Sabancı

Mankurtlaşıyor muyuz?

Mankurtlaşıyor muyuz?

Mankurtlaşıyor muyuz?

Cengiz Aytmatov, Türk birliğini savunan Kırgız Türk’ü, Dünyaca ünlü ve ödüllü bir yazardır.

1980 yılında yazdığı “Gün Olur Asra Bedel” isimli romanında kişinin kendi özüne yabancılaşmasını anlatır. Bunu da “Mankurt Efsanesi”ne dayandırır.

Şöyle ki;
Juan-Juan adlı barbar bir toplum, tutsak ettiği kişileri işe yarar köleler haline getirmek için belleklerini silerek “mankurt” haline getirirmiş!

Bir insanı “mankurt” yapmak istediklerinde bakın ne yapıyorlar:
- Tutsak kişinin saçları iyice kazınır, 
- Kafasına devenin boyun derisi gerdirilerek geçirilir, 
- Tutsak başını yerlere vurmasın diye bir kütüğe bağlanır, 
- Yürek parçalayan çığlıkları duyulmasın diye elleri ayakları bağlı olarak ıssız bir yerde sıcak güneş altında dört beş gün aç susuz bırakılır, 
- Sıcağın etkisiyle deve derisi büzülür ve bir mengene gibi kafayı sıkıştırır, 
- Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlar yeniden uzamaya başlar, 
- Fakat, deri kafaya o kadar yapışır ki, zaten sert olan deve derisi sıcağın etkisiyle iyice sertleşir ve uzayan saçlar deriyi delip uzamasına devam edemez, 
- Bu nedenle saçlar kafanın dışı yönünde değil, içine doğru uzamaya başlar, 
- Sıcaktan büzüşen deve derisinin kafatasına yaptığı baskı ve kafanın içinde ters yönde uzayan saçların kafatasını delip, beyne doğru ilerlemesiyle tutsak kişi büyük acılar çeker,

- Beşinci günün sonunda tutsakların çoğu ölür, 
- Sağ kalan tutsak ise zamanla kendine gelir; yiyip içerek gücünü toparlar. 
- Ama o artık bir insan değildir; ölünceye kadar geçmişini hatırlamayan “mankurt” olmuştur. 
Artık hafızası yoktur... 
Kim olduğunu, hangi soydan geldiğini, anasını, babasını ve çocukluğunu bilmez hale gelir. 
Artık düşünemez...

İnsan olduğunun farkında değildir. Ağzı vardır, dili yoktur. Kaçmayı dahi düşünmeyen, hiçbir tehlike arz etmeyen bir köledir sadece. Bilinci, benliği olmadığı için, sadece efendisine boyun eğen bir köle...

Evet... Mankurt için önemli olan tek şey efendisinin emirlerini yerine getirmektir... 
Akıl yoksunluğunu ifade eden “mankurtlaşma” artık bir kavram olarak kullanılmaktadır...
*****
Bir insan, Allah’ın kendisine bahşettiği aklını kullanmak yerine başkalarından aldığı emri hiç sorgulamadan yerine getiriyorsa;
Tabii olduğu insanı hiçbir şekilde sorgulamıyor ve sorgulatmıyorsa;
Sahibinin dost bildiğini dost, düşman bildiğini de hiç sorgulamadan düşman biliyorsa;
Sahibine söylenen her sözü kendisine söylenmiş gibi değerlendirip düşmanca tepki veriyorsa;
Hiç okumuyor;
“Benim yerime nasıl olsa sahibim düşünüyor” diyerek hiç düşünmüyor ve hiç sorgulamıyorsa;
Aldığı emirler davasına, ilkelerine, kişiliğine ve öz benliğine aykırı olsa bile bunlara uymaya zorunlu hissediyorsa bu kişiye “Mankurt” denmez de ne denir?

Allah’ın Peygamberimize vahyettiği ilk emri “Oku, Seni Yaratan Allah’ın Adı İle Oku” dur. (Alak suresi 1. Ayet)
Yani Allah, “Oku ve mankurt olma” buyuruyor.
Ayrıca “Düşünüp anlayasınız” mealinde de onlarca ayet bulunmaktadır. 
Yani “Düşün, anla ve mankurt olma” diyor yüceler yücesi.
Ama bütün bunlara rağmen “Ben okumam da düşünmem de sadece talimatlara uyarım” diyorsanız aklınızı ziyan edersiniz.
Gün tercih günüdür.
Ya aklını kullanıp insan olacaksın, ya da emirlere mutlak itaat edip mankurt olacaksın.
Tercih senin.

Sevgiyle kalın
Kâmil Akdoğan 

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası