Nezaket, Tevazu ve Sevgi
Hangi ideolojiyi, partiyi, örgütü, grubu ya da şehri temsil ederse etsin bir kimseden beklenen temel duygu ve davranışların: sevgi, saygı, nezaket ve tevazu olduğu İstanbul belediye başkanlığı seçimleri ile bir kez daha kanıtlanmış oldu.
İnsanımız, kendisine hakaretamiz hiçbir yakıştırma yapılmaksızın sadece insan olduğu için sevgi bekliyor, sadece insan olduğu için saygıyı hakkediyor ve bunlarla birlikte yönetim kademesindeki insanlardan mütevazı olmasını istiyor.
Ucuz kabadayılıklar ile nemrut, asık suratlı ve tehditkâr davranışlar halkta karşılık bulmuyor.
Nezaket çerçevesinde çalışan bir kişi halktan da nezaket görüyor ve tercih ediliyor.
Bir zamanlar aslında kötü niyetle odama gelen bir kişinin “Hocam işimi yapmadınız ama bana güleryüzle yer gösterip oturttunuz ve çay ikram ettiniz ya Allah sizden razı olsun” diyerek ayrıldığını daha dün gibi hatırlıyorum.
İnsanlar yöneticileri işlerini iyi yaptığı için sevmiyorlar, güleryüzlü, nazik ve cevval olduğu için seviyorlar.
Nazik insan, başkalarının haklarına saygı duyan insandır;
Nazik insan, insanlar arasında ayırım yapmayan, onlara her hal ve şartta güzel sözler söyleyen insandır;
Nazik insan, emeğe saygı duyan, insanların emeğini takdir eden insandır;
Nazik insan, hakkı olmayan hiçbir şeye tenezzül etmeyen insandır;
Nazik insan, suizanda bulunmayan, dedikodu yapmayan, insanlar hakkında hep iyi şeyler dileyen insandır;
Nazik insan, icraatları ile böbürlenmeyen bunun zaten hizmetin gereği olduğunu bilen insandır;
Nazik insan, bütün görevlerin geçici olduğunu bilen, bu nedenle mağrur olmayan ve kendisinden görev olarak daha büyük hiçkimse yoksa dahi büyük bir Allah’ın olduğuna inanan insandır;
Özetle nazik insan, iyi bir insanın özelliklerine sahip olan insandır.
İyi insan ise: diğer insanların elinden ve dilinden emin olduğu insandır.
Nezaket, tevazu ve sevgiyle kalın
Kamil Akdoğan


.png)
