MATRİX
Yapılan araştırma sonuçlarına göre teknolojinin de etkisiyle her birey sosyal, yazılı ve görsel medya araçları, dizi filmler, reality show programları ve diğer yollarla her gün binlerce iletiye maruz kalmaktadır. Bu iletiler bir ürün üzerinden maddi veya manevi kazanımlar elde etmek ya da iletilmek istenen fikri diğerlerinden daha öne çıkarıp, daha bilinir hale getirerek insanların istenilen yönde davranış göstermelerini teşvik etmek için yapılır. İletilerin insanlar üzerindeki etkisini gözlemlemek amacı ile yapılan araştırma sonuçları net olarak göstermektedir ki; insanlar ilk karşılaştıklarında iletilere kayıtsız kalma refleksleri göstermelerine rağmen, zaman içinde giderek kanıksamakta ve uzun vadede mutlaka iletilerin etkisi altına girmektedirler.
Elbette bu iletilerin insanlar üzerinde ekonomik, sosyal, fiziksel, duygusal ve psikolojik etkilerinden söz etmek ve birçok örnekleme yapmak mümkündür ama belki de en tehlikelisi yoğun ve farklı farklı iletiler sebebiyle kafa karışıklığına bağlı gerçeklik algısının azalması durumudur.
Kafa karışıklığı ve gerçeklik algısının azalması durumunun burada iki boyutundan söz etmek istiyorum.
Bir boyutunu rahatlatıcı, keyif verici ve öz güven yükseltici bir durum olarak ifade edebiliriz. Bunu bir çeşit sarhoşluk hissi gibi tanımlamak mümkündür. Her gün yoğun ileti bombardımanına maruz kalan bazı kişiler ileti yoluyla teşvik edilen fiziksel tiplemelere, sunulan prototip karakterlere, ezberletilmiş fikirlere ve sosyal yaşantı örneklerine aşina olma durumunu, ezberledikleri slogan ve davranış biçimlerini kendilerinin inşa ettiği bir durum gibi algılamaya başlarlar. Bu bir yanıltıcı algıdır ama kişilerde özgüven yaratan bir yönü de vardır. Ezberledikleri davranış biçimleri, sloganlar, örnek alınan fiziksel görünümler, prototip karakterlere benzemesonrası bir çeşit statü edinilmesi duygusu yaşanır. Kişiler artıkçevresini algılıyordur, her şeyi biliyordur hissi yaşar. Hatta bazı trend kavramları çevresindeki kişilerden bir tık daha iyi bilmeleri durumunda öz güven patlaması megalomaniboyutuna dönüşür. Bunun daha da katmerlenmiş hali ise ait olunan çevreden alınan birkaç zekâ ve kabiliyete ait övgü sözleridir ki, bu durumda ilgili şahıslar artık babalarını tanımazlar. Algılanan şey bir çeşit matrix’dir.
Kafa karışıklığının diğer boyutu ise öncekilerden farklıdır ve rahatsız edicidir. Genellikle kaos durumlarında, işlerin ters gittiği durumlarda ortaya çıkar. Bu durumlarda ezberlenmiş davranış kalıpları, öğrenilmiş sloganlar ve kulaktan duyma bilgiler işe yaramaz. Sağlıklı kararlar verilebilmesi ve yeni fikirlerin üretilebilmesi için daha fazlasına ihtiyaç duyulur. Bu başarılamayınca yoğun stress veya depresyonla ilgili durumlar ortaya çıkmaya başlar. Çünkü bu kadar yoğun ve farklı boyutlarda algıların etkilediği psikolojinin bütünüyle sağlıklı kalması mümkün değildir.
Ne yazık ki yukarıda anlatmaya çalıştığım ruh hali ve davranış örneklerini sadece belirli gruplar veya sosyal çevreler ile sınırlamak da mümkün değildir. Az ya da çok her sosyal çevrede örnekleri görülmektedir.
Ülke sorunlarından söz ederken eğitimden ekonomiye, çevre sorunlarından adalete ,İşsizlikten şiddete daha birçok konu hakkında konuşabiliriz ama kontrol edilmemiş, bir takım estetik değerler gözetilmemiş iletiler de diğerleri kadar büyük sorundur.
Peki bu ileti bombardımanından hiçbir şekilde etkilenmemek mümkün müdür? Sanırım bu çağda tamamıyla hormonsuz beslenmek ne kadar mümkün ise, o kadar mümkündür. Belki problemi tanımak ondan az da olsa korunabilmenin yollarından birisidir. Belki ara sıra resmi daha iyi görebilmek için biraz uzaklaşıp oradan bakmak gereklidir. Belki dayatılan iletileri körü körüne kabul etmek yerine, bireysel tercihler doğrultusunda yollar bulunması veya yapılması gerekmektedir. Belki de binlerce yıldır insanlığın geliştirdiği ortak kültürü anlamaya çalışmak ya da çok uzağa gitmeden el uzatılsa dokunabilecek yakınlıkta olan bu toprakların kültür hamurunu yoğuran, yurt olmasını sağlayan maddi, manevi ve kültürel değerleri ve kişileri tanıma gayreti içerisine girmek gerekir.
AZİZ YALI