Sabancı
KURAKLIK

KURAKLIK

Küresel bir olgu olan ısınma ve getirdiği kuraklık son dönemdeki yağışların yılını geneline yayılmasıyla bölgemizdeki kuraklığın yok olmasını dileyip dua etmek gerekiyor. Tabii bu dua diliyle olmaz her zaman. Yüce Peygamberimiz devesi uyuz olmuş, başında dua eden kadına “Duana biraz katran kat” diye emir veriyor. Bu; dua güzel de devenin iyileşmesi için onun hasta yerlerine katran sürmelisin mesajıdır. Bizlerin ise küresel ısınma, kuraklık gibi olumsuzluklara yapacağımız en güzel dua, sade bir yaşam ve fidan dikmektir. Orman Genel Müdürlüğü her yıl 65 kadar fidanlıkta milyonlarca fidanı yetiştirip onları ormansız alanlar, yanan sahalar, yol boyları, mezarlıklar, okullarda toprakla buluşturmak suretiyle yurdumuzu yeşillendirmeye çalışmaktadır.

Televizyonda geçen gün konuşan bir uzman son otuz yılın en kurak 7’si 2010-2018 arasında yaşanmıştır diyordu. Gerçekte çocukluğumuzda yaşadığımız meşhur Hatay yağışlarının hayalini bile kuramaz olmuştuk. Bir tüccarın Antakya’da hana giriş yapıp yağmurun beklemesi hikâyesini duymuşsunuzdur. 40 gün boyunca yağmur durmamış. Ümidi kesen tüccar yoluna devam edip gitmiş. Haziran gibi Antakyalı bir tanıdığa rastlayınca da hemen sormuş; Orada hala yağmur yağıyor mu? Artık eskisi gibi kırk günlük yağmurları rüyamızda bile bile görmüyoruz. Hoş, kırkı boş ver, 15 gün durmaksızın yağacak bir yağış, Allah korusun İlimizde yıkıp geçmedik yer bırakmaz herhalde… İnsan bir şeyler yapıyorum diyerek Yüce Allah’ın koymuş olduğu müthiş nizam-intizamı berbat ederek sonrada sonuçlarına katlanıyoruz.

Son yıllarda susuzluk, kuraklık, tarım vb nedenlerle yeryüzündeki su kaynaklarını aşırı zorladığımız gibi yer altı su kaynaklarını da insafsızca sömürüyoruz. Öyle ki yer altındaki su akiferlerini aşırı boşalttığımız için obruklar, yer kaymaları, tuzlanmalar oluşuyor. Bunlar geleceğimiz için güzel göstergeler değil maalesef. Bu gidişe dur demek için toprağı aşırı zorlamaktan kaçınıp tuzluluğu ortadan kaldıracak, tarım ilaçlarına ihtiyacı azaltacak ürünlere yönelmek mecburiyetindeyiz. Dünyamız çok ihtiyarladı, yeni savaşlara, aşırı zorlanmaya tahammülü kalmadı. Dengesiz birilerinin, tutarsız politikalarıyla ayağımızın altındaki topraktan olmayalım. Göçmek için hala keşfedilmiş yeni gezegenler yok.