Sabancı
KOLAYCILIĞA KAÇMAK

KOLAYCILIĞA KAÇMAK

Ülkeyi yönetenler önlerine çıkan her problemi hemen bir kanun, kararname, yönetmelik’le çözebileceğini sanıyor. Halbuki kanunlar kısa ve öz olur, gereken yerleri hakim-savcı insafıyla tamamlar. Tabii onların görüş ve düşünceleri bozuk olduğu yerler görülürse anında kendisine en ağır ceza verilerek cübbesi soydurulur. Kanunun genel hatları anayasada olması yeterlidir. Fakat yine de kanun her şey değildir. Benim hanemin kapısında benim adım soyadımla bir bayrak asılıdır. İçerde benim görüş ve kanunlarım geçerlidir. Siz kanunlarla benim evime, salonuma, yatak odama müdahale etmeye kalkışırsanız sadece ailenin içerisine keşmekeş sokmuş, fitneyle aile bireylerini birbirinden soğutmuş olursunuz. Aile içi ilişkilerin düzeni bin yıllık örf, adet, gelenek ve törelerimizde mevcuttur.

Hal böyle iken devletin çıkardığı saçma kanunlar bir tarafı düzenleyeyim derken, modern tıbbın ilaçları gibi 20-30 kadar yan etkisiyle 5-10 organı bozmaktadır. Bir anne ya da baba yavrusunun bir haylazlığına karşı sokakta-evde bir fiske vuracak olsa neredeyse ebeveyn canavar ilan edilerek çocuk ellerinden alınmaya kalkışılıyor. Hadi ellerinden aldınız, ne yapacaksınız bu çocuğu? Her biri bir diğerinden yetersiz yetiştirme yurtları, sevgi evlerine yerleştirilerek aklı sıra orada kendilerine daha iyi bakılıp gürbüz yetişecekler, vatana millete faydalı bireyler olacaklar... Oysa oradaki görevlilerin hangisinin ilgisi bir annenin ilgisine karşılık gelir, nasıl bir şefkat annenin bir sarılışının yerini tutabilir? Siz Batılı anlayışla kanunlar çıkarabilirsiniz ama burası Türkiye, onların ne yaşam felsefesiyle, ne örf ve adetleriyle bizim uyuşmamış mümkün değildir. Sonra da bir telefonla babayı 3 ay evden uzaklaştırır, evden atılan baba ise insafı geriye atıp hınçla kazancından bir lira eve göndermediği durumlarda artık anne çocuklarıyla devlete sığınmak zorunda kalır. 3 ay, 6 ay gibi uzun süreli uzaklaştırma durumlarında kanun sadece erkeği değil, tüm aileyi mağdur etmektedir. Bakan ağzıyla “Kadının beyanı esastır" cümlesiyle bir yönetim erkeğin o zavallılıkla daha da saldırganlaşmasına yol açmakta, sonuçta kadınlara ölçüsüz davranışları katliamlarla son bulmaktadır.

Son dönemde TV, yazılı basın, sosyal medya bu tip haberleri sadece haber olarak vermemekte, öyle ajitasyonlarla milletin zihnine kazımaktadır ki, seyredenlere adeta bu rezilliklerin içerisinden siz daha ilerisini yapabilirsiniz mesajı vermektedir. “Batılı iyice tasvir, safi zihinleri idlaldir" der Bediüzzaman. Bir intihar olayını ballandırarak anlatan kanal oradaki adamdan daha çıkmazda olanlara yol göstermektedir. Böyle olumsuz olaylar haber ilişkisi ne kadar ise o kadar verilebilir. Bir de bu tip rezillikleri dinimizle ilişkilendirmeye çalışan ahmaklar var ki, onlara göre din dersleri, dindar gençlik yerine insan olmak(!) öğretilmeliymiş. Dinle birazcık alakanız olsaydı “İman insanı insan eder, belki insanı kainata sultan eder “ düsturunu da bilirdiniz.

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.