KENDiSiNi VAZGEÇİLMEZ ZANNETMEK!
Günün birinde bir doktora gerginlik ve tedirginlikten şikayetçi olan bir hasta gelir.
Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin
rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığı söyler.
Doktor ona sorar:
- Bu işleri başka biri yapamaz mı? Yahut bir başkası size yardımcı olamaz mı?
- Onları yalnız ben yapabilirim. Bütün işler bana bakar.
- Sana bir reçete vereceğim.
Bu reçeteyi aynen tatbik edersen kurtulursun. Diyerek, bir reçete yazıp verir.
Adam reçeteyi alıp baktığında, hayretler içinde kalır.
Reçetede; “her gün en az
2 saat iş bırakıp yürüyüş yapacaksın ve haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin” diye yazıyor.
Hasta doktora sorar:
- Yürüyüşü anladık ama neden mezarlık?
- Oraya gidip mezarlara bakmanı istiyorum. Orası kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Sen de onlar gibi mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkan olmadığını zannettiğin işlerinin başkaları tarafından yapılmaya devam edildiğini göreceksin..
*****
Evet, mezarlıklar kendini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Ve bütün işler, başkaları tarafından da yapılabilir.
İnsan bilgeleştikçe bunları fark edebiliyor.
Dolayısıyla meyvesi olmayan ağaçlar dimdik dururken meyvesi olan ağaç eğildikçe eğiliyor. Meyveli ağacın taşlayanı da çok oluyor.
Her şey bilgi ve meyve meselesi vesselam.
Sevgiyle kalın
Kamil Akdoğan