MEZAR SOYGUNCUSU
Gayrımüslimlerin yaşadığı köyün birinde bir mezar soyguncusu varmış. Cenaze gömüldükten bir gün sonra cenaze yakınları mezara giderlermiş ki, mezar soyulmuş, bütün ziynet eşyaları çalınmış. Köylü bu mezar soyguncusunu bilirmiş bilmesine de bir türlü suçüstü yakalayamazmış.
Gel zaman git zaman bu böyle sürüp giderken mezar soyguncusu ölüm döşeğine düşmüş ve oğlunu çağırarak;
“Bak oğlum, sen de bilirsin ki bu güne kadar sizin rızkınızı mezar soyarak çıkardım. Şimdi ölüp gidiyorum. Arkamdan tüm köylü bayram yapacak. Bir kişi bile ‘Allah rahmet eylesin’ demeyecek. ‘oh be öldü de kurtulduk’ diyecekler,” diye söylenmiş.
Bu olay oğlanın çok gücüne gitmiş. Babasına;
“Baba sana söz veriyorum herkes arkandan rahmet okuyacak” demiş.
Ve derken mezar hırsızı ölmüş. Bütün köylü bayram etmiş tabii.
Birkaç gün sonra köyde gene bir cenaze. Mezar soyguncusu öldüğü için köylünün de içi rahat. Cenaze tüm ziynetiyle beraber gömülmüş. Bir gün sonra mezarlığa gidildiğinde o da ne!
Mezar gene soyulmuş ve eskisinden farklı olarak cenazenin kıçına koca bir kazık çakılmış. Köylüler bunu görünce;
“Yahu toprağı bol olsun, soyguncu efendi mezar soyardı ama hiç olmazsa kazık çakmazdı” demişler.
*****
İnsanlar bir musibetten kurtulunca “Oh kurtulduk” derler ama gelen de gideni aratırmış.
Hikayede tam da öyle olmuş.
Bu kıssadan da çıkartılacak çok hisse var.
Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN