Teknolojinin gelişmesiyle savaşların mertlikten uzak, sinsi, hileli bir hal alması olabildiğince arttı.
Evet, tüfek icad oldu, mertlik bozuldu. Özellikle Batının tamamı ırk, soy, bağ, akrabalık yönlerine baksanız bir olduğunu göreceğiniz şer cephesi çok soysuz, kirli bir savaş yürütüyor dünyada. Basit bir teknolojik ilerlemeyi sinesine çekemeyen Amerika bu ülkeye karşı yoğun bir ekonomik savaş açtı. Ancak savaşın bile bir şerefi vardır diye düşünüyorum. Basit bir virüsün ülkede yayılmasını sağlamak, bu yolla dışarıdan gelip gidecek herkesin, her şeyin önünü kesmek nasıl bir canavarlıktır? Hazreti Ömer gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam buyurmuş. Gözünüzün görmediği bir mikropla sizi esir almaya kalkışan birine nasıl mukavemet gösterirsiniz? Şimdi Çin’in yapması gereken “Azdan az, çoktan çok” prensibiyle güzel bir savaş açıp epey bir nüfusu kaybetme riskini göze alıp ABD’den neler götüreceğini görmektir.
Adamlar yıllardır içimizde bir terör örgütü kurup bunlara her türlü desteği vererek 30-35 bin insanımızın ölümüne yol açtı. Çevremizdeki her ülkede bize karşı mücadele edecek çeteler kurup bunlara gereken maddi ve manevi desteği vermekten çekinmedi. Ülkemizi ekonomik olarak diz çöktürecek her türlü hareketi yapmaktan geri durmadı. Hala hemen sınırımızda 3-4 farklı isimle kurulan terör örgütlerine bir ülke kurdurma, yeni bir fitne yuvası oluşturma peşinde. Yaklaşık 40-45 yıldır derin devlet namıyla her türlü değerlerimize saldırıp insanlarımızı katleden bir terör devletini stratejik ortak olarak kabul etmişiz. Ama roller hızla değişiyor. Ezilenler ilelebet ezilme niyetinde olmadığını göstermeye başladı. Bu itirazlar, homurdanmalar arttığında her ülke sömürgecilerin ahtapot kollarına birer balta vurursa dünya çok hızlı gerçek özgürlüğüne kavuşacaktır.
Kirli her şeyin midemizi bulandırması gibi bu savaş ta benliklerimizi bulandırmaya devam ediyor. Biz kurtla kuzunun bir arada yaşadığı bir dünya arzu ediyor, ya da iyi olan taraf kazansın diyoruz. Nedir o öyle bel altı vurmalar, alçakça saldırılar, güçlünün ezdiği bir dünya… Tüm dünya şu sıralar güç devşirme peşinde çaba sarf ediyor. Dördüncü Murat filmindeki gibi her gün gürzünü daha bir hırsla, daha fazla sayıda indirip kaldırıyor. Yeni silahlar edinip, yeni projeler hazırlıyor. Günü geldiğinde bu başıbozuklara “Gel bakalım” deyip o gürzü acımadan kafasına indirecek. Bu tip bir savaşta bitaraf olmak bertaraf olmaktır. Acilen cephemizi oluşturmak, gönül coğrafyamızla buluşmak, güçlerimizi birleştirmek mecburiyetindeyiz. Yarın bizler için çok geç olabilir.