Sabancı
Kayıkçı Kavgası

Kayıkçı Kavgası

 

Kamil Akdoğan

 

Eskiden İstanbul’da Eminönü - Karaköy arasında yolcu taşıyan kayıkçılar, müşteri beklerken kendi aralarında kavgaya tutuşurmuş. Durup dururken çıkan kavgada sesler yükselir, kürekler havaya kalkar, sağa sola savrulurmuş. Kavga çıkınca etraflarında toplanan halktan bazılarının kafasına kürekler iner, ama kürekler ne hikmet ise kavga eden kürekçilerin hiçbirinin başına değmezmiş. Bu kavga daha sonra denizden karaya taşınmış ve yankesiciler, cami önünde kayıkçı kavgası benzeri düzmece kavgalar ile halkı çevrelerine toplayıp soymayı adet edinmiş.

Buraya kadar olanı, kıyıdaki tablo. Bir de denizde kapışmaları varmış kayıkçıların. Kayık, yapısı gereği suyun içinde çok oynar, dolayısıyla kavga etmek mümkün olmaz. Zamanının kayıkçıları da kendileri suya düşmemek için kavga ettiği kişiyi kuvvetlice iteleyemezlermiş. Kibar kibar birbirlerini dürter, gayet sinirli olmalarına rağmen komik bir görüntü ortaya koyarlarmış.

Kayıkçı kavgası işte budur. 

*****

Kavga varmış gibi bir görüntü vardır ama sonucu sıfırdır.

Hiçbir çözüm üretmeden birbirine laf sokuşturan siyasetçiler;

Sadece Milletin gazını almak için hamaset yapan sözde Devlet adamları;

Vatan hainleri ortada iken bunlara göz yumup diğerlerine tepki koyan sözde vatanseverler, hepsinin de yaptığı kayıkçı kavgası.

“Hiç bir şey yapmadan yapıyor gibi görünmek ve aslında birbirine zarar vermeden sadece Millete zarar vermek”

İnşallah kayığınız batar, küreğiniz de bir yerinize girer,

 

Kamil Akdoğan