Sabancı
KÖPRÜ VERGİSİ

KÖPRÜ VERGİSİ

Ülkenin birinde hazinede para kalmamış. Padişah hemen vezirlerini huzuruna çağırmış ve durum hakkında bilgi vermelerini istemiş. Vezirler: “Padişahım maalesef hazinemizde para kalmadı, yeni vergilere ihtiyaç var” demişler. Padişah “Ne vergisi koyalım?” diye sormuş.
Vezirler köprülere vergi koyulması yönünde fikir beyan etmişler. Padişah durumu kabul etmiş ve “Köprülere adam koyun, her geçenden bir akçe alsınlar” diye buyurmuş.
Aradan bir süre geçtikten sonra Padişah vezirlerini çağırıp tepki olup olmadığını sormuş. Her şeyin sorunsuz olduğunu bildirmiş vezirler. Padişah “O zaman köprünün diğer ucuna da bir adam koyun, çıkanlardan da para alınsın.” diye buyurmuş.
Aradan biraz daha süre geçmiş, padişah yine vezirlerini çağırıp sormuş.
“Var mı bir şikayet?”
“Yok padişahım.”
Halkın tepkisizliğine çok sinirlenen padişah, “köprünün ortasına bir adam daha koyun, gelen geçen herkese parmak atsın” diye emretmiş.
Aradan 3-5 gün geçtikten sonra padişah yine vezirlerini çağırmış ve halkın tepkisi olmadığını öğrenince sinir küpüne dönmüş. Vezirlerini yanına alıp bir köye gitmiş.
Padişah köylülere sormuş:
“Var mı şikayeti olan?”
Kimseden ses çıkmamış.
Padişah ses tonunu yükseltip tekrar sormuş:
“Var mı şikayeti olan? Eğer kimse ses çıkarmaz ise taş üstünde taş, vücut üzerinde baş bırakmayacağım.”
Padişahın öfkelenmesi üzerine arkalardan kısık sesle bir köyle başlamış konuşmaya…
“Padişahım esasında bir sıkıntımız var.”
“Eee? Söyle bakalım nedir sıkıntınız?”
“Padişahım köprünün ortasına bir adam koydunuz ya?”
Bir şikayet bekleyen padişah sormuş: “Eee? Ne olmuş adama?”
“Akşamları çok kalabalık oluyor sıra beklemek zorunda kalıyoruz. Bir adam daha koysanız çok güzel olur.”
*****
Devlet hazinesi açık verince ilk akla gelen vergileri arttırmak oluyor.
Bu, her devirde böyle maalesef.
Tepkisiz bir toplum olunca vergiden sonra parmak geliyor ama bu defa da insan, kötülüğe de alışıyor ve hatta parmağın da iki katına çıkmasını istiyor.
Allah, her topluma layıkı olduğu yönetimi veriyor doğrusu.

Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN