Güzel dinimiz İslam, güzel ahlakı, adil olmayı, insanlara iyilik yapmayı emreder.
Peygamberimiz iyi insanı (veya Müslümanı) “Diğer insanların elinden ve dilinden emin olduğu insan” olarak tarif etmiştir.
Ayrıca iyi ahlakla ilgili pek çok ayet ve hadis de bulunmaktadır.
Nur Suresi 21. Ayette “Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını takip ederse, muhakkak ki o, edepsizliği (yüz kızartıcı suçları) ve kötülüğü emreder”
30. ayette de “(Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır” denilerek Müslümanların nefislerini korumaları, yüz kızartıcı bir suç işlememeleri emredilmektedir.
Bunlarla birlikte Cuma hutbelerinden sonra okunan hepimizin bildiği Nahl suresi 90. Ayette de: “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor” denilerek adalet, iyilik yapmak, yardımseverlik ve edepli olmak övülmektedir.
Yine Peygamberimiz: “Güzel ahlak hataları eritir; suyun buzu erittiği gibi. Fena ahlak da ameli bozar; sirkenin balı bozduğu gibi” diyerek güzel ahlakın erdemini ne güzel ifade etmiştir.
Biz mütedeyyin insanlar, güzel dinimizin güzel emir ve ilkelerini yaşayarak iyi insan olmayı hedeflemişizdir.
Amacımız, diğer insanlar bizden emin olsunlar, bize inansınlar ve dolayısıyla bizim yolumuzdan gitsinler.
Bunun içindir ki iyi insan olmayı da tavsiye ederiz.
İyi insan olmak vatanı, milleti sevmeyi gerektirir.