Sabancı
Kusuru Görmek

Kusuru Görmek

 

Hala hamasi nutuklar atarak enflasyonu düşüreceğinizi;

Döviz kurunu kontrol edeceğinizi; 

Ekonomiyi canlandıracağınızı düşünüyorsanız bütün bu olanları hak etmişiz demektir.

Tamam, dış saldırılara karşı hükümetin yanında duralım ama lütfen siz de ekonominin “Bizim de Allahımız var” dediğiniz için düzelmeyeceğini bilin.

Biz ülke olarak güçlü olduğumuz takdirde dış güçlerin müdahalesi sonuç vermez.

Dolayısıyla öncelikle güçlü olmak zorundayız.

Bu da tüketimi değil, üretimi arttırarak ve teşvik ederek olur.

Güçlü bir ekonomi, ABD başkanının talimatından veya yabancı bir devlet adamının yellenmesinden etkilenmez.

Bu arada “Dolar artarsa artsın. Bizi neden etkilesin ki?” diyen vatandaşlara da bir çift sözümüz var:

İthalatını dolar ile yapan küçük bir imalatçı ya da bir fabrika, borçlarını ödeyemezse ne yapar? Tabii ki iflas eder. Bunun sonucu olarak da işyeri kapanır ve işçiler de işsiz kalır.

Daha düne kadar evine ekmek götüren bir babanın, bir gün içinde ekmek götüremez duruma düşmesi bir facia değil midir?

Veya ithal edilen mal bedelini sözgelimi 1.000 TL karşılığı dolar ile öderken iki gün içinde bu ödemenin 1.500 TL karşılığı dolara çıkması çok mu hayırlıdır?

Kabul edin veya etmeyin bunun adı fakirleşmedir.

Ayrıca futbol takımı tutar gibi siyaset yapılmaz.

Yanlışı ve hatayı görünce ikaz etmek onurlu her vatandaşın görevidir.

Döviz kurları konusunda da hiç bir şey yapmadan Allah’tan medet umuyorsak vay geldi başımıza.

Oysa önce çalışmak sonra da Allah’a sığınmak gerekir.

Biz, çalışma bölümünü atlayıp sadece sığınma kısmı ile ilgileniyoruz.

Tedbir almazsak Allah ne yapsın?

 

Ve hatayı ve yanlışı savunmak da akıllıca bir davranış değildir.