Sabancı
NE YAPMALIYIZ? 

NE YAPMALIYIZ? 

Büyük bir çıkmazın içindeyiz Türk milleti adeta her konuda karpuz gibi ikiye bölünmüş durumda.

Kovit bir proje mi?
Bir saldırı mı?
Bir insanlığı dizayn hareketimi?
Çin'de insanların yürürken yere düşüp ölme görüntüleri hangi amaca yönelikti?
Bizden ne istiyorlar dünyadan ne istiyorlar?
Bunları anlayabilecek bir ilim ve feraset iklimine sahip miyiz?
Sokakta maskesiz insan yokken bu kadar virüs nasıl hızla yayılabiliyor?
Maske eğer virüsü önlemiyorsa neden takıyoruz?
Virüs ortaya çıkalı 1 yıl olduğu halde neden bazı sorulara tatmin edici cevaplar bulamıyoruz?

Tıp alemi ölenlerin neden öldüğünü kurtulanların neden kurtulduğunu bize tam olarak izah edemiyor.

Şimdi bir kavşak noktasındayız.:

Aşı yaptırmalı mıyız?
Hangi aşıyı yaptırmalıyız?
Aşılara ne kadar güveniyoruz?
Devletimiz aşılara ne kadar güveniyor?
Biz devlete ne kadar güveniyoruz?

Kendi aşımızı beklemeli miyiz gibi soruların tatmin edici bir cevabı yok 

Peki.

Bu cendereden çıkmak mümkün mü?
Ne yapabiliriz?
Hangi adımları atmalıyız nereden başlamalıyız?
Ya da neyi kolaylaştırabiliriz?

Şair diyor ki:

Öyle bir yerdesin ki 
Ne bir adım ileri gidebilirsin
Ne de bir adım geri 
Ne de olduğun yerde durabilirsin.

Öyle bir çıkmazdayız ki,

Ne aşı yaptırsak riskten kurtuluyoruz ne de aşı yaptırmasak.

Ne evden dışarı çıkmamak mümkün ne de evde kalmak.

Hem hayatın içindeyiz hem de hayatın içinde olmamaya çalışıyoruz nasıl yapacaksak bu işi.!

Aşı yaptırmasak ölüm oranı %2

Peki aşı yaptırdığımızda aşının öldürücü oranını biliyor muyuz?

Bunu bugünden bilme şansımız var mı?

Ya 10 yıl sonra aşı yaptıranların tamamı sakat kalacaksa ya da bu toplum toptan kısırlaştırılacaksa ya da bugün yaptığımız aşılarin komplikasyonları çocuklarımızdan ve torunlarımızdan çıkacaksa ve o gün geldiğinde artık geriye dönüşü imkansız bir hasar meydana gelecekse  ve sonunda çaresizlik nedeniyle kaderiyle baş başa kalmış bir toplum ortaya çıkacaksa..

Ve o gün geldiğinde bu millet yapılanların hesabını soramayacaksa ve karşısında bir muhatap bulamayacaksa bu aşıyı yaptırmamız gerekir mi? çünkü artık 21. Yüzyılda planlar artık öyle kısa vadeli yapılmıyor Belki 50 yıl belki 100 yıllık planlar yapılıyor.

Bu soruları sormak bizim hakkımız değil mi?

Cevaplar sorumluluk makamında oturanlardan gelmeli.

Belki de bu aşının hasarları ortaya çıktığında sorumluluk makamındakiler bu dünyada olmayacaklar.

Bu yüzden hesap sormak ve hesap vermek Belki de imkansız olacak. Konu bu yüzden önemli ve bu yüzden uykularımızı kaçırmaya değer.

Serdar Kayhan

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.