240 civarında köy ile bazı önemli tepeleri Ermenistan'ın işgalinden kurtarmıştı.
Peki,
Hocalı'm, Han'lar şehri olan Hankend’im, Hocavend'im, Asgeran'ım olmadan, Ruslar, "Rus Barış Gücü" adıyla, ELÇİBEY'İN KARABAĞ'DAN kovduğu, 45 gün savaştığı ve şehit olduğu topraklarımıza gelmesine sevinmeli miyiz?
Ne Şuşa ne Cebrayıl ne de diğerleri, 5+2 vardıysa niye, niye benim onun, o birisinin bu birisinin kardeşlerini toprağa gömdük?
Ermeni yetmiyordu Rus ta mı gelsin istendi?
Bu antlaşma;
1919-22 yıllarındaki işgalci Yunan’ın Eskişehir'de, Bursa'da, Ayvalık'ta kalması,
İngiliz barış güçlerinin Eskişehir -İzmir oradan da yunana bağlanması,
-İngiliz barış güçlerinin burayı kontrol etmesi,
-karşılığında Manisa'nın kurtarılması,
İzmir ile Ankara’ya yol yapılması gibi bir mana taşımaktadır.
Bu antlaşma ermeninin yaşamadığı, Hocalı, Asgeran, Hankendi'nde Rus birliklerinin kalıcılığıdır.
Düşünün daha küçük bir çocuksunuz elinizde 100 tane ceviz var ve zorbanın biri gelip elinizdeki cevizlerin 20 tanesine el koyuyor sonra siz büyüyorsun 20 yaşında delikanlı oluyorsunuz.
Zorbadan çok daha güçlü hale geliyorsun gidip onu dövüyorsun tam bütün cevizlerini alacakken birileri araya giriyor. 5 -6 tanesini al sonra sana bir de 1 fındık verelim diyorlar.
İşte 11.madde budur.
Atımızı kaybedip eşek bulduğumuza ne kadar sevinirsek o kadar sevinelim.
Hiç yokken bu da iyiydi diyenler olabilir ama tüm şartların bu kadar lehimize olduğu bir zamanda bu kadarla yetinmek bir daha kaç yıl sonra elimize geçer Allah bilir.
Yukarıda yazdıklarımı barış istemeyen biri olarak değerlendirebilirsiniz.
Sadece biraz düşünmenizi istiyorum.
O kadar…
Muhammet Kemaloğlu,
2012 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “XI.-XIII. Yüzyıllarda Anadolu’da İslâmiyet” adlı Yüksek Lisans tezini tamamlamıştır.
2022 yılında "Hakkı Baha Pars: Hayatı ve Eserleri (1879-1942) adlı teziyle doktor olmuştur.