Büyük Ortadoğu projesi kapsamında coğrafyamıza şekil vermeye kalkışan irade varmak istediği noktaya ulaşmak için yapacağı hamleleri muhakkak ki çoktan belirlemiş olmalı ki Amerikan dış politikası iktidar değişmesine rağmen Suriye özelinde hiçbir zikzak yapmadan yoluna devam etmektedir.
Türkiye de hakim kılınmak istenen yeni sınırları engellemek için gündelik savruluşlarına 15 Temmuz darbe girişiminden sonra dur demeye başlamış olmalıki ilk dış hamlesini bu ihanetin hemen ardından gerçekleştirerek El bab harekatına girişebildi.Olaya daha geniş perspektiften bakınca ancak yıllar sonra görülen Suriye isyanının boyutları bir taşla üç kuş vurmayı da aşan amaçlara hizmet etmiştir.Şu anda kaybeden bir islam coğrafyasının yanında kazançlı çıkan Rusya,İsrail ve uydu pkk ile Amerika olmuştur.
Türkiye bu oyunda yapılan hamlelere ancak savunmacı bir edayla politika geliştirmeye çalışmış görüntüsü vermektedir.
Oysa yapmamız gereken rüzgara yelken açmaktansa bir rüzgar estirmek o rüzgara bölgedeki aktörleri önlem almaya veya alamamaya itmek olmalıdır.Olayın ülkemiz açısından ne kadar hayati olduğunu anlamamak artık sözkonusu bile edilemeyeceğine göre Amerika ile güya müttefiklik ilişkisini nereye kadar yürüteceğiz? Bence sayın Devlet Bahçeli’nin Amerika’yı karar vermeye çağırdığı müttefikini seçme daveti artık bizim üzerimize düşen bir farz olmuştur ki NATO da dahil her türlü kopuş için Amerika’ya bu işlerden vazgeçmesi şart koşulmalıdır.Ve de süre verilmelidir.Şu da dünyaya deklare edilmelidir ki Türkiye ne pahasına olursa olsun bölgede bu oldu bittilere yakın zamanda askeri tedbirlerle müdahale edecektir.Çünkü iş artık bu sinsi planların plan olmaktan çıkıp uygulamaya geçildiği evreye ulaşmıştır.Bugün yanı başımızdaki gelişmeleri kuru diplomatik oyalamacalar ile atlatmaya çalışır isek yarın torunlarımız bambaşka bir coğrafya ve haritalarla yaşıyor olacaktır.
Türkiye cesurca tıpkı ataları gibi hamleler yapacak kudrettedir.Yarın ki zillet içinde bir gelecektense bugünkü maliyet daha evladır.
Bölgede herkesin planlarını altüst edecek bir hamleye ihtiyaç var. Türkiye Suriyeli mültecileri ülkelerine gönderilmek üzere hazırlık yaptığını dünyaya duyurmalıdır. Ve de şu an Amerika’nın devlet kurdurmaya çalıştığı fıratın Doğusuna. O zaman barış görüşmeleri başlıyor mu başlamıyor mu, emin olun ki idlibin kuşatmasıda biter Amerika’nın pyd-pkk devleti de çöp olur.Suriyeyi insansızlaştırma, İsrail’e yer açma gayretine verilecek en güzel hamle bu olacaktır.Bu insanları tekrar Suriye’ye göndermek demek onları orada kaderlerine terk etmek olarak algılanmamalıdır.Madem bu ülkenin sahipleri bu insanlarsa Türkiye bu koca kitleyi ülkelerinde koruyacağını dünyaya duyurmalıdır.
Eğer idlipte Afrinde el babda varsak ülkemizdeki Suriyelileri orada da korumak ve kollamak hem insani hem imani borcumuzdur.