Kimliğini Bulamamış İnsan .....
Geçmişten aldığı birikimi yarına taşıma amaç ve kaygısı taşıyan kendinden sorumlu her özü güzel bireyin, kesintisiz bir güncelleme dert ve ihtiyacı edinmek zorunda olduğu tartışmaz götürmez bir gerçeklik durumudur.
Bu durum, bizi, epistemolojik açıdan, bilinen dünya ile, bilgiden bağımsız var olan dünya arasındaki ilişki ve karşıtlık durumuna kadar götürür. İnsan bilgisinin yapısı ve geçerliliği; bilginin kaynağı-doğruluğu-imkanı ve sınırlarıyla direkt bağlantılı bir süreçtir. Yaşadığınız süreci, yaşanmış önceki zamanlardan bugüne taşıyıp soyutlarken, edinmiş olduğunuz ve sizi betimleyen bilgi ve birikiminizin devreye girdiğini görürsünüz.. Bu, Olmazsa-olmaz bir durumdur. Ve her birey, grup ve sınıf, yaşanmış-yaşanacak ve yaşanması gereken hayat ve dünyalar ile iddiasından vazgeçmemiş ise, KENDİNİ YARINA TAŞIMA AMAÇ VE KAYGISI UYARINCA , bugünü, yeni baştan ve kesintisiz güncellemek zorundadır..
..... Sizi, Siz yapan, Emek yoğunluklu, aile, topluluk, sınıfsal konum ve ülke gerçeğiniz ile kendinizi ve kendiniz dışındaki yaşamı, her günün ihtiyacı içinde bilgi süzgecinizden defalarca geçiriniz-süzünüz-damıtınız...! Göreceksiniz; Bilgi filtresinden geçen damıtılmış düşünceler, konsantre saptamalar, sizi, ve hayatın içinde bizi, uyumlu bir yarına kavuşma yürüyüşü içinde, daha özgür, daha mutlu ve daha üretken kılacaktır...!
..... Hiç birimizin, yaşadığımız ve hızlı akan bilgi ve teknoloji çağında, geri kalma, hurafe ve dogmalarla yönetilme, kuru dayılanma ve kibirli böbürlenme ile kaybedecek ne zamanımız-ne da lüksümüz vardır. İnsan kardeşim: Kimliğin, Kendini bildiğin kadardır...! Kendini bilemeyen; bir başkasını, bir başka hayat ve dünya gerçeğini bilebilme durumunda değildir-olamayacaktır...!
..... Bilginin izinde, yorgunluk bilmez bir hayat öğrencisi olabilmek azim ve çabasıyla...
DİK VE DİRİ KALANLARA SELAM OLSUN...!
M.Doğan/ 08.Aralık.2016